İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/439 E. 2026/104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/439
- Karar No
- 2026/104
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/439 Esas KARAR NO : 2026/104
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 26/06/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ... 33.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibe ekli 01/01/2024-31/12/2024 tarihleri arasındaki Cari ekstre dayanak yapılmak suretiyle ilamsız İcra takibi başlatıldığını, ... 33.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davalı borçlu tarafa 19/03/2025 tarihinde ...ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafından 21/03/2025 tarihli itiraz dilekçesi ile yetki ve borca itiraz edildiğini, itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının iptali için iş bu davanın açılması gerektiğini, davalının ... 33.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı borca itirazı da soyut, sebepsiz ve haksız olduğunu, zira davalının vekil vasıtasıyla yaptığı itirazda akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte müvekkilinin borcu bulunmadığı yönünde itirazda bulunduğunu, takibe dayanak yapılan Cari Ekstre içeriğinde bulunan faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı tarafa 2024 yılında muhtelif tarihlerde kablo satışları yapmış hatta davalı tarafta çek kredi kartı ile bir kısım kısmi ödemeler yaptığını, bakiye 628.486,27-TL nin tüm şifahi uyarılara rağmen ödenmemesi nedeniyle ... 33.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, yargılama sırasında tarafların yasal ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı borçlunun itirazının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğu ortaya çıkacağını, açıklanan bu nedenlerle; davalının ... 33. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, alacak likit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, BA/BS formları, ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Arabulucuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 18/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir davalıya ait yasal defterlerin ibraz edilmediği sayın Mahkemece davacının ... 33.İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ... Davalı ... Şti ’den 628.486,27 TL Asıl Alacak, 75.431,27 TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 703.917,54 TL alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece İcra İnkar Tazminatına hükmolunması halinde ise 125.697,25 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya 2024 yılında muhtelif tarihlerde kablo satışları yaptığı ve davalının da kısmi ödemeler yaptığı, bakiye 628.486,27 TL'nin ödenmemesi nedeniyle ... 33.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ise sunmamıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve anlaşma gereği hizmetin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, ancak buna rağmen ticari kayıtları sunulmadığından, davalı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir. Nitekim dosyamıza sunulan 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir davalıya ait yasal defterlerin ibraz edilmediği, davacının ... 33.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ... Davalı ... Ltd. Şti ’den 628.486,27 TL Asıl Alacak, 75.431,27 TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 703.917,54 TL alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece İcra İnkar Tazminatına hükmolunması halinde ise 125.697,25 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğu, tespiti yapılmıştır. Hazırlanan rapor tebliğ edilmesine rağmen taraflarca itiraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacı yanca edimlerin ifa edilmesine rağmen davalılarca hizmet bedelinin ödenmediği, bu kapsamda bilirkişi raporu kapsamında davanın kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 33.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 628.486,27 TL alacağın %20'si olan 125.697,25 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 42.931,90 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 7.590,55 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 35.341,35 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 100.272,94 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.590,55 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 910,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 17.203,45 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır