İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/723 E. 2025/78 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/723
- Karar No
- 2025/78
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/723 Esas KARAR NO : 2025/78
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2019 KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 27/08/2017 tarihinde sulh sözleşmesi düzenlendiğini ve imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun ... tarafından bakiye 200.000 USD borcun alacaklı ...'a ödenmesi borç ve taahhüdü ile ödeme şekil ve şartları hakkında olduğunu, Sulh Sözleşmesinin 1. Maddesine göre müvekkili ...'un davalıya 200.000 USD'yi 28/02/2018 tarihine kadar (işbu tarih dahil) nakden ve def'aten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sulh sözleşmesinin 2. Maddesinde ise s özleşmeye konu borcun ödenmesini tameninen müvekkili ...'un kardeşi olan yine müvekkili ... tarafından düzenlenerek imza edilen 28/02/2018 vade tarihli teminat senedinin 28/07/2017 tarihinde davalıya verildiğini, işbu teminat senedinin müvekkili ... tarafından da müteselsil kefil olarak imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu borcun ödenmesinin temini bakımından müvekkili ...'un kardeşi ... tarafından kendisine ait ... ili ... ilçesi ... Mah. ... pafta, 4208 ada 14 parselde kain arsa niteliğindeki taşınmazdaki 2/5 hissesinin 12/07/2017 tarihinde ... ailesinden ...'a satış yolu ile devrini gerçekleştirdiğini, yine senedin ödenmesini temin bakımından müvekkili ... tarafından ... ili ... ilçesi ... Mah. 4208 ada ... pafta, ... parsel ... numarada kayıtlı taşınmazdaki hissesi üzerine davalı lehine 31/07/2017 tarihinde 200.000 USD karşılığı Türk Lirası tutarında 1. Dereceden teminat ipoteği verildiğini, sulh sözleşmesinin 4. Maddesinde borcun süresinde ve eksiksiz ödenmesinin hukuki sonuçlarının düzenlendiğini, ancak davalının, taraflar arasındaki sulh sözleşmesine aykırı davranarak sulh sözleşmesindeki prosedürlere uymayarak teminat amaçlı verilen senedi icra takiben koyduğunu, müvekkili ...'un borçlu olduğu 200.000 USD'nin 97.413,41 USD'lik kısmını davalıya nakden ödediğini, davalının ödenen kısmı borcun tamamından düşerek bakiye kalan 102.586,59-USD'lik kısmı sözleşmeye aykırı olarak ... 8. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasından icraya koyduğunu, davalı tarafında icraya konu edilen senedin teminat senedi olup kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konulamayacağını, söz konusu senedin ilamsız icra yolu ile takibe konulması gerektiğini, bu nedenle de takibin iptali gerektiğini beyanla, Menfi Tespit davalarının kabulüne, davalı ile yapılan 28/07/2017 tarihli sözleşme dolayısıyla belirlenen yükümlülüklerin davalı tarafından kasten ve hiçbir surette yerine getirilmemiş olması sebebiyle, davacı müvekkilinin davalı lehine keşide ettiği teminat senedi karşılığında davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına ve dava konusu konu 28/07/2017 düzenleme tarihli 28/02/2018 vade tarihli 200.000 USD bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, dava konusu işbu senedin iptaline, dava konusu senedin tahsili halinde, müvekkilleri ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacakları muhtemel olduğundan dava konusu senedin, teminatsız işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafa müvekkilleri tarafından yapılmış olan fazla ödemenin bilirkişi incelemesi neticesinde miktarı belli olacak meblağın davalı taraftan istirdadına, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklı icra takibi olduğunu, işbu davanın genel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerekirken Mahkemeniz huzurunda açıldığını, bu nedenle işin esasına girmeden evvel Mahkemece görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, davacının davayı açmasında hukuki yarar olmadığını, davacı tarafın her ne kadar açmış olduğu davalarını menfi tespit davası olarak nitelendirip borçlu olmadığını ileri sürmüş olsalar bile dava dilekçesinin asıl konusunun müvekkiline verilen senedin teminat senedi olup olmadığı noktasında toplandığını, davacı tarafın, kambiyo takibinin dayanağının teminat senedi olduğuna ilişkin itirazlarını süresi içerisinde açacağı takibin iptali davasında ileri sürmesi gerekirken işbu davada takibin iptalini ve takibe konulan senedin teminat senedi olduğunun tespitini talep ettiğini, bu taleplerin menfi tespit davasının konusunu oluşturmayıp davacının bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse davanın, dava şartı olan hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu sözleşme vasıtasıyla alacaklarına kavuşamadığını, icra takibi yoluyla alacağını tahsil etmek zorunda kaldığını, davacı tarafın dilekçesinde ve sulh sözleşmesinde ismi zikredilen ... ile hiçbir akrabalık ilişkisi bulunmadığını, bulunsa dahi bunun bir önemi olmayacağını, davacı tarafın gayrimenkullerini devrettiği ...'ın, sulh sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi müvekkili ile bu konuda anlaşmazlık yaşadığını, sulh sözleşmesinin kurulduğu tarih itibariyle dahi infaz kabiliyeti olmayan bir sözleşme olduğunu, zira müvekkilinin adi bir sözleşme ile sözleşmenin tarafı olmayan bir kişiden talepte bulunmasının imkanı olmadığını, bu nedenle bahsi geçen sulh sözleşmesinin ifasının imkansız olduğunu, ayrıca davacıların kardeşi ... tarafından dava dışı 3. kişi ...'a devredilen gayrimenkul üzerinde adi bir sözleşme ile hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, zira ne ...'un ne ...'ın sulh sözleşmesine imza atmadıklarını, bu sözleşmenin onları bağlayıcı hiçbir yanı olmadığını, davacıların kardeşleri üzerine kayıtlı bir gayrimenkulü kardeşlerinin onay ve rızası olmayan bir sözleşme ile 3. bir kişiye devrettiklerini, sözleşmenin daha kurulurken dahi batıl olduğunu, kaldı ki sözleşme nedeniyle müvekkilinden yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasında bulunmalarının da abes olduğunu, icra takibine konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin sözleşmede herhangi bir ibare de olmadığını, sözleşmede senedin teminat olduğuna ilişkin herhangi bir atıf bulunmamasının dahi senedin teminat senedi olduğu iddiasını çürüttüğünü, sulh sözleşmesinde senedin tanzim tarihi dahi belirtilmemiş olup bunun bile tek başına davacının teminat senedi iddialarını çürüttüğünü, zira yerleşik içtihatların senedin tanzim tarihine atıf yapılması konusuna vurgu yaptığını, asıl olanın senedin vadesi geldiğinde müvekkiline ödenmesi olduğunu, davacıların müvekkiline ödeme yapmadığı gibi kötüniyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olmaya, geciktirmeye çalıştıklarını, müvekkilinin ... tarihinde ... 43. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı dosyasıyla davacılara icra takibine konu senede ilişkin ödememe protestosu gönderdiğini, müvekkilinin son çare olarak davalılardan tahsil ettiği miktarı düşerek bakiye alacağı üzerinden icra takibi başlattığını, zira müvekkilinin sözleşmenin ifasının imkansızlaşması nedeniyle mağdur olduğunu beyanla, davanın esasına girmeden evvel görevsizlik kararı verilmesine, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse davanın dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davacının istirdat taleplerine ilişkin müvekkiline yapmış olduğu herhangi bir ödeme bulunmaması nedeniyle reddine, davacıların haksız ve kötüniyetli olarak açmış oldukları davanın reddi ile müteselsilen %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, .... 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve ...E.K. sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından uyuşmazlığa konu senedin ... ili ... ilçesi ... Mah. ... pafta, 4208 ada 14 parsel sayılı taşınmazın bir kısım hissesinin devrinin yapıldığı, devir bedelinin güvencesi olarak sulh sözleşmesinin imzalanması esnasında alındığı iddia edilen senedin bedelsiz olduğunu belirterek eldeki dava açılmıştır. Uyuşmazlık, salt kambiyo senedinden kaynaklanmamaktadır. Taraflar arasındaki iddia olunan esas uyumazlık, senedin temel ilişkiye bağlı olarak teminat olarak verilip verilmediği, sulh sözleşmesi sonrasında bedelsiz kalıp kalmadığı hususundan kaynaklandığı ve senedin düzenlenmesine esas olan bu ilişkinin de mutlak ticari davaya vücut veren nitelikte bir hukuki ilişki olmadığı ve tarafların da tacir olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmadığı nazara alındığında, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. (Aynı yönde karar için bkz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 24.10.2024,... E., ...K.) HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3- HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Yargılama gideri ve harçların görevli mahkeme tarafından nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere; mahkememizce verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza