İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/44 E. 2026/253 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/44
Karar No
2026/253
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/44 Esas KARAR NO : 2026/253

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili tarafından davalıya ekte bulunan 12.07.2024 tarihli fatura kesildiğini, ve davalıya iletildiğini, davalı tarafından iş bu fatura bedelinin ödenmediği, ödeme sözünün verildiği ancak yerine getirilmediğini, davalının ... İcra Müdürlüğü 2025/... e. sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazların iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın likit olması nedeni ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %20‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ile tensip zaptının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına karşın dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nun 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda; takip talebi ile örnek 7 ödeme emrinde asıl alacağın ve takip çıkışı toplam alacağın "Euro" cinsinden yabancı para alacağı olarak gösterilmiş olmasına karşın harca esas değer olarak alacağın Türk Lirası karşılığının hiç bir şekilde gösterilmemiş olduğu görülmüştür. İİK'nın 67. maddesine göre, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması, süresi içinde borca itiraz edilmesi, takibin durması ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmış olması özel dava şartıdır. Özel dava şartlarının varlığı ise somut davada olduğu gibi re'sen gözetilir (HMK md. 115/2). Sonuç olarak, somut olayda takip talebi ile örnek 7 ödeme emrinde İİK'nun 58/3. maddesine aykırı olacak şekilde yabancı para alacağının ve takip çıkışına göre harca esas değerin Türk Lirası karşılığının yer almadığı anlaşılmakla usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği, bu eksikliğin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen dikkate alınacağı ve usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup tüm dosya kapsamı ve sair hususlara yönelik aşağıdaki gibi hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 3.793,48-TL harcın mahsubu ile artan 3.061,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacı tarafa re'sen iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/44, K. 2026/253, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-22-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-44-e-2026-253-k-3d0e0cf226fb