İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/476 E. 2024/824 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/476
Karar No
2024/824
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/476 Esas KARAR NO : 2024/824 DAVA : İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen taşınmaz simsarlık sözleşmesi gereği müvekkili şirketin, davalı şirkete ticari kiralamaya uygun taşınmaz bulmasına ve kira sözleşmesinin kurulmasına aracılık etme edimini yüklendiğini, davalı tarafın ise buna karşılık olarak müvekkiline hizmet bedeli ödeme edimini yüklendiğini, sözleşmenin ...adına ... tarafından imzalandığını, taraflarca imzalanan sözleşmede görüleceği üzere davalı tarafa iki adet taşınmaz gösterildiğini ve bunların kiralama bedelleri hakkında bilgi verildiğini, sözleşmede gösterilen taşınmazlardan "Taşınmaz Vasfı: 3550 m² 5 katlı müstakil fabrika binası, Adres veya Tapu Bilgisi: Esenyurt- Akçaburgaz- ..., ...Parsel... m² arsa üzerine kurulu fabrika, Fiyat. 20.000 USD+ KDV" olarak gösterilen taşınmaz davalı tarafça, kiralayan ... Anonim Şirketi'nden kiralandığını, müvekkilinin kiralamaya aracılık etme edimini yerine getirmesine rağmen müvekkiline hizmet bedelinin eksik ifa edildiğini, davalı tarafından müvekkiline 30.11.2022 tarihinde hizmet bedeline yönelik olarak 8.980.00-USD ödeme yapıldığını, davalı ile kiralayan... Ambalaj arasında akdedilen kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 18.000-USD olarak kararlaştırıldığını, müvekkiline belirli bir miktar ödeme yapılmışsa da yapılan bu ödeme taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca eksik ifa edildiğini, hizmet bedelinin taraflar arasında yapılan görüşmelerde davalıdan talep edilmişse de davalı tarafından müvekkiline başka bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalıya yönelik olarak bakiye hizmet bedeli için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yapıldığını, borçlu tarafından takibe konu borcun tamamına ve ferilerine hiçbir gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini, uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olmasından dolayı itirazın iptali için dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yerine getirildiğini ancak arabuluculuk aşamasında tarafların anlaşamadığını, tüm bu sebeplerle; davalı/borçlu tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibinin 12.240,00-USD asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için icra takibinin devamına, haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli itirazı nedeni ile davalı aleyhine %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BEYAN: Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesindeki tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin merkez adresinin Esenyurt ilçe sınırlarında kaldığını, bu sebeple huzurdaki davada yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğundan yetki itirazı mevcut olduğunu, ticaret sicili kayıtlarından da açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafın dava dosyasına ibraz ettiği yer gösterme tutanağı müvekkili şirketin yetkilisi tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla bu tutanak sebebiyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olamayacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde ibraz ettiği yer gösterme tutanağı taşınmaz ticareti hakkında yönetmeliğin 19. maddesinde belirtilen geçerlilik şartlarını taşımadığını, bu maddenin 2. fıkrası gereği taşınmaz gösterme belgesinde taşınmazın gösterilme tarihi bulunması geçerlilik şartı olduğunu, davacının sunmuş olduğu tutanakta tarih belirtilmediğini, yine yer gösterme tutanağı ilgili yönetmelik gereği her bir taşınmaz için ayrı ayrı düzenlenmediğinden bu sebeple de yer gösterme tutanağına dayanılarak müvekkilinden hizmet bedeli talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın davasının konusunu oluşturan yer gösterme tutanağında yabancı para birimi üzerinden ücret belirlendiğini, Türk parasının kıymetinin korunması hakkında kararda değişiklik yapılmasına dair cumhurbaşkanlığı kararında döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılan sözleşmelerin geçersiz olacağı belirtildiğini, bu sebeple de davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisinin ABD vatandaşı olduğunu, karton gıda ambalaj üretimi yapıp ABD'ye ihraç etmek için kurulmuş şirket olduğunu, şirket sahibinin şirket merkezinin 30 yılı aşkın süredir Türkiye'deki özel işlerini de takip eden ve en güvendiği partner olan ... SMMM bürosunun adresinin olmasını istediğini, buna göre kira sözleşmesi düzenlenerek ticaret sicili diğer resmi kurumlarda işlerin bu işlerin takibi için karşı tarafa ödeme yapıldığını ancak şirket kurulduktan sonra ticaret siciline kayıt için gidildiğinde davacı tarafın hazırlamış olduğu kira kontratındaki adresin doğru olmadığı tespit edildiğini ve müvekkili şirketin ticaret siciline başvurusu reddedildiğini, davacı tarafa bu durum sorulduğunda ise ''Google da öyle yazıyordu'' şeklinde ciddiyetsiz bir yanıt alındığını, böyle bir durumda başvurunun yenilenmesi gerektiği ve dolayısıyla da şirket sahibinin ıslak imzalı başvuru yapmasının zorunlu olduğu iletildiğini fakat şirket sahibinin ABD'ye dönmüş olması sebebiyle kendisinden yeni başvuru için ıslak imza alınamadığını, ıslak imza olmadan bu sefer doğru adresle ticaret siciline kayıt yaptırabilmenin tek yolunun şirket merkeziyle üretim yerinin aynı adreste gösterilmesi olduğu öğrenildiğini ve bu şekilde başvurunun yenilendiğini, davacı... Emlak'ın kusuru sebebiyle şirket merkezi ... SMMM adresi olamadığını, mecburen merkezi Esenyurt'a taşınmak zorunda kaldığını, en önemlisi ise bu sebeple ticaret sicil kayıt işlemleri geciktiğini ve bu süre zarfında şirketin bu sebeple müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını, tam aksine davacıdan alacaklı olduğunu, tüm bu sebeplerle; davanın reddine, davacının icra takinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, Kira Sözleşmesi, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, yer gösterme tutanağı, ödeme dekontu, whatsapp yazışmaları, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında yapılan simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret İtirazın İptali davasıdır. Davacı taraf vekili; müvekkilinin davalı şirket ile kurulan sözleşme kapsamında sözleşmeye konu taşınmazın davalı şirkete kiralanması hususunda aracılık ettiğini, bu kapsamda sözleşmede kararlaştırıldığı gibi kiralanan taşınmazın 1 yıllık kira bedeli toplamının %12+KDV oranında bedele hak kazandığını ancak davalı tarafından bir kısım ödeme yapıldığını bakiye kalan bedelin ödenmemesi nedeniyle bu bedele ilişkin başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf vekilinin cevap verme süresinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sunulan yer gösterme tutanağının şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, sunulan yer gösterme tutanağının Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 19. Maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki karara göre sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı tarafın yerine getirmesi gereken hizmeti eksik ve ayıplı olarak yerine getirmiş olduğundan müvekkil şirketi zarara uğrattığını, hizmet bedelini aldığı halde hizmeti usulüne uygun yerine getirmediğii bu sebeple davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının dosyamız arasına alındığı anlaşıldı. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyasının incelemesinde; 22/02/2021 tarihinde cari ilişki kaynaklı cari hesap alacağı olmak üzere 12.240,00-USD asıl alacak olmak üzere toplam borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 08/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/04/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 12/06/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davacı ve davalı tarafın sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve taraflara ait ticari defter ve kayıtları, faturalar ve sözleşme üzerinde bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi... tarafından hazırlanan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Mali inceleme neticesinde; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı ile dava dışı...Ambalaj...Şti. arasında imzalanan kira sözleşmesinde davacı şirketin aracılık etmesinden kaynaklı oluşan hizmet bedelinin bakiyesi olan 12.240,00 USD'nin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının 2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının 2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinde davacı yan ile olan herhangi bir muhasebe kaydının bulunmadığı, davacı şirket ile davalı şirket adına ... arasında tarihsiz olarak ... Sözleşmesi akdedildiği, Neticeten; rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defterlerinde herhangi bir muhasebe kaydının bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı...A.Ş. arasında akdedilen 11.04.2022 tarihli kira sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiği, bu sözleşmede 20.000,00 USD + KDV aylık kira bedeli ile taşınmaz davalı tarafça kiraya verildiği görüldüğü, dava konusu uyuşmazlık kapsamında — tarafların ticari defterlerinde herhangi bir kayda rastlanılmaması, sunulan ödeme dekontunda tarafların isimlerinin yer almaması hep birlikte değerlendirildiğinde mali anlamda ticari defter ve muhasebe yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, uyuşmazlık kapsamında hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olacağı, borçlar mevzuatı yönünden inceleme neticesinde; davacı tarafından 04.04.2023 tarihinde davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 12.240USD.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak “04.08.2022 tarihili akitte belirlenen 21.240USD- lik hizmet bedelinin” gösterildiği, davacının, taraflar arasında kurulan simsarlık (tellallık) sözleşmesi uyarınca davalının bedeli ödemediğini iddia ettiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan adi yazılı şekilde düzenlenen “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı belge incelendiğinde gösterilen taşınmazların Esenyurt-Akçaburgaz'da 268 ada, ... parselde kayıtlı, ...katlı, 6.200m2, müstakil fabrika binasının fiyatının 550.000TL + KDV olduğu, Esenyurt-...'da ...parselde kayıtlı, 5 katlı, 3.550m2, müstakil fabrika binasının fiyatının 20.000USD + KDV olduğu, "aracı firma” olarak davacının, “gayrimenkulü gören” olarak ise ...'nın adının ve imzasının bulunduğı, bu belgenin 2. maddesinde anılan taşınmazların 1 yıl içinde kiralanması veya satışı durumunda kiralamada | yıllık kira bedelinin %12 + KDV'sinin, satış olduğunda ise satış bedelinin %3 + KDV'sinin ödeneceğinin kabul edildiği; 3. madde ise komisyona esas bedelin tapudaki satış bedeli değil, gerçek satış bedeli olduğunun kararlaştırıldığı, davalı tarafından ise: 1. Sözleşmenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığından bahisle davalının sözleşmeden ötürü Sorumluluğunun bulunmadığının beyan edildiği; bu hususa ilişkin olarak dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından sunulan “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı belgeyi imzalayan ...'nın davalı şirketin, TBK m. 40 hükmünce yetkili temsilcisi olduğunu gösteren açık bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı belgenin TBK m. 40/1 hükmü gereğince Taner Çetinkaya'nın yaptığı hukuki işlemin sonuçlarının, davalıyı bağlamadığı kanaatine varıldığı, zira davalının temsil olunan sıfatına sahip olduğunun anlaşılamadığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, edildiği, halbuki her ne kadar sunulan belge, “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı olarak düzenlenmiş ise de irade beyanları incelendiğinde bunun simsarlık (tellallık) sözleşmesi — olduğu; “borçlandırıcı işlem” niteliğini haiz simsarlık sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için ise TBK m. 520/1 hükmünde (“Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. ”) böyle bir kurucu unsurun bulunmadığı; başka bir deyişle simsarlık sözleşmesinin kurulması için tanzim tarihinin belirtilmesinin, kanunda geçerlilik şartı olarak düzenlenmediği; hal böyle olmakla bu sözleşme tarafları arasında işbu sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu kanaatine varıldığı; bununla birlikte davalı tarafından ileri sürülen Taşınmaz Ticareti Hakkındaki Yönetmelik'in 19(2) maddesinin “Bu belgede asgari olarak aşağıdaki bilgilere yer verilir: a) İşletme veya sözleşmeli işletmenin yetki belgesi numarası ve iletişim bilgileri ile sorumlu emlak danışmanının adı, soyadı ve imzası. b) Taşınmazın gösterildiği kişinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası ile iletişim bilgileri ve imzası. c) Taşınmazın tapu kaydı bilgileri, cinsi ve adresi. ç) Taşınmazın hangi amaçla gösterildiği ve gösterilme tarihi. ...” şeklinde olduğu; “a-b-ç” bentlerinde sayılan unsurların ise “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı belgede bulunmadığı; buna göre yönetmeliğin anılan maddesinde sayılan unsurların ispat şartı mı, yoksa geçerlilik şartı mı olup olmadığı hususunu takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; bu yönetmeliğin değerlendirilmesinin uzmanlık alanımızın dışında kaldığı, sunulan simsarlık sözleşmesinde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden kararlaştırılması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunun beyan edildiği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ incelendiğinde simsarlık sözleşmesinde dövizle ödemenin kararlaştırılamayacağına ilişkin bir düzenlemeye rastlanmadığı; takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, davacının, davalı ile kurulan simsarlık sözleşmesi uyarınca gösterilen taşınmazın davalı tarafından kiralandığını iddia ettiği ve buna ilişkin olarak adi yazılı şekilde davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş, başlangıç tarihi 01.12.2022 olan kira sözleşmesinin sunulduğu; işbu kira sözleşmesinde kira bedelinin yıllık 216.000USD*KDV olarak belirlendiği; ayrıca kiralananın, 58. Sokak, No.7 Esenyurt-Akçaburgaz adresindeki 183 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine kurulu 3.550m2'lik fabrika binası olduğunun görüldüğü; kiralananın, davacı tarafından sunulan “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı belgede sayılan taşınmazlardan biri olduğunun anlaşıldığı, Her ne kadar simsarlık sözleşmesinde sayılan taşınmazlardan biri, yukarıda bahsi geçen kira sözleşmesi uyarınca davalı tarafından dava dışı kişiden kiralanmış ise de (yukarıda beyan edildiği üzere) “Yer Gösterme Tutanağı” başlıklı simsarlık (tellallık) sözleşmesinin davacı ile davalı arasında kurulduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle davacının, TBK m. 521/1 (Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.) hükmü uyarınca davalıdan ücretin tahsilini talep etme yönünde alacak hakkının bulunmadığı kanaatine varıldığı; takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; ancak aksi kanaate varılır (davalının simsarlık sözleşmesinin tarafı olduğu, sözleşmenin geçerli olduğu, davacının simsarlık faaliyeti dolayısıyla davalınınn dava dışı kişi ile kira sözleşmesini kurduğu kabul edilir) ise bu halde simsarlık sözleşmesinin 2. maddesinde anılan taşınmazların 1 yıl içinde kiralanması veya satışı durumunda kiralamada 1 yıllık kira bedelinin %12 + KDV'sinin ödeneceği kabul edildiğinden simsarlık ücretinin (216.000USD x %12= 25.920USD) + KDV olarak hesaplanabileceği," görüş ve kanaatinde bulunmuştur. Mali Müşavir bilirkişi ...ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davacı tarafından gösterilen yerin, davalı şirketçe kiralanması sebebiyle davalının, davacı şirkete 30.11.2022 tarihinde 8.980USD'lik kısmi ödeme yaptığı; whatsapp yazışmalarında da bakiye borcun ödeneceğinin yazıldığı beyan edilmiş olup dosya ksapmı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde sunulan whatsapp yazışmasında hizmet bedeline ilişkin yazışmaların yapıldığının görüldüğü, ancak bu yazışmaların yapıldığı telefon numaralarının kime ait olduğunun bilinemediği; bununla birlikte davalı tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda kök raporda yer verildiği üzere banka dekontu ibraz edilmiş olup bu dekontta 8.980,00 USD ödemenin davalı şirket yetkilisi ... hesabına yapıldığı sabit olmakla beraber ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, ödemeyi yapan... şirketinin davalı şirket ile organik bağı olduğu beyanıyla davalı tarafça sunulan ekran göre..., ...'ye ait web sitesinde bulunan davalı ... Ambalaj'a ait iş yerinin görseli yer aldığı görülmekle yine ödemeyi yapan şirket ile davalı şirket arasında bağ olduğunu destekleyen belgelerin de ibraz edildiği, görülmekle davacının bu yöndeki itirazları hususnda Takdir Mahkemenize ait olduğu, diğer yandan yine davacı yanın ödeme eksik yapıldığı için fatura düzenlenmediği yönündeki itirazları kapsamında, kök raporda belirtildiği gibi tarafların ticari defterlerinde herhangi bir kaydın yer almadığı görülmekle, bu hususta hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olacağı," görüş ve kanaatinde bulunmuştur. TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK'nın 521. maddesi gereğince; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Şu halde simsarın, simsarlık ücretini isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen taşınmaz satışının veya kiralanmasının simsarın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir. Davacı taraf taraflar arasında düzenlenen aracılık sözleşmesi uyarınca Esenyurt-Akçaburgaz-..., ...parsel 5967 m2 arsa üzerine kurulu fabrika binasının kiralanması nedeniyle aracılık ettiğini, taşınmazın davalı tarafından kiralandığını, sözleşmede kararlaştırılan bedelin bir kısmının ödendiğini, bakiye kalan kısmın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, davacı ve davalı beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı tarafın cevap dilekçesi ile davacının simsarlık hizmetini ifa ettiğini, ancak ifa ederken hizmeti eksik ve ayıplı ifa ettiğini, davalı şirketi zarara uğrattığını, hizmet bedelini aldığı halde hizmeti yerine getirmediğini beyan ettiği anlaşılmakla davalı tarafça hizmet ilişkisi kabul edilmiştir. Davacı tarafından sunulan yer gösterme tutanağı ve ödeme dekontu incelendiğinde sözleşmeyi imzalayan ve parayı gönderen şirket olarak... -...ifadesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça söz konusu sözleşmeden kaynaklı davacı tarafın hizmeti eksik ve ayıplı ifa ettiğine dair ve ayıplı ifa sebebiyle davacının ihtar edildiğine dair husus ispat edilememiştir. Yine davalı tarafın bu sözleşmeden kaynaklı bir zarara uğradığı ispat edilememiştir. Her ne kadar tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde taraflar arasında ticari ilişki kaydının olmadığı tespit edilmiş ise de taraflar arasındaki ilişkinin varlığı davalı vekilinin beyan dilekçesi ile kabul edilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 521. Maddesi gereğince simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. Türk Borçlar Kanunun 521. Maddesi gereğince simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın, simsarlık ücretini isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen taşınmaz satışının ve kiralanmasının simsarın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir ve madde düzenlemesiyle bu konuda ispat yükü davacı taraf üzerinde olmakla söz konusu taşınmazın kiralanmasının davacı simsar aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleştirdiğini ispat etmek üzere talep etmiş olduğu sözleşmenin celbi için dava dışı ... Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine müzekkere yazılarak davaya konu edilen taşınmazın kira sözleşme istenmiş, gelen müzekkere cevabı ekinde sunulan kira sözleşmesinin incelenmesinde kiracı olarak ...San. Tic. A.Ş'nin yer aldığı ve yine kiralanan taşınmazın davacının iddia ettiği taşınmaz olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davalının kabul beyanı da değerlendirilerek davasını ispat etmiş olan davacının davasının kabulü ile davacı tarafın başlattığı İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 12.240,00-USD asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline,Hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilmesi ile belirlenen miktar olan (46.971,73 TL) %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında; a) Borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 12.240,00-USD asıl alacak üzerinden borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilmesi ile belirlenen miktar olan (46.971,73 TL) %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 22.620,07-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.477,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.142,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 52.982,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı ve 4.477,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.747,25‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti ve 253,75-TL posta giderinden ibaret toplam 4.753,75‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca re'sen yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip . ¸e-imzalıdır Hakim . ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/476, K. 2024/824, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-476-e-2024-824-k-23a07a774a0a