İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/700 E. 2024/651 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/700
Karar No
2024/651
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/700 Esas KARAR NO : 2024/651 DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/352 Esas, 2024/421 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi edilip esas sırasına kaydı yapılan İstirdat davasının yapılan dosya üzeri incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş.'nın sigortalısının konutunda meydana gelen su baskınının müvekkil şirketin üreticisi olduğu ... marka çamaşır makinesinden kaynaklandığı iddiası ile sigortalısına ödediği hasar bedelinin müvekkil şirketten tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında başlattıkları ilamsız icra takibine, yasal süresi içerisinde itiraz edilemediğini, bu nedenle, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında dosya borcunun tamamı yatırılmış olup işbu istirdat davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, dava dışı sigortalının konutunda meydana gelen su baskını müvekkil şirketin üreticisi olduğu bulaşık makinesinden ve/ veya yetkili servisin montaj hatasından kaynaklanmadığından; müvekkil şirketin davalı ... Sigorta A.Ş.'ye borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 95.380,00-TL’nin ödeme tarihi olan 26.08.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davanın ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında istirdat davası olarak açılmış olduğu, Tüketici Mahkemesince; "Tarafların her iki tarafın da ticari şirket olduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine," gerekçesiyle Mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır. GEREKÇE: Dava, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde; "Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar." şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir. TTK m. 1301’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1301. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ... E. - ...K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 gün ve... E. -... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44' üncü maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında bu husus; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete ait çamaşır makinesinin davacı şirket tarafından sigortalısına ve komşu daireye verdiğini iddia ettiği zarar sebebiyle yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe geçildiği ve davacı yanca icra dosyasına yapılan ödeme nedeniyle ödenen bedelin istirdadı amacıyla işbu dava açılmıştır. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalının gerçek kişi tüketici, davacının zarar sebebiyet verdiği iddia edilen çamaşır makinesinin satıcı, davalı sigorta şirketinin ise sigorta poliçesinin tarafı olduğu, uyuşmazlığın davalı sigorta şirketinin ve komşusunun taşınmazında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zarar iddiasından kaynaklandığı, sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanunun aradığı anlamda tüketici ilişkisi olduğu, davalının dava dışı sigortalının haklarına halef olarak icra takibi başlattığı anlaşılmakla, davanın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekeceğinden (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 12/09/2024 Tarih, ...Esas ve ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 12/09/2024 Tarih, ...Esas ve ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 21/02/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 22/10/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 13/02/2024 Tarih,... Esas ve...Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 05/02/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 25/01/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) karşı görevsizlik kararı vermek grekmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). Maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE, mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nun 21/1-(c). Maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ... 1. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle merci tayini için HMK'nun 22/2. Maddesi uyarınca dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.21/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/700, K. 2024/651, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-700-e-2024-651-k-396fd10bd445