İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/125 E. 2025/81 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/125
Karar No
2025/81
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/125 Esas KARAR NO : 2025/81 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 08/06/2022 tarihinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, bu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddelerini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında, plakası tespit edilemeyen araçtan doğan zarar ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğun, davalı ... Hesabı'na yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin, kaza nedeniyle ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, 09/11/2023 tarihli rapora göre %12 oranında maluliyet tespit edildiğini, müvekkilinin uğradığı zararların tazmini için gerekli başvuruların yapıldığını, sonuç alınamadığını, müvekkilinin kazayla ilgili ceza dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası olduğunu, bu dosyanın incelenerek davaya katkı sağlaması talep edildiğini, müvekkilinin tedavi gördüğü hastanelerden tedaviye ilişkin evrakların ve giderlere ilişkin faturaların temin edilmesi için müzekkere yazılmasını, faturaların bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamalara dahil edilmesi talep ettiklerini, haksız bir şekilde mağdur edilen müvekkilinin zararlarının tazmini için, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) kapsamında hesaplanacak maluliyet tazminatının davalıdan tahsil edilmesi amacıyla bu dava açtıklarını, davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulünü, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş görmezlik, 10 TL sürekli bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere, şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesin, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Yabancı Olması Nedeniyle Teminat Gösterme Zorunluluğu 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48.maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinde dava açan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin teminat gösterme yükümlü bulunulduğunu, davacının Suriye vatandaşı olduğunu, konsolosluk vasıtasıyla kimlik bilgilerinin doğruluğunun tespit edilmesinin gerektiğini, mahkeme tarafından belirlenen süre içinde teminat yatırılmadığı takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiğini, Yargıtay kararları ve ilgili mevzuat uyarınca bu hususun dava şartı niteliğinde olup öncelikle ele alınmasının gerektiğini, tespit Edilemeyen Aracın Kusuru ve İspat Sorunu Kaza tespit tutanağına göre olay, tek taraflı bir devrilme kazası olduğunu, davacı, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğunu iddia etmişse de, somut delillerle bu iddia desteklenemediğini, dosyada tanık beyanları, kamera kayıtları veya kaza tespit tutanağı gibi iddiayı ispatlayıcı herhangi bir belge bulunmadığını, Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının bu tür bir kazanın başka bir araç tarafından gerçekleştirildiğini somut delillerle ispat etmesinin gerektiğini, KTK Madde 97 ve 99 Kapsamında Başvuru Şartı Eksikliği Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. ve 99. maddelerine göre, dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, davacının, kazaya tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğini iddia ettiği bu durumda, mevzuata uygun şekilde eksiksiz başvuru yapmadığının açık olduğunu, başvuru eksikliği, usul açısından davanın reddini gerektirdiğini, davacının talebine konu olan kalıcı iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu'nun düzenleyeceği sağlık kurulu raporuyla kesin olarak tespit edilmesinin gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca, davacının iddialarını destekleyecek nitelikte bir rapor sunulmadan talebin değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının Kusuru ve Müterafik Kusur İndirimi kaza sırasında davacının koruyucu ekipman (kask, dizlik vb.) kullanmadığı ve ehliyetsiz olduğunun anlaşıldığını, bu durumun zararın artmasına bizzat davacının katkıda bulunduğunu, tazminat hesaplaması sırasında TRH yaşam tablosu ve 941,65 teknik faiz oranı dikkate alınmasının gerektiğini, erken ödeme sebebiyle oluşan sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek için aktüeryal indirim yapılmasının gerektiğini, Bakıcı Gideri ve Geçici İş Göremezlik Tazminatı davacının iddia ettiği bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamına girdiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, davacının bakıcıya üret ödediğini belgeleyememesi halinde talebin reddinin gerektiğini, Trafik kazaları nedeniyle yapılması gereken tüm tedavilerin SGK teminatı kapsamında müvekkili kurum ... Hesabı'ndan talep edilmesinin gerektiğini, davacının tedavi gideri talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davadan önce yapılan başvuruda mevzuata uygun bir temerrüt hali gerçekleşmediğinin açık olduğunu, dava tarihinden önce faiz talebinin kabul edilmemesinin gerektiğini, davanın usulden reddini, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet üretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, 08/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının tedavi gideri, bakıcı gideri ile sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkin açılan tazminat davasıdır. Mahkememizce Türkiye Noterler Birliği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, ... Cumhuriyet Başsavcılığı, İlçe emniyet müdürlüğü, ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesine yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf öncelikle 08/06/2022 tarihinde kaza meydana geldiğini bu kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilemediğini ve bu sebeple davalı ... Hesabının tazminatlardan sorumlu olduğunu ispatlamak zorundadır. Mahkememizin 22/10/2024 tarihli celse ara kararı gereği, ... CBS dosyasında alınan raporda plakası tespit edilemeyen motorsiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, olay sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında ise davacının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla meydana gelen trafik kazasında davacı iddiası ve tespit edilen diğer hususlar irdelenerek kusur durumunun tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya kusur bilirkişisi ....'in sunmuş olduğu 18/01/2025 tarihli raporunda, Sürücü ... sevk ve idaresindeki kaza yerinden kaldırılan ve daha sonra plakası tespit edilen ... plaka sayılı motosiklet ile ... Bulvarını takiben ... Kavşağı istikametine seyri sırasında ...girişine yaklaştığı esnada beyanına göre direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b maddesini ihlal ederek olayın ana kusurlusu olarak değerlendirilmesi yerinde olduğu, plakası alınamayan kamyonetin varlığının, somut delillerle desteklenemediği ve kazaya etkisinin sadece sürücünün beyanlarıyla sınırlı kaldığı, bu nedenle, kaza sonucu oluşan kusurun bütünüyle motosiklet sürücüsünün trafik kurallarına uygun hareket etmemesinden kaynaklandığının düşünüldüğü, olay sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında ise davacının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu rapora kısmen iştirak edildiği, ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan ...'un, kazanın oluşumunda herhangi bir katkısının bulunmadığı, ...'un, yalnızca yolcu konumunda olup, motosikletin sevk ve idaresine dair bir etkisi ya da müdahalesi olmadığı, kazanın meydana gelmesindeki tüm sorumluluğun motosikletin sürücüsü olan ...’a ait olduğu, belirtilerek dava dışı üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kaza meydana geldiğine dair delil bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafın 08/06/2022 tarihinde kaza geçirdiği ve bu kaza sebebi ile davaya konu tazminatları davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarının ispata muhtaç olduğu, meydana gelen trafik kazasına plakası alınamayan kamyonetin varlığının, somut delillerle desteklenemediği ve kazaya etkisinin sadece sürücünün beyanlarıyla sınırlı kaldığı, bu nedenle, kaza sonucu oluşan kusurun bütünüyle motosiklet sürücüsünün trafik kurallarına uygun hareket etmemesinden kaynaklandığının usulüne uygun ve somut dosya ile uyumlu bilirkişi raporu ile tespit edilmesi karşısında, hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60- TL harçın mahsubu ile bakiye ‬‬ 187,8-TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 100- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600- TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/02/2025 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/125, K. 2025/81, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-125-e-2025-81-k-0516e806c04f