İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/82 E. 2025/681 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/82
Karar No
2025/681
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/82 Esas KARAR NO : 2025/681 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 107/1 maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" hükmüne yer verildiğini, buna göre 17.12.2023 günü davalı şirkete kasko sigortalı ... plakalı aracın park halindeyken sol far ve tampon kısımlarının hasar gördüğünü, davalı şirketin hasarı karşılamadığını, bu nedenle dava açtıklarını, araçtaki hasarın eksper raporuyla 71.084,90 TL olarak belirlendiğini, bu rapora göre karar verilmesini istediklerini, bilirkişi incelemesi yapılmasını istediklerini, faizin yasal veya avans faizi olması halinde enflasyonun altında kaldığını, belirtmiş ve şimdilik 100,00 TL olarak belirsiz alacak davasının kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olmasında hukuki yarar olmadığını, çelişkili beyanlara dayalı olarak dava açıldığını, sigortalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davacı şirkete ait dava konusu aracın sürücüsü 06.02.2024 tarihli beyanında 16 Aralık 2023'te söz konusu aracı park ettiğini sabah yanına geldiğinde ise hasarı farketmeden lastikçiye gittiğini ve farının kırık olduğunu inince farkettiğini, bunun üzerine polisi aradığını fakat aracı hareket ettirdiği için polisin gelmediğini ifade ettiğini, ayrıca aracı servise bıraktığında tarihi hatırlamadığı için 27.12.2023 şeklinde yazıldığını asıl hasar tarihinin 16 Aralık-17 Aralık arasında gerçekleştiğini beyan etmiştir. Bu halde beyanlarda çelişki olduğunu, ilk olarak hasar tarihlerinin farklı oluşu, araçtaki kırık farın farkedilmeden lastikçiye götürülmesi, polisin vaktinde aranmamış olması bu çelişkinin çerçevesini oluşturduğunu, davacının aynı gün lastikçiye gittiğine dair bir evrak da sunulmadığını, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ispat külfetinin yer değiştirdiğini, hasar yönünden onarımın eşdeğer parçalarla yapılması gerektiğini, parça ve işçiliklere iskonto uygulanması gerektiğini, KDV'den sorumlu olmadıklarını, faiz talebinin reddini , aksi durumda yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, ... plakalı aracın trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Müdürlüğü kayıtları, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının davalıdan hasar bedeli talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise miktarları hususundadır. Deliller toplandıktan sonra dosya, kusur ve davacının davalıdan hasar bedeli talep edip edemeyeceği, hususlarında rapor düzenlenmesi için ... Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsünde görevli Prof. Dr. ... ve sigortacılık alanında uzman bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "...Dosya içinde olaya ilişkin bir trafik kazası tespit tutanağı bulunmamaktadır. Davacı şirkete ait aracın sürücüsü ... davalı şirkete yazdığı dilekçesinde, ... plakalı aracını 16.12.2023 tarihinde şirket adresinden alıp Silivri'deki p..köy mevkinde ... sokak adresine park ettiğini, 17.12.2023 sabahı aracının farının kırık olduğunu gördüğünü, aracına önce binip lastikçiye hava basmaya gittiğini aracından inince farının kırık olduğunu gördüğünü, aracının tamponundaki sağ alt kırığın önceden olduğunu, kamera araştırmasından sonuç alamadığını, polisi aradığını ancak araç hareket ettiğinden polisin gelmeyeceğinin söylendiğini, servise aracı bıraktığında 27.12.2023 olarak beyan ettiğini, kayıtlara baktığında 16.12.2023 17.12.2023 gecesi olduğunu belirtmiştir. parça ve işçilik türleri, dosyadaki hasarlı araç fotoğraflarıyla uyumludur. Parça ve işçilik bedelleri, yetkili servis fiyat tarifesine ve piyasa rayiçlerine uygundur. SONUÇ: Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı araçtaki hasarın beyan edilen yer ve koşullarda meydana gelemeyeceği, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı, araçtaki beyan edilen hasarın 69.634,22 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır. Davacı şirkete ait ... plakalı ...marka ... 1.5 (136) tipi 2015 model ve 146.778 Km'deki aracın sürücüsü ... beyanında, aracın ön tamponundaki sağ alt kırığın daha önceden mevcut olduğunu ifade etmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile, kırık ile farın bitişik olduğu dikkate alındığında, fardaki kırılma ile tampondaki kırılmanın birbirine bitişik olduğu, dolayısıyla bu iki kırığın birbirinden bağımsız şekilde meydana gelemeyeceği, tamponu kıran darbenin zorunlu olarak farı da kıracağı bu nedenle davacının beyanı ile araçtaki hasarın uyumsuz olduğu, araçtaki hasarın beyan edilen yer ve koşullarda meydana gelmesinin teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5.maddesi ve TTK.nin 1292/3.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünün bulunduğu, yine TTK.nin 1446.md uyarınca sigortalının rizikoyu gecikmeksizin sigortacısına bildirme yükümlülüğünün bulunduğu, hasar fotoğrafları ile davacının sigorta şirketine sunduğu hasar beyanları arasında ağır bir uyumsuzluk olduğu, hasarın teminat kapsamında kaldığını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/82, K. 2025/681, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-82-e-2025-681-k-54a328d1bbdd