İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/338 E. 2025/66 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/338
Karar No
2025/66
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/338 Esas KARAR NO : 2025/66 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; ...11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takipte takip öncesi faize yapılan itiraz kabul edilmekle 43.704,00 TL'lik alacağa vaki itirazın iptaline, takibin 43.704,00 TL üzerinden devamına, devamına karar verilecek 43.704,00 TL'nin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk görüşmeleri vekalet ücreti, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talebidir. Müvekkil şirket davalının iş makinasının onarımını yapmış ve makinanın birtakım parçalarını değiştirmiştir. Bu işlemlerden kaynaklı alacakları için davalıya 43.704,00 TL'lik 1 adet fatura kesilmiş ve bu alacak ödenmediği için 28.03.2024 tarihinde ... 11. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş davalı tarafça borca itiraz edilmiştir. Müvekkilimin davalıdan, iş makinasının onarımı ve parçalarının değiştirilmesinden kaynaklı 11.12.2023 tarihli 43.704,00 TL'lik 1 faturadan alacağı bulunmaktadır. Gerek müvekkilimin gerekse davalının ticari defterlerinde bu durum açıkça görülmesine rağmen; davalı şirket takibe kötüniyetli olarak itiraz etmiştir. Bu fatura davalıya gönderilmiş ve davalının muhasebe kayıtlarına da işlenmiştir. Alacak net ve likittir. İki tarafta tacir olduğundan ticari avans faizi istenmesinde bir hukuka aykırılık yoktur. Dolayısıyla karşı tarafın faizin oranına yaptığı itiraz da yersizdir. Ayrıca takip öncesi faiz talep edilmediğinden işlemiş faize itiraz da yersizdir. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerden dolayı fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takipte takip öncesi faize yapılan itiraz kabul edilmekle 43.704,00TL'lik alacağa vaki itirazın iptaline, takibin 43.704,00TL üzerinden devamına, devamına karar verilecek 43.704,00TL'nin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk görüşmeleri vekalet ücreti, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini... " talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı dilekçesinde belirtilen iddialara ve dava dilekçesine karşı aşağıda belirtilen gerekçelerle itirazda bulunuyoruz. Müvekkilim, iş makinesinin arızalanması üzerine 2023 Eylül ayının ilk haftası davalı şirketin servisini arayıp onarım için iş yerine davet etmiştir. Bunun üzerine 13/09/2024 tarihinde davacı tarafından yönlendirilen servis tarafından Ek-1 de sunmuş olduğumuz üzere bir takım işlemler ve parça değişimleri yapılmış ancak sorun giderilmediği not alınarak iş yerinden davalı şirketin servis elemanları ayrılmıştır. Müvekkil davacı şirketin yetersiz ve art niyetli hizmetinden şüphe duyarak başka bir şirketten servis hizmeti talep ederek arızaya bakılmasını talep etmiştir. Davacı şirketin her servis ziyaretinde arızanın çözümü için çeşitli parçalar değiştirmesi, ancak sorunun devam etmesi hem gereksizlik hem de art niyetli bir yaklaşımı işaret etmektedir. Davacı şirket servisinin arızayı çözememesi ve geç gelmeleri nedeniyle, iş makinesi çalışmamış ve bu durum iş sürecini aksatmıştır. Müvekkilim, iş makinesinin arızasının çözümünde davacı tarafın kasıtlı olarak süreci uzattığını düşünmektedir. Eğer bir servis hizmeti sırasında sorunun çözülmediği, yani tamiratın başarıyla tamamlanmadığı bir durumda, *servis ücreti talep edilmesi haklı değildir*. Hukuk doktrinlerinde özellikle teknik hizmetlerde, hizmet sağlayıcının sorunu tam olarak çözmeden ücret talep etmesinin haksız olduğu ve müşterinin mağdur edilmemesi gerektiği yönünde görüşler mevcuttur.Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacının kesmiş olduğu fatura müvekkilime haksız yere yansıtılmış olup, bu faturanın iptali gerekmektedir.Müvekkilimin uğradığı zararlar ortadayken haksız bir icra takibi başlatılmıştır. Bu takibin, müvekkilimi zarara uğratma amacına dayandığı ve kötü niyetli olarak yapıldığı açıktır. Sonuç olarak, müvekkilimin uğradığı maddi zararlar göz önünde bulundurularak davanın reddi ile müvekkilime haksız yere çıkarılan faturaların iptalini talep ederiz. Hakeza davacı tarafın kötü niyetli olarak başlattığı icra takibi nedeniyle mağdur olmuştur, bu doğrultuda da kötü niyet tazminatı talep etme gereği doğmuştur Gerek yukarıda sunmuş olduğumuz ve gerekse resen gözetilecek nedenlerden ötürü, hukuki ve yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, davacı yanca kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatıldığından ötürü davacının dava değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 11. İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Davalı hakkında tacir araştırması yapılmasına karar verilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2023-2024 yıllarına ait BA/BS formlarının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalı ... vekilinin 11/07/2024 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesine cevap verme süresinin uzatılmasını talep ettiğinden; yasal sürenin bitiminden itibaren cevap verme süresinin 2 hafta süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdi ile davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, yapılan işin faturaya uygun olup olmadığı ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı tespiti konusunda rapor alınmasına, karar verilmiştir. Geçen celse 2 ve 6 nolu ara kararlar gereği eksik delil avansının davacı tarafça ikmal edilmediği, bu nedenle dosyanın bilirkişilere tevdi edilmediği ve talimat müzekkeresi yazılmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali talebi istemine ilişkindir. Öncelikle; davanın niteliği itibariyle ispat yükü davacıdadır. Davacının davasını ispatlaması için toplanması gereken deliller yönünden delil avansı konusunda HMK m. 324, "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." düzenlemesini havidir. İstanbul BAM 2. HD’nin ... esas, ...karar sayılı, 17/05/2022 tarihli ilamında vurgulandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas, ... karar sayılı, 12.12.2012 tarihli ilamında belirtildiği üzere HMK 324. maddede düzenlenen delil avansının süresinde yatırılmaması halinde uygulanacak müeyyide bu delile dayanmaktan vazgeçme olarak uygulanmalıdır. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulüyle dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. Yargıtay 14.HD’nin ... esas,...karar sayılı, 29.05.2017 tarihli ilamında vurgulandığı üzere HMK'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Aynı kanunun kesin süre başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasına göre ise; hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Hâkim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Mezkur davada Mahkememizin 24/09/2024 tarihli celsesi 6 nolu ara kararı uyarınca “Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaisine karşılık olarak 6.000,00TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça iki hafta kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına; aksi halde ticari defter ve kayıtlar deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına” karar verilmiş, davacı vekili duruşmada hazır bulunmuş, ihtardan haberdar olmuştur. Atıf yapılan yüksek mahkeme içtihatlarında vurgulandığı üzere delil ikamesi için davacı vekiline delil avansını tamamlamak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş; ilgili ara kararda sürenin kesin olduğu, kesin sürede yapılacak işin ne olduğu ve kesin süreye uymamanın müeyyidesi açıkça yazılarak davacı vekiline ihtarat yapılmıştır. Ayrıca verilen süre bilirkişi ücretini yatırmak için yeterli ve makuldür; ancak davacı vekili kesin süre içerisinde delil avansını yatırmamıştır. Delil avansını yatırmamanın veya mahkemece verilen kesin süreden sonra yatırmanın sonucu, ihtarda belirtildiği üzere talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılmak ve dosyanın mevcut hali ile karar verileceğidir. ... BAM 4. Hukuk Dairesinin ... esas, 2021/120 karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, mahkemece taşınmazın değerinin tespiti için 16/10/2018 tarihli duruşmada davacı vekiline 1.053,80 TL keşif ve bilirkişi ücreti giderini yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, yatırılmadığı takdirde sonuçlarının hatırlatıldığı, ancak davacı vekilince verilen kesin sürede delil avansının yatırılmadığı görülmüştür. Mahkemece davacı vekiline HMK.’nun 324. maddesi uyarınca delil avansını yatırması için usulüne uygun şekilde süre verilmesi ve gerekli delil avansı yatırılmadığı takdirde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının HMK'nın 94.maddesindeki usule uygun şekilde ihtarı yapılması, belirtilen deliller toplanmadan (keşif ve bilirkişi tetkikatı yapılmaksızın) dava değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması ve dolayısıyla infazı mümkün bir hüküm tesisinin kurulamaması nedeniyle davanın reddedilmesine bir usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın, hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İlgili istinaf kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ....karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Somut olayda da, dava itirazın iptali davası olup, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği alacağının belirlenmesi mümkün değildir. Dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgelerden davacının haklı olup olmadığı, haklı ise haklılık oranı tespit edilememiş, bu nedenle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 499,41TL'nin mahsup edilerek bakiye 115,99‬TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 43.704,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3,600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 04/02/2025 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/338, K. 2025/66, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-338-e-2025-66-k-1d72d8d288a3