İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/479 E. 2026/99 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/479
Karar No
2026/99
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/479 Esas - 2026/99 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/479 KARAR NO: 2026/99

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/05/2025 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun dava konusu faturalara konu ürünleri teslim almasına rağmen fatura bedellerini müvekkile ödemediğini, Kahramankazan İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Kahramankazan İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından söz konusu fatura içeriğinde belirtilen malın teslimi müvekkili davalıya davacı malın teslimini ve miktarını ispat etme yükümlülüğü altında olduğu, bir in acı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorunda olduğu, yine alacak iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte borçlunun temerrüde düşürülmeden takip öncesi alacağa faiz işletilmesi hukuka aykırı olduğu, belirtilerek, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. GEREKÇE: Dava, Kahramankazan İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı, takibin kötü niyetli olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 29/01/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından 28/01/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 19/05/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafça ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen 2 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturalara istinaden herhangi bir ödeme bulunmadığı, söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Yine davalı tarafından malların teslim edilmediği yönünde aşamalarda beyanda bulunulmuş ise de; davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen 2 adet fatura muhteviyatlı eşya için e-irsaliye düzenlendiği, e-irsaliyelerin davalı çalışanınca ad soyad belirtilip ihtirazi kayıtsız imzalandığı, Mahkememizce celp edilen dava dışı teslim alanın SGK kayıtlarının incelenmesinde davalı şirket çalışanı olduğunun sabit olduğu, davacının faturaya konu malların teslimini ispatladığının kabulü gerekmiştir. Kaldı ki faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) 30/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; ''1) Davacı ve davalı 2024 yılı ticari defterlerinin TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartları taşıdığı ve uygun olarak yapıldığı ve tarafların ticari defterlerinin lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edildiği, 2) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, gerek bu belge gerekse tarafların yazılı sözleşme bulunmadan Davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında mal satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal alındığı, 3) Uyuşmazlık konusu 2 adet faturada teslim alınan olarak görünen, adı soyadı ve imzası bulunan ...yönünden, sayın Mahkemelerinin talebine istinaden SGK tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre, davalı kurum olan Teknofast firmasında 04.11.2019- tarihinde işe başlayış, 29.07.2024 tarihinde işten ayrılışı olduğu, bu tarih aralığında devamlı çalışması göründüğü, bu belgeye göre, faturalarda ismi geçen ... in, fatura düzenleme tarihleri olan 04.06.2024 ve 01.07.2024 tarihlerinde davalı firmada çalıştığının anlaşıldığı, Bu duruma göre; 2 adet fatura muhteviyatı ürünün ... tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, 4) Taraflar arasında bir yazılı sözleşme olmadan bir ticari ilişkinin varlığı tespit edildiği, buna göre davacı tarafından 2024 yılında 2 adet e- Arşiv Fatura düzenlendiği, davacı ve davalı ticari defterlerinde, uyuşmazlık konusu ve icra takibine konu yapılan 2 adet faturanın kayıt altına alındığı, davacının davalı adına 2024 yılında düzenlediği, 2 adet fatura yönünden, davalı ödemesi bulunmaması ve davalı tarafın ticari defterlerinde de kayıt altına alınan 2 adet faturaya ait ödeme bulunmaması ve tarafıma da incelemede ödeme yönünden tevsik edici belge sunulmamış olması kapsamında, .... Esas sayılı dosyasında, 24.01/.2025 takip tarihi itibariyle 26.160,00-TL davacının alacaklı olduğu, icra takip tarihi itibariyle 3.975,90 TL işlemiş faizi hesaplandığı,''nın belirlendiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge olmaması karşısında faize ilişkin talebin reddine, davacının asıl alacak üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kısmen kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 26.160,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, faize dair fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacak (26.160,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (5.232,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 1.786,99-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.171,59-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 26.160,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 3.975,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 10.577,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 9.182,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026

Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Atıf: Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/479, K. 2026/99, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-479-e-2026-99-k-cb5d856ada99