İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/736 E. 2025/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/736
- Karar No
- 2025/62
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/736 Esas KARAR NO:2025/62 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:22/11/2024 KARAR TARİHİ:27/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti ... Şirketi'ne ait olan ... plakalı ... sevk ve idaresinde bulunan çekicinin 23/11/2022 tarihinde ... plakalı çekici ve ... plakalı tırla çarpışmasıyla oluşan kaza neticesinde müvekkillerinin desteği ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin yakınlarını kaybetmeleri sebebiyle uğradığı manevi zararın giderilmesi için iş bu davayı açtıklarını, kazada asli kusurlu olan ... Şirketi'ne ait ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Anonim Şirketi tarafından ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... numaralı kasko poliçesinde 1.000.000,00 TL limiti İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı bulunduğunu, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan 23/11/2022 tarih ve... sayılı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla T.B.K. madde 76 kapsamında her bir müvekkili için 30.000,00 TL olmak üzere toplan 90.000,00 TL geçici ödeme talebinin kabulü ile tensiple birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine, davacı ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplamda davalının sorumlu olduğu teminat miktarı olan 250.000,00 TL'nin olay tarihinden işletilecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ile 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı kanunla değişik 164/son fırkası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi gerektiğini, mütevefaa ...'IN vefatı sebebiyle talep edilen tazminata ilişkin, ilgili genel şartlarda tahdidi olarak sayılan mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi müvekkili şirkete iletilmediğini, yapılan başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, manevi tazminat talep edebilme şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, işbu uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin somut olayda ticari bir iş yapılmadığından yasal faiz olduğunu, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekilinin 27/01/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davalı vekili ile müvekkiller ..., ... ve ... arasında protokol imzalandığını, poliçe limitleri dahilinde davadan feragat edileceğinin taahhüt edildiğini, davalı ise sulh olunduğunu, müvekkillerinin talimatı doğrultusunda kusurlu diğer kişilere karşı tüm hakları saklı tutmak kaydıyla işbu davadan feragat ettiklerini, davalı şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekilinin 26/01/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davacı vekili Av. ... ile müvekkili ... Anonim Şirketi tarafından protokol imzalandığını, poliçe limitleri dahilinde davadan feragat edileceğinin taahhüt edildiğini, lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat talebinden ibarettir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davacı vekilinin 06/01/2025 tarihli feragat dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini beyan ettiği; davalı tarafça sunulan 06/01/2025 tarihli beyan dilekçesiyle ise yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapılmadan evvel sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 205,13-TL'nin, başlangıçta peşin olarak yatırılan 853,88-TL'den mahsubu ile fazla olan 648,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların talepleri göz önünde bulundurularak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve yatırılan teminatın resen ilgilisine iadesine, Dair, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2025 Katip ... Hakim ...