İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/539 E. 2025/289 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/539
- Karar No
- 2025/289
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/539 Esas KARAR NO : 2025/289 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili ile davalı borçlu ... Kalıp arasında 19.160 kg "çelik çekme boru" satımı konusunda 5,25TL/kg birim fiyatı üzerinden bir anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından anlaşılan miktardaki çelik çekme boruların davalı borçluya teslim edildiğini ve ... tarih ve ... irsaliye ile ... fatura numaralı KDV dahil 118.696,20 TL bedelli e-faturanin düzenlendiğini, davalı borçlu tarafından müvekkilinin ... Bankası ... Şubesinde bulunan hesabına "cari hesaba mahsuben" 50.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye cari hesap borcunun ödenmediğini, bakiye cari hesabın ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine davalı borçlu tarafından borcu olmadığı beyan edilerek itiraz edilmişse de cari hesap ilişkisini kabul eden borçlunun itirazının hukuki karşılığının bulunmadığını, İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklanan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali davasıdır. Dosya, mahkememizce verilen 14/02/2023 tarih ve...E. ...K.sayılı kararı ile verilen kabul kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ve...Esas ... Karar sayılı kararı ile; "HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura ve bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacı tarafça davalı aleyhine ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 68.696,20 TL asıl alacak ve 10.100 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.796,20 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi ile takibin durduğu, davacı tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamaması üzerine somut davanın açıldığı, dava dilekçesinde; davalı borçluya çelik çekme boruların teslim edildiği ve 17.03.2021 tarihli, 47789 irsaliye ve ... fatura numaralı KDV dahil 118.696,20 TL bedelli e-faturanın düzenlendiği, davalının faturaya karşılık yalnızca 50.000 TL'lik ödeme yaptığı beyan edildikten sonra sonuç kısmında davalı borçlu tarafından ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, bununla birlikte dava açılış formunda harca esas değerin 30.000 TL olarak gösterildiği ve peşin harcın 118,35 TL olarak yatırıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, bilirkişi raporunun davacının iddiasını destekler mahiyette olduğu ve fakat davanın 30.000 TL harca esas değer üzerinden ikame edildiğinden bahisle itirazın 30.000 TL yönünden iptali ile takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup, davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile takip konusu tüm alacağa, faize ve ferilerine itiraz edilmiş, davacı tarafın da, her ne kadar dava açılış formunda harca esas değer 30.000 TL gösterilerek bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış ise de, dava dilekçesinin talep sonucu kısmında, dava konusu icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş olduğundan Mahkemece, davada harca esas değerin takip talebine konu edilen toplam 78.796,20 TL alacak olduğunun kabulü ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a, 30 ve 32. maddeleri gözetilerek dava değeri olan bu miktar üzerinden eksik peşin harcın ikmal ettirilmesi ve delillerin değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 30.000 TL dava değeri üzerinden karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu kısma yönelik istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile kaldırılmıştır. Mahkememizce kaldırma ilamından sonra ... Esas numarası verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekili tarafından eksik harç ikmal edilmiştir. Ayrıca kaldrıma kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda davacıya ait ticari defterlerin bazılarının tasdiklerinin okunamadığının belirtilmiş olduğu ve faize yönelik itirazlarının gerekçeli olarak değerlendirilmemiş olması nedeniyle yeniden defter incelemesi yapılmasına karar verilmiş, inceleme günü taraflara bildirilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman mali bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu raporda özetle: "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olar kapanış noter tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defterlerinin ibraz edilmediği, Davacının ticari defterlerine göre Davacının dava ve takip tarihi itibariyle 16.06.2021 takip tarihi itibariyle 61.945,34TL davalıdan alacağı olduğu, Davacının alacağının faturadan kaynaklandığı, faturalanın davalı aleyhine borç doğurduğu, Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Sayın Mahkemece davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 07.02.2022 takip tarihi itibari ile yasal faiz oranının %9 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği % ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın ek rapor alınmak üzere mali bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, tarafların itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da tarafların yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki görüşün özünün muhafaza edildiği, bunun yanında kök davacının asıl alacağı 68.696,20TL olarak tespit edilmiş olmakla birlikte kök raporun sonuç kısmında sehven 61.945,34TL olarak belirtildiği, Davacının takip ve dava konusu asıl alacağı 68.696,20TL olduğu, Ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkememizce kaldırma ilamı sonrası defter inceleme günü tayin edilmiş, duruşmaya iştirak etmeyen davalı tarafa inceleme günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtları ibraz edilmemiştir. Bu bağlamda HMK 222/3 gereğince davacı tarafından tutulan ticari defterler lehine delil olarak kabul edilmiştir. Bilirkişi tarafından davacıya ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının takip tarihi itibariyle 68.696,20 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından usulüne uygun temerrüt olmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği yönünde kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından usulüne uygun tutulan ticari defterlerin bilirkişi incelemesi için mahkememize inceleme gününde ibraz edildiği, davalı tarafından ise ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, bu kapsamda HMK 222/3 gereğince davacının ticari defterlerinin kendisi lehine delil olarak kabul edildiği, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 68.696,20 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın borcunu ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığı, davacı tarafından da sadece borcun kaynağı olan faturanın davalıya e-fatura olarak tebliğ edildiği ayrıca temerrüt ihtarında bulunulduğunun ispat edilemediği, yerleşik Yargıtay ve istinaf ilamlarına göre sadece faturanın tebliğinin temerrüt oluşturmayacağı ve ayrıca temerrüde dair ihtarda bulunulması gerektiği de dikkate alınarak davanın asıl alacak yönünden kabulüne işlemiş faiz yönünden ise reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davalı tarafından ... 3. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla 68.696,20 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağın % 20'si olan 13.739,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.692,64 TL harçtan peşin alınan 118,35 TL' ve 833,31 TL tamamlama harcının mahsup edilerek bakiye 3.740,98 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.360,00 TL'sinden davalı tarafın, 200,00 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 118,35 TL peşin harç, 833,31 TL tamamlama harcı, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.032,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen (% 87,18 kabul edilen kısım) 68.696,20 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen (%12,82 red edilen kısım) 10.100,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 10.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 1.011,00 TL tebligat, posta gideri ile 4.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.761,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre (% 87,18 kabul edilen kısım) 5.022,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre (%12,82 red edilen kısım) 256,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır