İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/203 E. 2026/152 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/203
Karar No
2026/152
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/203 Esas KARAR NO : 2026/152 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından ... isimli cihazın satıldığını, ancak ... aramalarında ... ve ayrıca ... yazıldığı zaman ... Şirketi'nin ücretli sponsorlu reklamı çıktığını, ... aramalarında davacı şirketin adı yazıldığı zaman davalı şirketin çıktığını, bu durumun davacının markası ve itibari sonucu satışlarını önemli derecede engellediğini ve ekonomik kayıp yaşattığını, davalı ilke zaman şirketinin fiillerinin, haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek, haksız rekabetin tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış veya yanıltıcı beyanlar ile yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini, tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutarak belirsiz alacak olan 1.000 TL maddi tazminatın, 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 23/05/2025 havale tarihli beyan dilekçesinde; Teknik ve sağlık sebepleri nedeniyle cevap dilekçesini zamanında sunmadığını, ön inceleme duruşmasına katılacağını, davacı tarafın uyuşmazlık konularına ve taleplerine ilişkin açıklamalarını ön inceleme duruşmasında detaylı olarak değerlendireceğini, davacının iddia ve taleplerine karşı delillerini sunma hakkının saklı tutulmasını ve bu delilleri ön inceleme duruşmasının sonuna kadar mahkemeye sunmak istediğini, ... Şirketi olarak sektörde uzun yıllardır faaliyette bulunduklarını, şirketin 10 yıldır faaliyette aile olarak 32 yıldır sektörün içinde bulunduğunu, markayı anahtar kelime olarak ... ve diğer sosyal alan mecralarında reklamlar verdiklerini, davacı firmanın taraflarına ihtar çektiğini, davacı firmanın adını ... arama motoruna yazınca şirketimizin sponsorlu reklam şeklinde çıktığını beyan ettiğini, bunun üzerine reklam ve ... den sorumlu olarak hizmet aldıkları yetkiliye ulaşarak davacı firma ile ilgili olan kelimelerin reklamda negatif kelimelerde olup olmadığını sorguladıklarını, gelen rapora göre davacı tarafın iddia ettiği “... ve ayrıca ...” kelimeleri ve bunlarda Türkçe’nin çekimine göre türeyecek kelimeler şirketin negatif kelimelerinde bulunmadığını, tanıkları, ... reklam sorumlusu ile maillerin, mesajların ekte sunulduğunu, taraflarınca ... hesabında söz konusu ibareleri kullanmadığını, bu ibareyle herhangi bir reklam gösterilmediğini, aksine hesabın ilgili ibarelerin aramalarına kapatıldığının tespit edildiğini, ... arama motorunun algoritmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair bir araştırma yapılıp kolaylıkla tarafımızın herhangi bir sorumluluğu olmadığı sabit olacağını, ekonomik kayıp var denilerek kanıt sunulmamasının iddiaların sadece iftiradan oluştuğu mesnetsiz olduğunun en büyük kanıtı olduğunu belirterek, ilgili davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Haksız rekabet TTK m. 54 ve devamında düzenlenmiş olup rekabet ortamını güvence altına almak için getirilmiş bir hüküm olup m. 55/1 de ise hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcaları maddeler halinde sayılmıştır. Bu halin varlığı uyuşmazlıkta tespit edilirse TTK 56 madde de haksız rekabete karşı hukuki sorumluluk yolları belirtilmiştir. Haksız rekabete ilişkin “hukuki sorumluluk” başlığını taşıyan TTK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir". Yine TTK. m. 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler”, Dolayısıyla bir haksız rekabet halinin bulunması halinde davacının haksız rekabet eyleminin durdurulmasını ve ortadan kaldırılmasını, tazminat ödenmesini, ayrıca da verilen mahkeme kararının ilanını talep edebileceği açıktır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda ispat külfeti davacı yanda olup davacı taraf davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ve bu eylemler sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını ispatlamak durumundadır. Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişiler dosyaya sundukları 25/06/2025 tarihli raporda; 1)Davacı yan tarafından dosyaya konu edilen “süper pass” ile “lidertek” ibarelerinin ... arama motorunda yazıldığında davalıya ait www.ilkezaman.com alan adlı web sitesinin Ücretli Sponsorlu Reklam olarak yayınlandığı iddia edilerek bu iddialarına yönelik olarak ... arama motoru üzerinde arama sonuç ekran görüntüsü sunulduğu, 2)Davalı yan savunma dilekçesinde “...” ile “...” ibarelerinin negatif anahtar kelimesi olarak eklendiğini, bu şekilde bir arama sonucunun ... algoritmaları gereği gösterilmiş olabileceğini ileri sürdüğü, 3)Yapılan incelemede, davalı yan tarafından “...” ile “...” ibarelerinin ... numaralı ... reklam hesabına negatif anahtar kelime olarak eklendiği görülmekle birlikte a.“...” ile “...” ibarelerinin pozitif anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığı, b.Bu ibarelerin negatif listeye ne zaman eklendiği, c.Dosyaya davalı tarafından sunulan ekran görüntüsündeki ... no'lu reklam hesabının sahibinin davalı olup olmadığı hususlarının dosya kapsamındaki bilgilerden konuları teyit edilemediği, 4)Yukarıdaki açıklamalar nedeniyle davalı yanın kendine ait olarak belirttiği ... nolu ... reklam hesabinin tarafların katılımı ile uzak masa üstü bağlantısı yöntemi ile incelenmesi sonucunda raporun teknik açıklamalar ışığında, denetlenebilir bir şekilde sunulması mümkün olabileceği, 5)Haksız rekabetin varlığının tespiti durumunda maddi tazminatın hesaplanabilmesi için taraf ticari defterlerinin mali müşavir tarafından incelenmesi gerektiği, yönünde rapor ibraz etmişlerdir. Bilirkişiler dosyaya sunduğu 27/10/2025 tarihli ek raporda; 1) 21.11.2025 11:00 zamanında ... Şirketi'ne gelinerek davalı şirket reklam hesabı üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. 2) Kök raporumuzda davalı şirkete ait olarak belirtilen ... numaralı reklam hesabının ...(&)... .com e-posta adresine bağlı olarak kurulmuş olduğu, hesabın davalı şirket tarafından işletildiği, 3) Reklam hesabının Ekim 2024 tarihi itibariyle günümüze kadar düzenli olarak aralıksız bir şekilde kullanılmış olduğu, hesabın sürekli bir şekilde aktif durum olduğu, 4) Pozitif anahtar kelimeler listesi bakımından yapılan incelemede, Davalıya ait reklam hesabında dava konusu “...” ve “...” anahtar kelimeli pozitif anahtar kelime olarak reklam hesabında rastlanılmadığı, 5) Negatif anahtar kelimeler bakımından yapılan incelemede, 22.03.2024 tarihinde “lidertek iletişim” anahtar kelimesi eklenmiş ve aynı gün kaldırılmış olduğu, bunun haricinde 16.01.2025 tarihinde “...” ve “...” ibareli 19 adet anahtar kelimenin ilk olarak negatif listeye eklendiği kayıtlarına ulaşıldığı, 6) ... reklam sisteminde anahtar kelime kullanımına rastlanılmamasına rağmen ilgili anahtar kelimelerde görünmesini, ... platformunun otomatik, kişiselleştirilmiş ve tahmin temelli reklam gösterim mekanizması nedeniyle, söz konusu reklam gösteriminin alakalı sektör ve yakın ürün grubu olarak alakalı olarak işaretlenmesi ve otomatikleştirilmiş reklam algoritması sayesinde mümkün olabileceği, 7)Bütün bu teknik tespitler dikkate alındığında, davalının haksız rekabet eyleminde bulunduğundan söz edilemeyeceği yönünde rapor sunmuşlardır. Bilgisayar mühendisi bilirkişinin davalının reklam hesabı üzerinde yaptığı inceleme neticesinde Pozitif anahtar kelimeler listesi bakımından yapılan incelemede, davalıya ait reklam hesabında dava konusu “...” ve “...” anahtar kelimeli pozitif anahtar kelime olarak reklam hesabında rastlanılmaması, ... reklam sisteminde anahtar kelime kullanımına rastlanılmamasına rağmen ilgili anahtar kelimelerde görünmesini, ... Ads platformunun otomatik, kişiselleştirilmiş ve tahmin temelli reklam gösterim mekanizması nedeniyle, söz konusu reklam gösteriminin alakalı sektör ve yakın ürün grubu olarak alakalı olarak işaretlenmesi ve otomatikleştirilmiş reklam algoritması sayesinde mümkün olabileceğinin belirtilmesi karşısında davalının haksız rekabet oluşturacak bir eylemde bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın reddine 2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 700,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 31,82-TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 5-Tespit talebi yönünden davanın reddine karar verildiğinden ve davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı şirket yetkilisi ...yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11/02/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/203, K. 2026/152, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-203-e-2026-152-k-e51aabf6cbc9