İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/838 E. 2025/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/838
Karar No
2025/216
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/838 Esas KARAR NO : 2025/216 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2022 KARAR TARİHİ : 27/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından verilen 19/02/2016 tarihli dava dilekçeside; ... A.Ş. ile büyük ortağı ve yönetici olduğu ... LTD. ŞTİ. arasında ...'da ... konutları işinin, mekanik tesisatlarının yapımı hakkında sözleşme imzalandığını, sözleşme öncesinde mevcut proje ve keşif özetlerinin, uygulama için yetersiz olduğu ve diğer bloklar için keşif dahi olmadığını işe bu şekilde başlancağını ve eksiklerin zamanla giderileceği şeklinde kendilerine cevap verildiğini, firmalarının öngörülen çalışma süresini, iş programını ve keşifte yer alan imalatların bütününü değerlendirilerek işveren tarafından hazırlanmış teklif formatının tamamına fiyat verildiğini, davalı ...tarafının kendisine ait edimleri sözleşmede yazılı şekilde ifa etmediklerini, hakedişleri sözleşmede yazılı 15 günlük süre içinde onaylamadıklarını ve ödemeleri 15 gün içinde yapması gerekirken bu tarihten 3 veya 4 ay daha uzun vadeli yaptığını, son 4 veya 5 aylık süre içinde, kendi onayı sonunda kesmiş oldukları faturaları eksik ödediğini, şirketin ortalam 550.000-TL ile 1.155.000-TL arasında alacaklı bırakdığını ve temerrüde düştüğünü, cari hesaptan kalan borcunu 5 Mart 2013 tarihinden beri ödemediğini, 21 ve 22 nolu hak edişler için fatura kestirmediğini, kesin hesabı onaylayıp ödemesini yapmadığını, firmanın bu nelerlerle ekonomik yönden güç duruma düşmesine ve sonunda iflas etmesine sebep olduklarını, ifa sürecini yaşadıktan sonra vakıf olabilecekleri sonuçların sözleşmenin yasal uygunluğunun olmadığı, tarafların edimleri arasında büyük oransızlık mevcut olduğu, sözleşme metninden çıkarılması gereken hükümlerin bulunduğunu, ilave edilmesi gereken hükümler bulunduğu, ilave edilmesi gereken hükümler olduğu, bu sorunların çözümü için tarafların bir araya gelerek karar veremeyeceklerini, konunun mahkeme tarafından çözülebileceğini, işveren tarafının projeler, kapsam, tarafların karşılıklı sorumlulukları, metod, saha şartları, doğru şekilde anlatmadığı ve yanıldıklarını, taraflar arasında edimler yönünden uygun bir orantı bulunmadığını, ...tarafının aşırı yararlanma halinin mecut olduğu, yanlış irade beyanı ile kurulmuş olan sözleşmenin, ... tarafına, gerçekte üstlenmek istendiğinden daha fazla edim yüklendiğini, olduğu davalı tarafın edimlerinin ise gereğinden eksik olduğunu, ... firması bakımından, hata, hile ve ikrah ve korkutma nedenleri, aşırı ifa güçlüğü ve yanılma halinin mevcut bulunduğunu karara bağlamasını, sözleşme bütünü içerisinde yer alamayan ve son anda emrivaki sureti ile yanılmaya sebebiyet verilerek imzalatılmış olan, şahsen ve müteselsil şekilde sorumlu olacakları taahhüdü ile itiraz etme ve haklarının savunma imkanının peşinen ortadan kaldırılmış olduğuna ve bu nedenle dahi sözleşmenin geçersiz olduğuna karar verilmesine, sözleşmenin borçlar kanunun 1,20,21,25,28,30,31/5,39 ve 138.maddelerinin Türk Ticaret Kanunun Hükümlerine ve Medeni kanunun 2. Maddesinde belirtilen dürüstlük ilkesine aykırı olduğuna karar verilmesini, sözleşme şartlarını ve tarafların yükümlülüklerini yeniden tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş 07/04/2016 tarihli cevap dilekçesinde; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yapımını müvekkil şirketin yapmış olduğunu,... Projesinde Mekanik Tesisat işlerini yapması için 01/02/2011 tarihli sözleşme akdedildiğini, imza altına alınan sözleşmenin hiçbir şekilde baskı veya hile ile imzalatılmadığını, sözleşmenin taraflarının tacir olduğunu, tacirin Türk Ticaret Kanunu'na göre basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, davacı tarafın kendi arzusu ve talebiyle müvekkili şirkete vermiş olduğu talep ile müvekkil şirketin yapmış olduğu projede mekanik işleri yapmak istemiş ve bu teklifin müvekkil şirketçe incelenerek değerlendirildiğini ve davacı tarafla teklif ettiği işin yapılması konusunda sözleşme akdedildiğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan toplam 20 adet hak ediş bulunduğunu, bu hak edişlerde davacı tarafın yapmış olduğu tüm imalatların kalem kalem hesaplandığını ve taraflarca imza altına alındığını, davacının sözleşmeye konu tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini iddia ettiğini, ancak müvekkili şirket ile birlikte yerinde inceleme yaparak hazırlamış olduğu 20 adet hak edişteki işçilik ve malzeme kesintilerinin altına imzasını attığını, davacının müvekkili şirketin faturalarını eksik ödediğini ve alacaklı olduklarını, borcun ödenmesinde temerrüte düşüldüğünü iddia ettiğini davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen 20 adet hak ediş formuna uygun olarak müvekkili şirkete davacı tarafa ödemeler yapıldığını bu durumun müvekkil şirket ve davacı tarafın cari hesap ekstrelerinde açıkça görüldüğünü davacı taraf ile kesin hak ediş akdedilmemiş olması nedeni ile davacının müvekkili şirketten 300.545,38-TL alacaklı görüldüğünü, davacı tarafın müvekkili şirketten alacağı olmadığını aksine borçlu bulunduğunu müvekkili şirket ile davacı tarafın uzlaşılamadığı 21. Kesin hak edişte davacı tarafın müvekkili şirkete 650.306,02-TL borcu olduğunun gözüktüğünü, kesin hak edişin imzalanması durumunda müvekkili şirketin davacı taraftan alacaklı olduğunun açıkça görüldüğünü davacı tarafın sözleşmeye konu yapılan işlerin ayıplı ve eksik olması taraflar arasında imzalanan meskur tarihli sözleşmenin eki mahiyetindeki şartnameye uygun olmaması sebebi ile müvekkilinin davacıdan 650.306,02-TL borçlu olduğunu, 21. Hak edişin kesin hak edişin olduğunu taraflarca mutabık kalınamaması sebebi ile kesin hak edişin imza altına alınamadığını bildirerek fazlaya ilşkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın taraf ehliyeti olmadığından öncelikle davanın usulden reddini, olmadığı taktirde davanın gerçeğe aykırı beyanlara dayanılarak açıldığını ve davacı tarafın müvekkil şirketten alacağının olmadığını ve aksine davacı tarafın müvekkili şirkete borçlu olduğunu ancak taraflar arasında kesin hakediş yapılamaması nedeniyle cari hesaplarda borçlu görünmediğini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Mahkememizin 2022/59 Esas sayılı dosyasına sunulan Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil arasında ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 5.000 TL bedelli derdest alacak davası mevcut olduğunu, aynı hukuki ilişkiden doğan ve konusu ve tarafları aynı olan bu ek davanın ... 5. Asliye ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkil ... Tic. Limited şirketinin davalıda ödenmemiş fatura bedeline dayalı 300.465,32 T.I. cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı faturaları alıp kabul ettiğini, 8 günlük sürede içeriğine veya miktarına itirazda bulunmadığı halde bedelini ödemediğini, müvekkilinin alacağının kaynağını teşkil eden faturaların davalının ticari defter kayıtlarında aynen yer aldığı gibi , davalı tarafından bağlı bulunduğu Vergi Dairesine verilen BA-BS beyannameleri ile de beyan edildiğini, davalının yüklenici ... Şirketine olan borcu bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan edilen 2013 yılı, yıl sonu bilançosunda dahi kayıtlı olmasına rağmen davalı bir türlü kesinleşmiş borcunu ödemediğini, tarafların tacir olduğunu, ticari defterlere delil olarak dayanıldığından, taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulayan hususlarda kesin delil oluşturduğunun ispatlı olduğunu, davalının borçlu bulunduğu miktarın belli ve sabit olması ve başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olduğunun kanıtlanmış olduğunu, müvekkilin davalıda bulunan cari defter alacağının likit bir alacak olduğunu, davanın faturaya dayalı bakiye alacak talebine yönelik olduğu ve davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu saptandığından , artık davalının fatura bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiğini, davalıda bulunan alacağın varlığının iki ayrı bilirkişi raporu ile kanıtlandığını, Müvekkil Şirketin davalıda bulunan 300.545,38 TL cari hesap alacağının tahsili için davalıya karşı ... 7. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasında 24.03.2014 tarihinde takip başlatıldığını, davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilin davalıda bulunan alacağının likit olduğundan müvekkil lehine takipteki alacağın % 20 si oranında İcra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davalıda bulunan alacak için 24.03.2014 tarihinde takip başlatılmasıyla davalı taraf bu tarihte temmerrüte düştüğünü, müvekkilin takip tarihinden dava tarihine kadar olan 305.000 tl. avans faizi alacağının da hüküm altına alınmasını, fazlaya ve diğer sebeplere dayalı hak ve alacaklar ile uğranılan zararlar saklı tutulmak üzere davalıda bulunan 300.545,38 t.I. nin 5000 lirası ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... Esas sayılı davada talep edildiğinden bakiye 295.545,38 t.l. nin en yüksek avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesini, ... 7. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasında takip başlatma tarihinden başlamak üzere hak edilen 305.210 t.l. dava tarihine kadar olan avans faizi alacağının tahsilini, Alacak likit olduğundan % 20 oranında kötü niyet tazminatı ödenmesini, Mahkemece hüküm altına alınacak meblağ için karar tarihine kadar olan en yüksek avans faiz oranı ile faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen dosyaya sunmuş olduğu 09/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinden davacının talebinin ne olduğu anlaşılamadığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119. Maddesi, açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesi gerektiğini düzenlediğini, talep sonucunun açık bir şekilde belirtilmemiş olması durumunda davacıya bir haftalık kesin süre verilmesini gerektiğini, ilgili kanun maddesi uyarınca davacının kendisine verilen kesin süre içinde işbu eksikliği tamamlamaması halinde ise davanın açılmamış sayılması karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep kısmında 295.545,38-TL talep edildiğini, ancak harca esas değer olarak 10.000-TL. gösterildiğini,eksik harcın tamamlanması aksi halde davanın reddi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesine göre eser sözleşmesi nedeniyle hak taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın itirazın iptali davası olarak değerlendirilmesi halinde davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde de açılmadığını, davacının faturaya dayalı alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı ile imzalanmış toplam 20 adet hak ediş bulunduğunu, kesin hak edişin henüz anlaşma sağlanamadığından taraflar arasında akdedilmediğini, davacının 20 adet hak edişte işçilik ve malzeme kesitlerinin altına imza attığını, kesin hak ediş akdedilmemiş olması sebebi ile davacının müvekkili şirketten 300.545,38- TL alacaklı olarak gözüktüğü, 21. Hak edişin düzenlenmesi durumunda davacının ayıplı ve eksik işleri dolayısıyla müvekkili şirketin 650.306,02-TL alacaklı olacağının gözükeceğini, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirerek açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davacıya asıl davaya ilişkin dava ve talep konusu hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafından sunulan açıklama dilekçesinde; alacak ve haklarının varlığının ne miktarda olduğunun tespitini istediğini, tüm deliller toplantıdan sonra ıslah yolu ile davasını belirsiz alacak, maddi ve manevi tazminat istemli bir eda davasına dönüştürme ihtimali olduğunu bu dava ile 20. Hak ediş itibari ile cari hesaptan 300.544,85-TL alacağı olduğunun tespit edilmesini bu alacak için %20 oranında icra kötü niyet tazminatı ödenmesine hükmedilmesini, iş veren ile inşaat gecikmesinden kaynaklanan sebep ile fazla çalışmış olduğu 9 aylık sürede ortaya çıkan ilave gelir giderin tarafına ödenmesine karar verilmesini, bu süre içindeki imalatına yeni birim fiyat farkı ödenmesini, 21 ve 22 nolu kesin hak ediş alacaklarının belirlenmesi ve cari hesaba nakli sözleşmede yazılı olan sürede olan daha uzun sürede yapılan ödemeler için yerine vade farkı ödenmesini, sözleşmeye dahil olan doğalgaz alt yapı işinin kapsamdan çıkarılması nedeni ile ortaya çıkan kar kaybının tarafına ödenmesini, sözleşmeye dair olan ana cihaz satın alma işinin kapsamdan çıkarılması nedeniyle ortaya çıkan kar kaybının tarafına ödenmesini hak edişlerinden sebepsiz yapılan iki kalem 143.000-TL kesinti bedelinin hesabına iadesine, polietilen kaplı boru olarak imalatı yapılan doğalgaz iç tesisat imalatına bu iş kalemine ait yeni birim fiyat uygulaması gerektiğinin tespitini tarafların edimleri arasında eşitliği sağlayacak şekilde sözleşme birim fiyatlarına %12 ilave yapılmasını, davalının firmanın iflasına yol açan kasıt eylem haksız fiilleri ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kısmen veya tamamen ifa etmemesi sebebi ile iş tutarının %8 oranında tazminat ödenmesine karar verilmesini tespit edilecek alacakları için en yüksek ticaret temerrüt faizi uygulanmasını talep ettiklerini bildirmiştir. Davacı 25/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesini tamamen ıslah ettiğini, taleplerinin fatura alacaklarının ve uğramış oldukları munzam zararının tahsilini içerir eda davası olarak nitelendirilmesini talep ettiklerini, müflis ... şirketinin gerçekleştirildiği edimler karşılığı fatura düzenleyip davalıya ilettiğini davalının fatura bedeline itiraz etmediğini, resmi kurumlara ibraz ettiğini ticari defterlerine işlediğini, faturaya ilişkin alacaklarını talep ettiklerinin bu durumda davalının 21 numaralı hak ediş yapılarak yükleniciye yaklaşık 300.000-TL gecikme cezası kesildiği ve yüklenicinin eksi hak ediş yapılarak borçlandırıldığı iddiasının dinlenmemesi gerektiğini, yükleniciye ceza uygulanması gereken bir halin gerçekleşmediğini, davanın konusunun ıslahtan sonra artık cari hesap alacağına dönüştüğünü, eser sözleşmesi sebebi ile alacaklı olunduğunun iddiasının bu davada incelenmesinin mümkün olmadığını, 21. Nolu hak ediş yapılarak yüklenicinin borçlu çıktığı hakkındaki davalı iddiasının hiç bir şekilde öne sürülmediğinin 21 nolu hak ediş ve dayanaklarının yükleniciye tebliğ ve ihtar edilmediğini, mahkeme önünde de tespit veya eda davasına konu yapılmadığını davalının mali hesaplarının bağımsız denetim şirketi tarafından incelendiğini 31/12/2013 yıl sona itibari ile ... şirketine 300.453,45-TL borçlu gözüktüğünü, ... şirketinin davalıya her hangi bir borcu bulunmadığını, kesin teminat mektubunun da iade olduğunu, teminat mektubu iadesinden sonra artık işlerin tam ve eksiksiz olarak ikmal edildiğinin kabulü gerektiği, yıllar sonra yüklenici ... ın gıyabında yapılan 21 nolu hak edişin kabul edilmediğinin davalıdan tahsili gereken dövize bağlı munzam zarar da bulunduğunu, davalının her hangi bir ödeme yapmayarak ... şirketinin zarara uğramasına sebep olduğunu, alacağın muaccel olduğu tarih itibari ile döviz değeri tespit edilmek ve devlet bankalarının döviz mevduatına uyguladığı en yüksek döviz faizi uygulanmak üzere alacağın güncel döviz tutarının hesaplanmasını alacağın merkez bankası reeskont faizi olarak alacağın Türk lirası cinsinden toplamının belirlenmesini, Euro ve Usd cinsinden ayrı ayrı hesaplama yapılarak ... a en iyi tanzim imkanı sağlanmasını döviz ve TL arasındaki fark hesaplanarak bulunacak olan munzam zararın davalıdan tahsiline , faturaya dayalı cari hesap alacağı ve %20 oranında icra inkar tazminatının karar tarihine kadar en yüksek reeskont faizi ile TBK nun 122. Maddesi hükme göre muacceliyet tarihiden itibaren hesaplanması gereken faizi aşan dövize bağlı munzam zarar ve döviz faizinin ödetilmesi talep edildiğinden daha sonradan arttırılmak üzere 5000 TL nin müflis .... İflas masasına ödenmesine, mahkemenin aksi kanaate olması halinde alacağın merkez bankasının en yüksek reeskont olarak hesaplama yapılmasını dava ve talep etmiştir. Davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir aracılığı ile incelenmesine karar verilmiş olup, 13/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının incelemeye sunulan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu delil olma vasfını taşıdığı, ticari defterlerindeki kayıtlarda davalıdan 300.545,46-TL alacaklı gözüktüğü, davalının incelemeye ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı sunduğu cari hesap ekstresinde de davacıya 300.545,46-TL borçlu gözüktüğü, 21 ve 22 nolu hak ediş tutarlarının ödenmediği konusunda taraflar arasında anlaşmazlık olduğu bu hususta teknik bilirkişi ile inceleme yapılması gerektiğini, bildirmiştir. Davacı yüklenici ... Ltd. şirket...1 ATM nin ... Esas sayılı 19/11/2014 günlü kararı ile iflas etmiş olup, iflas tasfiye işlemleri ... 3 İcra Müdürlüğünün ...e sayılı dosyası üzerinden devam ettiğinden İflas masası adına davayı takip etmek üzere iflas masası vekili av. ... vekaletnamesini sunarak yargılamayı iflas masası adına yürütmüştür. Davacı müflis şirket tarafından ... 7 İcra Müd nün ... E sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine 01/02/2011 tarihli ...Sözleşmesinden kayanaklanan bakiye hak ediş hesap alacağından kaynaklanan 300.544,85-TL üzerinden 24/03/2014 tarihinde icra takibi yapıldığı, davalının ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurmuş olduğu görülmüştür. 02/03/2023 tarihli celsede; davacı iflas idaresi vekili asıl davada ıslah dilekçesinde bildirdikleri 5.000-TL lik alacak talebinin ve birleşen davadaki taleplerinin cari hesap alacağına yönelik olduğunu, taleplerinin itirazın iptali davasına ilişkin olmadığını, cari hesaptan kaynaklanan alacaklarının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu alacaklarına ilişkin dava açılmadan önce ... 7. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bu neden ile birleşen davada takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda asıl davada Müflis ... Ltd. Şirketi tarafından sunulan ıslah dilekçesinde ticari defterlerde kayıtlı bulunan cari hesap alacağının 5.000 TL lik kısmının dava konusu yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerde davalıdan 300.545,46-TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.000-TL ye icra takip tarihi itibari ile davalı temerrüte düşmüş olduğundan 24/03/2014 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek davalıdan tahsili ile müflis şirkete ödenmesine, birleşen davada; Borçlar Kanunu'nun 154/2 maddesinde icra takibinin yapılmasıyla zamanaşımının kesileceği kabul edildiği Zamanaşımının kesilmesi halinde o tarihten itibaren alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı Somut olayda eserin teslim edildiği ve alacağın muaccel olduğu tarih kesin olarak saptanmamakla birlikte asıl davada ki, birleşen davada ki ve icra takibindeki alacağın dayanağını oluşturan 300.545,46-TL lik cari hesap alacak tutarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davalının cari hesap tutanağında da yer aldığı, icra takibine konu edildiği, 24/03/2014 tarihi itibari ile muaccel olduğu, bu tarih itibari ile zamanaşımının kesildiği, BK nun 147/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başladığı, takip dosyasında zamanaşımını kesen başka bir işlemin yapılmadığı, bakiye alacak için birleşen davanın 24/01/2022 tarihinde 5 yıllık zamanaşımı geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen... Esas, ... sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin...Esas ...Karar sayılı 09/11/2023 tarihli ilamıyla kaldırılmış,kaldırma ilamında; "...Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 21 ve 22 no'lu hak ediş tutarlarının ödenmediği konusunda taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, bu hususta teknik bilirkişilerin ve mahkemenin kararı doğrultusunda davacıya ödenmesi veya tenzil edilmesi gereken tutar olursa yeniden hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu 21 ve 22 no'lu hakedişler netleşmeden alacağın bulunup bulunmadığı ve miktarının belli olmayacağı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, 22 ve 23 nolu hakedişlerin dava dosyasında bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı, ticari defterlerde yer aldığı şekilde davacının davalıdan 300.545,46 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre taraflar arasında kesin hak edişin yapılmadığı ve mahkemece de kesin hesabın çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan hakediş bedellerinin tahsili için icra takibi yapıldığı, asıl davada 300.545,46 TL cari hesap alacağının 5.000,00 TL'sinin tahsilinin istendiği, birleşen davada 295.000,00 TL'sinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4.maddesinnde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eki olduğu belirtilmiş ve 31. Maddesinde ise taraflar arasında kesin hesap yapılacağı hükme bağlanmıştır. TBK'nın 147/6. Maddesine göre eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi 5 yıldır. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eki olduğu sözleşmelerde yüklenicinin kesin hesap alacağı, kesin kabulün yapılıp kesin hesabın onaylandığı tarihte muaccel olacağından zamanaşımı kesin hakedişin onaylandığı tarihten başlayacaktır. Dosya kapsamında taraflar arasında kesin hakediş ve kesin hesap yapıldığına ilişkin deliller bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece, kesin hesap ve kesin hakedişin yapılıp yapılmadığı araştırılarak, kesin hakediş yapılmış ise zamanaşımının kesin hakedişin onaylandığı tarihten işletilerek davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçip geçmediği değerlendirilip zamanaşımı hususunda karar verilmesi; zamanaşamı süresinin geçmediği sonucuna varılması halinde ise işin esası incelenerek, taraflar arasındaki kesin hesap işlemlerinin mahkemece bilirkişi kuruluna yaptırılarak sonucuna göre asıl ve birleşen davada karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına..." şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Mahkememizin 2023/838 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 24/04/2024 tarihli ara kararında; "...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller dosya incelenerek "... BAM nin kaldırma kararındaki gerekçe doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesi Bayındırlık İşleri Genel şartnamesinin sözleşmenin eki olması ve 31. Maddesinde taraflar arasında kesin hesap yapılacağının hükme bağlanmış olması sözleşme konusu işe ilişkin taraflar arasında kesin hesap ve kesin hak ediliş yapılıp yapılmadığı, kesin hak ediş sonrası kesin kabul yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tarihlerinin ne olduğu davadaki talebin sözleşme ve Bayındırlık İşleri Genel şartnamesine göre değerlendirilip incelenmesi konusunda önceki bilirkişiler Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ..., Hukukçu bilirkişi ...ve Makine Yük. Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından günsüz olarak ek İnceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 16/10/2024 Bilirkişi raporunda; 17.05.2021 Tarihli ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki taraflarınca yazılmış olan 17.05.2021 Tarihli kök raporda da belirtmiş oldukları Dava dosyasında bulunan hakkediş belgeleri incelendiğinde; en son taraflar arasında imzalanmış ve mutabakata varılmış 14/11/2012 tarihli HAKEDİŞ NO: 18 ve HAKEDİŞ DÖNEMİ: Ekim 2012 olan hakkediş kapak formu bulunduğu; hakkediş KDV li tutarı 423.186,05 TL; kesintiler sonrası ödenecek miktar 249.404,77 TL olarak bulunduğu tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık konusu olan 19, 20, 21 nolu hakkediş cetvel ve kapaklarının davacı ve davalı tarafından sunulduğu hallerinin imzalanmamış ve mutabakata varılmamış oldukları, 22 nolu ve 23 nolu hakkedişlerin dava dosyasında bulunmadığı aynı zamanda sözleşme madde 29 da“hakkediş raporu YÜKLENİCİ tarafından ay sonunda düzenleneceği, hakkedişler yüklenici dilekçesinden itibaren 15 gün içinde İŞVEREN tarafından kontrolü yapılarak onaylanacağı; hakedişin tamamının ödenmesi İŞVEREN onayından sonra 15 gün içerisinde yapılacağı; ” sabit olup dava dosyasında davacı tarafından 2012 tarihli takribi 9 yıl öncesine ait yaptığı hakediş işlerinin ne olduğu olmak üzere dava dosyasında yaptığı ve ödenmeyen işleri teknik olarak ispat edebilecek şekilde Değişik iş delil tespiti veya uzman raporları bulunmadığı da dikkate alındığında; hakkediş ana madde içerikleri itibariyle “(sıhhi, ısıtma soğutma, müşterek, havalandırma, yangın, otomatik kontrol, doğalgaz) tesisatları içeren pek çok detay kalemin teknik olarak kontrolünün mümkün olmadığı, takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere; davacı tarafından sözleşmenin gereği olan işler olarak iddia edilen 19, 20, 21 nolu hakkedişlerin hem taraflarca imzasız mutabakat alınmamış halleriyle ana sözleşmeye uygun olmamasından dolayı hem de teknik olarak ispatı dava dosyasında bulunmaması sebebiyle kabul edilemeyeceği, önceki hakkedişlerin piyasasız ve rayiç değeri ve sözleşme ile uyumlu olduğu ve karşılıklı mutabakat sağlandığı kanaatine varıldığını, 22 Ve 23 Nolu hak edişlerin dava dosyasında bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı, Taraflar arasında kesin hesaba ve kesin hak edilişe dava dosyasında rastlanılmadığı, kesin hak ediş sonrası kesin kabule dava dosyasında rastlanılmamış olduğunu bildirmişlerdir. Mahkememizin 13/12/2024 Tarihli celsesinde;"... Birleşen davada, davacının aynı zamanda faiz talebi olduğu ancak bilirkişi raporlarında birleşen davaya yönelik faiz hesaplamasının yapılmadığı anlaşıldığından, birleşen davada davacının 295.545,38-TL talebine , 24/03/2014 tarihinden , dava tarihine kadar işlemiş avans faizi alacağının tespiti açısından sadece SMMM bilirkişiden GÜNSÜZ olarak ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 07/02/2025 Tarihli bilirkişi raporunda; Birleşen Davaya yönelik faiz hesaplamasının yapılmadığı anlaşıldığından , birleşen davada davacının 295.545,38 TL talebine , 24.03.2014 Tarihinden 12.11.2018 tarihine kadar Avans Faizi Hesaplaması yapıldığını, yapılan hesaplamaya göre Davacının Alacağı Ana Para 295.545,38 TL Avans Faiz Tutarı 153.307,08-TL Toplam Tutar 448.852,46 TL olarak hesaplanmış olduğu, bildirilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı, ... konutlarının mekanik tesisatları için davalı iş sahibi ile sözleşme imzalandığını, kesinleşen faturaları davacının eksik ödediğini, 21 ve 22 no'lu hakedişleri için davalının fatura kestirmediğini, davacının iflas noktasına geldiğini, sözleşmeden çıkarılması ve ilave edilmesi gereken hükümler olduğununu, hata, hile, ikrah aşırı ifa imkansızlığı sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, TMK'nın 20, 29, 25, 28, 30, 31, 39, 138 .maddeleri gereğince geçersiz sözleşmenin şartlarının yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile asıl davanın eda davası olarak nitelenmesini ve fatura alacaklarının ve munzam zararının tahsiline, cari hesap alacağına ilişkin olarak 5.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; birleşen davada ise ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibindeki 295.545,38 TL'nin, takip tarihinden faizi ile tahsili ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; dava konusu edilen uyuşmazlık konusu 19-20-21 nolu hakediş cetvel ve kapaklarının davacı ve davalı tarafından sunulan hallerinin imzalanmamış ve mutabakata varılmamış olduğu 22 nolu ve 23 nolu hakedişlerin dava dosyasında bulunmadığı, aynı zamanda sözleşmenin 29. Maddesinde hak ediş raporunun yüklenici tarafından ay sonunda düzenleneceği hakedişlerin yüklenici dilekçesinden itibaren 15 gün içinde işveren tarafından kontrolü yapılarak onaylanacağı hakedişin ödemesinin işverenin onayından sonra 15 gün içinde yapılacağının düzenlendiği, dava dosyasında davacı tarafından 2012 tarihinden 9 yıl öncesine ait yaptığı hakediş işlerinin ne olduğunun tespitine ilişkin teknik ispat vasıtalarının dosyaya sunulamadığının 19,20 ve 21 nolu hakedişlerin taraflarca imzalanmadığı ve mutabakatlarının alınmadığı, bunlardan önceki hakediş ise piyasa rayiç değerleri ile ve sözleşme ile uyumlu olduğu, karşılıklı mutabakatın sağlandığı, 22 ve 23 nolu hakediş dava dosyasında bulunmadığı, taraflar arasındaki kesin hesaba ve kesin hakediş dava dosyasında rastlanılmadığı bu sebep ile kesin hakediş ve kesin kabulüne yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu sözleşmede keşif ekinde olmayan birim fiyatların işverene verilecek birim fiyat teklifinin onaylanması ile hak edişe dahil edileceği, iş kalemlerine ait birim faaliyet analizlerinin yüklenici tarafından işverene verileceğinin kararlaştırıldığı yüklenicinin sözleşmenin 19. Maddesinde belirtilen iş programına göre her ay gerçekleştirdiği, iş ilerleme raporlarının her ayın 5 ine kadar işverene vermek ile yükümlü olduğu yapılacak işler ile ilgili bu sözleşmede yer alan birim fiyatlar ile yerinde yapılacak ölçümlere göre hesaplanacak miktarların çarpılması ile yükleniciye ödenecek tutarın hesaplanacağı hak ediş raporunun yüklenici tarafından ay sonunda düzenleneceği hak edişlerin yüklenicinin dilekçesinden itibaren 15 gün içinde iş veren tarafından kontrolü yapılarak onaylanacağı, hak edişin tamamının ödenmesinin iş vereninin onayından sonra 15 gün içinde yapılacağının belirtildiği, sözleşmede taraflarca belirlenen bu hükümlere göre keşif ekinde olmayan ek işlere ilişkin birim fiyatların ancak davalının onaylaması ile hak edişe dahil edilebileceği, davacının iş programına göre her ay gerçekleştirdiği iş ilerleme raporlarının her ayın 5'ine kadar davalıya sunulacağı, hak ediş raporlarının ay sonunda düzenlenerek davalıya sunulmasının gerektiği, bu süreler içerisinde sunulmayan ve davalının onaylamadığı hak ediş ve ek işlerden davalının sorumlu olmayacağı, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan ek işlerin ve bu ek işlere ait birim fiyatlarına ilişkin hak edişlerin bu sürelere uygun şekilde davalıya sunulduğunun ispatlanamadığı, dava konusu edilen faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacının sözleşmede belirlenen sürelere rağmen bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeden her hangi bir itirazi kayıt ile de ileri sürmeden ticari ilişkiye devam ettiği bu şekli ile sadece ticari defterlerinde yer alan 300.545,46-TL lik alacağı talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Davalı taraf işin eksik ve ayıplı yapıldığını bu nedenle alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de TBK nun 474 maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları var ise bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğunun düzenleme konusu yapıldığı, davalının eserdeki ayıpları ve eksik işleri davacıya bildirdiğine ilişkin her hangi bir delili dosyaya ibraz etmediği bu nedenle iddialarını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Asıl davada; davacı ıslah dilekçesi ile ticari defterlerinde kayıtlı bulunan cari hesap alacağının 5.000-TL lik kısmını dava konusu yapmış olduğundan davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.000-TL nin davalının icra takip tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olduğu 24/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müflis şirkete ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda kesin hakedişin yapılmadığı tespit edildiğinden 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği sonucuna varılmış, birleşen davada, davacının 295.545,38-TL lik asıl alacağını ve icra takip tarihinden birleşen davanın açıldığı tarihe kadar olan 305.210,00-TL lik avans faiz alacağının tahsilini talep ettiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda cari hesaptan davacının 300.545,46-TL lik alacaklı olduğunun ticari defterlerde kayıtlı olduğu, bu miktarın 5.000-TL sinin asıl davada talep edildiği bakiye 295.545,38-TL nin de birleşen davada talep edildiği, 295.545,38-TL ye icra takip tarihi olan 24/03/2014 tarihinden birleşen davanın açıldığı 24/01/2022 tarihine kadar işlemiş avans faiz alacağının 305.174,90-TL olduğu, davacının asıl alacak 295.545,38-TL, 305.174,90-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 600.720,38-TL alacak talep edebileceği, davanın alacağın tahsili davası olduğu, bu nedenle koşulları bulunmayan %20 tazminat talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından; Asıl davada; davanın kabulüne, 5.000-TL nin takip tarihi olan 24/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, Birleşen davada; Davanın Kabulüne, 295.545,48-TL asıl alacak ve 295.545,48-TL asıl alacağa icra takip tarihi olan 24/03/2014 den birleşen davanın açıldığı 24/01/2022 tarihine kadar işlemiş 305.174,90-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 600.720,38-TL alacağın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 295.545,48-TL asıl alacağa dava tarihi olan 24/01/2022 den itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada; davanın kabulüne, 5.000-TL nin takip tarihi olan 24/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 29,20-TL peşin harç ile 86,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 115,20-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 500,20-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 115,20-TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan bozmadan önce 435-TL bozmadan sonra 12.000-TL olmak üzere toplam 12.435-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık kanunun 13.maddesi uyarınca takdir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi kabul edilen kısmı da geçemeyeceğinden 5.000-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde, taraflara iadesine, Birleşen 5 ATM nin ... E sayılı dosyasında; 1-Davanın Kabulüne, 295.545,48-TL asıl alacak ve 295.545,48-TL asıl alacağa icra takip tarihi olan 24/03/2014 den birleşen davanın açıldığı 24/01/2022 tarihine kadar işlemiş 305.174,90-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 600.720,38-TL alacağın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 295.545,48-TL asıl alacağa dava tarihi olan 24/01/2022 den itibaren avans faizi işletilmesine, koşulları bulunmayan %20 tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca belirlenen karar harcı 41.035,21-TL peşin alınan 170,78-TL ve 10.800-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.970,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.064,43-TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 10.970,78-TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi uyarınca 94.108,06-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/04/2025 Başkan ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Katip ... E- imzalıdır.

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/838, K. 2025/216, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-838-e-2025-216-k-b248fbb61ba1