İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/655 E. 2024/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/655
Karar No
2024/723
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/655 Esas KARAR NO : 2024/723 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 07/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili lojistik şirketi olduğunu, kargo işi yaptığını, davalı ise kendi web sitesi üzerinden yurt dışına ayakkabı satışı yaptığını, taraflar yurt dışına satışı yapılan ayakkabıların kargosunun müvekkili şirket tarafından yapılması hususunda anlaşıp birlikte çalışmaya başladıklarımı, müvekkili şirket dava dışı Fedex, UPS, Aras Kargo gibi firmalarla çalıştığını, ayakkabıların sevkiyatını bahsi geçen kargo şirketleri aracılığıyla yurt dışını gönderimini sağladığını, müvekkili şirket, bu süreçte üstlendiği işi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirket, davalı şirketle olan ticari ilişkisine devam ederken davalı şirketçe yurt dışı kargo tazmin bedeli ve yurtdışı kargo bedeli adı altında faturalar kesilmeye başlandığını, düzenlenen bu faturalar elektronik sistem üzerinde düzenlendiğinden müvekkilince işbu faturalar kabul edilmediğini, bu nedenle işbu faturalar yönünden davalı şirkete iade faturası düzenlendiğini, davalı şirketçe, yukarıda bahsi geçen faturalar dışında, yine muhtelif tarihlerde ''ayakkabı bedeli , yurt dışı kargo tanzim bedeli, kur farkı'' adı altında bir çok fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketçe işbu faturalara ilişkin olarak da iade faturası düzenlendiğini, bu şekilde taraflar arasında çok sayıda iade faturası, iadenin iadesi ve sair faturalar düzenlendiğini, davalı şirket tarafından müvekkil aleyhine ... İcra Dairesinin 2023/... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve 15.09.2023 tarihli ... numaralı '' kur farkı '' adı altında düzenlenen faturaya istinaden 344.173,52-TL ödenmesi yönünde ödeme emri tebliğ edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin 2023/... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve 18.07.2023 tarihli ... numaralı' '' yurt dışı kargo bedeli'' adı altında düzenlenen faturaya istinaden 187.263,30-TL ödenmesi yönünde ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu icra takiplerine itiraz edilmiş ise de, itirazlar süresinde yapılmadığından icra takibi kesinleştiğini, bu durum müvekkili şirket tarafından çok sonra fark edildiğini ve fakat süresinde itiraz yapılamaması sebebiyle müvekkili şirket borçlu olmadığı halde borçluymuşçasına, hesaplarına bloke konulmuş ve ev haczi yapıldığını, müvekkili şirket yönünden halen haciz uygulamaları ve haciz baskısı devam ettiğini, müvekkilinin davalı tarafından icra takibinde talep edildiği şekilde bir borcu bulunmadığını, davalı yan, icra takip dosyalarında alacağın sebebi olarak, ... numaralı 've ... numaralı faturaları dayanak olarak göstermişse de, davalı şirketçe müvekkili şirkete faturalarda belirtilen hizmetler verilmediğini, davalı tarafından icra takip dosyasında talep edilen alacağın herhangi bir ticari ve/veya hukuki dayanağı olmadığını, fatura ve içeriklerinin kabul edilmesi mümkün olmadığını, bununla birlikte, müvekkili şirketin fatura dışında ticari ilişkiden kaynaklı herhangi bir borcu da bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkili şirket alacaklı olduğunu, müvekkili borçlu olmadığı halde söz konusu icra takip dosyasından başlatılan takip sebebiyle mağduriyet yaşadığını, tüm hesaplarına ve mal varlıklarına haciz konulduğunu, haciz tehdidi altında ticari faaliyetlerini sürdürmesi olanaksız hale geldiğini, bu sebeple ticari hayatı olumsuz etkilendiğini, süresinde itiraz yapamaması nedeniyle borçlu gibi işlem gördüğünü, bu nedenle, müvekkilinin daha fazla mağdur olmasının önüne geçmek ve ayrıca müvekkili yönünden ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek adına Mahkemece öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde ise uygun bir oranda teminat belirlenmek suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve icra takip dosyalarının durdurulmasını, ... İcra Dairesinin 2023/... E. Sayılı dosyası ve ... İcra Dairesinin 2023/... E sayılı dosyalarından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, kötüniyetli davalının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı yana yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Dava; davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31,34,36,37,38 ve 41. Maddelerinin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu kapsamda 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici madde 1'de düzenlendiği üzere 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı sayılacağının düzenlendiği anlaşılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bu haliyle eldeki 07/11/2024 tarihli menfi tespit davasında dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, arabuluculuk son tutanağından bahsedilmediği, dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, menfi tespit davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/11/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/655, K. 2024/723, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-655-e-2024-723-k-bc25bfede0a4