İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/385 E. 2025/315 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/385
Karar No
2025/315
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/385 Esas KARAR NO : 2025/315 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/06/2021 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili Şirketin Türkiye de tarımsal gıda üretimi sektöründe önde gelen firmalardan olup ürünlerinin Türkiye'deki farklı illere taşınması amacıyla davalı ... A.Ş. İle 06.12.2018 tarihinde ürün taşıma sözleşmesi imzaladıklarını, ürünlerin, sözleşme uyarınca verilen siparişlere göre davalı tarafından taşındığı sırada farklı tarihlerde kırılma, hasara uğrama, teslim tarihinde gecikme gibi çeşitli sebeplerle sevkıyatsızlığa uğradığını, teslim yerine teslim edilemeyen ürünlerden sağlam olanların davalı tarafından müvekkili şirkete iletildiğinde bunların iadesinin müvekkili şirketçe kabul edildiğini, davalı tarafından iade edilemeyen veya hasarlı iade edilen ürünlerin ise tarafların arasındaki anlaşma uyarınca maliyet bedelleri üzerinden davalıya faturalandırıldığını, davalının düzenlenen faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca ödediği bedeller ile hasarlı ürünler için davalıya düzenlediği fatura bedellerini nezdinde tutmuş olduğu davalı cari hesabına işlediğini, icra takip tarihine dek müvekkili şirket lehine 37.428,04 TL cari bakiye oluşmuşsa da davalının defalarca uyarılmasına karşın bu cari bakiyeyi ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket alacağını icra takibi vasıtasıyla elde etmek yoluna giriştiğini ve 24.02.2021 tarihinde ... 18. İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibini başlattığını, işbu icra takibinde müvekkili şirket davalıdan 37.428,04 TL cari bakiye asıl alacak ve bu tutara 01.01.2020 tarihinden itibaren işlemiş reeskont avans faizi 5.376,82 TL'yi talep ettiğini, davalının itiraz dilekçesinde 7.174,40 TL asıl alacak haricindeki tutara ve faizin tamamına itiraz ettiğini, tarafların, sözleşme uyarınca kendisine verilen taşıma işleri sırasında kırılma, hasara uğrama, teslim tarihinde gecikme gibi çeşitli sebeplerle sevkiyatsızlığa uğrayan ve davalı tarafından müvekkili şirkete sağlam olarak iade edilemeyen ürünlerin davalıya faturalandırılması için mail üzerinden anlaşmalar sağladığını, cari bakiyeyi oluşturan ... numaralı, 30.07.2019 tarihli fatura için de müvekkili şirket ile davalının ... Bölge Yöneticisi sıfatıyla ... ile yapılan yazışmalarda yine hasarlı ürünlere ilişkin faturalandırma işleminin yapılacağı davalıya bildirildiğini, buna uygun düzenlenen faturanın da usulüne uygun şekilde cari hesap ilişkisine işlendiğini, davalının bu faturaya da itiraz etmediğini, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davacı yan arasında Türkiye'deki farklı illere taşınması amacıyla ürün taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketçe sözleşme doğrultusunda üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirerek davacı yanın taleplerini gerçekleştirdiğini ve taşıma işlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin davacı yana ürünlerini teslim etmek istediğini ancak teslim edilmek istenen ürünlerin davacı yanca kabul edilmediğini, davacı yanca hasarlı olduğu iddia edilen bu hususta taraflar arasında düzenlenmiş bir tutanak mevcut olmadığını, hasar ve bu hasarın kapsamı konusunda müşterek tutanak, ezcümle bir mutabakat bulunmadığından hasarın kapsamını ve miktarını ispat külfetinin davacı yanda olduğunu, bu sebeple davacı yanın iddia etmiş olduğu hasarlı ürünlerin ve durumları hakkında taraflar arasında mail yazışmaları ile anlaşma sağlandığı iddia edilmişse de davacı yanca sunulan mail yazışmalarının taraflar arasında bir anlaşma olduğuna ilişkin bir iddiayı kanıtlar nitelikte olmadığını, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte hangi ürünlerin hasarlı oldukları, hasar durumları ve sorumlulukları müşterek bir tutanak ile kayıt altına alınmadıkça davacı yanca hasarlı ürünlerin ispatı gerekli olduğunu, yetersiz ambalajdan müvekkili şirketin mesul olmadığını, aksi kanaatle müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde limit sorumluluğunun uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin taşıma esnasında ürünlere zarar verildiğini ve hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin ispatlandığı varsayımında dahi davacı yanın yetersiz paketlemesi nedeniyle ürünlerinde hasar oluşabileceğini ve aksini ispatının yine davacı yanda olduğunun ortada olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacı yan tarafından huzurdaki yargılamaya konu icra takibinin kötü niyetli yapılmış olduğunu, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporları ve ek raporları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imza edilen 06/12/2018 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında tarafların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmedikleri, davaya konu taşımada davalının kusurunun olup olmadığı, davacının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davacının ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... 18. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyanın UYAP kayıtlarının dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 37.428,04-TL cari hesap alacağı, 5.376,82-TL işlemiş reeskont avans faizi olmak üzere toplam 42.804,86-TL 'lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçluya 01/03/2021 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 04/03/2021 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 09/03/2022 tarihli ara kararı gereğince, dosyamız davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, rapor hazırlanmak üzere Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 03/06/2022 tarihli raporda özetle; "1-Dava konusu taşıma işlemlerine yönelik elektronik posta yazışmalarında da görüleceği üzere, hasar tespit tutanağı, mal teslim tutanağı vb. evrak düzenlenmesi, ilgililere gönderilmesi konusunda dağınıklık olduğu ve istenen evrakların eksik ve gecikmeli olarak gönderilebildiği, bu hususların yaklaşık 7-8 aylık süreç içinde defalarca tekrarlanması cihetiyle basiretli bir tüccarın özenli davranma yükümlülüğüne riayet edilmediği, 2-...A.Ş.nin düzenlediği 30.07.2019 tarih, ... no.lu, KDV hariç 35.865,38 TL.lik faturanın ... firması tarafından muhasebe kayıtlarına alındığı ve herhangi bir itiraza konu edilmeksizin karşılıklı olarak BA BS formlarıyla beyan edildiği, 3-.... A.Ş.nin düzenlediği 31.12.2019 tarih, ... no.lu, KDV hariç 30.097 TL.lik faturanın ... firması tarafından muhasebe kayıtlarına alındığı ve herhangi bir itiraza konu edilmeksizin karşılıklı olarak BA BS formlarıyla beyan edildiği, 4-...A.Ş.nin düzenlediği 31.12.2019 tarih, ... no.lu, KDV hariç 30.097 TL.lik faturanın ... firması tarafından muhasebe kayıtlarına alınmadığı ve doğal olarak BA formuyla beyan edilmediği, faturayı düzenleyen ... firması tarafından da BS formuyla beyan edilmediği, Her ne kadar Yargıtay 19. Hukuk Dairesi‘nin ... Esas, ...Kararında yeraldığı üzere ticarî defter kavramı içerisinde BA-BS formları da bulunmakta ise de, ... firmasının düzenlediği ve fakat hataya düşerek BS formuyla beyan etmediği faturanın alacak bakiyesinde dikkate alınmasına mani bir durumun bulunmadığı, Ayrıca, dava konusu faturanın yasal defterlerine işlenmesi ve usulüne uygun yolla itirazda bulunulmamasının, her iki tarafın tacir olması ve ticari ilişki ifasına dayanması sebebiyle bahse konu faturanın doğruluğuna karine teşkil edeceği, aradan geçen 5 aylık süreden sonra .... A.Ş. tarafından düzenlenen “itiraz” amaçlı iade faturasına konu herhangi bir hizmet iadesinin söz konusu olamayacağı, kaldı ki bu faturaya karşılık olarak ...A.Ş. tarafından da aynı tutarda fatura düzenlendiği, Tespit edilmiş olup, yukarıda açıklanan sebepler ve mevcut delillere istinaden ... A.Ş.nin alacak tutarına yönelik hesaplama aşağıdaki şekildedir: Davacı ...A.Ş. tarafından ...A.Ş.’ye düzenlenen faturalar ve tahsilatları içeren 31.12.2019 tarihli cari hesap bakiyesi tutarının 37.428,04 TL, bu alacağa yürütülen faiz tutarının 5.376,82 TL olmakla, tahsil etmesi gereken bakiye alacak tutarının toplam 42.804,86 TL olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin ardından Mahkememizin 13/09/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve taşıma hukukçusu bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 17/11/2022 tarihli raporda özetle; "1.Davaya konu taşımacılık işleminin yurtiçi“ taşımacılık - olduğu, yurtiçinde gerçekleştirilen bu taşımacılıklar ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamında olduğu, bu nedenle; taraflar arası uyuşmazlıkların 6102 sayılı TTK 'nun 4. Kitap - Taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerektiği, 2. Taraflar arasında 06.12.2018 tarihli bir taşıma sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesine EK-3 olarak beş maddelik bir hasar prosedürü imzalandığı, 3. Taraflar arasında imzalanan hasar prosedüründe yer alan tazminat koşullarının şirketinin davacı ... tarafından yerine getirilmediği, tazminat talebinde bulunması için sözleşmede bahsedilen belgelerin dava dosyasına sunulmadığının tespit edildiği, 4.Davalı ... şirketinin kabul ettiği 7.174,40 TL asıl alacağın hangi ürünlere ait olduğunun bilgisinin dava dosyasında yer almadığı, 5.Davalı ... şirketinin taşıyıcının sınırlı sorumluluk tutarının hesaplanabilmesi için hasarlı veya kayıp ürünlerin brüt ağırlıklarının ve davalı ... şirketine teslim tarihlerinin dava dosyasına sunulması gerektiğine" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Mahkememizin 09/05/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 11/12/2023 tarihli ek raporda özetle; "1-Davaya konu taşıma sırasında hasar gördüğü iddia edilen her bir ürün için TTK madde 882/1 gereği “taşıyıcının sınırlı sorumluluk tatarları” hesaplandığı, 2-TTK madde 882/1 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk tatarının (319.619,90 TL) davacı tarafından dava dosyasına sunulan ürün değerlerinden (35.865,38 TL) daha yüksek tutarda hesaplandığı, bu nedenle; davaya konu taşımacılıkta taşıyıcının sınırlı sorumluluk tutarı uygulamasına yer olmadığı kanaatine varıldığı, 3-Davacı tarafında dava dosyasında talep ettiği ürün değerlerinin 30.253,64 TL olup dava dosyasına sunulan çizelgede ürün değerinin 35.865,38 TL olarak hesap edildiği" sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 13/02/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamızda heyete ticaret mevzuatından kaynaklanan hesaplamalarda uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin de katılımı sağlanarak ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 16/05/2024 tarihli 2.ek raporda özetle; "i. Dosya kapsamı incelendiğinde, kök raporda da belirtildiği üzere, taraflar arasında imzalanan hasar prosedüründe yer alan tazminat koşullarının davacı tarafından yerine getirildiğine, tazminat talebinde bulunulması için sözleşmede bahsedilen belgelere rastlanılamadığı; dosyada yer alan e-postalar da incelendiğinde, anılan yazışmaların hasarlı ürünler hakkında mutabakatı tevsik ettiğine dair bir sonuca varılamadığı, ii. Davacının iddia ettiği hasarlı ürünlere ait tevsiki oluşturan bir bilgi, belge yahut hasar tutanağına dosya kapsamında rastlanılamadığından dava konusu taşıma nedeni ile ortaya çıkan hasarın kimden kaynaklandığı, tarafların kusur durumlarına ilişkin şüpheden ari bir sonuca varılamadığı, ili.Şayet Mahkemece, davacının iddialarının yerinde olduğu, hasarlı olduğu iddia edilen ürünlerin davalının yaptığı taşıma sırasında meydana geldiği sonucuna varılır ise davacının hasar kaynaklı talepte bulunabileceği, hasar tazminatının hesabı konusunda daha önce sunulan ek rapordaki hesaplamalarımıza ilişkin görüşümüzün muhafaza edildiği, iv.Şayet Mahkemece, davacının ambalajlama hatasında bulunduğu sonucuna varılır ise; davalının TTK 898 hükmü kapsamında ve tüm önlemleri almış ve talimatlara uymuş olması ön şartı ile sorumluluktan kurtulabileceği,... "sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 26/11/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 24/01/2025 tarihli 3.ek raporda özetle; "Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, taraflar esasında kök rapora karşı itirazlarında evvelce sundukları ve heyetimizce 2. ek raporda detaylı ve de ihtimalli şekilde değerlendirilen hususları yinelediklerinden detaylıca incelemelerimiz ve itirazlara yönelik açıklamalarımız kapsamında 2. ek raporda yer alan ve gerek çeşitli ihtimallere dayanan gerekse de takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğuna dair görüşümüzü aynen muhafaza etmekteyiz." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. İtirazın iptali davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden taraf üzerinde ise de ileri sürülen savunmaya göre ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olabilmektedir. Eldeki davada, dava konusu taşıma hizmetinin ayıplı olarak ifa edildiği, bu nedenle davalı tarafından iade edilemeyen veya hasarlı iade edilen ürünlerin davalıya fatura edildiği iddia edildiğinden davacı taraf iddiasını ve yasal/sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatla mükellef duruma gelmiştir. Taraflar arasında 06/12/2018 tarihli sözleşmenin akdedildiği ve sözleşmenin geçerliliği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre, davacıya ait ürünler davalı tarafından Müşterilere teslim edilecektir. Sözleşmenin somut uyuşmazlığı ilgilendiren 3.6. maddesinde: “Hizmet sırasında ...'nin (davalı) kusuru ile ziyan olan, veya kaybolan ticari ürünler için tazminatın tayininde maliyet bedeli esas alınacaktır. Ticari olmadığı beyan edilen ürünler için ürün içeriğinin ... (davacı) tarafından kanıtlanması şartıyla, ürünün teslim yerindeki cari piyasa değeri esas alınacaktır. Hasardan doğan tazminat yukarıdaki esaslar dahilinde, eşyanın hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında oluşan farka göre tespit edilecektir. Hasardan sonraki değer ... (davacı) ve ... (davalı) tarafından kısmi hasarlı ürünün teslim yerindeki cari piyasa değerine göre tespit edilecektir.” Aynı zamanda dosya kapsamında yer alan “Hasar Prosedürü” başlıklı “Ek 3"e göre: “teslimat esnasında ürünlerde hasar görülmesi halinde taraflarca hasar tespit tutanağı tanzim edilecektir. Hasar veya zıya halinde tazmin talebi ve ürün sevk irsaliyesi, ürün faturası, hasara dair fotoğraflar, ürün imha edilmişse imha tutanağı ürünlerin teslim edildiği veya teslim edilmesi gerektiği tarihten itibaren 20 gün içerisinde ... (davalı)'ye eksiksiz şekilde ulaştırılacaktır. 20 gün içerisinde ulaştırılmayan talepler karşılanmayacaktır. ... (davacı) zarar ve ziyan taleplerinin incelenmesi konusunda ... (davalı)'ye gereken yardımda bulunmak ve ... (davalı)'nin isteyeceği her türlü evrak ve dokümanları sağlamak zorundadır. Hasar ve kaybın oluşması halinde yukarıda belirtilen şekillerde talep ... (davalı)'ye intikal ettirilecek tazmin talebi işbu sözleşme ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek ... (davalı) tarafından onaylanan taleplere ilişkin olarak tazmin faturası keşide edilecek ve tazmin faturası tebliğ tarihinden itibaren 15 (onbeş) iş günü sonunda ödenecektir. ... (davalı) tarafından onaylanmadan gönderilen tazmin faturalarının ... (davalı) kayıtlarına alınmış olması tazmin talebinin kabulü anlamına gelmeyecek olup, bu halde ... (davacı), ... (davalı) tarafından keşide edilecek iade faturasını kayıtlarına almakla yükümlüdür. İkinci el ya da ürün ambalajında olmayan ürünler için hasar tazmini işlemi uygulanmayacaktır. Ürünlerin sigortasız taşınacağı kabul edilmiştir." şeklinde hasar prosedürü düzenlenmiştir. Davacı, dosya münderecatına değişik tarihlerde sunduğu dilekçeleri ile davalının taşıması gereken ürünlere, taşıma sırasında hasar verdiğini, bu hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan hasar prosedüründe yer alan tazminat koşullarının davacı Euro gıda tarafından yerine getirildiğine, tazminat talebinde bulunulması için sözleşmede bahsedilen belgelere rastlanılamamıştır. Davacı her ne kadar elektronik posta yazışmaları ile hasarlı ürünler hakkında taraflar arasında mutabakat olduğunu ileri sürse de e-postalar da incelendiğinde, anılan yazışmaların hasarlı ürünler hakkında mutabakatı tevsik ettiğine dair bir sonuca varılamamıştır. Buna göre somut olayda taraflar arasında 06/12/2018 tarihli taşıma sözleşmesinin imza edildiği ve sözleşmenin geçerliliği hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafın davaya konu taşıma nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan hasar prosedüründe yer alan tazminat koşullarının davacı tarafından yerine getirildiğine ilişkin ve tazminat talebinde bulunulması için sözleşmede bahsedilen belgelerin dosya kapsamında yer almadığı, sunulan e-postalar incelendiğinde, anılan yazışmaların hasarlı ürünler hakkında mutabakatı tevsik ettiğine dair bir sonuca varılamadığı, davacının iddia ettiği hasarlı ürünlere ait tevsiki oluşturan bir bilgi, belge yahut hasar tutanağına dosya kapsamında rastlanılamadığından dava konusu taşıma nedeni ile ortaya çıkan hasarın davalıdan kaynaklandığı hususundaki iddiaların ispata muhtaç kaldığı kanaatine varıldığından davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin de yasal şartları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 394,46 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 220,94-TL nin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 29/04/2025 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/385, K. 2025/315, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-385-e-2025-315-k-768e407bf23f