İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/182 E. 2024/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/182
- Karar No
- 2024/165
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/182 Esas KARAR NO : 2024/165 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2017 KARAR TARİHİ : 21/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu ile müvekkili arasında yapılan ticaret gereği, müvekkili davalı-borçluya ham mermer teslimi yapacağını ve bunun karşılığında da davalı-borçludan belirlenen ücreti almaya hak kazanacağını, ticari ilişkiye binaen müvekkili şirketin, icra takibine konu olan 27.08.2015 tarihli fatura ve 27.08.2015 tarihli irsaliye ile tevsik edilen mermerler ve bunlara ait faturaların davalı-borçluya teslim edildiğini ancak davalı-borçlu tarafından müvekkiline mermerlerin karşılığı olan herhangi bir ödeme yapılmadığını ve faturalara da yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında başlatılan icra takibinin davalı-borçlu tarafa 28.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, 02.05.2016 tarihinde davalı-borçlu tarafın icra takibine karşı itirazda bulunduğunu, itiraz sonucunda icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, davalı tarafın yaptığı itirazın tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini ve borcunu ödediğine dair herhangi bir belgede sunamadığını, bu sebeple yaptığı itirazın amacının sadece dosyayı sürüncemede bırak olduğunu, tüm bu sebeplerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin takip tutarı olan 4.876,24-TL üzerinden devamına, haksız ve mesnetsiz yapılan kötü niyetli itiraz sonucu İİK MD.67 ye göre %20'den az olmamak koşulu ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davada tarafların tacir olduğunu, bu sebeple davanın açıldığı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin itirazın iptali davasında görevsiz olduğunu, dosyanın görevsizlik kararı verilerek asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan konusu tarafları aynı olan ilk icra takibinin ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatıldığını, davacının daha sonra ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile konusu tarafları aynı olan icra takibi başlatıldığını, davacının daha sonra ... 12. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosya üzerinden konusu tarafları aynı olan icra takibi başlatıldığını, huzurda açılmış olan davanın konusunun ... 12. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasına yönelik olduğunu, davacının huzurdaki dava açılmadan önce açmış olduğu 2 adet konusu tarafları aynı olan icra takibi bulunduğunu, davanın esasına yönelik olarak davacı ile müvekkili davalı arasında takip konusu yapılan borca yönelik ticari ilişki olmadığından borcun aslına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, davacının takip konusu yapmış olduğu faturanın mesnetsiz olduğunu, müvekkili davalının davacı ile arasında böyle bir alışveriş olmadığını, davalı tarafından iddia olunan dava konusunun müvekkiline teslim edildiğine dair irsaliye, ürün teslimde imza ve vs. hiçbir yazılı kaydın dosya içerisine sunulmadığını, bu anlamda davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar tacir olduğundan TTK hükümleri gereği sayın mahkemenin görevsiz olduğunu, dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacının itirazın iptaline konu etmiş olduğu .. 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyadan önce 2 adet konusu ve tarafları aynı olan icra takibi açmış olduğundan mükerrer takip olan bu dosya yönünden takibin iptali ve davanın reddine, borcun aslı ve tüm fer'ileri yönünden davanın reddine, davacı tarafından kötüniyetli icra takibi dolayısıyla %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, .... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası, 2015 yılına ait muavin defter kayıtları sureti, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 27.08.2015 tarihli 337981 numaralı 4.600,00-TL bedelli fatura alacağının davalı yandan tahsili amacıyla ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret açılan İtirazın İptali davasıdır. ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından 06/02/2023 tarihinde verilen görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile olan ticari ilişki kapsamında ham mermer satışı yaptığını ve teslim ettiğini ancak davalı tarafın üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın bahsettiği gibi davacı ile müvekkil arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, bahsedilen malların teslim edilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin usulüne uygun olarak belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 30/11/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisine itirazın taraflar arasında düzenlenen sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkisi kararlaştırılmış olduğundan HMK 17. Maddesi gereğince reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. ... 12. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından 4.600,58-TL asıl alacak ve 275,66-TL faiz olmak üzere toplam 4.876,24-TL borcun ödenmesi amacıyla 26/04/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 28/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/05/2016 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve ödeme belgeleri, faturalar, tarafların beyanları dikkate alınarak Mali Müşavir Bilirkişi Bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 13/11/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu ... tarihli ... numaralı 4.600,58 TL bedelli fatura alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2015-2016-2017 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfının mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini ... adlı Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup fatura bedeli 100 nolu Kasa hesabından nakit tahsil edilmiş olarak kayıt altına alındığı, 100 Kasa Hesabı" genellikle bir işletmenin nakit paralarını tuttuğu hesabı ifade eder bu durum, söz konusu fatura bedelinin nakit olarak ödendiğini gösterir, netice itibariyle takibe konu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi (26.04.2016) itibariyle davalı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde bedeli nakit ödenmiş olarak kayıtlı olduğu, faturanın taraflar arasında ticari ilişki kapsamında mal bedeli muhteviyatında düzenlendiği, faturanın orta kısmında “Mal alıcıya işyerimizde teslim edildiğinden 213 sayılı VUK 230/5 maddesi gereğince sevk irsaliyesi düzenlenmemiştir.” İbaresinin yer aldığı görülse de takibe konu faturanın davalı yana ne şekilde teslim edildiği veya içeriği ürünün teslim edilip edilmediği dosyada ki mevcut belgelerden anlaşılamadığı, davacı yan tarafından takibe konu faturanın davalıya teslimine ilişkin yazılı somut bir belge ibraz edilmediği, diğer yandan davalının faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmediği görülmüş olup bu bağlamda takibe konu faturanın kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili son kararın mahkemeye ait olacağı, Neticeten; Takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup fatura bedeli 100 no.lu Kasa hesabından nakit tahsil edilmiş olarak kayıt altına alındığı, 100 Kasa Hesabı" genellikle bir işletmenin nakit paralarını tuttuğu hesabı ifade eder bu durum, söz konusu fatura bedelinin nakit olarak ödendiğini gösterir, dosya içeriğinde herhangi bir ödeme belgesi mevcut olmayıp bu durumun takdiri mahkemeye ait olmak üzere takibe konu faturadan kaynaklı davacı yanın ticari defterlerine göre takip tarihi (26.04.2016) itibariyle davalı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, incelenen takip dosyası, davacı tarafından sunulan faturalar, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında davacının iddiasına göre ticari satımdan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacının faturalara dayalı alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davalı tarafından taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından ve yine davaya konu fatura konusu malların taraflarına teslim edilmediğinden bahisle, davalı şirket kayıtlarında davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği bir cari hesap bulunmadığının ileri sürüldüğü, İncelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacının incelenen ticari defterlerine göre takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup fatura bedeli 100 nolu Kasa hesabından nakit tahsil edilmiş olarak kayıt altına alındığı, netice itibariyle takibe konu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi (26.04.2016) itibariyle davalı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği ve yine takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde bedeli nakit ödenmiş olarak kayıtlı olduğu, faturanın taraflar arasında ticari ilişki kapsamında mal bedeli muhteviyatında düzenlendiği, takibe konu faturanın davalı yana ne şekilde teslim edildiği veya içeriği ürünün teslim edilip edilmediği dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılamadığı, davacı yan tarafından takibe konu faturanın davalıya teslimine ilişkin yazılı somut bir belge ibraz edilmediği , sonuç olarak davacı yanın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiş ve davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin yatırılan 83,28-TL harçtan mahsubu ile 344,32-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.876,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 21/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.