İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/215 E. 2024/795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/215
- Karar No
- 2024/795
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/215 Esas KARAR NO : 2024/795 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/03/2022 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "04.04.2021 günü saat 19.00 sıralarında sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç .. mahallesi ... istikametine seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybederek uçurumdan takla atmak suretiyle düşmesi neticesinde tek araçlı ölümlü trafik kazası yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Yolcu konumunda olan müvekkilimiz bedensel zarara uğramış ve sakat kalmıştır. Müvekkilin söz konusu kaza sonucunda sakat kalması sebebiyle maddi tazminat alacağı bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağına göre Sürücüsü faili meçhul ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun52/1-B; Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 – Sürücüler: b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar." maddesini ihlal etmiştir. Davacı müvekkil söz konusu kaza dolayısıyla yaralanmış olup, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış olup tedavi altına alınmıştır. Davacı müvekkilin geçirmiş olduğu bu trafik kazası neticesinde kemik kırıkları meydana gelmiştir ve ameliyata alınmıştır. ... bölge kırıkları olduğu ve bu cihetle alınan Dakbilir Bilirkişi raporumuzda da kişinin tüm vücut engellilik oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre %29 olduğunu bildirir raporu mevcuttur . Davaya konu kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ilgili dosyanın celbini talep ederiz. Kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde, oluşan maddi zararın başvurulan ... Hesabı tarafından karşılanması amacıyla doğrudan doğruya ... Hesabı'na 15.06.2021 tarihinde başvurulmuş ve ödeme yapılması için gerekli tüm evraklar kuruma teslim edilmiştir. Davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirilmiştir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiş ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Dava şartının yerine getirilmesi için tarafımızca ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuştur. Başvuru numarası..., arabuluculuk numarası ise ...'dir. İşbu başvuru neticesinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamamıştır. Müvekkil 07.06.2002 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 19 yaşındadır.Müvekkilin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan daimi sakatlık tazminatı, geçici iş göremezlik, sürekli bakıcı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tazminatını alabilmesi için işbu davayı açma zarureti doğmuştur.Davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 50,00 TL sürekli bakıcı masrafı, 50,00-TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ... Hesabı'na başvuru tarihi olan 15.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Davalı ... Hesabına müzekkere yazılarak dava konusu kaza ile ilgili hasar dosyasının tespitini ve celbini, ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... soruşturma numaralı dosyanın celbini talep ederiz. ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi' ne müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tedavi evrakının, film ve grafilerinin, raporlarının gönderilmesinin istenilmesine, tüm Tedavi evrakları ile dava dosyasının İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasını, Maluliyet raporu gelince dosyanın kusur ve aktüer hesap bilirkişisine gönderilmesine ve müvekkilin maluliyet tazminatının hesaplanmasına ve raporların taraflara tebliğine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "04.04.2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç ile seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek ölümlü-yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Söz konusu kazaya ilişkin çelişki ifadeler mevcuttur. Meydana gelen kazada sürücüsünün davacı ... olması halinde ... Hesabı’nın herhangi bir sorumluluğu bulunmaması gerekçesiyle mezkur kaza sonucu müvekkilime yöneltilmiş olan dava konusuz kalmaktadır. Kaza anında araç sürücüsü hususunda ve kusura ilişkin belirsizlikler mevcut olduğundan ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ederiz. Bu poliçelerden dolayı sorumluluğumuz, davacının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 430.000,00-TL ile sınırlıdır. Teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında değildir. Talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla,başvuran için maluliyet tazminatı hesaplaması yapılmasına karar verilmesi halinde 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme göz önünde bulundurulmalıdır.Sayın Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesinde; tazminat hesabının “aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından yapılması gerekmektedir. Zira 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa dayanılarak hazırlanan 15.08 2007 tarih ve 26614 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe giren Aktüer Yönetmeliğinin 15. maddesinde Hazine Müsteşarlığı nezdinde tutulan sicile kayıtlı olmadan Aktüer meslek ünvanının kullanılamayacağı ve ilgili hesapların yapılamayacağı belirtilmiştir. İşbu sebeple yaptırılacak tazminat hesabında Hazine Müsteşarlığı aktüerler siciline kayıtlı bir aktüer bilirkişinin görevlendirilmesini ve tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığı’nın Hazine Müsteşarlığının ... tarih ve ...sayılı genelgesi doğrultusunda hesaplama yapılmasını talep etmekteyiz. ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Torba Kanunun 3. Maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90. Maddesi “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” şeklinde değiştirilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği, ... tarih ... Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Kapsamında düzenlenen sağlık kurulu raporları dikkate alınmaktadır. Mezkur Yönetmeliğin 7. Maddesi, Bu yönetmelikte belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşları ile hakem hastaneler Sağlık Bakanlığınca Belirlenir ve internet sitesinde yayımlanır. yetkili olmayan sağlık kurum ve kuruluşları ile 6. Maddede belirtildiği şekilde sağlık kurulunu teşkil edemeyen sağlık kurum ve kuruluşlarının verdiği raporlar kurumlarca değerlendirmeye alınmaz” şeklindedir. Sürekli sakatlık raporunun ... tarih ... Esas Sayılı erişkinler için engellilik değerlendirmesi yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması sigortacılık mevzuatı gereği yasal bir zorunluluktur. Bu mevzuata uygun olmayan raporlar hakkında işlem yapılması mümkün değildir. tüm hususular değerlendirildiğinde, kişinin resmi ve yetkili bir hastaneden alacağı sağlık kurulu ve maluliyet oranın tespiti için tedavi sürecinin sona ermiş olması ve kişide bu kazadan dolayı sürekli bir hasara yol açmış olması gerekmektedir. mevcut kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesi kaza ile ilgili tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında yetkili ve resmi kurumdan rapor alınması gerekmektedir. 04.04.2021 tarihinde gerçekleşen kazadan yaklaşık altı ay sonra 17.08.2021 tarihinde yetkili olmayan bir hastaneden rapor alınmış olup sürekli maliyetin tespiti için tedavi süresinin beklenmediği anlaşılmaktadır. 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından sgk sorumludur. “geçici iş görmezlik-kazanç kaybı tazminatı ve tedavi giderlerine” ilişkin itirazlarımız: 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Poliçesi Genel Şartları A.5. kapsama giren teminat türleri başlıklı maddesinin (b) bendinde açıkça Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Sağlık Giderleri Teminatı SGK’ nın sorumluluğuna dahil edilmiş olup, Sigorta Kuruluşu vekili ... Hesabının herhangi bir sorumluluğu kalmamıştır. “b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminenprotez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.”26.04.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 2918 sayılı karayolları trafik kanununda 6704 sayılı kanunun 4. maddesi ile; 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin 1. fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.Müvekkil kurum kazanın meydana geldiği sırada ZMMS poliçesi bulunmayan aracın kusuru oranında sorumlu olduğundan zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için kusur bilirkişisine gönderilmesi gerekmektedir. İfade tutnaklarında açıkca görüleceği üzere araç içerisinde bulunan kazazedelerin tamamı yüksek miktarda alkol almışlardır. Plakalı araç sürücüsünün tespit edilememesine karşın, ... plakalı araç sürücüsünün alkollü bulunması kazanın meydana gelmesinde büyük rol oynadığı ve meydana gelebilecek kazanın sonuçlarını ağırlaştırdığı açıktır. Araçta yolcu olarak bulunan başvuru sahibi ....’ın 14.04.2021 tarihide verdiği ifadesinde hep beraber alkol aldıklarını belirttiği görülmektedir. Ayrıca kaza günü davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Epikriz kayıtlarında, klavikula distalinde, sol el bileinde... vertebraların korpus superior kesim anteriorunda %10’dan az, T6 vertebra korpusunda %15 yükseklik kaybına neden olan kompresyon kırığı, sol inferior pubik ramusta açılanma gösteren kırık, L1 vertebra sol transvers proçesinde deplasa kırık, L5’de interartikülaris kırığı,nazal kemikte deplase kırıkları olduğutespit edilmiştir. Davacının araçta seyir halindeyken kemer kullanmamış olduğu görülmektedir. Davacı tarafından araç ile seyir esnasında gerekli olan koruyucu ekipman kullanılmamış olması sebebiyle Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, müterafik kusurun araçta kemer kullanılmadan seyahat edilmesi sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gereken hallerden olup bu halde hesap edilecek tazminat oranından hakkaniyete uygun indirim veya tazminarın tamamen kaldırılması gerekmektedir. Kazaya ilişkin ifadeler oldukça çelişkili olmasına karşın, davacı ...’ın araçta yolcu konumunda olduğu varsayımında, söz konusu taşıma ticari nitelikte olmamakla beraber hesaplanacak tazminat tutarında hatır taşıması indirmi yapılması gereklidir.Hatır taşıması, taşıyanın, yakını olsun olmasın herhangi bir kimseyi taşıtına bindirip, ücret almaksızın bir yerden bir yere götürmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87.maddesinde hatır taşımacılığı genel hükümlere tâbi kılınmış ve Yargıtay’ın uygulamaları çerçevesinde hesaplanan tazminattan hakkineye uygun indirim yapılması veyahut talebin kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir. söz konusu davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davadır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/08/2022 tarihli kusur durumuna ilişkin raporunda özetle; " OLAY: 04/04/2021 günü, saat 19:00 sıralarında, kimliği belirsiz sürücü idaresindeki ... plakalı otomobil ile orman yolunu takiben Eli Kesik yönünden ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracın hakimiyetini kaybederek sağdan yol dışı kalıp bu kısımdaki 200 m'lik uçurumdan savrulması neticesinde otomobilde yolcu olarak bulunan Davacı ...'ın yaralanmasına konu trafik kazası meydana gelmiştir. İRDELEME: Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun 7 m genişliğinde çift yönlü orman yolu sınıfına haiz yol olduğu, bu yolda zeminin toprak-kuru, vakitin gece, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın virajlı ve düz, mahallin meskun dışı olduğu belirtilmiştir. Davacı yolcu ..., 14/04/2021 tarihli ifadesinde; "...Ben ... ve ... isimli şahıslan tanırım, ikisi de benim arkadaşım olur. Kaza günü saat 18.30 sırlarında ben oba ekmek fırının yanıda iken araç ile yanıma gelerek durdular. Aracın direksiyon tarafında ... vardı. Aracı kendisi kullanıyordu. ... ise arka tarafta yolcu koltuğunda bulunuyordu. ... bana ne yapacağımı sordu. Bende kendisine eve gideceğimi söyledim. Bunun üzerine bana gerek yok eve gitmene araç ile bir iki tur atıp gezeceğiz dedi. Bende araca bindim. Birlikte Hıdırellez tarafında bulunan kilisenin üst tarafına araç ile çıktık. Burada ... aracı park etti. Akabinde araçtan inerek bagajdan bir şişe viski çıkardı. Üçümüzde burada alkol aldık. Viski şişesinin içerisinde yaklaşık yarım litre kadar viski vardı ve hemen içtikten sonra tekrar araca hep birlikte bindik. Aracı yine arkadaşım ... kullanıyordu. Araç ile harekete geçmeden önce bana telefon geldi ve ben telefon ile görüşme yapıyordum. Aniden anlamadığım bir şekilde araç uçurumdan aşağı doğru yuvarlanmaya başladı. Nasıl uçuruma yuvarlandık bilmiyorum. Ben daha sonra kendime geldiğimde hastanede yatıyordum. Tedavimin devam ettiği için de ifade vermeye gelemedim..." şeklinde beyanda bulunmuştur. ..., 04/05/2021 tarihli ifadesinde; "...Ben ... ve ... isimli şahısları tanırım. İkisi de benim arkadaşım olur. Kaza günü akşam üzeri sıralarında arkadaşlarımla birlikte ... mevki olarak bilinen yere ... isimli arkadaşımın aracını habersiz alarak ivmeye gittik. Burada bu Hıdırellez mevki olarak bilinen yere aracı kendim kullanarak çıktım. Ancak burada aracı park eltim vc arkadaşlarımla birlikte araç park halindeyken çeşitli alkoller içtik. Daha sonra benim çişim geldiği için aracın yanından uzaklaştım. Geri geldiğimde aracın yönünün benim park ettiğim istikametin tam ters istikametindeydi. Yine burada içtikten sonra ben aracın ön sağ yolcu koltuğunda bulunuyordum. Ancak alkolün etkisiyle aracı kimin kullandığını hatırlamıyorum. Daha sonra aracın olay anında çalışmadığını hatırlıyorum. Bu sırada aracın içinde bir bağrışma koptu ve kendime geldiğimde hastanede gözümü açtım. Benim bu olayla ilgili kimsenin ihmali ve kurusu yoktur...." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı ile tüm beyanlar incelendiğinde; kazanın, yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mevcut dosya kapsamına göre kaza esnasında otomobili sevk ve idare eden kişinin kim olduğu hususunda bir tespitin bulunmadığından sürücünün kim olduğu hususu mahkemenizin takdir ve yetkisinde olacağı, fakat davacı yolcunun beyanları ile ...'ın beyanlarına göre araçta bulunan tüm şahısların kaza öncesinde birlikte alkol aldıkları anlaşılmakla sürücünün kimliği bilinmese de davacı yolcunun alkol aldığını bildiği sürücü idaresindeki araca kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette bindiği anlaşılmış ve müterafik kusur kavramı oluşmuştur. Buna göre; Müterafik (Birlikte) kusur kavramını belirten; TBK Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesine göre; 'zarar gören... zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş, yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise; Hakim, tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir' olarak düzenlenmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin uygulamaları doğrultusunda (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı) davacı yolcunun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve değerlendirilmesinin takdiri sayın mahkemeye bırakılmış, alkollü olduğunu bildiği sürücü idaresindeki araca binmekten kaynaklanan müterafik kusur dikkate alınmadan kazanın oluşumundaki sürücünün kusur durumu gözetilerek kaza irdelenmiş ve aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre ; -Kimliği belirsiz sürücü, idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, yolun özelliği ile mahal şartlarını dikkate alarak seyrini emniyetli ve yol içerisinde kalacak şekilde sürdürmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin seyrettiği sırada meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; -Kimliği belirsiz sürücünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın rapor alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Mahkememize gönderilen 20/11/2023 tarihli raporunda özetle: " ...Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarihli ... no’lu adli raporunda; trafik kazası öyküsü olduğu, sağ klavikula distalinde kırık, sol el bileğinde kırık, göğüs omurgalarında kırık şüphesi mevcut olduğu, kalçasında sıyrık, saçlı deride yaklaşık 10cm tam kat skalp kesisi, th10, th11, th12 vertebraların korpus superior kesim anteriorunda %10'dan az yükseklik kaybına neden olan kompresyon kırığı, th6 vertebra korpusunda %15 yükseklik kaybına neden olan alt end plate düzeyinde kompresyon kırığı, perineal bölgede cilt altı yağ planlarında gluteal bölgeye de uzanan hemorajik vasıfta dansite artışları, sol inferior pubik ramusta açılanma gösteren kırık, L1 vertebra sol transvers proçesinde deplase kırık, L5'de bilateral eski pars interartikülaris kırığı, sağ frontoparietalde cilt altı posttravmatik yumuşak doku değişiklikleri, nazal kemiklerde bilateral deplase kırıklar saptandığı, şu haliyle hayati tehlikesi olduğu, btm ile giderilmez olduğu, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... yatış ... çıkış tarihli epikrizinde; araç içi trafik kazası, sol el bilek ve sağ omuz ağrısı olduğu, genel durum orta, bilinç açık, koopere, oryante olduğu, sağ omuz romları ağrılı, kısıtlı, sağ klavikula distalde palpasyonla hassasiyet, şişlik, sağ üst ekstremitede nvd yok, sol el bilekte palpasyonla hassasiyet, şişlik, deformite olduğu, sol el bilek romları ağrılı, kısıtlı, sol dirsekte dermabrazyon mevcut olduğu, pelvik instabilite yok, torakolomberde palpasyonla hassasiyet, bilateral alt ekstremitede nvd yok, X-ray: sol distal radius parçalı kırığı, sağ klavikula distal kırığı, T11-12 kompresyon kırığı, sol inferior pubik kol kırığı izlendiği, hastaya kr-kısa kol atel uygulandığı, nrş tarafından torakolomber çelik balenli korse önerildiği, operasyon önerilerek Ortopedi servise yatış verildiği, 06/04/2021’de ‘büyük kemik parçalı kırıkları cerrahisi, açık IMN’ ameliyatı yapıldığı, Alaaddin Keykubat Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29/07/2021 tarihli epikrizinde; “askere alınma için muayene 2.5 ay önce trafik kazası sonrası sağ klavikula kırığı+ sol el bileği kırığı olmuş el bileğinden ameliyat olmuş x ray da tam kaynama olmayan klavikula kırığı mevcut. El bileğinde platin mevcut. Tedavisi devam eden tam kaynama olmayan kırıklar nedeniyle madde 58c ortopedi açısından askerliğin 1 (bir) yıl ertelenmesi uygundur.” Şeklinde kayıtlı olduğu, Mersin Üniversitesi Hastanesinin 05/10/2022 tarihli KBB konsültasyon formunda; “4 Nisan 2021 de aitk sonrası nazal fx gelişmiş. Septum sola deviye. Maksillofasiyal BT istendi” şeklinde kayıtlı olduğu, Mersin Üniversitesi Hastanesinin 05/10/2022 tarihli Beyin Cerrahi konsültasyon formunda; “T6, T10-11-12, L1 fraktürleri bulunan hastanın yapılan muayenesinde üst ekstremitede sol distalde 4/5 sağ distalde 5/5 (sol el bileğinde geçirilmiş operasyona sekonder?) bilateral hoffman negatif. Alt ekstremite kas gücü tam. 2ytg istendi. 2ylsg istendi.” Şeklinde kayıtlı olduğu, Mersin Üniversitesi Hastanesinin 05/10/2022 tarihli Ortopedi konsültasyon formunda; “Hasta değerlendirildi. Bilateral alt ekstremite uzunlukları eşit. Kalça diz ve ayak bileği eklem romları aktif tam. Kas gücü alt ekstremitelerde 5/5. Bilateral el bileği eklem hareket açıklıkları aktif tam. Distal nvm bilateral doğal. Hastadan ifade edilen kırıklarında (radius, klavikula ve pelvis) kaynamalar tamamlanmıştır, nörolojik hasar yoktur. Hastanın desteksiz aktif ambulasyonu mevcut olup yürüyüş bozukluğu yoktur.” Şeklinde kayıtlı olduğu,... Üniversitesi Hastanesinin 06/10/2022 tarihli FTR konsültasyon formunda; “Nisan 2021 de Alanya da araç içi trafik kazası sonrası sağ klavikula, sol el bileği, T6, T10-11-12, L1, pelvis kırıkları olmuş. Dış merkezde el bileği kırığı nedeni ile opere olmuş. Hasta poliklinikte görüldü. Bağımsız desteksiz ambule olabiliyor. Yürüyüşü normal. Sağ ve sol omuz hareketleri açık, ağrısız. El bileği volar yüzde 2x2 cm operasyona sekonder şişlik mevcut. Eklem hareket açıklığı her yöne açık ağrısız. Dirence karşı muayenede ağrıya bağlı kas gücü 4+/5. Kalça ve lomber ROMlar açık, belirgin atrofi, duyu kaybı yok. Bacak uzunluk farkı yok. Grafileri istendi. İyileşme tamamlanmıştır.” Şeklinde kayıtlı olduğu, Kurulumuzun... tarih, ... karar nolu mütalaasında; “Mevcut belgelere göre; Hilmi Tunahan ve Habibe oğlu, 07/06/2002 doğumlu, ...’ın 04/04/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 X(1Aa……….15)A %19, Gr1 X(*…………)A %5, Gr1 X(*…………)A %5, Balthazard formülüne göre: %23.2 E cetveline göre %18.0(yüzdeonsekiznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.” Şeklinde kayıtlı olduğu, Dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; “05/10/2022 tarihli tetkiklerinde; pelvis grafisinde osseöz patoloji izlenmediği, maksillofasiyal BT’de nazal kemikte parçalı kırık sekeli izlendiği, septum orta hatta olduğu, sol radius distalinde plak – vida ile tespitli kaynamış kırık sekeli, sağ klavikula kırığı sekelsiz kaynamış olduğu, dorsal grafide; T5: 19 mm, T6:14 mm, T7: 21mm, T10: 23 mm, T11: 23 mm, T12: 27mm, L1: 28mm ölçüldüğü” tespit edildiğine göre; ... ve ... oğlu, 07/06/2002 doğumlu, ...’ın 04/04/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.1 Kategori II’ye göre %8, Tablo 1.3 Kategori II’ye göre %8, Balthazard formülüne göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %15(yüzdeonbeş) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman aktüerya bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 13/05/2024 tarihli raporda özetle: "İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM “de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 27.09.2021 Tarihli ... E. , ...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, 04.04.2021 tarihinde gerçekleşen kaza ile ilgili; T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi “nin ... sayılı raporu incelendiğinde; Kimliği belirsiz sürücünün 96100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu; T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu “nun nun ... sayılı raporuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının 9615 (yüzde onbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı; Davacı ...'ın 96 15 maluliyet oranı ve 96 100 davalı kusur oranı ile hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 1.530.645,43 TL ve Geçici iş göremezlik tazminatı zararının 16.955,40 TL olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 1.547.600,83 TL olduğu; kaza tarihinde geçerli olan teminat limitinin 430.000 TL olduğu ve hesaplanan tazminatının teminat limitini aştığı, Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın yasal faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar başvuru tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 28.06.2021 tarihinden işletilmesi gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bahse konu trafik kazası olayı ile ilgili olarak ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dosyası ile iddianame tanzim edilmiş olup mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " 04/04/2021 günü saat 19.00 sıralarında mağdur ... ile aynı işyerinde çalışan suça sürüklenen çocuk ...'ın işyerinden ayrıldıkları, akabinde suça sürüklenen çocuğun belirlenemeyen bir zaman diliminde tekrardan kuaför dükkanına gelerek mağdur ...'in rızası olmaksızın dükkanın içinden mağdura ait ... plaka sayılı aracın anahtarını aldığı ve bahse konu ... plakalı ... marka aracı hırsızladığı, aynı gün arkadaşları müteveffa ... ve ...’ı aracına alarak saat 21:00 civarında ... Mevkiinde araçla gezdiği sırada aracın şarampole yuvarlanması sonucu araçta bulunan ...'ün vefat ettiği olayda; Ölü muayene tutanağına göre ...'ün ölüm sebebinin trafik kazası ile oluşması mümkün genel beden ve kafa travması, kafatası kırıkları, beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması olduğunun tespit edilmiştir. 15.04.2021 tarihli adli rapora göre mağdur ...'un yaralanamasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, 24.06.2022 tarihli adli rapora göre ise bu yaralanmanın mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yada yitirilmesine neden olmadığı bildirilmiştir. 04/04/2021 tarihli rapora göre ...'ın saat 21:51'de alkol düzeyinin 85,10 mg/dl (0,85 promil) olduğu tespit edilmiştir. 02/05/2023 tarihli ATK raporuna göre, sürücü ..., idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, seyrini taşıt yolu içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği ve olay yerine geldiğinde de sevk-idare hatası ile kontrolünü kaybederek yol dışı kalıp uçuruma yuvarlandığı kazanın oluşumu üzerinde dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede tamamen kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mağdur ... aşamalarda alınan beyanlarında, olay günü ölen ...ve ... ile üçü birlikte alkol kullandıklarını, aracı...'nin sürdüğünü, kaza anında telefonla konuştuğunu ve aracın aniden uçurumdan aşağı yuvarlanmaya başladığını, uçurumdan nasıl yuvarlandıklarını görmediğini, olay nedeniyle şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü mağdur ...'in aracının anahtarını ve aracını mağdurdan habersiz olarak aldığını, mağdur ... ve ölen ... ile birlikte ... mevkiine giderek alkol kullandıklarını, giderken aracı kendisinin kullandığını ancak kaza anında kimin kullandığını hatırlamadığını, kendisinin kullanıp kullanmadığını da hatırlamadığını beyan etmiştir. Tüm bu hususlar, olay yeri inceleme tutanağı, raporu ve krokisi, ATK raporu, suça sürüklenen çocuk savunması, mağdurlar beyanı ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ...'nin sahibinden izinsiz olarak aldığı anahtar ile yine sahibinden izinsiz olarak aracını aldığı, kullandığı bu araç ile seyir halindeyken yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, seyrini taşıt yolu içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği ve olay yerine geldiğinde de sevk-idare hatası ile kontrolünü kaybederek yol dışı kalıp uçuruma yuvarlandığı, kazanın oluşumu üzerinde dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, olay anından sonra saat 21:51'de yapılan alkol ölçümünde 85,10 mg/dl (0,85 promil) alkollü olduğunun tespit edildiği, olay anı ile alkol ölçümü arasında geçen süre, alkolün vücutta her saat 0,15 promil azaldığı dikkate alındığında, buna göre ..'nin kaza anında 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu, ...'nin bu şekilde alkollü ve asli kusurlu olarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak ...'ün ölümüne, mağdur ...'ın yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından ayrıca ...'nin alkollü oluşu da dikkate alındığında, 1,00 promil üzerindeki alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, sanığın bu şekilde kusurlu eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı, ölen ve yaralanan kişi sayısı,... nin meydana gelen bu kazada asli ve tam kusurlu oluşu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun eylemini bilinçli taksir ile ika ettiği görülmekle eylemine uyan TCK 22/3 uyarınca cezasında suçun işleniş biçimi ve bilinçli taksir düzeyi nazara alınarak takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş diliminde olduğu görülmekle TCK'nin 31/3. maddesi uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğa hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasının 1/6 oranında indirilerek neticeten 3 yıl 8 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Nitelikli hırsızlık suçu yönünden ise suça sürüklenen çocuğun, mağdurun anahtarının beraber çalıştıkları dükkanda bulunduğunu, mağdurun dükkandan ayrıldıktan sonra anahtarı aldığını, bu anahtarla aracı alarak gittiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı samimi olarak ikrar ettiği, mağdur beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun mağdur ...’in arabasını haksız yere elde bulundurduğu anahtarla ve kilitlenmek herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK’nın 142/2-d ve 142/2-h maddeleri uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, birden fazla nitelikli hal olması, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alınarak ... nin takdiren ve teştiden cezalandırılmasına, soruşturma aşamasında mağdurun zararının giderilmiş olması nazara alınarak TCK 168/1 uyarınca cezada 2/3 oranında indirim yapılarak yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş diliminde olduğu görülmekle TCK'nin 31/3. maddesi uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğa hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasının 1/6 oranında indirilerek neticeten 1 yıl 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... hakkında hükmolunan cezanın türü ve süresine göre; daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması, kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmış olması, mağdurun zararının giderildiği, ssçnin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiği anlaşılmakla, CMK'nın 231/5 maddesi gereğince takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı ve davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı bakımından yapılan değerlendirmede; Dosya kapsamında toplanan tüm delillerden kazaya karışan araç ... plaka sayılı aracın sigortasının bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil ve belge bulunmadığı gibi davalı tarafça da bu yönde herhangi bir savunma yapılmamıştır. Nitekim ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde araç sahibinin müşteki olarak alınan ifadesinde de aracın sigortasının bulunmadığı bildirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının bedensel yaralanmasının bulunması ve kaza tarihi itibariyle ... plaka sayılı aracın ZMM sigortasının bulunmaması nedeniyle davalı ... Hesabı'na husumet yöneltilebileceği ve kaza tarihindeki ZMM sigortası poliçe limitleri kapsamında sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Olayın oluşu ve kusur bakımından yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E. ... K. Sayılı ilamında özetle; "818 sayılı B.K'nin 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Ancak ceza yargılaması sonucunda belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesi için de bağlayıcıdır." denilmiştir. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce olayın; "04/04/2021 günü saat 19.00 sıralarında mağdur ... ile aynı işyerinde çalışan suça sürüklenen çocuk ...'ın işyerinden ayrıldıkları, akabinde suça sürüklenen çocuğun belirlenemeyen bir zaman diliminde tekrardan kuaför dükkanına gelerek mağdur ...'in rızası olmaksızın dükkanın içinden mağdura ait ... plaka sayılı aracın anahtarını aldığı ve bahse konu ... plakalı ... marka aracı hırsızladığı, aynı gün arkadaşları müteveffa ... ve ...’ı aracına alarak saat 21:00 civarında ... Mevkiinde araçla gezdiği sırada aracın şarampole yuvarlandığı" şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş ve istinaf incelemesinden geçen karar kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkememizce de olayın oluş şeklinin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tespit edildiği şekilde olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce alınan adli tıp raporunda ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce de tespit edildiği üzere gerçekleşen olay bakımından araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Nitekim ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce de alınan kusur raporunda benzer mahiyette değerlendirmede bulunulduğu anlaşılmıştır. Tüm bu sebeplerle mahkememizce de 04/04/2021 günü ...sevk ve idaresindeki aracın ... Mevkiinde araç hakimiyetinin kaybedilmesi nedeniyle şarampole yuvarlandığı ve söz konusu olayın oluşunda araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ancak somut olayda davacı tarafından araç sürücüsü ...'ın alkollü olduğunu bilerek araca binmiş olması nedeniyle yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. Maluliyet, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik bakımından yapılan değerlendirmede; ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan maluliyete ilişkin raporda davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplamada davacının %15 oranında sürekli maluliyeti ile 6 aylık geçici iş göremezliğinin bulunduğu hesap edilmiştir. Aktüer bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda ise; dosya kapsamındaki kusur durumu ve maluliyet oranları dikkate alındığında davacının 1.530.645,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 16.955,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının bulunduğu hesap edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, toplanan delillere, kusur raporuna ve maluliyet raporuna uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Ancak bilirkişi tarafından hesaplanan alacak kalemleri bakımından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olup davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan teminat limitleri kapsamında sorumlu olacağı anlaşılmış olup sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 430.000,00 TL'nin geçici iş göremezlik tazminatı olarak ise 13.564,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı bakımından yapılan değerlendirmede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K Sayılı İlamında Özetle; "Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve ... E.-... K. sayılı içtihadı). Eldeki davada, kaza tarihi 30/07/2017 olup, maluliyete ilişkin belirlemenin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda; kişinin bizzat muayenesi neticesinde ve kazadan sonra geçirdiği tüm tedavileri gösterir bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlı Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlendiği anlaşılan 17/03/2020 günlü raporun dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut değildir. Ayrıca 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup; 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarih, ... K.sayılı İçtihadı). SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından, kazazedenin iyileşme döneminde gerçekleşen bakıcı ihtiyacı nedeniyle oluşan zararlardan ve yasa gereği SGK'nın sorumluluğu kapsamında bulunmayan tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı yönündeki kabul şeklinde herhangi bir bir yanılgı bulunmadığından davalı vekilinin açıklanan bu hususlara yönelik istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Somut olay bakımından ise davacı tarafından SGK'nmın sorumluluğu kapsamında bulunmayan herhangi bir tedavi gideri yapıldığı ispat edilememiştir. Bu sebeple davacının tedavi giderleri talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca davacı tarafından bakıcı gideri tazminatı talep edilmiş olsa da alınan ATK raporunda davacının bakıcı ihtiyacı olduğu bildirilmemiş ve davacı tarafından da rapora bu yönüyle itiraz edilmemiş olduğundan bakıcı gideri tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı tarafından davalı ... Hesabı'na başvuru tarihi 15/06/2021 olup, davacı tarafından ödeme yapılması veya cevap verilmesi için 15 günlük süre verilmiştir. Her ne kadar kanuni düzenleme 8 iş günü içerisinde sigorta şirketlerince başvurunun neticelendirilmesi gerektiği şeklinde olsa da davacı tarafından söz konusu süre davalı lehine uzatılmış olduğundan, davacı tarafından bildirilen sürenin temerrüt hükümleri bakımından dikkate alınması gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup hükmedilen tazminat kalemlerine 01/07/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 430.000,00 TL'nin 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı olarak 13.564,32 TL'nin 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Davacının tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 30.299,88 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.580,70 TL'den mahsup edilerek bakiye 28.719,18 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.580,70 TL peşin harç ve tamamlama harcı, 80,70 TL başvurma harcı gideri toplamı olan 1.661,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davanın kabul edilen 443.564,32 TL üzerinden hesaplanan, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 70.534,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalının geçici iş görememezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı davası yönünden kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davanın kısmen reddedilen 3.591,08 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 3.591,08 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 497,75 TL tebligat, posta gideri ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.560,00 TL Arabuluculuk ücreti ve 5.882,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 10.439,75 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 10.354,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/11/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır