İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/260 E. 2025/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/260
- Karar No
- 2025/201
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/260 Esas KARAR NO : 2025/201 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında 24/08/2022 tarihli sözleşme ile, müvekkilin talimatları ve talepleri doğrultusunda davalı yanca kumaş ve tekstil ürünlerinin üretilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, davalının sözleşme konusu ürünleri teslim tarihi 24/10/2022 olarak belirlendiğini, müvekkil şirketin ödeme yükümlülüğünün sözleşme gereği 61.232,50 USD'lik toplam bedelin 41.000 USD'si 25/08/2022 tarihinde, kalan ise ürünlerin eksiksiz teslim edilmesi ile yapılacağının düzenlendiğini, davalının teslimatları sözleşmede belirtilen tarihlerden sonra parça parça yaptığını, ürünlerin ayıplı olduğunu, müvekkil şirket ile davalı yanın kalitesiz ve üstün körü imal ettiği ürünleri kabul etmek istediğini ve sözleşmeden dönüldüğünü bildirmek suretiyle ürünleri geri vermeyi ve ödediği bedelin iadesini talep ettiğini, davalı yanın ürünleri teslim almadığını ve ayıplı ürünlere istinaden yapılan ve karşılıksız kalan fatura bedeli de dahil olmak üzere, ayıp ihbarı üzerine aynı gün düzenlediği şirket aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasıyla haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, takibe haklı olarak müvekkil şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali davası halihazırda ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında derdest olduğunu, aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğunu, usul ekonomisi gereği dosyaların birleştirilmesini, ayrıca fazlaya dair talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davalıya yapılan ödemeler yönünden şimdilik 5.000,00 TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla , cezai şart yönünden şimdilik 5.000,00 TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu davacının yaptığı tavan sisteminde su sızdırmasına sebep olan izolasyon hatasının mevcut olduğu ve arızaların kullanma ile ortaya çıkacak nitelikte bulunduğu, davalı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmeden beklenen kullanım amacının gerçekleşmediği davalı tarafın 13/02/2013 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönmesinin TBK 475/1,b.1 kapsamına göre mümkün olduğu, davacının bakiye iş bedeli yönünden alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediği, Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri ışığında davacı yanın ayıplı ürünleri müvekkile gönderdiği ve müvekkilin ayıplı imalatlar nedeniyle sözleşmeden döndüğü izahtan vareste olup sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılması nedeniyle davacı yanın bakiye iş bedelini talep edemeyeceği usul ve yasa gereği olduğu, davacı yanın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı bir şekilde ayıplı imalatlar yapması ve ayıplı ürünleri müvekkiline göndermesi nedeniyle TBK m.475/1-1 hükmü uyarınca sözleşmeden dönüldüğü ve davacı yanın bakiye alacağı bulunmadığı dikkate alınarak huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, huzurdaki davanın reddini, icra takibi nedeniyle icra takibine konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Huzurdaki davada davacı taraf davalı firma ile aralarında 24/08/2022 tarihli sözleşme olduğunu, sözleşme kapsamında üretilen ürünlerin davalı ...Tic. A.Ş.'ye kararlaştırılan tarihlerde teslim edildiğini davalı firmaya ... 2. Noterliğinin ... T. ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiye tutarın ödenmesini talep ettiklerini, davalının 992.808,19 TL bakiye borcunu ödemediğini ve bu sebeple davalı aleyhine ... 6. İcra müd. ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalı- borçlunun takibe yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir. Birleşen dosyada ise birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı ...Tic. A.Ş. taraflar arasında akdedilen 24/08/2022 tarihli sözleşmede sözleşmeye konu ürünlerin 24/10/2022 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, teslimin süresinde yapılmaması durumunda zarar ve ihtar şartı aranmaksızın 7. Günün sonundan itibaren her 7 gün için 5.000,00 USD cezai şart kararlaştırıldığını, kendisine düşen ödeme yükümlülüğünü gerçekleştirmesine rağmen davalı firmanın teslimatları sözleşmede belirtilen süreden sonra kısım kısım yaptığını, ürünlerin kalitesiz, hatalı, ayıplı ve hararlı olduğunu ve bu hususta bilirkişi tespiti yaptırıp davalı ...Ltd. Şti'ne ... 13. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname çekip ödenen paranın iadesini istediklerini belirterek davalıya yapılan ödemeler için 5.000,00 TL'nin ve cezai şart yönünden 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak kendilerine verilmesini talep etmiştir Taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda itilar bulunmamakta olup asıl davada davacı- birleşen dosya davalısı ...Ltd. Şti asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı ... Tic. A.Ş. 'den bakiye alacağının olduğunu iddia etmekte birleşen davada ise birleşen dosya davacısı .. A.Ş. Asıl dosya davacısı ... Şti'nden verdiği bedel ve cezai şart sebebi ile alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Taraflar arasındaki itilaf üretilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, asıl dosya davacısı ...Şti'nin davalıdan bakiye alacağının olup olmadığı, asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı ...Tic. A.Ş.'nin cezai şart talep etmesinin ve sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu ücretleri geri alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır. ... 9.İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Şti, borçulunun dosyamız davalısı ...Tic. A.Ş. Olduğu borcun kaynağının 992.808,19 TL'lik ödenmeyen bakiye borç olduğu alaşılmşıtır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda, asıl dava yönünden asıl dosya davacısı üzerinde olup asıl davada davacı taraf davalının kendisine bakiye borcunun olduğunu, davalıya teslim ettiği ürünlerin ayıplı olmadığını ispatlamak durumundadır. Birleşen davada ise birleşen dosya davacısı ürünlerin ayıplı olduğunu ve kendisine süresi içerisinde teslim edilmediğini ve cezai şartın undurlarının oluştuğunu ispatlamak durumundadır. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. SMMM bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 15/05/2024 tarihli raporda Davacı taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; Davacının davalıdan takip tarihi olan 21.02.2023 tarihi itibari ile 992.808,19.-TL alacaklı olduğu, Davaya konu ürünler üzerinde inceleme yapıldıktan sonra cezai şart ve ürün kusuru üzerinde yeniden heyet halinde rapor tanzim edileceği yönünde rapor ibraz edilmiştir. Tekstil Mühendisi bilirkişi dosyaya sunduğu 04/07/2024 tarihli raporda İncelenen ürünlerde davalı tarafın iddia ettiği ayıplardan bulunduğu, Ürünlerdeki hataların niteliği ve piyasa koşulları göz önüne alındığında ortalama % 20 değer kaybına uğrayacağı, toplam değer kaybının * 173.091,53 TL olduğu, Sözleşmede bulunan cezai şart koşullarına göre ürünlerin teslim tarihinin 24/10/2022 olduğu ve ürünlerin 04/01/2023 tarihinde sevk edildiği, dosyada ürün sevkine ilişkin başkaca belge bulunmadığı, Davacının ödemiş olduğu paraların geri iadesi ve cezai şartı taleplerinde haklı olup olmadığı hususunda taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde rapor ibraz edilmiştir. dosyaya konu ürünlerin ayıplı hali ile satılmasının mümkün olup olmadığı hususunda ve davalı nın itirazlarının değerlendirilmesi ve cezai şart alacağının olup olmadığı hususunda dosyanın daha önce bilirkişi raporu veren tekstil müh bilirkişiye ve heyete bir hukukçu bilirkişi eklenmek sureti ile tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu raporda 04.07.2024 tarihli kök raporda detaylı olarak açıklandığı üzere; ürünlerde kemer montajı hatası, dikiş adım ayarı farklılığı nedeni ile dikişlerde düzgünsüzlükler, etek ribana dikişlerinde dikiş hatası kaynaklı düzgünsüzlükler, dikiş hataları, beden etiketi dikişindeki renk farkları gibi hatalar bulunduğuna, söz konusu hataların bulunduğu ürünlerin görsel ve modasal niteliklerine etkisi dikkate alındığında ortalama 9020 değer kaybına neden olacağı, İtirazlar bakımından yapılan değerlendirmeler sonucunda 04.07.2024 tarihli kök rapor tespitlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, Ürünlerin ortalama %20 değer kaybı ile satılabileceği, sözleşmede geçen cezai şart koşullarının sağlanmış olduğu, buna göre davalının 7 gün yani 11 haftalık (2,5 ay) cezai şart bedeli olan 55.000 USD cezai şart tazminatı talebinde bulunabileceği rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporları ide davacının üretip davalıya teslim ettiği ürünlerde ayıpların bulunduğu ve imalatın ayıplı olduğu, bu ayıp sebebiyle ürünlerin %20 daha ucuza satılabileceği ve taraflar arasında alım satıma konu ürünlerin bedelinin 1.921.582,60 TL olduğu ve bu ürünlerin %20 ucuza satılması durumunda ürünlerin 1.537.582,60 TL'ye satılmasının mümkün olduğu anlaşılmış olup davacı taraf dava dilekçesinde 929.170,06 TL ödemenin kendilerine yapıldığını beyan ettiklerinden ürünlerin satılabileceği değer olan 1.537.582,60 TL'den davacıya ödenen bedellerin düşülmesi neticesinde davacının davalıdan 608.412,54 TL bakiye alacağının kaldığı anlaşılmış ve davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde 608.412,54 TL'lik kısım yönünden haklı olduğu anlaşılmış ve takibin 608.412,54 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş icra takibinde kanuni faiz talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacak 608.412,54 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, icra takibi başlatmakta davacı kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise alınan bilirkişi raporları neticesinde ayıplı ürünlerin %20 değer kaybı ile satılmasının mümkün olduğu belirtildiğinden birleşen dosya davacısı ...'in birleşen dosya davalısı Lupintex'e %20 indirim ile ödemesi gereken tutarın 1.537.582,60 TL olduğu ...'in 929.170,06 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından birleşen dosya davacısının birleşen dosya davalısına ücret borcunun eksik ifa ettiği ve bu haliyle birleşen dosya davacısının birleşen dosya davalısından ödemiş olduğu ürünlerin bedellerini geri istemesi mümkün olmadığından birleşen dosya Davacısı ... A.Ş'nin davalıya yapmış olduğu ödemelerin iadesi için davanın reddine karar verilmiş, alınan raporlar ile birleşen dosya davacısına ürünlerin geç teslim edildiği ve geç teslim nedeniyle birleşen dosya davacısının cezai şart talep etme koşullarının oluştuğu ve birleşen dosya davacısının 55.000,00 USD cezai şart talep edebileceğinin rapor edilmiş olması ve birleşen dosya davacısının dava dilekçesinde 5.000,00 TL cezai şart talep etmiş olması sebebiyle 5.000,00 TL'nin dava tarihi olan 04.07.2023 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...Şti.'den alınarak davacı ... A.Ş'ye verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 608.412,54 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 608.412,54 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine 2- icra takibi başlatmakta davalı kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 41.560,66-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.990,65-TL harç ile icra veznesine yatırılan 4.964,04-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.605,97-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının ve 11.990,65-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 95.261,88-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 61.503,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 13.6400,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 8.337,75-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.911,94-TL davalıdan 1.208,06-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, B-BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN 1-Davanın kısmen kabül kısmen reddi ile, a-Davacı ... A.Ş'nin davalıya yapmış olduğu ödemelerin iadesi için davanın reddine b-5.000,00 TL'nin dava tarihi olan 04.07.2023 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...tic. A.Ş'ye verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının ve 179,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 27,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 13,75-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul red oranına göre 1.560,00-TL davalıdan 1.560,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır Tashih Şerhi Mahkememizin 09/04/2025 tarih 2024/260 esas, 2025/201 karar sayılı kararında, Hüküm kısmının 2 nolu ara kararında 'icra takibi başlatmakta davalı kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine' şeklindeki kısmın 'icra takibi başlatmakta davacı kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,' şeklinde tashihine karar verilmiştir. 09/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."