İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/81 E. 2025/464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/81
- Karar No
- 2025/464
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/81 Esas KARAR NO : 2025/464 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2023 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı -...TİC.LTD.ŞTİ tarafından müvekkili aleyhine ... 33. İcra Müd. ... E Sayılı dosyası ile...bank ... tarih ve ... Seri Nolu çeki dayanak göstererek ilamsız takibi başlatıldığını, müvekkilinin kendinden sonraki ciranta olan ... Şti'ne ... tarihinde ... Seri Nolu çek bedeli olarak 116,000,00 TL yi ...kanalı ile ödediğini, icra dosyası ve çek sureti incelendiğinde ilamsız takip olarak başlatıldığı, çek vasfı olmadığı, ayrıca ciro silsilesinin kopuk olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin maalesef takip başlatıldığını bu gün bankalara yazılan haciz yazıları ile öğrenmiş olduklarını bu nedenle menfi tespit davası açmanın zaruretinin doğduğunu, takibe konu belge çek vasfını taşımadığından, bu hali ile alacağın temliki hükümlerine tabi olup ödeme iddiamızın alacaklıya karşı kabulü gerektiğini, davalı ...Şti 'nin çek bedelini aldığı halde çeki müvekkiline teslim etmesi gerekirken başka firmaların eline geçmesine neden olduğunu, müvekkilinin çek numarasını da belirterek yaptığı ödeme onu borcundan kurtardığını, aleyhine başlatılan takibin bu nedenle iptalini talep ettiklerini, açılan davada müvekkilinin tüm banka hesaplarına, menkullerine haciz tatbik edildiğini, müvekkilinin ticari hayatının durma noktasına geldiğini, müvekkilinin haciz baskısından kurtulabilmek için İİK 72,Madde uyarınca dosya bedelinin tamamını dosyaya nakden yatırmak istediğini, ancak işbu yargılama süresince mahkemece belirlenecek yasal teminat oranı da depo edilmek suretiyle icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını talep ettiklerini, takibi ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile çek vasfı taşımayan belgeye dayanarak çek tazminatı ve komisyon talebi de yapılamayacağını belirterek ... 33. İcra Müd.... E Sayılı dosyasına dayanak gösterilen ...bank ...tarih ve ...140 Seri Nolu 116,000,00 TL bedelli çekin süresinde kendisinden sonraki cirantaya ödenmesi sebebiyle müvekkilinin borcu olmadığının tespit edilmesini, takibin müvekkili yönünden iptalini; davalıların ciro silsilesinin bozukluğu, davanın çek vasfı olmaması nedenleriyle haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile asıl alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, dosyadaki hacizlerin kaldırılmasını teminen İİK 72,Madde uyarınca dosya bedelinin tamamını icra veznesine yatırmak istediklerini, bu nedenle karar kesinleşinceye kadar mahkemece belirlenecek yasal teminat oranı da depo edilmek suretiyle icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini de talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin yetkili ve meşru hamili olduğu ...bank...Şubesi'ne ait 30.10.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 116.000,00-TL bedelli çeke istinaden taraflarınca .. 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, akabinde davacı firma tarafından mahkememiz nezdinde görülmekte olan işbu davanın ikame edildiğini, işbu davanın tamamen gerçek dışı ve alacağı geciktirme amacı taşıyan iddialarına dayandığını, bir çek kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icraya konulabileceği gibi, ilamsız icra takibine de konu edilebileceğini, ciranta imzası davacı ... tarafından ikrar edildiğini ve delil başlangıcı niteliğindeki dava konusu çekin de taraflarınca ilamsız icra takibine konu edildiğini, söz konusu takibin haksız olduğu iddialarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu ilgili çekin aralarında ticari ilişki bulunan üst ciranta tarafından müvekkiline, şirketten satın alınan mal ve hizmet bedelinin ifası amacıyla ciro edildiğini, söz konusu çekin üzerindeki ciro silsilesi tam ve birbirini düzgünce takip eden cirolardan oluştuğunu, Türk Ticaret Kanunu Madde 790 göz önüne alındığında müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunun açık olduğunu, işbu sebepten karşı yanın ciro silsilesinde kopukluk olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin dava konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, karşı tarafça ileri sürülen hiçbir iddiadan haberi olmayan müvekkilinin işbu iddiaları bilme gibi bir zorunluluğunun da bulunmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirildiğini, söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkilini kötüniyetli olmak ile itham etmenin mümkün olmadığını, sürekli ticari faaliyeti bulunan bir firmanın çekin bedelini tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişine de aykırılık teşkil edeceğini, nitekim müvekkilinin de ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan tüm firmaların yapacağı şekilde çekin yasal yollardan tahsili yoluna gittiğini, bu sebeple iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkili firma dava konusu çekin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dosyaya ispat ile yükümlü olduğunu işbu iddialarını kanıtlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığını, davacı yanın, dava dilekçesinin ekinde iptal edilmiş ciranta konumunda olan ... firmasına yaptıkları ödemeyi kanıtlamak için bir dekont fotokopisi sunduğunu, söz konusu fotokopi davacının iddialarını şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlayacak niteliği haiz olmadığını, dava konusu çek üzerindeki ciranta imzası davacı ... firması tarafından kabul edildiğini, borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olduğunu, işbu sebepten karşı tarafın ödeme iddiasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafın çekin ... firmasına ödemenin yapılmasının akabinde çekin kendilerine teslim edilmediğini ve işbu sebepten ... şirketinin dava konusu çekin başkaca firmaların eline geçmesine sebep olduğunu iddia ettiğini, TTK Madde 792 uyarınca çekin rıza dışı elden çıktığının iddia edilmesi halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olduğunu, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, yine aynı kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlamasının yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da ispat etmesi gerektiğini, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamilin, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü olmadığını, her ne kadar müvekkili firmanın çeki kendisine ciro eden firma ile arasındaki ticari ilişkiyi ve çekin hangi ticari faaliyet ile ilgili olarak verildiğini ispat etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmasa da durumun meşruiyetine ilişkin mahkemeniz nezdinde herhangi bir kuşku oluşmaması açısından müvekkili firmanın çeki ne suretle iktisap ettiğini ve çeki müvekkili firmaya ciro eden firma ile arasındaki ticari ilişkiyi ve mal alım satımını gösterir fatura ve tahsilat makbuzu suretleri dilekçe ekinde sunduklarını belirterek davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın ve tazminat taleplerinin reddini, davacı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava menfi tespit davası olup, davacı taraf davalılardan ...Şti. Tarafından ... 33. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile aleyhine ...bank'a ait ...tarih ve ... seri numaralı çek dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, çek bedelini çekte ciranto olan diğer davalı ...tic. Ltd. Şti'ne ... Bankası kanalı ile ödediğini, ... şirketinin ödemeye rağmen çeki teslim etmediğini belirterek davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. ...bank'a ait ... tarih ve ... seri numaralı çekin incelenmesinde keşidecesinin .... Şti, hamilinin ... Ltd. Şti. Olduğu, ciro silsilesinde hamil ... Şti. Cirosundan sonra sırası ile ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ... Tic AŞ, ...Ltd Şti , ...Şti'nin cirolarının bulunduğu anlaşılmıştır. ... 33. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davalısı ...Ltd. Şti olduğu, borçluların davaya konu çekte keşideci konumunda bulunan ...Şti, hamil olan ...Şti ve ciranta olan ... Ürünleri Tic.Ltd. Şti, Karnallar ...Ltd Şti olduğu borcun kaynağının davamıza konu ...bank'a ait ... tarih ve ... seri numaralı çek olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Menfi tespit davalarında ise ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı davacıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davacı borçlu, çeke ilişkin olarak kendisinden sonra gelen cirantaya ödeme yaptığını iddia etmiştir. Davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi dosyaya sunduğu 21/09/2023 tarihli raporda ,davalılardan ...Ltd. Şti. firması ile davacı firma arasında herhangi bir ticari olmadığı hususu 18.09.2023 tarihli firma yetkilisi beyanına istinaden tespit edilmiş olup, diğer davalı firma olan “T... Ltd. Şti.” firması ile davacı firma arasındaki ticari ilişki incelenmiştir. Davaya konu çekin... tarih ve ... yevmiye madde numaralı defter kaydına istinaden dava dışı “.... Ltd. Şti.” firmasından ciro yoluyla alındığının ve davacı firmanın “101.01 ALINAN MÜŞTERİ ÇEKLERİ HKS.” na kaydedildiği, Akabinde söz konusu çekin... tarih ve ... Yevmiye Madde numaralı defter kaydına istinaden davalılardan “... Ltd. Şti.” olan ticari borca mahsuben davalı bu firmaya ciro yoluyla çıkış yapıldığı ve söz konusu çek çıkış yalın davalı adına açılan“320.01.134 ...LTD. ŞTİ.” isimli cari hesaba borç olarak kaydedildiği, Davacı tarafın 2022 yalsa defter kayıtlarında ...tarih ve ... yevmiye madde numaralı defter kaydına istinaden davalılardan “...Ltd. Şti.” firmasından 116.000,00 TL tutarında çek iade kaydının kayıtlı olduğu; ANCAK söz konusu kaydın davaya konu (30.10.2022 Keşide Tarihli ve ... Seri numaralı 116.000,00 TL Tutarlı) çeke ait olup olmadığının belirsiz olduğu, Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu 31.10.2022 tarihli ödeme dekontu incelendiğinde; davacı tarafın davaya konu çek kapsamında davalılardan “...Ltd. Şti.” firmasına davacı tarafın ...Bankası A.Ş.” deki hesabından ... tarih ve ... sorgu numaralı EFT işlemiyle 116.000,00 TL' nin “... Seri Numaralı müşteri çek ödemesi” açıklaması ile eft işlemi gerçekleştirilmiş olduğu,ANCAK; Söz konusu ödeme dekontunun davacı firmanın yasal defter kayıtlarında ... tarih ve ... yevmiye madde numarası ile kayıtlı olduğuna dair davacı firma tarafından yevmiye madde kaydı sunulsa da söz konusu yevmiye madde kaydının, ödeme belgesinin tarihi yönünden (Ödeme belgesinin tarihi 31.10.2022 olmasına karşılık defter kayıt tarihinin 23.12.2022 olduğu) ve ödemenin gerçekleştirildiği banka hesabı yönünden (ödemenin davacının ...Bankası A.Ş. hesabından gerçekleştirildiği belgede tevsik olmasına rağmen, defter kayıtlarında ödemenin davacının ... Bankası A.Ş. hesabından yapılmış olarak kayıtlı olduğu) tutarsızlıklar içerdiği tespit edilmiştir. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi dosyaya sunduğu 26/07/2024 tarihli ek raporda ise Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan itiraz dilekçe ekindeki belgenin... tarih ve ... Yevmiye Numaralı Yevmiye Defteri kaydı olduğu, söz konusu kayıtta 116.000 TL tutarlı çekin iade olarak 101-ALINAN ÇEKLER Hs.' Na Borç kaydedildiği ve karşılığında ise 102.10-...Bankası Hs. (Bankalar Ana Hs.) Alacaklandırıldığı şeklinde kayıt yapılmış olduğu, söz konusu bu defter kaydında vine iade alınan ve ödemesi yapılan çekin davaya konu 30.10.2022 Keşide Tarihli ve ... Seri numaralı 116.000,00 TL Tutarlı çek olup olmadığının belirsiz olduğu, bu durumun Kök Bilirkişi Raporu ile daha önce tespitinin yapılmış olduğu ve Kök Raporun aynen teyit edildiği, ANCAK; Kök Bilirkişi Raporunda da açık olarak tespit edildiği üzere davacı firmanın dava dosyasına ibraz ettiği 31.10.2022 tarihli ödeme dekontunda; Davaya konu çek kapsamında davalılardan “...Tic, Ltd. Şti.” firmasına davacı tarafın ... Bankası A.Ş.” deki hesabından ... tarih ve ... sorgu numaralı EFT işlemiyle 116.000,00 TL” nin “... Seri Numaralı Müşteri çek ödemesi” açıklaması ile eft işlemi gerçekleştirilmiş olduğu, söz konusu dekontla tevsik edilen işlemin, net bir biçimde davaya konu çeke ait olduğu açık ve tam açıklamalı olarak davacı taraf yasal defter kayıtlarında tespit edilememiş olsa da tevsik edici belge mahiyetinde olan söz konusu ödeme dekontundan(dava dosyasında yer alan ... tarih ve ... sorgu numaralı ödeme dekontundan) davacı firmanın davaya konu çek bedelini davalılardan ...Ltd. Şti.” firmasına “9109140 Seri Numaralı müşteri çek ödemesi” açıklaması ile ödemiş olduğu tespit edilmiştir. Şeklinde ek rapor ibraz edilmiştir. Davalı ... şirketinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde bilirkişinin dosyaya sunduğu 06/05/2024 tarihli raporda Davalının 2022-2023 yıllarına ait yevmiye-kebir edefterlerinin beratlarının olduğu, envanter defterlerinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir. Davalı ...Şti.' nin ticari defter kayıt ve belgelerine göre; davacı şirket ile aralarında 04.02.2022 tarihinden itibaren ticari ilişkinin var olduğu, dava konusu 116.000,00-TL bedelli çekin davacıdan tahsilat olarak kayıtlı olduğu, davacının 31.10.2022 tarihinde "... seri nolu müşteri çek ödemesi" açıklaması ile davalıya yapmış olduğu 116.000,00-TL ödemenin de davalı kayıtlarında davacıdan tahsilat olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Davalı ... şirketinin ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu 26/05/2025 tarihli raporda Davalı ...” in süresinde defterlerini inceleme sunmadığı, incelemenin ve raporun Sayın Mahkemenin verdiği yetki çerçevesinde dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler üzerinden gerçekleştirildi. Davacının davaya konu ...bank... tarih ve ... Seri Nolu 116,000,00 TL bedelli çeki süresinde kendisinden sonraki cirantaya ödendiğinin davalı ... kayıtlarından tespit edildiği, Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerine ulaşılmıştır. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Davacı tarafın defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının davaya konu çeki dava dışı “...Tic. Ltd. Şti.” firmasından ciro yoluyla aldığı ve ... ltd. şti.”ne ciro yoluyla verdiği ve davacının bu çeke istinaden davalı ...Şti.'ne ... Bankası A.Ş.” deki hesabından... tarih ve ... sorgu numaralı EFT işlemiyle 116.000,00 TL “... Seri Numaralı müşteri çek ödemesi” açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmış olup, davalı ... ticari defterlerinde dava konusu 116.000,00-TL bedelli çekin davacıdan tahsilat olarak kayıtlı olduğu, davacının ... tarihinde "... seri nolu müşteri çek ödemesi" açıklaması ile davalıya yapmış olduğu 116.000,00-TL ödemenin de davalı kayıtlarında davacıdan tahsilat olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir olup bu durumda davacının davalı ... Ltd. Şti.'n e davaya konu çek sebebiyle borcunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının, davalı ... şirketine yönelik davası yönünden ise issapt külfeti davalı e-teknobil firmasında olup davalı şirket ticari defterlerini mahkememize ibraz etmediğinden davalı ... şirketinin kendisinden önce gelen cirantalar ile ticari ilişkisinin olup olmadığı ve davalı ...'in davacıdan ve kendisinden önce gelen firmalardan alacaklı olduğu hususlarında üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediğinden e- teknobil şirketi davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır. Bu sebeple davanın kabulü ile davacının ... 33. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu akbank'a ait keşidecisi ... ltd. şti. olan 116.000,00 tl bedelli ... seri numaralı çek sebebiyle davalı ...ltd. şti.'ne ve davacının ... 33. icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasındaki takip sebebiyle davalı ...şti.'ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KABULÜ ile davacının ... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu ...bank'a ait keşidecisi ...Şti. Olan 116.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek sebebiyle davalı ...Tic.ltd. Şti.'ne ve davacının ... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takip sebebiyle davalı ...Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.923,96-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.185,04 -TL harcın mahsubu ile bakiye 5.738,92 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 2.185,04 -TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 10.093,50-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıLARDAN MÜŞTEREK VE MÜTESELSİLEN tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA Dair, davacı vekili ve davalı .. Şti vekilinin yüzlerine karşı diğer tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.02/07/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır