İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/492 E. 2025/598 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/492
- Karar No
- 2025/598
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/492 Esas KARAR NO : 2025/598 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilimin tarafı olduğu ticari ilişkiden kaynaklanan 3 adet çek 10/03/2025 tarihinde müvekkil tarafından ...Ltd. Şti. ... V.D. ... Tic.Sic.No: ... Mersis No: ... isimli firmadan çek teslim bordrosu karşılığında teslim alınmıştır.. Sonrasında çeklerin vadesi beklenirken çeklerin kaybolduğu veya çalındığı müvekkilce tespit edilmiş olup, yapılan tüm aramalara rağmen çekler bulunamamıştır. Müvekkilin alacağını tahsil edebilmesi hem de çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda doğabilecek sorumluluğu önlemek amacıyla bu davanın Sayın Mahkemenizde açılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818.maddesinin (1-s ) maddesi delaletiyle TTK nun 757 ve devamı madde hükümlerine göre açılan çeklerin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkindir. TTK nun 757/1. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği düzenlenmiş olup, çeklerin ödeme yerinin Şişli olduğu görülmekle mahkemeniz yetkisinde bir tereddüt yoktur. Yukarıda bilgileri yer alan çeklerin yetkili hamili müvekkil olup uhdesinde iken kaybolmuştur. Çekin vadesi geldiğinde karşılığının bankadan tahsil edilme riski bulunmaktadır. Bu tehlikenin önlenmesi için TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını, çekin zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda çek üzerinde hak sahibi olan kişi açabilir. Yargıtay yerleşik kararlarında, çekin iptalini isteme yetkisinin lehdar ve hamile ait olduğunu, keşidecinin iptal davası açma hakkının bulunmadığını belirtmektedir. Böylelikle mahkemeden ödeme yasağı talep edebileceği öngörülmüştür. Çekin bulunamaması, nerede olduğunun tespit edilememesi ve kötüniyetli 3. kişilerin eline geçmesi halinde müvekkilin mağduriyeti söz konusu olacağından işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Davaya konu çeklerin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkil mağdur olacaktır. Bu nedenle kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilin ticareten mağdur olmaması için çeklerin 3. kişilere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını ve çeklerin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; TTK'nun 818/s maddesi delaleti ile TTK'nun 757 maddesi uyarınca ödeme yasağı talebinin %15 teminatla kabulü ile çek bedelinin başkalarına ödenmesinin yasaklanmasına karar verilmiştir. ... Anonim Şirketi A.Ş'ye müzekkere yazılarak çek koçanının ve çek hesabının kime ait olduğunun, çekin ibraz edilip edilmediğinin, şayet ibraz edilmiş ise veya ibraz edilir ise ibraz tarihi, ibraz edenin isim ve adresinin, çeki ibraz edenlerin çek aslı ile birlikte mahkememize müracaatlarının sağlanmasının istenmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 30/06/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekiline çek lehtarı görünen ... Şti. İle davacı arasındaki ticari ilişkiyi gösteren veya davacının çekin hamili olduğunu gösteren tüm bilgi ve belgeleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlık; dava konusu çekin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekilinin sunmuş olduğu 04/07/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür. HMK'nın 307. Maddesi,"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklindeki hükmü, 309. Maddesi, "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "şeklindeki hükmü ve aynı kanunun 310/1 maddesi ise, "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." şeklindeki hükmü amirdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının açmış olduğu davadan feragat ettiği, davacı tarafın açtığı davadan HMK'nın 307. ve 309. maddesine uygun feragat beyanının aynı yasanın 311. maddesine göre kesin hükmün hukuki neticelerini ortaya koyduğu ve kesin delil niteliğinde olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeni ile HMK 307 ila 312 maddeleri ve HMKnın 26. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre; davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacağı, AAÜT 6 – (1) maddesi uyarınca anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur düzenlemeleri uyarınca yargılama giderleri hüküm altına alınmıştır. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 205,13 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 410,27 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Mahkememizin 30/06/2025 tarihli ödeme yasağı konulmasına dair ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan 300.000,00TL teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 07/07/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır