İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/776 E. 2025/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/776
Karar No
2025/225
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/776 Esas KARAR NO : 2025/225 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2023 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Kenan Kalyoncu vekili tarafından sunulan dava dilekçesinden özetle; Davalı, ...'da çalışma yaptığı proje kapsamında iskele kurumu için müvekkilden teklif almış ve alınan teklif kapsamında iskele işlerini müvekkilimize yaptırmış olduğunu, müüvekkil tarafından iş teslimi yapılmış olmasına rağmen ödemeler yapılmadığını, Müvekkili, yapılan iş karşılığında kısmi ödeme almış olmasına karşın kalan 130.587,46 TL'lik bakiye ödemesi yapılmadığını, müüvekkili de ... numaralı ve 01.09.2021 tarihli fatura kapsamında davalı aleyhine ... 26. İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı Dosya icra takibi başlatmış olmasına karşın davalı tarafça haksız olarak icra takibine itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, Müvekkili tarafından yapılan iş teslimlerine ilişkin olarak davalı çalışanlar ile düzenli olarak iş teslim tutanağı düzenlemiş olup, işbu tutanakları dava dilekçe ekinde ibraz ettiklerini, ayrıca davalı tarafa mevcut iş ile ilgili olarak mail üzerinden yazışmalar mevcut olup, iş teklif formlarına ilişkin gönderilen mail ve yazışma görüntülerini dava dosyasına dilekçeleri ekinde sunmuş olduklarını, Davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde ve tutanaklarda imzası bulunan personellerin SGK kayıtlarının celbi halinde mevcut işin müvekkil tarafından yapılmış olduğu, iş tesliminin sağlanmış olduğu ve faturanın mündericatına ilişkin herhangi bir itiraz yapılmamış olduğunu,.bu hususlar irdelenip incelendiğinde davalının itirazının haksız olduğu açıkça görüleceğini, izah edilen iş bu nedenlerle borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun itirazının iptaline ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edilmesini yönündü Mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu,dava konusu alacağın müşterek ve müteselsil olarak alınarak müvekkilime verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara müşterek ve müteselsil olarak yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş oldukları görülmektedir. Davalı ...A.Ş vekili tarafından cevap dilekçesinden özetle:Dava açma süresi olan 1 yıllık süre içinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, Mahkemeniz'de görülmekte olan dava, ... 26. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın, iptali davası olduğunu,davacı vekilinin, itirazın iptali davası açabilmek maksadıyla 01.12.2021 tarihinde ... Arabuluculuk Merkezine başvurusu üzerine yapılan arabuluculuk faaliyeti 22.12.2021 tarihinde ANLAŞAMAMA olarak sonuçlanmış olduğunu, Davacının itirazın iptali davası açması için gerekli süreç 22.12.2021 tarihinden itibaren başladığını ve yasal olarak 22.12.2022 tarihinde de son bulmuş olduğunu, davacı, itirazın iptali davasını 21.11.2023 tarihinde açmış olduğundan itirazın iptali davasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmiş olduklarını, davacı şahıs şirketi sahibi tacir olduğunu,taraflar arasındaki ihtilafın ticari iş olması düşüncesi ile ticaret mahkemesinde açılan davada zorunlu arabulucuya başvurulmuş ve son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi yasal zorunluluk olduğunu, Davacı, Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açarken, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk son tutanağının aslını mahkemeye sunmak zorunda olduğunu,sunulması için verilen sürede sunulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının sunulması için süre verilmesini, sunulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini dava etmiştir. GEREKÇE: Dava faturadan kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, davalının ...'da çalıştığı proje kapsamında davacıdan iskele kurulumu için teklif aldığını ve teklif kapsamında iskele kurulum işini davacının yaptığını, davacı tarafından işin tesliminin yapılmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını ve davacının kısmi ödeme almasına rağmen 130.587,46 TL'lik bakiye ödeme yapılmaması sebebiyle davalı aleyhine faturaya dayalı takip başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini, iş teslimlerine ilişkin olarak davalının çalışanlarıyla iş teslim tutanakları düzenlendiğini belirterek itirazın iptali davası açmıştır. ... 26.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... borçlunun dosyamız davalısı ... Şirketi borcun kaynağının faturadan kaynaklı 130.587,46 TL'lik alacak olduğu görülmüştür. Borçlu tarafın itiraz dilekçesinin incelenmesinde borçlu tarafın yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğuna ilişkin yetki itirazında bulunduğu ve takip konusu alacağa, işlemiş faize, faiz türüne ve ferilere itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde iskele kurulum işi için dava dışı sutek şirketi ile anlaşıldığını, davacının ise sutek şirketinin aldığı işi yaptığını ve davacının muhatabının sutek şirketi olması gerektiğini, davacı ile muhatap olan ve tutanaklar imzalayan kişinin sutek şirketinin çalışanı olduğunu, ana sözleşme gereğince alt taşeron olan davalının alt taşaron çalıştırmasına müsade edilmemesi sebebiyle davalının sigortalısı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı tarafın tacir araştırması için yazılan müzekkere cevaplarına gelir idaresi başkanlığından gelen cevapta davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirildiğinden davacının 1.sınıf tacir olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup davacı taraf davalıya hizmet verdiğini ve bu hizmet karşılığı ücretini alamadığını ispatlamak durumundadır. Davacı taraf dosyaya sunmuş olduğu tutanaklar ile ... isimli kişiyle belli aralıklarla iskele teslim formu düzenlendiğini belirtmiş ve bu formlar incelendiğinde davacının davalıya hizmet verdiği ispatlanmıştır. Davalı taraf bu kişinin ... şirketinin çalışanı olduğunu, ana sözleşme gereğince alt taşeron olan davalının alt taşaron çalıştırmasına müsade edilmemesi sebebiyle davalının sigortalısı olduğunu belirtmiş ise de davalı taraf tacir olup TTK 18/2 maddesi gereği işlerini yaparken basiretli iş adamı gibi hareket etmek durumundadır. Davalının dava dışı şirket ile yapmış olduğu sözleşmede alt taşaron yasağı bulunması sebebiyle ... isimli kişinin sigortalısı gözüktüğüne ilişkin savunması kanuna ve sözleşmeye karşı hile mahiyetinde olup kişinin kendi hilesine dayanması mümkün olmadığı gibi hukuk sistemi resmiyette olan üzerinden yürümektedir. ... davalının sigortalısı olarak gözüktüğünden ispat külfeti davalı tarafa geçmektedir ve davalı taraf davacıya ödeme yaptığını ispatlamak durumundadır. Dosya tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi 25/08/2024 tarihli raporunda Mahkemeniz dosyası ve davalı ...A.Şirket tarafına ait defter ve belgelerden muavin defter kayıtları ve tarafların GİB kayıtları tek tek irdeleme ve incelemeler neticesinde; Muhasebe kayıtlarında,Dava dosyasındaki belgelere göre muavin cari hesap kayıtları e-farşiv fatura,E-Defterler ve dava dosyasına sunulan iskele teslim formları,tutanaklar mail yazışmaları tek tek irdelenip incelendiğinde Taraflar arasındaki cari hesap muavin kayıtları neticesinde; Davacı ... (...) tarafının davalı(borçlu) ...A.Şirket adına 01.09.2021 tarihli ... Numaralı E-ARŞİV faturası açık şekilde düzenlenmiş faturaya bağlı muavin hesap ve yasal defter kayıtlarına göre kısmi tahsil edilmiş olunduğu görülmekle, davacı(alacaklı) tarafının davalı(borçlu) şirketten 130.587,46 TL. Alacaklı olduğu, Davada takip konusu olan ... 26 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip konusu olan toplam asıl miktar 130.587,46 TL. Tutarı bakiye alacaktan ötürü davacı(alacaklı) davalı(borçlu) şirketten 05.10.2021 takip tarihi itibari ile yasal faiz ve ferilerini talep edebilir yönünde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi dosyaya sunduğu 12/01/2025 tarihli raporda davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde kök rapordaki görüşte bir değişiklik olmadı yönünde rapor ibraz etmiştir. Davacı taraf dosyaya sunulan iskele teslim formları ile davacıya hizmet verdiğini ispatlamış olup davalının formlarda imzası bulunan kişinin resmiyette sigortalısı olmasına rağmen esasen dava dışı şirketle yapılan alt taşeron sözleşmesinde alt taşeron yasağı bulunması sebebiyle sigortalısı göründüğüne ilişkin savunmasına ise bu durumun gerçek olması durumunda dahi bu durumun davalı tarafça kanuna karşı yapılmış hile olduğu ve tacir olan bir kişinin TTK 18/2 Maddesi de dikkate alındığında kendi hilesine dayanması mümkün olmadığından itibar edilmemiştir. Taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme de ise davalı taraf davacıya davaya konu fatura sebebi ile ödeme yaptığını ispatlayamamış ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmasında haklı olduğu, davalının yaptığı itirazda haklı olduğu ve itirazın iptalinin gerektiği kanaatine varılmış, asıl alacağa icra takibinde kanuni faiz talep edilmesi sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesine karar verilmiş ve alacak likit olduğundan %20 oranındaki 26.117,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 130.587,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 130.587,46 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 26.117,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 8.920,42-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.120,00-TLpeşin harcın ve icra takip dosyasında alınan peşin harç olan 652,94-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.147,48-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının 1.120,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından 1.000,00-TL yargılama giderinini kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.590,00TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/04/2025 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/776, K. 2025/225, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-776-e-2025-225-k-2ee9ae5e1c0b