İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/34 E. 2024/565 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/34
Karar No
2024/565
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/34 KARAR NO : 2024/565 DAVA : ALACAK (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, ... sipariş no ile, 28/10/2023 tarihinde 3.800.000 TL bedel ile ... şasi no’lu ... motor no’lu, ... Tente renkli, sıfır km, 2023 Model ... yeni aracı, davalı şirketten sipariş ettiğini, araç bedeli olan 3.800.000,00.-TL'nin 31/10/2023 tarihinde davalı şirketin banka hesabına EFT yapılarak gönderildiğini, banka dekontunu sunduklarını, bunun üzerine 03/11/2023 tarihinde araç ruhsatının müvekkili şirket üzerine çıktığını, müvekkilinin aracı teslim almadan, aracın dış yüzeylerinin ve koltuklarının kaplanması ve camların filmini yapılmasını talep ettiği için, davalı şirketin 09/11/2023’e kadar süre talep ettiğini, 09/11/2023 tarihinde davalı şirket çalışanı tarafından aranılarak "aracın işlemlerinin bittiği, ancak garaja çekerken aracın hasar aldığını"nın müvekkili şirkete bildirildiğini, konu ile ilgili aracın hasarlı fotoğraflarının da müvekkili şirkete ayrıca iletildiğini, bu durumu kabul etmediklerini, aracı hasarlı olarak teslim alamayacaklarını, ödenmiş olan 3.8000.000 TL’nin iade edilmesini veya hasarsız aynı özellikte bir araçla değiştirilmesi gerektiğini davalı şirkete ilettiklerini, para iadesi sürecinin hızlandırılacağı davalı şirket yetkilisi tarafından beyan edilerek, bir takım belgelerin gönderildiğini ve “araç rengi değiştirilmesi” ile ilgili gerçek duruma aykırı olarak belge alındığını, bu belgenin gerçekle uyumlu olmadığını, gerçek durumun araç henüz müvekkili şirkete teslim edilmeden, davalı tarafın kusuru sebebi ile hasarlanmış olduğunu, para iadesinin yapılmaması üzerine ... 17.Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 27/11/2023 tarihli ihtarnamesi ile bir kez daha, tekrar paranın iadesinin talep edildiğini, ihtarnamenin aynı gün (27/11/2023) davalı şirkete tebliğ edildiğini, ihtarname için 837,64 TL masraf yapıldığını, bu masrafının HMK 323/ç gereği yargılama gideri olarak davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirket tarafından 27/11/2023 tarihinde yalnızca 3.800.000 TL gönderildiğini, müvekkilinin paranın geç iadesi nedeniyle maddi zarara uğradığını, 31/10/2023- 27/11/2023 arası işlemiş olan ticari faiz (reeskont avans faizi) alacağından düşülmesi gerektiğini (TBK 100. madde borçlu tarafından yapılan ve toplam alacağın tamamını karşılamayan ödemeler önce faiz ve diğer masraflardan düşülür.), aynı zamanda bu süre zarfında aracın da kullanılamadığını, araçtan yoksun kalınması nedeniyle de bu süre boyunca zarar oluştuğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, araç satışından kaynaklanan zarar tazminatı ile ticari (reeskont avans) faizi alacağı, araç mahrumiyet bedeli (araçtan yoksun kalma zararı), ticari (reeskont avans) faizleri, diğer zararların fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL’nin 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont avans) faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, İhtarname masrafı olan 837,64 TL’nin de HMK 323/ç gereği yargılama giderlerine dahil edilerek karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 18.01.2024 tarihli tensibin (18) nolu ara kararı ile 18-Dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında zarar kalemleri tek tek belirlenirken; (A) Her zarar kalemi için ayrı ayrı parasal olarak değeri belirtilmek yerine genel olarak şimdilik kaydıyla 100,00.-TL istendiği, zarar kalemlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, (B) Araç satışından kaynaklanan zarar tazminatının talep edildiği, aracın teslim alınmayarak bedelinin iade edildiğinin beyan edilmesi karşısında, söz konusu zarardan ne kastedildiğinin dilekçe içeriğinden anlaşılamadığı, zira ödeme ve paranın iadesi için geçen süreye yönelik faizin ayrıca istendiği, bu zarar kaleminin sehven yazılıp yazılmadığı, yazılmış ise açıklanarak dava konusu olayla ilişkilendirilip illiyet bağı kurularak zarar miktarının rakamsal olarak (kısmi veya belirsiz) belirtilmesi, (C) Ödeme tarihi ile paranın iade tarihi (31.10.2023 - 27.11.2023) arasında geçen süre için reeskont avans faizinin talep edildiği, bilindiği üzere her iki faiz türünün ve oranlarının farklı olması karşısında hangi faiz türünün talep edildiğinin açık ve net olarak belirlenmesi, faiz türü belirlendikten sonra alacak miktarı belirlenebilir nitelikte olduğundan talebe konu miktarın belirlenmesi, bulunan miktarın tamamı değil de bir kısmının kısmi dava konusu yapılacak ise ne kadarının kısmi davaya konu edildiğinin açıklanması, (D) Araç mahrumiyet bedeli (araçtan yoksun kalma zararı) talep edildiğinden, hangi tarihler arasında araçtan yoksun kalındığı ve bu zarar kalemi nedeniyle talep miktarının, şimdilik kaydıyla dava değeri olarak belirtilen 100,00.-TL içindeki miktarının belirlenerek bildirilmesi, (E)Ayrıca sonuç ve istem kısmında "Diğer Zararlar" kalemine de yer verilerek yine miktar belirtilmeden talepte bulunulduğu, bu "Diğer Zararlar"ın neler olduğu, neyin kastedildiğinin anlaşılamadığı, bu zarar kaleminin sehven yazılıp yazılmadığı, yazılmış ise açıklanarak dava konusu olayla ilişkilendirilip illiyet bağı kurularak zarar miktarının rakamsal olarak (kısmi veya belirsiz) belirtilmesi, hususlarında zarar kalemleri tek tek ve rakamsal olarak ifade edilmek suretiyle açıklamada bulunulması, var ise maddi hataların düzeltilmesi için davacı vekiline HMK.nun 31.maddesi gereğince 2 hafta süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili 02.02.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Tüm alacak kalemleri için kısmi dava açtıklarını, talep edilen faizin avans faizi olduğunu, Alacak kalemlerinin: 1-Araç Satışından kaynaklanan zarar - Fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40 TL olan alacak: para iadesi 27/11/2023 tarihinde avans faizi hesap edilmeden yapıldığından (31/10/2023 tarihinde ödediği paraya avans faizi eklenmeden ödeme yapıldığından) geç ödeme nedeniyle avans faizi kaybı yani zararının ödenmesini talep ettiklerini, 2-Araç mahrumiyet bedeli (araçtan yoksun kalma zararı) - Fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 30 TL olan alacak: 09/11/2023 tarihinde teslim alınması beklenen araç, davalı tarafın kusuru nedeniyle teslim alınamadığını, bu nedenle 09/11/2023 - 27/11/2023 tarihleri arası araç mahrumiyet bedelinin hesaplanarak ödenmesini talep ettiklerini, 3- Diğer zarar - Fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 30 TL olan alacak: Müvekkilin 31/10/2023 tarihinde ödemesini yaparak sipariş ettiği aracın fiyatının 27/11/2023 tarihinde arttığını, bu nedenle aynı özelliklere sahip aracın değerinin tespit edilecek 27/11/2023 tarihindeki değeri ile 31/10/2023 tarihinde müvekkil tarafından ödenen bedel arasındaki farkın tespitini ve bu alacağın ödenmesini talep ettiklerini 4-Bu alacak kalemlerinin her birine 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında;davacının talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 72.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın renginin davacı tarafın katalog ile talep edilen renge sahip olmamasından dolayı siparişinden vazgeçildiğini, 01.12.2023 tarihinde ödenen bedelin tamamının iade edildiğini, dava konusu aracın ruhsat kaydının iptali dahil olmak üzere vergi iadelerinin sağlanması ve şasi kaydının boşa düşürülmesi işlemleri dahil süreç ekteki kayıtlarla sunulduğunu, tüm işlemlerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde ilerletildiğini ve bu noktada sürecin uzaması ile davacının zararına neden olacak şekilde bir işlemin bulunmadığını, davacı tarafından bedelin geç iadesi sebebiyle maddi zarara uğranıldığı iddia edilerek 31.10.2023-27/11/2023 tarihi arasında işlemiş ticari faiz alacağı talep edilmiş ise de borç muaccel olmaksızın faiz alacağının talep edilemeyeceğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davacı taraf araç mahrumiyet bedeli talebine dayanak herhangi bir somut bilgi ve belge sunamadığını, bu aşamadan sonra dosyaya sunabilecek herhangi bir delile muvafakat etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf zarara uğradığını iddia edilmiş ise de davacı firmanın dava konusu araçtan farklı bir araca sahip olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davacının yalnızca tek bir araca sahip olmayacağı ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, herhangi bir zararın oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faiz talebinde bulunabilmesi için keşide edilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren talep edilmesi gerektiğini bu sebeple haksız ve fahiş faiz alacağına, türüne kabul etmediklerini, davacının zarara uğradığı herhangi bir husus mevcut olmadığından, huzurdaki taleplerin Medeni Kanun md.2’ye aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; araç satış sözleşmesinin iptali nedeniyle peşin ödenen araç bedelinin geri iade edilmesi nedeniyle faiz kaybı, ikame araç bedeli ve ödeme ile bedelin iadesi arasında geçen süre içerisinde oluşan fiyat farkının ödenmesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davacının ... sipariş no ile 28/10/2023 tarihinde 3.800.000 TL bedelle dava dilekçesinde özellikleri belirtilen sıfır km aracın davalı şirketten sipariş edildiği, araç bedelinin tamamının peşin olarak 31/10/2023 tarihinde davacı tarafından ödendiği, dava ve cevap dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle araç satışının iptal edildiği, davacı tarafından ödenen bedelin ticari faiz ile birlikte talep edildiği ve ... 17.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin aynı gün davalıya ulaştığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının ödeme ve ihtarname tarihleri (31/10/2023- 27/11/2023) arası peşin ödenen araç bedeli olan 3.800.000,00.-TL'nin faizini (avans faizi) talep edip edemeyeceği, yine aynı tarihler arasında geçen süre nedeniyle araç mahrumiyet zararını talep edip edemeyeceği, yine bu tarihler arasında söz konusu araca gelen fiyat artış farkını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Yargılama devam ederken ön inceleme duruşmasından önce davacı vekili tarafından 16/07/2024 tarihinde dilekçe sunularak, davalı ile sulh olduklarını, davadan feragat ettiklerini, davalı ve davacı tarafın birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince de 25/07/2024 tarihinde dilekçe sunularak, davacı tarafça davadan feragat edildiğini, feragati kabul ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretine ilişkin dosyaya UYAP üzerinden ödeme yapıldığını belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 1-Harç peşin ve yeterli alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Talep gibi, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/09/2024 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/34, K. 2024/565, T. 06.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-34-e-2024-565-k-23192eb38101