İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/354 E. 2025/563 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/354
- Karar No
- 2025/563
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/354 Esas KARAR NO :2025/563, DAVA:Ticari Şirket (Bakanlıkça Açılan Fesih İstemli) DAVA TARİHİ:23/05/2025 KARAR TARİHİ:25/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bakanlıkça Açılan Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 23/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... Anonim Şirketi, ... Kefalet ... Anonim Şirketi, ... Kefalet ... Anonim Şirketi, ... ... Limited Şirketi, ... ... Limited Şirketi nezdinde Bakanlık Makamının 08.08.2024 tarihli ve ... sayılı onayı uyarınca, Ticaret Başmüfettişleri ...ve ... tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 22.11.2024 tarihli ve ... sayılı İnceleme Raporuna istinaden, anılan şirketler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 210/3 maddesine göre fesih davası açılması gerektiği bildirildiğini, incelemeye konu kefalet senetlerinin, bu kefalet senetlerini düzenleme yetkisi bulunmayan farklı sigorta şirketleri ile acente şirketler arasında düzenlendiğini, kefalet senetlerinin çoğunlukla 2023 yılı sonuna ve 2024 yılı başına tarihlendiğini, genel itibariyle şirketlerin kuruluşunun ve devralınmasının hemen ardından düzenlendiği gözlemlendiğini, kefalet senetlerinin sahte ve yetkisiz düzenlendiği hususu ile birlikte değerlendirildiğinde şirketlerin sahte kefalet senedi düzenlenmek ve üzere kurulduğu veya devir alındığı yönündeki kanaati güçlendiğini, kefalet senetlerindeki teminat tutarlarının, oldukça yüksek rakamlar içerdiğini, tespit edilen ve yetkisiz olarak düzenlenen 16 adet kefalet senedinde yer alan toplam teminat tutarının 40.204.392,45- TL olduğunu, 26/07/2023 tarihinde kurulduğu tespit edilen davalı şirketin ruhsatsız ve yetkisiz olarak kefalet senedi düzenlediğini, söz konusu kefalet senetlerinde yasal olarak faaliyet gösterdiği bilinen sigorta şirketinin unvanını, markasını ve logosunu kullanmak sureti ile sigortacılık mevzuatı ve ilgili diğer mevzuata açıkça aykırı olarak kefalet senetleri düzenlediğini, bu nedenlerden dolayı; davalı şirket hakkındaki fesih taleplerinin kabulüne, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP:Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER : T.C. Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı 22.11.2024 tarihli ve ... sayılı İnceleme Raporu ve ekleri, Kefalet Senetleri, Ticaret Bakanlığı kayıtları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyası, Vergi Daireleri kayıtları, ... kayıtları, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun yazısı, ve tüm dosya kapsamı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; ... ... A.Ş. hakkında sigortacılık kanununa muhalefet, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan soruşturmanın derdest olduğunun bildirildiği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı Bakanlıkça TTK 210/3 maddesi gereğince davalı şirketin feshi istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı şirketin sigortacılık kanununa aykırı şekilde faaliyette bulunduğundan TTK 210/3 maddesine göre fesih koşulları oluştuğundan davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Dava konusu ihtilaf Bakanlıkça açılan fesih istemine ilişkin davada TTK 210/3 maddesi gereğince davalı şirketin fesih koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; ... sicil numarasında kayıtlı ... ... A.Ş. unvanlı şirketin faaliyet merkezinin Kağıthane/İSTANBUL olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilafa ilişkin yasal düzenlemelere bakılacak olursa; TTK'nın "Gümrük ve Ticaret Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisi" başlıklı 210. maddesi "(1) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu Kanunun ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerinin uygulamasıyla ilgili tebliğler yayımlamaya yetkilidir. Ticaret sicili müdürlükleri ve şirketler bu tebliğlere uyarlar. Ticaret şirketlerinin, bu Kanun kapsamındaki işlemleri, Bakanlık denetim elemanları tarafından denetlenir. Bu denetimin ilkeleri ve usulü ile denetime tabi işlemler Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. (2) Diğer bakanlık, kurum, kurul ve kuruluşlar, ancak kendilerine kanunla tanınan yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla ve öngörülen amaç, konu ve şekle tabi olarak şirketlere ilişkin düzenlemeler yapabilir. (3) Kamu düzenine veya işletme konusuna aykırı işlemlerde veya bu yönde hazırlıklarda ya da muvazaalı iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen ticaret şirketleri hakkında, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Bakanlıkça, bu tür işlem, hazırlık veya faaliyetlerin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde fesih davası açılabilir." düzenlemesini içermektedir. Eldeki davanın tarihi 23/05/2025 olup, davacı Bakanlığın teftiş raporu 22/11/2024 tarihlidir. TTK'nın 201/3. maddesindeki 1 yıllık sürenin başlangıcına esas davalı şirketin faaliyetlerinin söz konusu rapor tarihi itibariyle öğrenildiğinin kabulü gerekmektedir. Zira davacı Bakanlığın davalı şirket hakkındaki denetimlerini tamamlamadan fesih istemine esas faaliyetleri öğrenmesi söz konusu olmadığından dava 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmıştır. Davalı şirket hakkında davacı Bakanlık müfettişi tarafından hazırlanan 22/11/2024 tarihli raporda; 26/07/2023 tarihinde kurulduğu tespit edilen Şirketin ruhsatsız ve yetkisiz olarak kefalet senedi düzenlediği, söz konusu kefalet senetlerinde yasal olarak faaliyet gösterdiği bilinen sigorta şirketinin unvanını, markasını ve logosunu kullanmak sureti ile sigortacılık mevzuatı ve ilgili diğer mevzuata açıkça aykırı olarak kefalet senetleri düzenlediği, bu haliyle söz konusu kefalet senetlerini (özel belgeyi) düzenleme yetkisi bulunmaksızın tanzim eden ... ... A.Ş.'nin, başkalarını aldatacak şekilde yetkili sigortacı izlenimi vererek düzenlediği, bahse konu eylemlerin; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca suç teşkil ettiği, adli soruşturma ve kovuşturmanın konusu olduğu, ilgili Kanunların öngördüğü cezalar bakımından kamu düzeninin ihlali anlamına geldiği, yine Müfettişliğimizce tespit edilen hususlara ilişkin olarak ilgili Savcılıklara başvuruda bulunulduğu, konunun cezai yönden değerlendirilmek üzere adli mercilere intikal etiği, bu bakımdan Müfettişliğimizce yapılacak bir işlem bulunmadığı, nihai aşamada incelemeye konu iş ve işlemleri ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 210/3 maddesi kapsamında kamu düzenini ihlal ettiği belirlenen ... vergi numaralı ... ... A.Ş. aleyhine Bakanlık tarafından fesih davası açılması gerektiği belirtilmiştir. Davalı şirketin acentesi sıfatıyla hareket eden ...Ltd. Şti.'ye yazılan müzekkerenin bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır. ...'a yazılan müzekkereye ...Ltd. Şti.'nin sahte kefalet senedine aracılık etmesi nedeniyle sigorta acenteleri levhasından kaydının silindiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... Sigortacılık Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye davalı şirketin levha kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından düzenlenen kefalet senetlerinin kullanıldığı vergi daireleri olan ... Vergi Dairesi'ne, ... Vergi Dairesi'ne, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere, dairelerin sunulan kefalet senetlerinin sahte olarak düzenlendiği, yapılan yazışma ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından davalı şirketin sigorta şirketi ruhsatına sahip olmadığının bildirildiğinin anlaşıldığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket hakkında yapılan araştırmalar kapsamında davalı şirket tarafından benzer isimde bulunan ... Sigorta firmasının ismine benzer şekilde ticari unvan ve logosu kullanılmak suretiyle dava dışı ...Ltd. Şti. aracılığıyla yetkisi ve sigorta şirketi ruhsatı olmadığı halde kefalet senetleri düzenlediği ve düzenlenen bu kefalet senetlerinin Vergi Dairelerine sunulmak suretiyle kullanıldığı sabit olup, davacı Bakanlık Müfettişleri tarafından hem davalı şirket hem de acentesi sıfatıyla hareket eden dava dışı ...Ltd. Şti. hakkında düzenlenen inceleme raporu ile her iki şirketin ruhsatsız ve yetkisiz olarak kefalet senedi düzenlediği, söz konusu kefalet senetlerinde yasal olarak faaliyet gösterdiği bilinen sigorta şirketinin (... Sigorta) unvanını, markasını ve logosunu kullanmak sureti ile sigortacılık mevzuatı ve ilgili diğer mevzuata açıkça aykırı olarak kefalet senetleri düzenlediği, bu haliyle söz konusu kefalet senetlerini (özel belgeyi) düzenleme yetkisi bulunmaksızın tanzim eden ... A.Ş.'nin, başkalarını aldatacak şekilde yetkili sigortacı izlenimi vererek düzenleyerek 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununa aykırı faaliyetlerde bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirketin yetkisi ve ruhsatı olmadığı halde bilinen bir sigorta şirketinin unvan ve logosunu kullanarak sahte kefalet senetleri düzenlenmesine yönelik eylemleri Sigortacılık Kanuna aykırı olduğu gibi kamu düzeni ve kişiler yönünden hak kaybına sebebiyet verecek ve mağduriyet yaratacak nitelikte olup, TTK'nın 210/3. maddesi anlamında muvazaalı iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen davalı şirketin feshi koşulları oluştuğundan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Anonim Şirketi'nin TTK 210/3 maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacı Bakanlık tarafından açılan DAVANIN KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... ANONİM ŞİRKETİ'nin TTK 210/3 maddesi uyarınca FESİH ve TASFİYESİNE, 2- Tasfiye Memuru olarak mali müşavir ...’ın (T.C.K. No: ...) atanmasına, 3- İleride davalı şirket hesabından ödenmek üzere 100.000,00 TL tasfiye memuru ücret avansı ile 100.000,00 TL tasfiye avansı olmak üzere toplam 200.000,00-TL'nin şimdilik davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına, ileride haksız çıkan davalı şirketten tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, tasfiye memurunun görevinin belirlenen ücret ve avans yatırıldığında başlamasına, 4-Karar kesinleştikten sonra tescil ve ilanı için Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 5-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 6- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 12 adet tebligat ve posta giderinden oluşan 1.635,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*