İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/427 E. 2025/536 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/427
- Karar No
- 2025/536
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/427 Esas KARAR NO : 2025/536 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesap uyarınca davalı nezdinde doğan 13.432,10-TL asıl alacağa istinaden; ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olup işbu takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilmiştir. İşbu borçlu taraftan sadır itiraz sebebiyle öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma sağlanmaksızın olumsuz sonuçlanması sebebiyle huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanan sebepler uyarınca dosyaya yapılan itirazın iptalini talep etmekteyiz. Şöyle ki; müvekkil şirket'e ait ticari kayıtlar incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, davalının müvekkil şirket nezdinde herhangi bir borcunun olmadığı yönündeki itirazı gerçeği yansıtmamakta olup haksız itirazın iptali gerekmektedir. davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali amacıyla dava açılabilmesi için gerekli olan arabulucuya başvuru dava şartı sağlanmıştır. taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşamamışlardır. davalı tarafından yapılan borca itiraz haksız, kötüniyetli ve yalnızca takibi durdurmaya yöneliktir. bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlu niteliğini haiz davalı şirketin itirazında kötü niyetli olması gerekmemekte, itirazında haksız olması yeterli görülmektedir. Bu nedenlerle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " Davalı müvekkil şirketin resmi adresi ... ve davacı tarafından hizmetin ifa edileceği adres de ... adresi olup yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemesi' dir.Bu nedenle yetki itirazımızın kabul edilerek dosyanın yetkili mahkemesine gönderilmesini talep etmekteyiz. 2-Davalı müvekkil her ay düzenli olarak bakım ve onarım hizmeti alamamış, bazı aylarda hiç bakım yapılmamıştır. 3-Arıza durumlarında ise, davacı şirkete bildirim yapılmasına rağmen personelini göndermemiş, taraflar arasında mütemadiyen mail yazışması yapıldıktan sonda çok gecikmeli olarak arızaya müdahale edilmiştir.Müvekkil zamanında ve eksiksiz hizmet alamamış mağdur edilmiştir.Gecikmeler nedeniyle davacı şirket ile irtibat kuran, ısrarlı bir şekilde mail marifetiyle arıza bildirimi yapan o tarihlerdeki davalı müvekkil çalışanı ...' ın tanık olarak dinlenilmesini, her iki tarafın da e posta yazışmalarının incelenmesini talep ediyoruz. 4-Davacı tarafından verildiği ileri sürülen hizmetlere ilişkin davalı müvekkilin bilgisi ve haberi olmamıştır.Davacı taraf iddia ettiğine göre sadece fatura göndermiş, gerekli hizmeti vermemiştir.Davacının adresi İstanbul olup, ...' da nasıl bakım ve onarım hizmeti verdiği açıklığa kavuşturulmalıdır....' da herhangi bir teknik elemandan destek mi almıştır ? İstanbul' dan personelini gönderdiyse hangi ulaşım vasıtalarıyla göndermiştir? Hizmet kabulünde davalı müvekkil şirketin yetkililerinin veya personelinin imzası alınmış mıdır? Bakım ve onarımda herhangi bir yedek parça, malzeme kullanılmış mıdır? Yoksa talep edilen sadece işçilik (hizmet) bedeli midir? Bu hususların hiç biri açık değildir. 5-Davalı müvekkilin icra takibine itirazı haksız ve kötüniyetli bir itiraz olarak değerlendirilemez.Zira davacı, sunmadığı hizmetlerin bedelini talep etmektedir.... 30. İcra Müdürlüğü ...esas nolu dosyasından gönderilen ödeme emrinde asıl alacak 13.412,10 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen, davacı taraf işbu davada dava dilekçesinde gerçekte müvekkilden bakiye 10.124,40 TL alacağı olduğunu belirtmektedir.Bu durumda davalı müvekkilin itirazının kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği gibi davacının kötüniyet tazminatını..." talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 30.İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Taraflara ait BA/BS formları için gerekli yerlere müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi ismi üzerinde uzlaşma olmadığı takdirde bilirkişi smmm'nın atanmasına, bilirkişi incelemesinin 28/11/2024 günü saat 10:00'da mahkememiz kaleminde icra olunmasına, bilirkişiye HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verildiğinin bildirilmesine, bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaisine karşılık olarak 5.000,00TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça iki hafta kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına karar verilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi hususunda ... Nöbetçi ATM' ye talimat yazılması için ara kararın tesisine, bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaisine karşılık olarak 5.000,00TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına; Aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 26/12/2024 tarihli raporunda özetle; "Mali açıdan tetkikler tarafımdan yapılmıştır. Genel mevzuat, mali uygulamalar, borçlar kanunu çerçevesinde dava ile ilgili tespit ve değerlendirmelerim kanaatini oluşturduğu..." rapor edilmiştir. Davacı vekiline yetki belgesini sunmak üzere iki haftalık süre verilmesine, aksi takdirde bu celse gerçekleştirmiş olduğu usuli işlemin dikkate alınmayacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. Dosyada gider avansı bulunmadığı görülmekle, davalıya takdiren 6.500,00TL gider ve delil avansını mahkememiz veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen bu kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde, davalı tarafa HMK.nun 324/2. Maddesi uyarınca TALEP OLUNAN DELİLİN İKAMESİNDEN VAZGEÇİLMİŞ SAYILACAĞININ ve dosyanın bu hali ile ele alınacağının ihtarına, ara kararın ikmalinden sonra Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat müzekkeresi yazılarak davalı tarafın 2018-2021 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde 1 mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, davalı tarafa çıkartılacak davetiyede " dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini Mahkememize ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmesi hususunda tarafına inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verildiğinin, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı" ihtarının eklenmesinin istenmesine, talimat dosyasındaki bilirkişi için 6.000,00 TL ücret takdirine, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, rapor geldiğinde meşruhatlı şekilde taraf vekillerine tebliğine, rapora karşı beyan süresi tamamlandığında tarafların beyanları doğrultusunda gerekirse dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilip gönderilmeyeceği hususunda ara karar oluşturulmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında akledilen güvenlik sözleşmesinin feshedilmesi neticesinde doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 30. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik toplam 13.432,10 TL'nin tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 30.İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası, taraflara ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 26/12/2024 tarihli raporunda alacağa konu olan tutarın 10.124,40 TL olduğu, alacağa konu olan toplam tutarın Kasım/2018 tarihinden 27.07.2020 tarihine kadar olan 20 adet hizmet faturası olduğu, Bu süreçte Nisan/2020 ve Mayıs/2020 ayları hariç her ay faturalar muntazaman kesildiği, Bu faturalara karşılık davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, iade faturası kesilmemiş olduğu, Uyuşmazlığa konu olan 10.124,40 TL tutarındaki 20 adet faturanın davacının cari hesap ekstresini oluşturduğu, Davacı firmanın 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait resmi defterlerinin mali mevzuat hükümlerine uygun olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora itiraz edilmemiştir. 25/03/2025 tarihli celse ara kararı ile davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulmuş, davalıya eksik delil avansını yatırmak için 2 haftalık kesin süre verilmiş; duruşma zaptı davalıya tebliğ edilmiş, bu suretle ihtardan haberdar olduğu görülmüştür. Davalı tarafça kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmamış, davalı tarafın ticari defterleri incelenememiştir. Dosya incelendiğinde; alacağa konu olan tutarın 10.124,40 TL olduğu, alacağa konu olan toplam tutarın Kasım/2018 tarihinden 27.07.2020 tarihine kadar olan 20 adet hizmet faturası olduğu, bu süreçte Nisan/2020 ve Mayıs/2020 ayları hariç her ay faturalar muntazaman kesildiği, bu faturalara karşılık davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, iade faturası kesilmemiş olduğu, uyuşmazlığa konu olan 10.124,40 TL tutarındaki 20 adet faturanın davacının cari hesap ekstresini oluşturduğu, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve ...Karar sayılı, ...Esas ve ...Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin... Esas ve ... Karar sayılı, ...Esas ve ...sayılı emsal ilamları); bilirkişi raporu ile takibe konu faturalar nedeniyle alacağın kanıtlandığı; her ne kadar icra takibinde 13.432,10 TL cari hesap alacağı talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değerin 10.124,40 TL olarak gösterildiği anlaşılmakla, 10.124,40 TL yönünden itirazın iptaline, tarafların tacir olduğu gözetilerek takibin aynı şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 30. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; takibin başlatıldığı tarih itibariyle takibe konu asıl alacak olan 10.124,40 TL’nin %20’si oranındaki 2.024,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından ... 30. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 10.124,40 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 10.124,40 TL asıl alacak yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 10.124,40 TL’nin %20’si oranındaki 2.024,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 691,60TL harçtan peşin alınan 427,60TL'nin mahsup edilerek bakiye 264,00TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 427,60TL Peşin/nisbi Harcı, 5.655,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.510,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 10.124,40TL üzerinden hesaplanan 10.124,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 24/06/2025 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır