İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/388 E. 2024/503 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/388
- Karar No
- 2024/503
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/388 Esas KARAR NO : 2024/503 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2020 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirketin 2019 yılında ihtiyacı üzerine Kamu bankasına yapmış olduğu kredi başvurusu neticesinde banka tarafından sistemde E-haczin göründüğünü bu şekilde kredi verilemeyeceğini ve bu haczin de ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası kapsamında işlendiğini belirttiğini, bu sebeple müvekkili şirketin bu takipten henüz 2019 yılında haberdar olduğunu, bunun üzerine yapılan araştırma neticesinde ilgili icra dosyasında takibin bir kambiyo senedi sebebiyle yapıldığını ve çek üzerinde cirantacı olarak bulunan müvekkili şirket hariç 4 ayrı şirkete karşı takibe geçildiğini ve tebligatların yapıldığı akabinde ilgili hacizlerin yapılarak dosya borcunun tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından aciz vesikası alınarak dosyanın kapatıldığının anlaşıldığını, ancak, ilgili icra dosyasında yapılan tespitte müvekkili şirkete herhangi bir tebligatın yapılmadığı ve dolayısıyla fiziki haczin uygulanmadığı ancak re'sen sistem üzerinden banka nezdinde E-haczin uygulandığı tespit edildiğini, konulan bu E-haciz normal banka hesaplarında görünmemekle beraber banka işlemlerini engellediğini, bu sebeple müvekkili şirketin bu takipten haberi olmamış ancak kredi ihtiyacı vuku bulduğunda banka tarafından bilgilendirildiğini, bunun üzerine icra dosyasına haczin kaldırılması noktasında dilekçe verilmiş ancak icra müdürlüğü haczi kaldıramayacaklarını bunun için alacaklının dosyaya beyanda bulunması gerektiğini belirttiğini, akabinde taraflarınca alacaklı Banka... ile 2019 Kasım ayında iletişime geçilerek imzanın bize ait olmadığını ispat eden evraklar taraflarına iletildiğini ve yapılan birçok görüşmeden sonra ancak 2020 Mart ayında cevap vererek dosyaya herhangi bir beyanda bulunamayacaklarını zira sorumluluk alamadıklarını ve bankanın bu konularda mahkeme kararı aradıklarını taraflarına ilettiklerini beyan ederek Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan ve kapanan dosya neticesinde konulan haczin kaldırılmasını ve müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davaya konu 1 adet çek, müvekkil banka tarafından ciro yolu iktisap edildiğini, çek bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için taraflarından ... 26. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, davacı dilekçesinde, çekteki imzanın kendilerine ait olmadığını, dava konusu çek, dava dışı müşterisi tarafından müvekkil bankaya cirolanarak teslim edildiğini, müvekkili bankanın kendi müşterisi dışındaki diğer ciroların imza sıhhatini bilme ve araştırma olanağı bulunmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de söz konusu olduğunu, bu nedenle, müvekkili banka bu çekin iyi niyetli hamili olduğunu, müvekkili bankanın iyi niyetle ciro aldığı çeki keşide tarihinde ibraz etmiş ancak çekin ödenmemesi üzerine alacağını tahsil etmek için takibe koyduğunu, bu sebeple müvekkili bankanın kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin imkânı olmadığını, taraflarınca dava konusu çekteki imzaların sıhhatinin bilinebilmesi ancak mahkememize sunulan imza örnekleri ve belgelerde yapılacak imza incelemesi sonucunda mümkün olabileceğini, yapılacak imza incelemesi neticesinde imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilebileceğini, bu nedenle tensip gereği yapılacak imza incelemesi için takibe konu 1 adet çek aslının mahkememizce İcra Müdürlüğü kasasından celbedilmesini talep ettiklerini, bununla birlikte, çekin vekaleten imzalanmış olması da ihtimal dahilinde olduğundan, takibe konu çekin de bir sureti eklenmek suretiyle çek hesabının bulunduğu bankalara müzekkere yazılmasını ve davacı adına aynı imzayla daha önce ödenmiş herhangi bir çek olup olmadığı hususunda bilgi talep edilmesini beyan ederek öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, sabit olmayan ve haksız davanın reddini, tüm masraf ve ücreti vekaletin, müvekkili bankaya kusur atfedilemeyeceğinden her halükarda davacı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava konusu uyuşmazlığın; dava konusu kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine dayanak çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, haczin kaldırılması talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; İcra dosyasına, Şirket İmza Sirküsüne, ... 6. İcra Hukuk Mah. Adli Tıp Raporuna delil olarak dayanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İ.İ.K, T.T.K, H.M.K, Bilirkişi incelemesine ve her türlü yasal delile, İcra dosyasına, çek tevdii bordrosuna delil olarak dayanmıştır. ... 6.İcra Hukuk Mah.nin ... E sayılı dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... 26. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...bank ... Şubesine, ... 1. Noterliği'ne, ... 14. Noterliği'ne, ... 11. Noterliği'ne yazılan müzekkere cevapları ve ekleri dosya kapsamına kazandırılmıştır. 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda "İnceleme konusu çeklerdeki ...Tic, Ltd. Şti.'ye atfen atılmış imzalar ile ...'e ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve fanı unsurlarından; işlekli hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çeklerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olduğunu gösterecek nitelikte grafolojik benzerlik ve uygunluk saptanmadığı" bildirilmiştir. Dava, icra takibi sonrası açılan kambiyo senedinden dolayı İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, dosya üzerinde yapılan incelemede, takip alacaklısı dosyamız davalısı .... tarafından takip borçluları ...Tic.Ltd.Şti., ...Ltd.Şti., ...Şti. , ... ve ....A.Ş aleyhine, ...bank ... şubesine ait keşidecisi ... olan ... numaralı 30/09/2012 tarihli 75.000,00 TL bedelli çek dayanak yapılarak toplam 82.725 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 01/02/2013 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakının görülemediği, takip borçluları ...Ltd.Şti.,....Şti., ...Tic .A.Ş aleyhinde haciz yapıldığı ve borç ödemeden aciz vesikasının düzenlediği görülmüştür. Tarafların uyuşmazlık noktaları, ...bank ...şubesine ait keşidecisi ...olan ... numaralı 30/09/2012 tarihli 75.000,00 TL bedelli çekin arka sayfasında davacıya atfen atılı bulunan ciroya ilişkin imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davacının bu çek ve bu kapsamda başlatılan ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas ... Karar ... Esas ...Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı) Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu ...bank ... şubesine ait keşidecisi ... olan ... numaralı 30/09/2012 tarihli 75.000,00 TL bedelli çekin arka sayfasında davacıya atfen atılı bulunan ciroya ilişkin imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda cirodaki imzanın davacı şirket yetkisi olan ... eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan raporun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının da dosya kapsamı ile de örtüşmemesi de dikkate alınarak itibar edilmemiştir. Davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, dava konusu edilen kambiyo senedi niteliğindeki çekin arka sayfasındaki ciro niteliğindeki imzanın davacı şirketin yetkili temsilcilerinin eli ürünü olmadığının ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davacının ...bank ... şubesine ait keşidecisi ...olan ... numaralı 30/09/2012 tarihli 75.000,00 TL bedelli çek ve ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, karar verilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile davacının davalıya ... 26. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TLkarar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin yatırılan 1.400,36-TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 4.201,06-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve (2) numaralı maddede mahsup edilen 1.400,36 TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A....T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı 800,00-TL bilirkişi ve 342,15-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 1.196,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin huzurunda diğer tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.18/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır