İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/391 E. 2025/19 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/391
Karar No
2025/19
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/391 Esas KARAR NO :2025/19 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/07/2024 KARAR TARİHİ:09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ürün satışına ilişkin bir ticari ilişkin bulunduğunu ve müvekkilinin ürün teslimi gerçekleştirdiğini, bu doğrultuda faturalar düzenlendiğini, söz konusu düzenlenen faturaların vade tarihi gelmiş olmasına rağmen borçlu tarafından usulüne uygun olarak ödeme yapılmadığını ve müvekkilinin iyi niyeti gereği ödeme yapılması beklendiğini ve talep edilmiş olunmasına karşın davalı tarafından ödeme yapılmadığını, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ise davalı borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, yapılan toplantılardan da bir sonuç alınamadığını, karşı tarafın ödemeye yanaşmadığını, tüm bu sebeplerle; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya yapılan tüm itirazların iptaline ve takibin yasal faizi ile birlikte tüm talepler bakımından devamına, davalının itirazında haksız olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk yoluna başvurudaki giderler ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait 2019-2020 yıllarına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan gelen davacıya ait 2019-2020 yıllarına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı, cari hesap ekstreleri, fatura, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile ürün satışına ilişkin ticari ilişkilerinin bulunduğunu, ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak karşılığı olan faturaların ödenmediğini, ödenmeyen bedeller için icra takibi yapıldığını ancak icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, bu nedenle icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 03/06/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından 10.716,66-TL cari hesap alacağı olmak üzere borcun ödenmesi amacıyla 24/05/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 26/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04/03/2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz. Faturalarda belirtilen malların davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki malların davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Davacının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve ödeme belgeleri, faturalar, tarafların beyanları dikkate alınarak Mali Müşavir Bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu, taraflar arasında akdedilen ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturalardan kaynaklı oluşan 10.716,66 TL tutarındaki alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2019 ve 2020 yıllarında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı aynı yıllarda E-Defter kullanıcısı olup, elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların muhasebe kayıtlarında işlendiği görülmüştür. Bu faturalar, davacının cari hesap alacağını oluşturmakta olup, 120 hesap kodu altında kaydedildiği, davacının muhasebe kayıtlarında söz konusu faturalar iki farklı hesap kodunda yer almaktadır: .... ... C kodlu cari hesabında: 2.086,00 TL, .... ... L kodlu cari hesabında: 8.631,44 TL olmak üzere; bu kayıtlar sonucunda, davacının takip tarihi (17.02.2020) itibarıyla davalıdan toplamda 10.717,44 TL alacaklı olduğu, davalı yan 06.01.2025 günü saat 14:35'de mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların tamamı KDV hariç bedeli 5.000,00 TL’nin altında kaldığından tarafların 2019- 2020 BA/BS formları incelendiğinde herhangi bir bildirimlerinin bulunmadığı, davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturalardan sadece 15.10.2019 tarihli ... numaralı 76,98 TL tutarlı fatura ibraz edilmiş başkaca bir fatura ibraz edilmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu fatura, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen ürünlerin bedelini içerdiği, faturanın veya içeriği ürünlerin davalıya teslimine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir somut veri bulunmadığı görülmekle ve ayrıca cari hesaba konu faturaların tamamının örneğinin dosyaya sunulmadığından fatura yönünden sağlıklı bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığı, neticeten; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacının incelenen kendi ticari defterlerine göre takip tarihi (17.02.2020) itibarıyla davalıdan 10.717,44 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu ancak davacı yan takip talebinde asıl alacak olarak 10.716,66 TL talep ettiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan 10.716,66 TL talep edebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, incelenen takip dosyası, davacı tarafından sunulan cari hesap, 1 adet fatura, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında davacının iddiasına göre ticari satımdan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacının faturalara dayalı alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayıldığı, İncelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların muhasebe kayıtlarına işlendiği, cari hesaba konu faturaların tamamının KDV hariç bedeli 5.000,00 TL’nin altında kalması sebebiyle tarafların 2019- 2020 BA/BS formları incelendiğinde herhangi bir bildirimlerinin bulunmadığı, davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturalardan sadece 15.10.2019 tarihli 76,98 TL tutarlı faturanın ibraz edildiği ancak cari hesaba konu faturanın veya içeriği ürünlerin davalıya teslimine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir somut veri bulunmadığı görülmekle ve ayrıca cari hesaba konu faturaların tamamının örneğinin dosyaya sunulmadığından takibe konu cari alacağı oluşturan fatura içeriği ürünlerin davalı yana ne şekilde teslim edildiği veya içeriği ürünün teslim edilip edilmediğinin dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılamadığı, davacı yan tarafından takibe konu faturanın davalıya teslimine ilişkin yazılı somut bir belge ibraz edilmediği anlaşıldığından davacı yanın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiş ve davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/391, K. 2025/19, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-391-e-2025-19-k-6460f7787bca