İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/192 E. 2025/688 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/192
Karar No
2025/688
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/192 Esas KARAR NO:2025/688 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/03/2025 KARAR TARİHİ:20/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'ın, 28.05.2020 tarihinde plakası belli olmayan bir motosikletin sebebiyet vermiş olduğu kazada yaralandığını, 28.05.2020 tarihinde saat 19.30 sıralarında müvekkili idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... bölgesinde E-5 de ... yönüne doğru seyir halindeyken sürücüsünün kimliği ve plakası belirsiz siyah renkli ve ... ... markalı motosiklet bir anda müvekkili ve önündeki aracın arasına girmeye çalışarak makas attığını, yoğun trafik nedeniyle araya giremeyince sert fren yaptığını ve duramayıp müvekkiline çarptığını, müvekkilinin yere düştüğünü gören motosiklet sürücüsünün olay yerinden hızlıca uzaklaştığını, müvekkilinin bu kaza sonucunda dizinden yaralandığını, kısa süre içerisinde ... Hastanesine gittiğinde dizinde parçalı kırık olduğunu öğrendiğini, işbu kazada plakası belli olmayan siyah renkli ve ... ... markalı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ancak bu aracın plakası kaza sırasında müvekkili tarafından alınamadığını, sonrasında da sigortalı araç sürücüsüne ulaşılamadığını, müvekkilinin kaza günü yani 28.05.2020 tarihinde saat 19.59'da trafik kazası nedeniyle hastaneye giriş yaptığını, Bu durum Genel Adli Muayene Raporu ile de sabit olduğunu, ayağındaki araz ve pandemi nedeniyle savcılığa ancak 3 ay sonra başvurabildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma numaralı dosyasında şikayete konu olayda yaralanma eyleminde müvekkilinden başka bir kişiye atfı kabil kusur bulunduğuna ilişkin yeterli delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, ilgili karara itiraz edildiğini ancak itirazlarının da reddine karar verildiğini, müvekkilinin trafik kazası sonucu yaralandığını, kaza gününe ait hastane kayıtları ile sabit olduğunu, bu sebeplerle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince müvekkilimizin zararından davalı ... Hesabı sorumlu olduğunu, daha önce aynı talebe ilişkin ikame edilen ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi ...E. Sayılı dosya kapsamında alınan 07.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle %6 malul olduğu tespit edildiğini, Yine .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2021 / ... E. Sayılı dosya kapsamında müvekkilinin Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini; 01.02.2023 tarihli Adli Tıp Raporu ile müvekkilimizin maluliyeti %6, geçici iş göremezlik süresi 6 ay tespit edildiğini, Uyuşmazlık konusu trafik kazasının meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç asli ve tam kusurlu olduğunu, Nitekim .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2021 / ... E. Sayılı dosya kapsamında alınan 07.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 27.04.2022 tarihli Adli Tıp Kusur Raporunda da plakası tespit edilemeyen aracın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, beyanla davanın kabulü ile, 6100 Sayılı HMK m. 107 kapsamında tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, 4,00 TL maddi tazminatın (1,00 TL kalıcı iş gücü kaybı ve 1,00-TL geçici iş gücü kaybı, 1,00-TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 1 TL tedavi ve ulaşım gideri) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ettiği görülmüştür. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde ;davacı yan huzurdaki dava öncesinde işbu dava ile aynı mahiyette aynı konuya ilişkin aynı talep ile .... asliye ticaret mahkemesi... esas sayılı dosyası ile & sigorta tahkim komisyonu 18/12/2023 -2023.e... sayılı dosya ile müvekkil şirket aleyhine dava/ başvuru ikame ettiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/40 esas 2023/... karar ilamı, STK 05/09/2024- 2024/ihk-... sayılı kararı ile davanın / başvurunun reddine karar verilmiş olup karar kesinleştiğini, HMK 114.md uyarınca aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması bir dava şartı olduğunu, bu nedenle davacı hakkında işbu dava açılmadan önce verilen kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan, huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kaza iddiasının gerçekliğinin şüpheli olduğunu, davacı tarafının 28.05.2020 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği kazanın, davacının 09.07.2015 tarihinde de yine tespit edilemeyen bir araç tarafından zarar gördüğünü iddia ettiği bir kaza geçmişiyle ilişkilendiği için mevcut kazanın gerçekliğine dair şüphe oluşturduğunu, davacının 5 yıl arayla iki kez tespit edilemeyen araçlar tarafından sebebiyet verildiğini iddia ettiği motor kazas gerçekliğine dair ciddi şüphe oluşturduğunu, kaza ve mağduriyet iddialarının somut belgelerle desteklenmesi gerektiğinin aşikar olduğunu, ancak davacının, iddialarını kanıtlayacak yeterli delil sunamadığını, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına bu aracın ebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, dosya münderecatı incelendiğinde kaza sonrasında kaza tespit tutanağı tutulmadığının görüldüğünü, mevcut iddiayı doğrular hiçbir belge ve tanık ifadesi dosyaya sunulmadığını, beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ; 28/05/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bakıcı gideri, tedavi gideri ile sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememiz 17/06/2025 tarihli ön inceleme zaptı ile ;Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2023.E... - K-2024/... Numaralı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası, ...CBS' nin 2022/... Soruşturma sayılı dosyasının birer suretleri celp edilerek incelenmiş olup mahkememiz dosyası arasına alındığı görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma numaralı dosyasında şikayete konu olayda yaralanma eyleminde müvekkilinden başka bir kişiye atfı kabil kusur bulunduğuna ilişkin yeterli delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, ilgili karara yapılan itiraz üzerine .... Sulh Ceza Hakimliği tarafından ... D.İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, aynı trafik kazasından kaynaklı aynı davalıya karşı açılmış tazminat davası olduğu, davanın HMK 150 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasından sonra üç aylık süre içerisinde yenilenmemesi üzerine mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 16/01/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Anılan dosyada maluliyete ve kusura ilişkin bilirkişi raporları alındığı görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf öncelikle 28/05/2020 tarihinde kaza meydana geldiğini bu kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilemediğini ve bu sebeple davalı ... Hesabının tazminatlardan sorumlu olduğunu ispatlamak zorundadır. Davacı taraf, trafik kazasına plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün sebebiyet verdiği iddiası ile tazminat isteminde bulunmuş, kusur durumuna ilişkin olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyada alınan bilirkişi raporlarına delil olarak dayanmıştır. Anılan dosyada alınan ATK raporunda, 28.05.2020 günü, saat 19:30 sıralarında kimliği ve plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü sevk ve idaresindeki motosiklet ile Avcılar yönüne doğru orta şerit üzerinde seyir halinde iken, kaza mahalli olan ... mevkine geldiğinde sağa doğrultu değiştirdiği esnada, aynı istikamette ve sağ şeritte seyretmekte olan davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpıp motosikletin devrilmesi sonucu dava konusu yaralamalı kaza meydana geldiği, dosyada mevcut bilirkişi raporundan olayın İstanbul ili ... ilçesi ... D-100 Kuzey Transit yolunda meydana geldiği, olay mahallinin bölünmüş, yerleşim yeri içi, düz ve eğimsiz, oto korkuluğun mevcut olduğu anlaşıldığı, bilirkişi raporunun keşifli bilirkişi raporu olduğu, raporda tarafların kusuru ile ilgili herhangi bir kanaatin belirtilmediği, mevcut bulgulara göre kimliği ve plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü, sevk ve idaresindeki motosiklet ile orta şerit üzerinde seyir halinde iken, sağ şeritteki araç trafiğini yeterince kontrol etmeden sağa doğrultu değiştirerek sağ şeritte seyretmekte olan davacı sürücü idaresindeki motosiklete çarpıp motosikletin devrilmesi sonucunda davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ...'un, sevk ve idaresindeki motosiklet ile sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, orta şeritten gelip sağa doğrultu değiştiren motosiklet ile çarpışması sonucu oluşan olayda; kusuru olmadığının bildirildiği görülmüştür. Anılan rapor mahkemece keşfen inceleme sonucunda alınan rapora dayanmakta olup, raporun incelenmesinde de davacının tek taraflı beyanı doğrultusunda rapor tanzim edildiği anlaşılmış olup, bağımsız verilere dayanmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı kanaatine varılmıştır. Nitekim, aynı olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma numaralı dosyasında şikayete konu olayda yaralanma eyleminde davacıdan başka bir kişiye atfı kabil kusur bulunduğuna ilişkin yeterli delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, karara itiraz üzerine .... Sulh Ceza Hakimliği tarafından ... D.İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği açıktır. Davacı tarafın 28/05/2020 tarihinde kaza geçirdiği ve bu kaza sebebi ile davaya konu tazminatları davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarının ispata muhtaç olduğu, meydana gelen trafik kazasına plakası alınamayan aracın varlığının, somut delillerle desteklenemediği ve kazaya etkisinin sadece sürücünün beyanlarıyla sınırlı kaldığı, nitekim olaydan yaklaşık 3 ay sonra ancak davacının Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, savcılık tarafından yapılan soruşturmada da davacının iddia ettiği kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilemediği, yine kaza sonrası davacı hakkında düzenlenen adli muayene raporunda olayın öyküsü olarak "Motorsikletle giderken düşmüş, sürüklenmiş" ibarelerine yer verildiği değerlendirildiğinde davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60- TL harçın mahsubu ile bakiye harcın parasal sınırın altında kalması nedeniyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 4,00- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600- TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzene karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.20/10/2025 Katip ... E-imza Hakim ... E-imza

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/192, K. 2025/688, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-192-e-2025-688-k-8127fb20c0c7