İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/777 E. 2023/628 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/777
Karar No
2023/628
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/777 Esas KARAR NO : 2023/628 DAVA : Menfi Tespit (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :06/11/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 06/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Müvekkilime karşı açılmış olan icra takibi haksız ve mesnetsiz olup söz konusu kazadan kaynaklı alacaklı konumunda bulunan taraf ne kaskoya başvurmuş ne sigortaya başvurmuş direkt olarak alacağı müvekkilimden talep etmiştir. Tebligatı ise müvekkilimin taşındığını bildiklerinden eski adrese yapmış olup müvekkilimin itiraz süresi de bu sebeple geçmiştir. Kiralık araç kaskosu; aracı kiralayan kişiyi, oluşabilecek bir kaza, çalınma veya yanma gibi olumsuz bir durum karşısında maddi açıdan sorumlu tutmaz. Çünkü kiralık araç kaskosu olması durumunda yaşanabilecek bu tarz olumsuz olaylar olduğunda; kasko hem araç kiralayan kişiyi hem de kiralama yapan firmayı korur. Bu sebeple de müvekkilim söz konusu hasardan sorumlu değildir. Müvekkilim söz konusu araç ile kaza yapmış olup alacaklı taraf ne kaskoya başvurmuş ve sigortaya başvurmuştur. Direkt müvekkilimden borcun tahsili için icra takibi yapmış olup talep ettiği bedeller ise Yargıtay'ın kararları gereği hakkaniyete aykırıdır. Kısaca arz ettiğimiz olayların akabinde davalı taraf aslında müvekkilden alacağı olmadığı halde söz konusu alacağının kasko tarafından ödeneceği halde haksız bir şekilde müvekkil aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı ile takip başlatmıştır. Haksız ve usulsüz bir şekilde başlatılan icra takibi ile müvekkillerin ticari itibarlarını zedelemiştir. Davalı tarafın yapmış olduğu bu işlemler hukuka aykırı olup, kötü niyetle yapılmıştır. İcra tarihinde müvekkillerin muaccel bir borcu bulunmamaktadır. Fakat davalı taraf anlaşılmaz bir şekilde, alacağı olmadığı halde böyle haksız bir takip başlatmıştır. Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız hususlar, şahitler ve keşif sonucunda yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacaktır. Aracın bedeli ekte sunduğumuz emsallerden de anlaşılacağı üzere aracın şuanki mevcut değeri itibari ile 975.000 TL bandındadır. Ancak yapılan takibın çıkışı 554.000 TL'dir. Bakiye borç miktarı ise 971.669,84 TL olmuştur.Aracın hasarsız piyasası böyle iken bizden istenen bu meblağlar haksızdır. Müvekkilim aracı kiralarken kasko bedeli dahi ödemiş ve kiralayan olarak gerekli özeni göstermiştir. Buna rağmen kiralama şirketi kaskodan ödeme almak yerine müvekkilime gelmiştir. Araç yedieminde bağlı olduğundan davalı tarafın eksper yapması mümkün değildir. Ücretlendirmelerin neye dayanarak yapıldığı, belirlemelerin nasıl yapıldığı da büyük bir muammadır. Örneğin arabanın sağ farı hasarlı ise hasarlı olmayan sol farı da fiyatlandırmaya dahil etmişlerdir. Diğer örnek aracın ufak bir kısmının lokal boyanarak değiştirilebilecek parçasının dahi fiyatını sıfır parça olarak belirlemişlerdir. Bu belirlemeler kötüniyetli olup söz konusu dava ile dosyanın bilirkişiye giderek hasarın net olarak belirlemesinin ve mağduriyetimizin giderilmesini talep ederiz. Ayrıca söz konusu aracın müvekkilim tarafından kaskosu mevcuttur. Kaskodan aracın yaptırılması gerekirse kaskonun müvekkilime kusur oranına göre rücu etmesi gerekmektedir. Bu hususun da ayrıca göz önüne alınmasını talep ederiz. Müvekkilimin iyi niyeti suistimal olmuştur. Bu takip kötüniyetli olup müvekkilimin tebligatı alamadığı dönem tebligat kesinleştirilmiştir. Bu durum dahi davalı tarafın ne kadar kötü niyetli hareket ettiğinin kanıtıdır. Bu nedenle dava ve takip konusu hasardan dolayı kasko şirketinin ödeme yapması gerektiğinden borçlu olmadığımızın tespiti ile kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ediyoruz. Arz ve izah edilen sebepler neticesinde; Talebimizin kabulü ile davalı taraf ile müvekkil arasında mevcut ve söz konusu icra dosyasında bahsedilen bedeller kadar borçlu olmadığının tespiti ile gerçek borç bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini ..." talep ve dava etmiştir. Dava; araç kiralama sözleşmesi kapsamında İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle; iş bu davanın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, her türlü kira ve kiralamadan kaynaklanan davalarında Yargıtayın yerleşmiş kararları ve 6100 sayılı HMK 4/a maddesi uyarınca görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğu, anlaşılmakla davanın görev dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 3-6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, 5-6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair; tarafların yokluğunda karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2023 Katip E-imza Hakim E-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/777, K. 2023/628, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-777-e-2023-628-k-3786b724352e