İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/543 E. 2025/455 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/543
Karar No
2025/455
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/543 Esas KARAR NO : 2025/455 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacı müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkili şirket tarafından davalının ticari işletmesi için seçilip hazırlanacak müzik listelerinin dijital ortama aktarılarak davalı şubelerinde umuma iletilmesi konusunda 26.11.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, Sözleşmenin 6.1 maddesi “ Sözleşme 26.1.2019 tarihinde yürürlüğe girecek olup, sözleşme süresi 1 (bir) yıldır.” ve 6.2 maddesi “ Taraflar, sözleşme süresinin bitiminden en geç 30 (otuz) gün öncesinden yazılı fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde sözleşme, yeni ödeme şartlarıyla birer yıllık süreler ile yenilecektir.” şeklinde olduğunu, söz konusu sözleşmenin işbu maddeye uygun olarak fesih edilmediğinden 26.01.2024 tarihinde yenilenmiş olduğunu, hali hazırda yürürlükte olduğunu, işbu sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına ekli cari hesap dökümünde yer alan faturaların düzenlendiğini, davalı şirket tarafından kısmi ödemeler yapıldığını ve müvekkili şirketin cari hesap alacağının doğduğunu, davalı şirketin yazılı ve sözlü taleplere rağmen cari hesap alacağını ödemediğni ve haksız hukuka aykırı olarak müvekkili şirket tarafından ödenen faturalara karşı iade faturası tanzim etme yoluna gittiğini, müvekkil şirketçe söz konusu iade faturalarına süresinde itiraz edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin 55.227,20-TL tutarındaki cari hesap alacağını ve 92,05-TL tutarındaki gecikme faizinin tahsili için davalı şirket aleyhine .... 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptıklarını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, borçlu davalının 03.07.2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, ... Arabuluculuk Bürosu nezdinde ... dosya numarası ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile fatura bedeli, faizi ve diğer tüm ferileri ile tahsili için başvuru yaptıklarını ancak arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalının borca itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iptalinin gerektiğini, müvekkili şirket taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, nitekim davalı tarafından takibe itiraz dilekçesinde herhangi bir itiraz gerekçesinin ileri sürülmediği gibi, takibe konu borcun müvekkili şirkete ödendiğine ilişkin bir ödeme belgesini de ibraz etmediğini, bu nedenle davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptalinin gerektiğini bildirerek fazlaya dair hakları saklı kalarak davalarının kabulü ile; ... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından ... 28. İcra Müdürlüğü ... E. dosyası ile toplam 55.319,25-TL asıl alacak miktarı üzerinden takip başlatıldığını ve davacı tarafın dava dilekçesi ile takibin 55.319,25-TL tutarlı kısmına olan itirazlarının kaldırılmasını talep ettiğini, davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkillerinin dava dilekçesinin içeriğinde veya ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçlarının bulunmadığını, takibe konu alacağa ilişkin sunulan belgelerin içeriğinden dolayı müvekkillerinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcunun mevcut olmadığını, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunduklarını, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davacı tarafın %20 icra inkar tazminatı talep etmesine karşın iddiasının aksine icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, ayrıca ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ve diğer müvekkillerinin takibe konu edilen alacağa ilişkin fatura veya cari ilişkiden vs. dolayı herhangi bir borcunun da mevcut olmadığını, davacı tarafın alacağını ispat etmek zorunda olduğunu, takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, ilgili takipte borçlu olarak gösterildiğini fakat borçlu sıfatının kazanılabilmesi için geçerli bir borç ilişkisinin varlığının gerektiğini, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin 'borçlu' olarak nitelendirilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça iddia edilen borcu oluşturacak ticari ilişkinin kaynağının dahi davacı tarafından açıklanmadığını, nitekim işbu ticari ilişkinin somut kaynağının belirlenemediğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, davacı tarafın alım satım işlemini yerine getirdiğini belirtse de bu hususa yönelik bir delil sunulamadığını, kaldı ki müvekkili firmanın, davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu hususun yaklaşık olarak dahi delillendirilemediğini, TTK. M.89/2' e göre cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, yazılı yapılmayan sözleşmenin geçerli olmayacağını ve taraflar açısından sonuç doğurmayacağını bildirerek müvekkillerinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davanın açılmasına sebebiyet veren davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, y Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 26.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden sonuç olarak, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, 1.) Davacı 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinden; yevmiye ve kebir defterlerinin beratlarının bulunduğu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, 2.) Davalı ticari defter ve belgeleri sunulmadığı için incelenemediği, 3.) Dava dosyasında mevcut belgeler üzerinde yapılan incelemelerden; davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi mevcut olduğu ve işbu hizmet sözleşmesi kapsamında faturalar düzenlendiği, davacı ticari defterlerinde düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, 4.) Dava dosyası ve davacı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde; fatura içeriği hizmetin tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin yapılamadığı, 5.) Davacı taraf ticari defterlerine göre; hizmet bedeli olarak düzenlenen faturalar kaynaklı davacının davalıdan 28.06.2024 itibariyle 55.277,20 TL alacağının bulunduğu, 6.) Dava dosyasındaki mevcut belgeler üzerinde yapılan incelemeye göre; davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edildiği ve itiraz kapsamında iade faturaları düzenlendiği (50.107,20 TL), işbu iade faturalarına davacı tarafça iadeli taahhütlü itiraz edildiği ve davacı ticari defterlerine kaydedilmediği, hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalı iade faturalarının sayın mahkemece kabul edilmesi halinde (55.277,20 TL - 50.107,20 TL ) davacının davalıdan 5.120,00 TL alacağının bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 28. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile 55.227,20 TL asıl alacak, 92,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.319,25 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında ticari ilişki bulunduğunun, ticari ilişki kapsamında davaya ve takibe konu faturalar nedeniyle alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde sözleşmenin suretinin sunulduğu, sözleşmede konusunun davalının ticari işletmesi için seçilip hazırlanacak müzik listelerinin dijital ortama aktarılarak davalı şubelerinde umuma iletilmesi olarak belirtildiği, sözleşmenin 6.maddesinde sözleşmenin 26/11/2019 tarihinde yürürlüğe gireceğinin, süresinin 1 yıl olduğunun, süre bitiminden 30 gün önce yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığı sürece birer yıllık süreler ile yenileceğinin belirtildiği, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı dava tarihinde sözleşme ilişkisinin devam ettiği, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden hizmetin verilip verilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinin belirtildiği ve gerekli ihtarın yapıldığı ön inceleme duruşmasında taraf vekillerinin hazır olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, 26.02.2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre 28/06/2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 55.227,20 TL borcunun bulunduğu, davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, hizmetin verilmediğine veya ödeme yapıldığına ilişkin aksi savunma ve iddianın davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, sözleşmenin 5.4 maddesinde fatura bedelinin faturanın düzenlendiği aydan sonraki ayın ilk gününde ödenmemesi nedeniyle aylık %5 gecikme faizi uygulanacağının düzenlendiği, davacı tarafça takip talebinde bu madde kapsamında 1 günlük faiz talebinde bulunulduğu, mahkememizce yapılan hesaplama neticesinde talep edilen miktarın uygun olduğu, icra takibinde istenen aylık %5 faiz oranının taraflar arasında sözleşmede belirlenen faiz oranı olduğu ve talep edilebileceği, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının ... 28. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.778,86 TL karar harcından peşin olarak alınan 944,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.834,14 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 944,72 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.120,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 1/07/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/543, K. 2025/455, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-543-e-2025-455-k-c6d60e47f385