İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/210 E. 2024/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/210
Karar No
2024/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/210 Esas KARAR NO : 2024/699 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/03/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket nezdinde ...adresinde bulunan işyerinin 10.03.2021/2022 tarihleri arasında ... sayılı İşyerim Paket Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, işyerinde 10.03.2021 günü ...'ye ait olan şebeke kanalizasyonunun tıkanması sonucunda bodrum giderlerinden geri tepen suların ve bodrum duvarlarından işyeri içine sızan sulardan dolayı bodrum katta bulunan emtialarda ve duvarlarda hasar oluştuğunu, binadaki hidrolik asansörün de su basması sonucu hidrolik kazan motorunun, valf grubunun ve kumanda sisteminin zarar gördüğünü, ekspertizde yapılan bilgilere göre ...'ye ait olan şebeke kanalizasyonunun tıkanması sonucu akan suyun işyerine sirayet ederek hasar verdiği kanaatine varıldığını, hasar nedeniyle açılan hasar dosyası ile eksper incelemesi sonucu 21.735,00 TL tazminatın sigortalısına ödediğini, bu zarardan davalının sorumlu olduğunu, ...'nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un görev ve yetkiler başlıklı 2. Maddesinin a ve be bendinde tanımlandığını, temiz ve pis su şebekelerinin bakım ve onarımının ...'ye verildiğini, davalının bu görevi gereği gibi yerine getirmediğini, davalının dava konusu hasardan sorumluluğunun TBK'ya göre yapı malikinin sorumluluğuna göre sorumluluk olduğunu, TBK'nın 69. Maddesine göre bir binanın veya yapının eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalının malik olmasa dahi yapımındaki bozukluklardan sorumlu olduğunu, davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, davanını kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalının en az % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız olduğunu, davnın reddinin gerektiğini, hasar ile kusur arasında ilişki olması gerektiğini, Abone İşleri 3. Bölge Başkanlığı tarafından verilen 21.04.2022 tarihli cevabi yazıda “…....adresinde bulunduğu bildirilen ...ŞTİ.'nin İdaremizdeki kayıtlarında ... olarak görünmekte olduğu 2001 yılında ...sayılı numara ile proje onayı kaydının mevcut olduğu (791 ada 11 parsel), bahse konu binanın iskânı için İdaremizce herhangi bir görüş verilmediği tespit edilmiştir. İdaremiz arşiv kayıtlarında yapılan incelemelerde... adresinde 08.03.2021 tarihinde "kanal arıza" şikâyeti üzerine oluşturulan ... numaralı iş emri "Muayene bacası bulunacak" kodu ile kapatılmış, dolayısıyla muayene bacası bulunamadığından kanal arızasına müdahale edilmemiştir. Yazımız eki iş emri listesinden de anlaşılacağı üzere defaatle şikâyet üzerine ... için iş emirleri oluşturulmuş ve "Mükerrer" "Kanaldan bodruma dolan kanal suyu 263 m3" "Aboneye ulaşılamadı" "Arıza görülmedi" kodları ile kapatıldığını, Türk Borçlar Kanunu 69. maddesi uyarınca; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikleri ile birlikte müteselsilen sorumludurlar." denilmekte olduğunu, İstanbul İmar Yönetmeliğinin 18.6. Maddesine göre toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılmasının zorunlu olduğunu, hasara neden olan atık suyun binanın toprağa dayalı bodrum dairesinin pencere veya kapısından değil bina dışından ve binada izolasyon olmadığı anlaşılan perde duvarından sızdığını, bundan sorumlu olmadıklarını, davacı tarafın kanal bağlantısının idari mevzuata uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zarar gören dairenin mimari projedeki yeri ve konumunun belirlenmesi gerektiğini, sığınak mı bodrum mu belirlenmesi gerektiğini, davacının sigortalısının ... Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği'nde saptanan esaslara uygun olması gerektiğini, binanın atık sularını kanalizasyon şebekesine ileten parsel bacası ile atıksu kanalı arasındaki bağlantı kanalının bina sahibine ait olduğunu, mal sahibince idareden kanal bağlantı ruhsatı alınarak bina bağlantı kanalının kanalizasyon şebekesine bağlanmaya hazır olduğunu idareye bildirdiğini, bundan sonra esas şebekeye bağlantının da mal sahibine ait olduğunu, bunların bakım ve işletmesinin de taşınmaz sahiplerinin sorumluluğunda olduğunu, sahiplerin bağlantı kanalında meydana gelebilecek tıkanıklıkları da açtırmakla yükümlü olduğunu, dava konusu binada herhangi bir pompaj sisteminin kurulu olup olmadığının parsel çıkış bacasından da atık suyun geri gelmesini önleyecek bir klape veya tedbir alınmadığını, bu durumların ... mevzuatına aykırı olduğunu, anılan yönetmeliğin 49. Maddesine göre binaların atık sularının doğal akış ile şebeke kanalına akıtılsa bile taşınmaz sahibinin parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çekvalf vb. Önlemleri alması gerektiğini, projede olmasına rağmen uygulamada olmayan unsurlardan yapı sahiplerinin sorumlu olduğunu beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan tahmiline bırakılmasını arz ve talep etmiştir. DELİLLER : ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı uyap dosyası, Bilirkişi raporu, ... Belediye Başkanlığı yazı cevabı, ... Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, Tapu ve Kadarstro Genel Müdürlüğü yazı cevabı, ... Kadastro Müdürlüğü yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait işyerinde bodrum kattaki emtialarda ve duvarlarda, hidrolik kazan motorunda, valf grubunda ve kumanda sisteminde meydana gelen hasardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, kusur durumu, hasar miktarı, davacının yaptığını ileri sürdüğü ödemeyi rücuen davalıdan talep edip edemeyeceği, asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları hususlarında toplandığı anlaşıldı. İlgili .... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait işyerinde bodrum kattaki emtialarda ve duvarlarda, hidrolik kazan motorunda, valf grubunda ve kumanda sisteminde meydana gelen hasardan kaynaklanan 21.735,00 TL asıl alacak 1.489,89 işlemiş faiz olmak üzere toplam 23/224,89 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya Makine Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ... ve Sigortacı ...'tan tevdi edilmiş, bilirkişiler Mahkememize sunmuş olduğu 04/07/2024 tarihli raporunda özetle:Davacı şirkete sigortalı binada şehir şebekesindeki atık suyun geri gelmesini önleyecek çekvalf vb. Ekipmanla önlem alınmadığı, bu nedenle atık suyun geri geldiği ve binanın alt katına dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda sigortalı binanın atık su hattının parsel bacasına bağlantısının anılan yönetmeliği 49. Maddesine aykırı yapıldığı anlaşılmakla olayda davacı şirkete sigortalı bina kat malikleri tamamen kusurlu bulunmuştur. Yine dosya içeriğinden bir miktar suyun binanın toprakla temas eden kısımlarında yeterli su izolasyonu yapılmaması nedeniyle binaya dolduğu anlaşılmaktadır. Bu husus da yasal olarak kat maliklerinin sorumluluğunda olup davalı ...'ye kusur yüklenmesi mümkün görülmemiştir. Dava konusu hasarın oluşumunda tamamen davacıya sigortalı kat maliyleri kusurlu olduğundan, davacının sigortalısına ödediği tazminatları davalı ...'ye rücu etme hakkının oluşmadığını, Sonuç olarak ise; "Dava konusu atık su basması olayında davalı kuruma yüklenebilecek bir kusur oranının olmadığı, Davacı şirketin davalı kurumdan talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas,... karar sayılı kararı) Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da, sigortalı yerde hasara sebebiyet veren atık suların geri tepme nedeninin atık su hattının parsel bacasına bağlantısının ... Abone Hizmetleri Tarife Ve Uygulama Yönetmeliği 49. Maddeye aykırı yapıldığının ve bina sahiplerinin %100 sorumlu olduğu, davalının herhangi bir kusurunun olmadığı bilirkişi Raporu ile sabit olduğundan ve bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 427,60 TL ilam harcının peşin yatırılan 280,51 TL harçtan mahsubu ile bakiye 147,09 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 23.224,89 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının taraflara iadesine, Dair KESİN olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/210, K. 2024/699, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-210-e-2024-699-k-2befe9aade38