İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/836 E. 2025/774 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/836
- Karar No
- 2025/774
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/836 Esas KARAR NO : 2025/774 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile ;müvekkili şirketin ortaklık yapısı ve sermayesi 34 Milyon TL olduğunu, bunun tamamının ortaklar tarafından ödendiğini, şirketin tek ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin idaresinin ortaklar tarafından yürütüldüğünü, müvekkili firmanın , borçları bakımından bir tenzilat talebinde bulunmadığını, borçları için vadelerin uzatılmasını ve taksitlendirme talep ettiğini, şirketin yaratığı istihdamın, devletin vergi ve sigorta gelirleri yanında ekonomiye sayısız katkısı dikkate alınarak özellikle ülkenin derin bir ekonomik kriz yaşadığı bu dönemde ekonominin yapı taşlarından olan, fon yaratma gücü ve istihdam yaratma gücü bulunan şirketin faaliyetlerinin devamının makro seviyede de ne kadar önemli olduğunu, konkordato projesinin içerdiği ödeme teklifinin, alacaklıların alacaklarına %100’ü oranında (artı %30 faiz) kavuşma imkanı sağlayacağını, projenin vade talepli bir konkordato projesi olup, hali hazırda ödeme kısırdöngüsüne kapılan şirketin borçlarının ödenmesi yolunu açmak ve ödenebilirliğini sağlamak için borçların %100’ünün teklif edilen vadeler içinde (24 ay) ödenmesi talebine dayalı olduğunu, ayrıca borçların tamamı üzerinden %30’u oranında faiz hesaplanmış ve 2027-2028 yıllarında iki eşit tutarda ödenmesinin planlandığını, şirketin varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerine devamı da sağlanmış olacağını, müvekkili şirketin konkordato talebinde bulunmasına sebep olan asıl sorun ise nakit akışının bozulması ve likit sorunu yaşaması olduğunu, bunun temel sebebinin de ...’nın onaylanmış çatı kredi limitinin bir anda dondurması olduğunu, Para Politikası Kurulu'nun 20 Temmuz 2023 tarihli kararı ile makro finansal istikrarı güçlendirecek ve piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak sadeleşme sürecinin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiş, ayrıca parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları alındığı ifade edildiğini, bu minvalde müvekkili şirketin bir çok şirket gibi bu süreçten olumsuz etkilendiğini, onaylanmış çatı kredisinin limitinin de dondurulması şirketi olumsuz etkilediğini, şirketin aktif büyüklüğü, çay piyasasındaki yeri, organizasyon yapısı oldukça sağlam olmasına rağmen ülkenin de içinde bulunduğu ekonomik zorluklar şirketin de tahsilat ve nakit dengesini alt üst ettiğini, bunun sonucu olarak şirket kuruluşundan bu yana ilk kez çekinin karşılıksız çıkması durumu ile karşı karşıya kalmış ne kadar mücadele etse de nakde ulaşılamadığını, konkordato talep etmekten başka bir çaresinin kalmadığını, İİK m. 286'da zikredilen belgelerin tamamını eksiksiz olarak mahkemeye sunmuş olduğunu, konkordato başvurusunda bulunan aşağıdaki ...T A.Ş. hakkında şirketin ticari faaliyetine devamı ve mal varlığının korunması amacıyla tensip kararı ile birilkte İİK 287,288- 294 ve 295. Maddeleri uyarınca 3 ay geçici mühlet verilmesine, mahkemece öngörülen gerekli tedbirlerin alınmasına, İİK.289.maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, Konkordato talebimizin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına va sonuç itibariyle konkordato talebimizin tasdikine karar verilmesini, müvekkil şirketin alacaklı sayısının azlığı ve şirketin ticari hacmi dikkate alınarak, sadece bir tane konkordato geçici komiseri görevlendirilmesini, müvekkil şirketlerin faaliyetlerine devam edebilmesi ve şirketin malvarlıklarının korunabilmesi ve konkordato projesini hayata geçirilmesi için, İİK m. 206'da düzenlenen 1. Sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olamak üzere, müvekkil şirket aleyhine 3183 sayılı kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin durdurulmasına, İİK m. 206'da düzenlenen 1. Sırada yazılı alacaklarla ilgili yapılmış takiplerle ilgili muhafaza tedbiri yapılmış ise, üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla, muhafazaların kaldırılarak müvekkil şirket yetkililerine yediemin olarak teslimine, İİK m. 206'da düzenlenen 1.sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz uygulanmamasına, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına (İİK m. 295/1) ,mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde talepte bulunan müvekkillere yapılmasına (İİK m. 294/6), mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen müstakbel (doğacak) alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından önce bankalar tarafından tutulan paralar ile ve müvekkiller lehine doğacak alacakların komiser denetiminde talepte bulunan müvekkillere ödenmesine; geçici mühlet kararı ile birlikte, mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine; konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden, davacı malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyda kaldırılarak başvuruda bulunanlara yediemin olarak teslimine, geçici mühlet kararı verildiğinde, gerekli görülmesi halinde geçici mühletin iki ay daha uzatılmasına, geçici mühletin sonunda bir yıllık kesin mühlet verilmesine, yönelik tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce resen yapılan incelemede aynı davacı borçlu şirketin aynı talep ile İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu anlaşılmış olup dosyanın sureti celbedilmiştir. Celp edilen dosya incelendiğinde ise konkordato dosyasında konkordato talebinin reddine karar verilmiş olup dosya gerekçeli kararın henüz yazım aşamasında olduğu ve kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. Konkordato vadesi gelmiş borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçlunun, kanunda öngörülen şartlarla mahkemenin denetim ve gözetimi altında alacaklıları ile anlaşmak suretiyle borçlarını tasfiye etmesine imkan veren bir cebri icra hukuku müessesesidir. Konkordato mühletinin verilmesine ilişkin işler çekişmesiz yargı işlerindendir. Çekişmesiz yargı işlerinde kanunda aksine hüküm olmadıkça verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla çekişmesiz yargı işleri ile ilgili daha önce verilip kesinleşen bir kararın bulunması aynı davanın tekrar açılmasına engel değildir. Ancak henüz kesinleşmeyen ve dolayısıyla derdest olan çekişmesiz yargı işleri ile ilgili aynı davanın açılıp açılmadığına ilişkin kanunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konkordato başvurularında derdestliğin dava şartı olarak kabul edilmemesi halinde konkordato talebi reddedilen veya reddedilme ihtimali yüksek olan borçlular derhal ikinci bir başvuru yaparak İİK 294 ve devamı hükümlerinin korumasından faydalanacaktır. Bu ise hakkın kötüye kullanılmasına zemin hazırlayacak uygulamalara yol açacaktır. Esas olan borçlunun yaptığı tek başvuru üzerinden kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek uygulanabilir bir projenin tasdikini sağlamaktır. Konkordato sürecinin dinamik olması, borçlunun projesini revize etme imkanının bulunması, komiserin veya mahkemenin projeye müdahale edebilecek olması, süreç içerisinde borçlunun mevcudunu arttırmaya ve borçlarını azaltmaya yönelik faaliyetlerde bulunma imkanının bulunması göz önüne alındığında, derdest bir başvuru varken borçlunun konkordato talep etmesinde hukuki yararının olduğu söylenemez. Zira borçlunun yeni başvuruda ileri sürebileceği her iddia ve talebinin derdest dosyada da ileri sürme imkanı vardır. Aynı anda iki konkordato başvurusunun görülmesi halinde birbirine aykırı kararlar çıkabileceği gibi hukuki güvenirliliği zedeleyebilecek uyuşmazlıkların da doğma ihtimali vardır. Sonuç olarak çekişmesiz yargı işlerinde kanunda derdestlik konusunda bir düzenleme yok ise de konkordato davaları için derdest bir dava var iken ikinci davanın açılmasında açıklanan nedenlerle hukuki yarar dava şartı bulunmamaktadır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31/01/2022 tarih 2021/2185 Esas 2022/365 Karar) Mahkememiz dosyası incelendiğinde gerek dava tarihi, gerekse karar tarihi itibariyle davacı şirket adına açılmış konkordato davası varken ikinci davanın açılmış olduğu daha önce açılmış olan İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında 19/10/2023 dava tarihli konkordato davasının açılıp halen derdest olduğu, (gerekçeli karar yazım aşamasında) gerek dava tarihi gerekse karar tarihi itibariyle derdestlik durumunun bulunduğu anlaşılmakla yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı hakkında İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 19/10/2023 dava tarihli konkordato davasının açılıp halen derdest olduğu, (gerekçeli karar yazım aşamasında) dava tarihi itibariyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün...no.sunda kayıtlı ... tarafından ileri sürülen konkordato talebinin HMK 114-1-h ve 115-2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/11/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...