İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/16 E. 2025/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/16
Karar No
2025/164
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2025/16 KARAR NO : 2025/164 DAVA : MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın tarım ve hayvancılık işini yapmakta olup traktör alabilmek için davalı kurum bünyesinde kredi sözleşmesi kapsamında Temmuz-Ağustos ayı 2024 tarihinde davalı bankadan kredi çektiğini, kredi sözleşmesi kapsamında çekilen kredilerin ödemesinin ilk taksitinin 2025 tarihinden başlanmak üzere 5 yıl içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, krediye teminat olarak bono tanzim edilmesinin talep edildiğini, talep doğrultusunda düzenleyeni ..., lehtarı ... olan, 5.750.000,00 TL bedelli ve 01.10.2024 vade tarihli kambiyo senedi tanzim edildiğini, akabinde 03.10.2024 tarihinde lehtar ... tarafından ... A.Ş.ne ciro edilmiş olarak gösterildiğini, kredilerin taksit ödeme tarihleri başlamadan 04.10.2024 tarihinde ... Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin taşınır ve taşınmaz mal varlığına haciz konulduğunu ve şuanda satış işlemlerine başlandığını, müvekkili ...'ın iş bu senedi eşi ...'a hatır senedi olarak verdiğini, TTK.nun 687 gereği senedin bedelsiz olup davalı tarafın iş bu durumu bildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, kredi taksit ödemelerinin başlangıç tarihlerinin 2025 yılı olmasına rağmen kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen iş bu senetler göz önünde bulundurulduğunda davalı kurumun kötü niyetli davrandığını ve müvekkili ...'ın zararına hareket ettiğini gösterdiğini, bankanın bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, müvekkili ... yönünden hatır senedi olarak verilen senedin bedelsiz olması sebebiyle müvekkilin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etiklerini, müvekkili ... yönünden ise söz konusu senedin Temmuz ve Ağustos 2024 tarihlerinde çekilen ve geri ödeme başlangıç tarihi 2025 yılı olan kredi sözleşmelerinin teminatı olarak verildiğini, senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’inin hamile karşı da öne sürülmesinin mümkün olduğunu, bankanın teminat senedi olduğunu bildiği halde borçlunun zararına hareket ettiğini ve çekilen kredilerin taksit ödeme günü gelmeden icra takibi başlattığını, müvekkilinin taşınmaz mal varlığına ve tüm banka hesaplarına haciz konulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek teminat olarak alınan bu senedin kredi ödemelerinin başlangıç taksit ödemesinin gelmemesi nedeniyle senedin bedelsizliğinin tespitini talep etiklerini, sonuç olarak, müvekkili ... yönünden hatır senedinin bedelsiz olması nedeniyle, müvekkili ... yönünden çekilen kredilerin teminatı olarak verilen ve kredi ödeme taksit tarihi gelmeden ikame edilen icra takibinde teminat senedi bedelsizliğinden müvekkillerin davalı kuruma ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin müvekkilleri yönünden dava sonuçlanıncaya teminatsız olarak durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise dava sonuçlanıncaya kadar satış işlemlerinden dolayı dosyaya yapılacak olan ödemenin icra veznesinde tutulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinin ...'da başlatıldığını, ayrıca takibe konu bononun müvekkili Bankanın ... Şubesi lehine düzenlendiğini, diğer yandan takibe konu bonoda " iş bu bono vadesinde ödenmediği takdirde müteakip bonolarında muacceliyet kasbedeceğini ve ihtilaf vukuunda ... mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkisini şimdiden kabul ederiz." denilmek suretiyle ... mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılındığını, bu nedenle, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmekte olup öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, kesinleşen takip alacağı üzerinden harç hesaplanarak harcın tamamlanması gerektiğini, müvekkili banka ile davacı ... arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davacı ...'ın ise işbu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek ... 1. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek muhataplara gönderildiğini, ihtarnameye rağmen kredi borcu ödenmediğinden, borçlular tarafından düzenlenen 5.750.000,00- TL bedelli 01/10/2024 vade tarihli bononun vadesinde ödenmemesi üzerine senet protesto edilerek borçlulara karşı ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, senedin hatır senedi olduğu ve müvekkili bankanın borçluya zarar verme amacıyla senedi devraldığı, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialarının yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak verilen dava ve takip konusu senedin davacı ... yönünden hatır senedi olması nedeniyle bedelsizlik, diğer davacı ... yönünden ise kredinin teminatı olarak verilen senedin kredi taksit ödemeleri başlamadan takibe konulması nedeniyle bedelsizliği iddiasına dayalı olarak borçlu olmadıklarının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır. Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10.01.2025 tarihli cevabi yazılarında "Konu ile ilgili olarak EVDB kayıtlarımızın tetkiki neticesinde; ... vergi kimlik (T.C.Kimlik No:...) numaralı ...'ın Potansiyel Mükellef (Gelir Getirici Kazanç Olmaksızın Bazı İş Ve İşlemlerde Kullanılan Potansiyel Vergi Kimlik Numarasına Haiz Mükellef) olup herhangi bir vergi mükellefiyeti bulunmadığı, Dairemiz ... vergi kimlik (T.C. Kimlik No:...) numaralı mükellefi ... ise, 09/09/2021 tarihinde Canlı Hayvanların Toptan Ticareti (Kümes Hayvanları Hariç) faaliyetine başlamış olduğu ve 08/03/2022 tarihinde faaliyetini terk ettiği, 08/03/2022 tarihinde Diğer Sığır Ve Manda Yetiştiriciliği (Sütü İçin Yetiştirilenler Hariç) başladığı ve 30/11/2024 tarihinde faaliyetini terk ettiği tespit edilmiştir." denilmiştir. ... Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 14.01.2025 tarihli cevabi yazılarına göre davacıların ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı ... ile davalı banka arasında 03.10.2022 tarihinde "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığı, diğer davalı ...'ın ise sözleşmeye 28.07.2023 tarihinde müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı ile; "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir. Adı geçen HSK kararı uyarınca 15/12/2021 tarihinden itibaren, adı geçen kararda belirtilen kanuni düzenlemelerden kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere sadece yukarıda anılan mahkemelerce bakılacaktır. Somut olaya bakıldığında; davacı dava dilekçesinde ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Dava ve takip konusu bononun davacı ... ile davalı Banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle verilen krediler için düzenlendiği her iki tarafında kabulündedir. Davacı taraf sadece bu senedin hatır ve teminat senedi olarak düzenlenerek davalı bankaya verildiğini iddia etmektedir. Temel ilişkinin Genel Kredi Sözleşmesine dayandığı, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek davacı tarafın borcunun bulunup bulunmadığının takdir ve değerlendirmesinin temel ilişkiye göre belirlenmesi, sözleşme hükümlerinin uygulanıp yorumlanması gerekmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın temelinin 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen uyuşmazlıktan kaynaklandığı anlaşılmakla Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6, 7, 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir. Yine 1957 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı TTK ile asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında iş bölümü ayrımının getirildiği, iş bölümüne dayalı olarak hukukumuzda sadece adı geçen mahkemeler arasında gönderme kararı verilmesinin mümkün hale geldiği açık ise de 01/07/2012 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle beraber bu mahkemeler arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüşmüş, usul hukuku tekniği anlamında artık "gönderme kararı" verilebilmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır. Gönderme kararı hukukumuzda, 6762 sayılı TTK döneminde iş bölümü itirazı üzerine ve yasal koşulların oluşması durumunda, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemeleri arasında ancak verilebilen ve bağlayıcılığı olan bir karardır. Bu nedenle ihtisas mahkemesi olmayan asliye ticaret mahkemesinin, ihtisas mahkemesi sıfatı olan asliye ticaret mahkemesine yönelik olarak bir "gönderme kararı" verebilmesi artık usul hukuku tekniği açısından mümkün değildir (Emsal; Mahkememizin 01/11/2024 tarih ve...D.İş K., 26/04/2024tarih ve ... E... K.) Taraflar arasındaki ilişkinin temel niteliği, nedenleri, adı geçen kanun hükümleri çerçevesinde tarafların lehine veya aleyhine sonuç doğup doğmadığı, hangi çerçevede sonuç doğduğu, bankacılık sözleşmesi nedeniyle temlik olan davalı varlık şirketinin alacaklı olup olmadığı, hususlarının tartışılması, yargısal yoruma tabi tutulması, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerekliliği, ancak finans davalarına bakan mahkemece takdir olunabilecektir. Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için görevsizlik kararı verilerek dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın niteliği gereği kesin olmak üzere karar verildi. 24/02/2025 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/16, K. 2025/164, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-16-e-2025-164-k-6d011d30ce30