İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1341 E. 2024/510 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1341
- Karar No
- 2024/510
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1341 Esas KARAR NO : 2024/510 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/11/2014 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilleri ... ve ...'ın, 09.07.2012 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yolculuk halindeyken müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde malul olduklarını, müvekkillerinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurları olmayıp diğer araç sürücüsü ... kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere asli kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında müvekkillerinin yaralandığını ve bu trafik kazasına bağlı olarak ömürlerinin sonuna kadar taşıyacakları cismani zararlarının oluştuğunu, bu kaza neticesinde hem bedenen hem de ruhen yıprandıklarını, uzun süre kazanın etkilerinden kurtulmak için uğraştıklarını, müvekkili ...'e ait olan ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu raporunda müvekkilinin kaza sebebiyle %36 oranında vücut fonksiyonunu kaybettiğini ve bu özürlülük durumunun sürekli olduğunun sabit olduğunu, müvekkili ...'ın ise ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu raporunda müvekkilinin kaza sebebiyle %17 oranında malul olduğunun sabit olduğunu, işbu kaza neticesinde müvekkillerinin ağır şekilde yaralandığını ve mağdur olduklarını, bu kaybın yakınlarına vereceği acının ve ruhsal çöküntünün maddi karşılığı olamayacağı açıksa da müvekkillerinin ve yakınlarının acısını kısmen de olsa giderilmesinin gerektiğini, bu kazadan sonra malul olmasının kendilerine ve yakınlarına vereceği acının ve ruhsal çöküntünün yanında müvekkillerinin kendilerinin ve ailelerinin geçimini sağlaması ve hayatlarını idame ettirebilmeleri için maddi tazminatın ödenmesi gerektiğini beyanla davanın kabulü ile müvekkilleri ... ve ...'ın 09.07.2012 tarihinde trafik kazası neticesinde sakat kalmaları ile kazadan sorumlu aracın sigorta şirketi olması sebebiyle davalı ...Sigorta A.Ş.'den, maddi tazminatının aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren başlayarak işleyecek olan faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın davalılardan tahsiline, 70.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 20/04/2015 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkili ... adına 2.500,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi, diğer müvekkili ... adına 2.500,00-TL maddi ve 40.000,00-TL manevi tazminat davası olarak dilekçelerinde belirtilmediğini, eksik hususları tamamladığını belirtmiştir. Davacılar vekili 16/11/2015 havale tarihli dilekçesi ile; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin dava sonrası müvekkillerine ödeme yaptığını ve mahkemeye sunulan ibranamenin buna ilişkin olduğunu, bu aşamada davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı herhangi bir taleplerinin kalmadığını ve ... Sigorta A.Ş. Bakımından davanın atiye bırakılmasını, diğer davalı ... yönünden davalarının devam ettiğini belirtmiştir. SAVUNMA / Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davaya konu kazanın 09.07.2012 tarihinde meydana geldiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 15.01.2012/2013 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacı ...'in tazminat talebi üzerine müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyasında uzman aktüerlerce hazırlanan raporda tespit edilen %36 maluliyet oranına istinaden 19.11.2013 tarihinde 98.710,00-TL tazminat miktarının kendisine ödendiğini, davacı ...'ın tazminat talebi üzerine müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyasında uzman aktüerlerce hazırlanan raporda tespit edilen %17 maluliyet oranına istinaden 22.10.2013 tarihinde 38.192,90-TL tazminat miktarının kendisine ödendiğini, davacılara ödeme yapıldığından ibraname düzenlendiğini ve davacılarca imzalandığını, ibraname ile davacıların müvekkili şirketi her türlü alacak, hak ve davadan kayıtsız şartsız ibra ettiğini, ödemenin yapıldığını ispat edecek işbu evrakların dilekçe ekine eklendiğini, daha sonra bu davanın açıldığını, poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacılara karşı başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebi haksız olup reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 21/05/2015 havale tarihli dilekçesi ile; dava konusu kaza nedeniyle davacıların maluliyetine ilişkin olarak davacılar vekili ... adına aktüer raporuna göre asıl alacak ve fer'ileriyle toplam 67.029,49-TL ödeme yapıldığını, işbu ödemeyi almakla davacılar vekilinin sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan müvekkili şirketin zimmetini tamamen, kesin olarak ibra ettiğini, yapılan bu ödeme neticesinde müvekkili şirketin başkaca sorumluluğu kalmadığından aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 30/12/2015 havale tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın feragatine muvafakat ettiklerini, davacı taraftan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığını belirtmiştir. Davalı ...'a yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacıların ve davalı ...'ın nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacıların ve davalı ... hakkında SED araştırması yapılmış, davacıların tedavi evrakları, hasar dosyası, SGK kayıtları celbedilmiş, ... plakalı aracın tescil ve malik bilgileri celp edilmiş, ... 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Ceza sayılı dosya aslı dosyamız arasına alınmış, bilirkişi raporları ve ATK raporları alınmıştır. Mahkememizin 02/05/2016 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Ön inceleme duruşmasından sonra davalı ... tarafından yapılan zaman aşımı def'inin süresinde olmadığından ve kaza tarihi itibariyle uzamış ceza zaman aşımı süresi dolmadığından reddine" karar verilmiştir. İstanbul Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... Karar sayılı raporunda özetle; 1.... oğlu, 1978 doğumlu ...’ın 09/07/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (7a...35) A %39 Gr 1 XII (32a....1) A %5 Balthazard formülüne göre: %42.05 E cetveline göre % 40.2 (yüzdekırknoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2.Kişinin mevcut maluliyetinin femur kırığının kaynamamış olmasından kaynaklandığı, iyileşme süresi(iş göremezlik) 9 (dokuz) ay olarak kabulü gerektiği, 3.Pseudoartrozun cerrahi tedavi ile düzeltilebilen bir komplikasyon olduğu, düzeltilmesi durumunda maluliyetinin yeniden değerlendirilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. İstanbul Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 27/10/2021 tarih ve ... Karar sayılı raporunda özetle; 1) ... oğlu, 1986 doğumlu ...’in 09.07.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (28Ab……….15)A %19, Gr1 XII( 38B 45)A %49x2/5= %19.6, Balthazard formülüne göre %34.87, E cetveline göre % 31.0(yüzdeotuzbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 16/11/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "...20.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının içerisinde yer alan 12/12/2013 tarihli bilirkişi raporu(dava konusu kazada tarafların kusur durumunun değerlendirilmesine ilişkin) teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli olması, ceza dosyasının kesinleşmiş olması ile tarafların ceza dosyasında da taraf olmaları nedenleriyle işbu dosyada yeniden kusur raporu alınmasına yer olmadığına'' karar verilmiştir. Mahkememizin 16/11/2023 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''...Davacıların iddiası, davalıların savunması, tüm dosya kapsamı ile -Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenen, Mahkememizce de teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunan İstanbul Adli Tıp ...İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar ile 14/10/2019 tarih ve ... karar sayılı raporları, -... 20.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının içerisinde yer alan 12/12/2013 tarihli bilirkişi raporu, -Davacılar vekilinin 20/04/2015 havale tarihli, 16/11/2015 havale tarihli ve 16/04/2019 tarihli dilekçeleri, -Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 21/05/2015 havale tarihli ile 30/12/2015 havale tarihli dilekçeleri, nazara alınarak ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık hallerinden olan davacıların ayrı ayrı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarının miktarlarının tespiti için dosyanın bir hesap (...) bilirkişisine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda aktüerya bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -''AKTÜERYAL DEĞERLENDİRME'' maddesi altında sayın Mahkeme'nin takdirine sunulan hususlar doğrultusunda, PMF-1931 Yaşam Tablosu ve TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre alternatifli hesaplama yapıldığı, -Gerek PMF-1931 Yaşam Tablosu gerekse TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplamalarda her iki davacı yönünden de feragat tarihi itibariyle geçerli olan veriler esas alınarak hesaplanan toplam Geçici + Sürekli İş Göremezlik zararlarının aşarak karşılandığı tespit edildiğinden, günümüz rapor/hesap tarihi itibariyle geçerli olan veriler esas alınarak hesaplama yapmaya gerek olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 28/03/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "...davacılar vekilinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda aktüerya bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 15/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; -Ödemelerin yerindeliğin tespiti için ödeme tarihine göre yapılan hesaplamalarda; PMF-1931 Yaşam Tablosu ve TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre alternatifli hesaplama yapıldığı, -Günümüz Rapor/Hesap tarihine göre yapılan hesaplamalarda; PMF-1931 Yaşam Tablosu ve TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre alternatifli hesaplama yapıldığı, -Gerek PMF-1931 Yaşam Tablosu gerekse TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplamalarda her iki davacı yönünden de feragat tarihi itibariyle geçerli olan veriler esas alınarak hesaplanan toplam Geçici + Sürekli İş Göremezlik zararlarının aşarak karşılandığının tespit edildiği, -Feragatlerin teminat limiti kadar değil, ödenen anapara tutarı kadar olduğunun kabulü halinde davacıların günümüz rapor/hesap tarihine göre hesaplanan bakiye zararlarının bakiye teminat limitleri kapsamında kalan ve aşan kısımlarının iş bu raporun “Günümüz Rapor/Hesap Tarihine Göre Hesaplanan Zarar” maddesi altında sayın Mahkeme'nin takdirine sunulduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Yukarıda yer verilen bilirkişi raporları ile ATK raporları ve ...20.Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının içerisinde yer alan 12/12/2013 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi kapsamında haksız fiil failine ve 91 vd. maddeleri ile 97.maddesi kapsamında, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yönelik maddi ve manevi tazminat talepli eda davasıdır. HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; 09/07/2012 tarihinde davalı ...'ın kullandığı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ...'ın sürekli malul olacak şekilde yaralanmaları nedeniyle davalı ...'dan 5.000,00-TL'er sürekli maluliyet tazminatı ve 35.000,00-TL'er manevi tazminatı talep etmeleri konusunda olduğu, davacıların kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulundukları noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 140.maddesinde ''Ön inceleme duruşması'' düzenlenmiştir. HMK md.140/f.3: ''Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları taktirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür'' şeklindedir. 6098 Sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun hukuki niteliği kusur sorumluluğu olup haksız fiil failinin sorumluluğu bu madde kapsamında değerlendirilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği ise kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır: "a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." Anılan düzenlemeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu davacıların yaralanmaları ile neticelenen trafik kazasında davalı ...'ın asli ve tek kusurlu olduğu, ... plakalı araçta herhangi bir teknik arızanın söz konusu olmadığı, davacıların da davaya konu kazanın gerçekleşmesinde kusurlarının bulunmadığı, kaza nedeniyle davacı ...’ın kalıcı maluliyetinin %40.2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, davacı ...'in ise kalıcı maluliyetinin % 31.0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 03/12/2015 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ''09/07/2012 tarihinde davalı ...'ın kullandığı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ...'ın sürekli malul olacak şekilde yaralanmaları nedeniyle davalı ...'dan 5.000,00-TL'er sürekli maluliyet tazminatı ve 35.000,00-TL'er manevi tazminatı talep etmeleri konusunda olduğu, davacıların kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulundukları noktalarında toplandığı''nın tespit edildiği ve davacılar vekilinin de işbu duruşmada ve ilerleyen safhalarda uyuşmazlık tespitine herhangi bir itirazda bulunmadığı ve ön inceleme zaptını imzaladığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; HMK md.140/3 ve Mahkememizin 03/12/2015 tarihli ön inceleme duruşma zaptı nazara alınarak davacıların maddi tazminat taleplerinin 5.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve davacıların her biri yönünden 35.000,00-TL manevi tazminat olduğu ve diğer deliller nazara alınarak Mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan maddi tazminat davası yönünden; davacı vekilinin 16/11/2015 havale tarihli dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye çıkartılan meşruhatlı davetiyenin 25/12/2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesi ve davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 30/12/2015 havale tarihli dilekçesi nazara alınarak Mahkememizce davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan maddi tazminat davasının vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 21/05/2015 ve 30/12/2015 havale tarihli dilekçeleri nazara alınarak Mahkememizce kendi lehlerine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.Davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davası yönünden ise; Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen kök ve ek raporları nazara alındığında gerek PMF-1931 Yaşam Tablosu gerekse TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplamalarda her iki davacı yönünden de feragat tarihi itibariyle geçerli olan veriler esas alınarak hesaplanan toplam Geçici + Sürekli İş Göremezlik zararlarının aşarak karşılandığının tespit edildiği belirtildiğinden Mahkememizce davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının esastan reddine karar verilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kazadaki kusur durumları, davacıların kaza nedeniyle uğradığı maluliyetler, davacıların manevi tazminat olarak talep ettiği miktar, davanın geçirmiş olduğu safahat, paranın alım gücündeki azalma ve enflasyonist ortam ile manevi tazminatın bir ceza ve zenginleşme aracı olamayacağı ilkeleri de göz önünde bulundurularak TBK'nun 49 ve 56/2 maddeleri kapsamında, Mahkememizce; davacı ...'in manevi tazminat davasının kabulü ile, 35.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat davasının kabulü ile, 35.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan maddi tazminat davasının vazgeçme nedeniyle reddine, 2-Davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının esastan reddine, 3-Davacı ...'in manevi tazminat davasının KABULÜ İLE, 35.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KABULÜ İLE, 35.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 4.781,70-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 256,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.525,50-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, 7-Reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 9-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 25,20-TL başvuru harcı, 256,20-TL peşin harç, 4.900,00-TL bilirkişi ücreti, 2.182,00-TL ATK masrafı ve 516,90-TL posta gideri olmak üzere toplam 7.880,30-TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre (%93) 7.328,67-TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 13-HMK 333.maddesi gereğince davacılarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Dair, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin huzurunda, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024 Katip ¸ Hakim ¸