İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/254 E. 2025/524 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/254
Karar No
2025/524
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/254 Esas KARAR NO : 2025/524 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkili şirketin, davalıdan un alacaklısı olduğunu, ancak davalının cari hesap ekstresine göre takibe konu 2.651.202,51 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, borçlu olana ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkilinin lehine bir karar alınması adına, ilgili giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresinin “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği bilinmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu ve tarafları tüzel kişi tacir olan uyuşmazlık yönünden Mahkememizin görevli olduğu anlaşıldığından Mahkememizce düzenlenen 11/04/2025 tarihli tensip tutanağının (18) nolu ara kararında "Davacı vekiline; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına," hususunun bildirildiği, tensip tutanağının davacı vekiline usulüne uygun olarak 16/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, fakat davacı vekilince arabuluculuk son tutanağının ön inceleme duruşma günü olan 18/07/2025 tarihine dek dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih 2020/932 Esas 2020/5773 Karar sayılı bölge adliye mahkemesi kararlarındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında belirtildiği üzere "5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun’un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," karar verildiği, doktrin görüşleri de bir arada değerlendirildiğinde tensip tutanağında belirtilen eksikliğin verilen kesin sürede davacı vekili tarafından giderilmediği, dava usulden red olsa da bu durumun davacının yeniden dava açmasını engelleyen hal teşkil etmediği, kanun koyucunun öngördüğü yaptırımın ise sadece davanın usulden reddi sonucunu doğurduğu (İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar) anlaşılmakla davanın HUAK m.18A hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan ve usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 60,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57.Hukuk Dairesi 2024/1929 Esas 2024/2228 Karar) olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/07/2025 Katip Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/254, K. 2025/524, T. 18.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-254-e-2025-524-k-231d03443baa