İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/373 E. 2025/255 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/373
- Karar No
- 2025/255
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/373 Esas KARAR NO : 2025/255 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 26/06/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin telekomünikasyon cihazlarının perakende satışı ile iştigal ettiğini,... tarihinde ... numaralı sipariş ile 17.099,00 TL, ... numaralı siparişe istinaden 29.699,00 TL olmak üzere toplam 46.798,00 TL davalı hesabına ödeme yaptığını, davalının siparişleri teslim etmediği gibi, yapılan ödemeye istinaden siparişlerin de müvekkiline teslim edilmediğinden, müvekkilinin davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe yapılan itiraz ile takibin durduğunu, ancak takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibine devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : ... 9. İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyası, ticari kayıtlar, beyanlar, mali müşavir bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, ... 9. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ... 9. İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 23.06.2023 tarihli siparişe istinaden ödenen bedelin iadesinden kaynaklanan 46.798,00 TL asıl alacak, 4.175,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.973,24 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle, "...Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Davacı ...'ın 2023 yılı ticari defterleri TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olup, davacı yevmiye defterinde yaptığım incelemede davaya konu olan ve davacının, davalıya gönderdiğini beyan ettiği ... tarih, ... numaralı 17.099,00 TL sipariş ile ... numaralı 29.699,00 TL tutarlı sipariş olmak üzere toplam 46.798,00 TL siparişin davalı yevmiye defterinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.Davacıya ait yevmiye defterinde davalı...A.Ş. ile herhangi bir ticari alışverişi görülmemiştir. Davaya konu edilen 23.06.2023 tarihli 17.099,00 TL ile 29.699,00 TL tutarlı siparişler, dava dışı ...’ ın ... seri numaralı kredi kartından, 23.06.2023 tarihinde ... hesabına 17.099,00 + 26.699,00 TL olmak üzere 2 ayrı ödeme ile 46.798,00 TL olarak yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirket vekilinin icra ödeme emrine yapmış olduğu itirazda müvekkili şirketin itilafları en kısa sürede çözüme kavuşturma gayretinde olduğu ve Şu aşamada alacaklının talep ettiği meblağlar yönünden şirketin içerisinde bulunduğu durum göz önüne alındığında, ellerinde olmayan ve beklemekle zorunlu oldukları onarma süreci nedeniyle icra takibine kötüniyet teşkil etmemek üzere itiraz ettikleri, ancak dava aşamasında davaya cevap vermedikleri ve savunma yapmadıkları görülmüştür. Sayın mahkemenin davacı ...ile sipariş parasını kendi kredi kardı hesabından davalıya gönderen ... arasındaki ilişkide davacının, davalıdan sipariş tutarını talep edebileceği yönde karar ittihazı halinde de; Davacının davalıdan 46.798,00 TL talep edebileceğinin değerlendirildiği ve davacının 46.798,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %44,25 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği..." görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Somut olayda; Mahkememizin 19/11/2024 tarihli ara kararları ile ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalıya tebligatın yapıldığı ve davalı tarafın ticari defter ve belgelerini hazır etmediği görülmüştür. Davacı tarafça yapılan ödeme ispatlandığından, davalı tarafça malların teslim edildiğinin ispatlanması gerektiği, davalı tarafça teslim hususunun ispatlanamadığı görüldüğünden davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 46.798,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davacının takip öncesi faize ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 46.798,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.196,77 TL ilam harcından peşin yatırılan 615,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.581,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,63 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.312,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 288,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 75,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 5.002,60 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 4.602,39 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/03/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır