İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/850 E. 2024/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/850
Karar No
2024/768
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/850 Esas KARAR NO : 2024/768 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 30.11.2016 tarihli aracılık sözleşmesi gereğince uzun yıllardır müvekkili tarafından davalıya yönelik aracılık iş ve hizmetlerinin gerçekleştirildiğini, sözleşmede belirtildiği üzere aracılık işi yapan davacının üretici ihracatçı davalı firmanın çeşitli firmalar ile tedarik bağlantılarını kurmasını sağladığını, firmaların talep ve bilgilerini davalıya ilettiğini, bunlar arasında bağlantı kurduğunu, bu iş ve hizmetleri karşılığında komisyon aldığını, geçmişte davalının dava dışı ... unvanlı şirkete yaptığı işlere aracılık eden ve komisyona hak kazanan davacı tarafından muhtelif tarihlerde faturaların keşide edildiğini ve davalı tarafından davacıya ödemelerinin yapıldığını, davacının yapmış olduğu aracılık işlerinde 2019 yılında davalı Bilsar tarafından yine dava dışı... unvanlı şirkete toplam 167.158,53 Euro bedelli 7 adet fatura düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan bu aracılık hizmetlerinin %7 komisyon olarak 11.563,90 Euro komisyon bedelinin hak kazandığını, davalı hesaplarında ...A.Ş. tarafından 2019 yılsonu borç/alacak bakiyesi hesap ekstreleri ve kayıtlarında incelemeler yapıldığını, davacının 11.563,90 Euro bakımından mutabık kalmadığını, müvekkili tarafından davalıya ödeme yapılması uyarısında bulunulduğunu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ..Esas sayılı icra dosyası üzerinden alacağa dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığından icra takibine itiraz edildiğini, davacının dava konusu komisyona hak kazanmadığını, davacının dilekçesinde bahsettiği aracılık sözleşmesi ile davacının dava dışı ... firması ile müvekkili arasında ticari ilişki kurulmasını sağlamak ve taraflar arasında ticaretin devamlılığını sağlaması gerektiğini, bir süre bu firmaya gerçekleştirilen ihracatlar nedeniyle müvekkiline kesilen faturalar karşılığında ödemelerin düzenli olarak yapıldığını ancak sonra bu firma tarafından yapılan ödemelerin kesildiğini, bu durumda davacının ... ile irtibat kurarak paranın ödenmesini sağlaması gerekirken herhangi bir tahsilatın söz konusu olmadığını, söz konusu ihtarnameye net bir cevap alınamadığını yalnızca 5.044,20 Euro tutarında tahsilat yapılabildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ticaretten doğan alacaklarını garanti altına almak zorunda olmasa da ... aracılığı ile ihracat sigortası yaptırdığını, müvekkilinin alacağını alamayınca ...'a başvurduğunu, bakiye kalan 116.498,71 Euro alacağı için “vadesi geçen alacak bildirimi” yaparak 30.05.2019 tarihinde sigorta tazmin yoluna gidildiğini, tazminat başvurusu yapılan faturaların cevap dilekçesinde detaylarının verildiğini, müvekkili tarafından yapılan başvuru sonucunda ... Sigortasının devreye girdiğini ve ... ile yapılan görüşmeler çerçevesinde 116.498,71 Euro tutarındaki alacağın ... Sigortasının baskısı nedeniyle; 11.06.2019 tarihinde 15.000,-Euro, 10.07.2019 tarihinde 10.000 Euro olmak üzere 25.000 Euro tahsilat yapıldığını, kalan alacağın 91.498,71 Euro'ya düşürülebildiğini, kalan 91.498,71 Euro alacak için ise 05.02.2020 tarihinde yani fatura tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra Borç Tahsil ve Tasfiye Protokolü yapıldığını ve 8 taksitte tahsilat sağlanabildiğini, ayrıca müvekkili şirketin yaptığı ihracatlardan doğan borcunu ödemek istemeyen ... evvelce kendi üretiminde kullanmak üzere müvekkiline gönderdiği ve başka bir yerde kullanılması mümkün olmayan ve parasal değeri bulunmayan kumaşları 12.07.2019 tarihinde 100.000,- Euro bedelle müvekkiline zorla fatura ettiği ve nakit borcunu sıfırlamaya çalıştığını, söz konusu faturanın 19.07.2019 tarihinde müvekkili tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, Sigortadan tazmin başvurusu yapılan ilk faturanın tarihinin 15.02.2019 olup, tahsilatının ancak 1 yıl sonra yapılabildiğini, söz konusu faturaların tahsilinde davacı Nejat Alyanak'ın hiç katkısının bulunmadığını, sigorta yaptırılmamış olsaydı bu tahsilatın yapılmasının mümkün olmayacağını, Davacı ve müvekkili arasında akdedilen 30.11.2016 tarihli sözleşmenin 4 Ödeme Şekli başlıklı maddesinde “Sözleşmenin 3. Maddesinde belirlenen komisyon ücreti, teslim edilen mallar mukabili bedelin üretici ihracatçıya ve/veya ihraç kaydı ile teslim ettiği firma hesaplarına transfer edilmesini müteakiben faturasını keser.” denilerek komisyon alacağının ihracat bedelinin tahsiline bağlandığını ancak sözleşmede bahsedilen tahsilatın vadesinde ve olağan bir şekilde gerçekleşen tahsilatları kapsadığını, söz konusu ihracat alacağının tahsilatının ...'ın ... firmasının uluslararası piyasada ... limitinin iptal edilmesi ve kredibilitesinin bozulması endişesi ile müvekkili şirketin ihtiyaten yaptırdığı sigorta aracılığı ve baskısı ile olağan dışı bir şekilde tahsil edilebildiğini, davacının bir katkısının olmadığını, davacının sözleşme gereğince yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden dolayı aracılık ettiği ... firmasından müvekkili şirketin 11.395,76 EURO alacağının kaldığını beyanla; davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası, taraflar arasında imzalanan 30/11/2016 tarihli aracılık sözleşmesi, 02/11/2020 tarihli mutabakat yazısı, fatura suretleri, ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki muhtelif tarihli faturalar, komisyona konu faturalar, mail yazışmaları, cari hesap, muavin döküm, davacının tacir sıfatına yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevapları, ... sigortası, tahsilat beyanları, 05/02/2020 tarihli borç tahsil ve tasfiye protokolü celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, Ticaret ve Borçlar Hukukundan Kaynaklı Nitelikli Hesaplama Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Bilirkişi ..., Genel Muhasebe Şirketler Muhasebesi Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Alanında Uzman SMMM Bilirkişi ... ve Dış Ticaret Finans Uluslararası Kara - Hava - Deniz - Demiryolu Taşımacılığı ve Sigorta Uzmanı Öğretim Görevlisi Uzman Ekonomist Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1. Davalının, davadışı alıcıya ihraç ettiği toplam 7 adet fatura tutarı 167.158,53Euro bedelin tamamını alıcıdan tahsil ettiği, 2. Davacının davalının satmış olduğu 7 adet fatura bedeli üzerinden, aralarındaki sözleşme gereği %7 oranına karşılık gelen 11.701,10 Euro komisyon bedeline hak kazandığı, ancak davacının 11.563,90 Euro taleple takip başlattığı, takiple bağlılık gereği davacının takipteki asıl alacak tutarı olan 11.563,90Euro’nun yerinde olduğu, davalının vaki itirazının iptalini talep edebileceği, 3. Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip tarihinden itibaren, Kamu Bankalarının EURO cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği, 4. Davacı alacağının likit olduğu, şartları sübuta ermekle birlikte icra - inkar tazminatına hükmetmenin münhasıran Sayın Mahkemenin yetkisinde olduğu sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, aracılık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı gerçek kişi ...'ın evvela tacir sıfatı araştırılmış, ilgili kurum ve kuruluşlardan celp edilen yazı cevapları uyarınca davacının I. sınıf tacir olduğu ve bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edildiğinden, tacir olduğu belirlenmiştir. Bu suretle, 6102 s. TTK 4. maddesi hükmü uyarınca eldeki davanın nispi ticari dava olması, yine 6102 s. TTK 5. maddesi uyarınca ticari davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması sebebiyle dava konusu uyuşmazlık bakımından Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı ... ile davalı ... A.Ş. arasında 30/11/2016 tarihli aracılık sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı şirket ile dava dışı ... unvanlı yabancı şirketin tanıştırılması, tedarik bağlantısı kurulması, yabancı şirketin talep ve bilgilerinin davalıya iletilmesi, iki şirket arasında koordinasyonun gerçekleştirilmesi davacı aracı tarafından sağlanacak olup, işbu sözleşmeye konu işler sebebiyle, davalı taraf davacı aracıya sözleşmenin 3. maddesinde mutabık kalınan komisyonu ödemekle yükümlü olduğu karşılıklı olarak taahhüt edilmiştir (sözleşmenin konusu 2.md.). Taraflar arasında akdedilen aracılık sözleşmesinin 3. maddesinde ise, ister davalının kendisi tarafından ister ihraç kaydı ile teslim ettiği başka bir firma tarafından ihraç edilsin ürün veya ürünlerin her bir sevkıyatta faturası düzenlenmekle suretiyle alacağa dönüşmüş, beyannameye konu olmuş, FOB tutarı üzerinden %7 Dolar / Euro tutarındaki aracı komisyon ücreti ve ilaveten %18 KDV' si davalı tarafından komisyon ücreti olarak davacıya ödeneceği hususu taraflarca kabul edilmiştir. Ayrıca, sözleşmenin 4.maddesi ile komisyon ücretinin ödenme şekli belirlenmiş, buna göre teslim edilen mallar mukabili bedelin dava dışı yabancı şirket tarafından davalı şirket hesaplarına transfer edilmesini müteakiben davacının faturasını keseceği ve davalının ödeme yapacağı vurgulanmıştır. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında uyuşmazlık ve çekişme yoktur. Davalı, 2019 yılında gerçekleşen ticari satım ilişkisi sebebiyle dava dışı .... unvanlı yabancı şirkete toplam 167.158,53 Euro tutarında ve 7 adet fatura düzenleyerek satış gerçekleştirmiştir. İşbu satıma yönelik fatura suretleri delil olarak dosyaya da ibraz edilmiştir. Davacı, aracılık sözleşmesi uyarınca komisyon ücretine hak kazandığını ileri sürmektedir. Davalı, yabancı şirket tarafından yapılan ödemelerin kesildiğini, davacının yabancı şirket ile iletişim sağlayarak paranın ödenmesini sağlayamadığını, kendileri tarafından ... aracılığı ile ihracat sigortası yaptırıldığını, alacağın ... sigortası ve borç tasfiye protokolü ile tahsil edilebildiğini, davacının aracı olarak tahsilat noktasında herhangi bir katkısının olmadığını savunarak davacının komisyon ücretine hak kazanmadığını savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, taraflar arasında akdedilen ve varlığı tartışmasız olan 30/11/2016 tarihli komisyonculuk hizmet sözleşmesi uyarınca, davalı şirketin dava dışı ... şirketine gerçekleştirmiş olduğu (dava dilekçesinde tarihi, numarası ve bedeli belirtilen 7 adet fatura) toplam 167.158,53 Euro satış sebebiyle davalı şirketten komisyonculuk sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı, davacı komisyon ücretine hak kazanmış ise davalından talep edebileceği komisyon alacağının tutarı, davalının ihracat sigortası sebebiyle ... A.Ş.' nin devreye girerek satılan malların bedelini taksitler halinde ve geç almasından dolayı davacı tarafa komisyon alacağını ödememekte sözleşme hükümleri uyarınca herhangi bir haklılığının olup olmadığı / ayrıca bu durumun davacının komisyon alacağını talep etmesine sözleşme hükümleri uyarınca bir engel oluşturup oluşturmadığı, nihayetinde varsa davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu toplam miktar noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen aracılık sözleşmesinde, davalı şirketin ihraç ederek yabancı şirkete satacağı mallara yönelik olarak bu malların bedelinin tahsili noktasında, davacının tahsilat garantisi verdiğine yönelik sözleşmede herhangi bir edimi / taahhüdü yahut bu yönde üstlendiği bir borç bulunmamaktadır. Öte yandan, yine aracılık sözleşmesinde davalının ... A.Ş. aracılığı ile ihracat sigortası yaptırması, alacağının ödenmemesi halinde ihracat sigortasından tahsil edilmesi durumunda davacının komisyon ücreti talep edemeyeceğine yönelik yine herhangi bir sözleşme maddesi de yoktur. Hasılı, böyle bir koşul kararlaştırılmamıştır. Dolayısıyla, davacının edim olarak borçlanmadığı bir husus hakkında, davalının tek taraflı olarak sözleşme hükümlerini değiştirecek tarzda komsiyon ücretini ödemekten kaçınması haksızdır. Zira, taraflar sözleşme hükümleri ile sıkı sıkıya bağlıdır ve sözleşmede kararlaştırılan edimleri ancak yerine getirmekle yükümlüdürler. Diğer taraftan, davalı, aracılık sözleşmesindeki "tahsilat" ibaresinden vadesinde ve olağan bir şekilde gerçekleşen tahsilatların anlaşılması gerektiğini, bu nedenle alacağın ... A.Ş. ihracat sigortası ve tasfiye protokolü uyarınca olağan dışı ve geç tahsil edilmesinin bu tahsilatı kapsamadığını, yani mal bedellerinin olağan dışı ve geç tahsili sebebiyle davacının komisyon ücreti hak kazanamadığını belirtse de; sözleşmede bu yönde yazılmış, taraflarca bu şekilde kabul edilmiş bir metin veya anlaşma yoktur. Değinilen bu "olağan dışı ve geç tahsil" vakıa komisyon ücretinin koşulu olarak gösterilmemiştir. Davalı, sözleşme hükümlerini, sözleşmeye aykırı şekilde ve sözleşmede yazılı olmayan hususları sanki bu hususlar yazılmış gibi yorumladığından, mahkememizce sözleşme metni ile bağdaşmayan beyanlarına ve savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu çerçevede, Mahkememizce sözleşme hükümleri nazara alındığında davacının komisyon ücretine hak kazanabilmesi noktasında yabancı şirket için kendisi bakımından tahsilat garantisi vermemiş olması, öte yandan alacağın olağan dışı (ihracat sigortası, borç tasfiye protokolü vb..) veya geç ödenmesi halinde yine sözleşmede komisyon ücretine hak kazanamayacağı noktasında taraflarca kabul edilmiş / mutabık kalınmış bir sözleşme hükmü bulunmadığından davalının savunmalarını ispat edememiş, / mahkememizce itibar edilmemiştir. Meselenin halli teknik bilgi, nitelikli hesaplama ve özel uzmanlık gerektirdiğinden ayrıca alanlarında uzman bilirkişi kurulu oluşturularak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Ticari sözleşmeler uzmanı, ihracat ve finans sigortaları ile dış ticaret uzmanı ve SMMM bilirkişiden oluşan uzman kurul 25/09/2024 tarihli raporunda; davalının yabancı şirkete ihraç ettiği dava konusu 7 adet fatura toplamı 167.158,53 Euro bedelin tamamını tahsil ettiği, 7 adet faturanın FOB tutarının 167.158,53 Euro olduğunun çekişmesiz olduğu, davacının sözleşmenin 3. maddesi uyarınca 11.701,10 Euro komisyona hak kazandığı, ancak davacının icra takibinde bu tutardan daha az miktarda olmak üzere 11.563,90 Euro talepte bulunduğundan taleple bağlılık ilkesinin esas olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde davacının komisyon ücretine hak kazanabilmesi için satıcının fatura ve beyanname vermesi ve satış bedelinin davalının hesaplarına transfer edilmesi yönündeki iki şart kararlaştırıldığı, somut olayda bu iki şartın da gerçekleştiği, bahsi geçen iki şart dışında davacının komisyon ücretine hak kazanması noktasında başkaca bir koşul getirilmediği, bu itibarla davalının alacağın geç ödenmesi, ihracat sigortasının devreye girmesi vb. savunmalarının sözleşme hükümleri karşısında herhangi bir haklılığının bulunmadığı, esasen sözleşmede aracı davacının satış konu ürünler için satış bedelinin tam ve zamanında ödenmesine yönelik herhangi bir tahsilat ve garanti yükümlülüğünün de bulunmadığı / söz konusu olmadığı, nihayetinde davacının sözleşme uyarınca komisyon ücretine hak kazandığı ifade edilmiş, mahkememizce bu mütalaaya iştirak edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, bilirkişi kurulunun 25/09/2024 tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, sunulan bilimsel mütalaanın uyuşmazlık konusu hakkında gerekçeli ve dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup özellikle sözleşme hükümleri tartışılarak değerlendirilmesi sebebiyle uyuşmazlığı giderici mahiyette olduğu, bu suretle rapordan ayrılmayı gerektirir yahut itibar etmeye engel bir durum bulunmadığından mahkememizce içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Esasen, bilirkişi kuruluna raporuna karşı zaten taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır. Bu çerçevede, taraflar arasında akdedilen 30/11/2016 tarihli aracılık sözleşmesi uyarınca davalının yabancı şirkete ihraç ederek sattığı dava konusu 7 adet fatura toplamı 167.158,53 Euro bedeli tamamen tahsil ettiği, aracılık sözleşmesi 3. maddesinde davacının komisyon ücretine hak kazanabilmesi için satıcının fatura ve beyanname vermesi ve satış bedelinin davalının hesaplarına transfer edilmesi yönündeki iki şart kararlaştırıldığı, somut olayda bu iki şartın da gerçekleştiği, davacının komisyon ücretine hak kazandığı, davalının tasfiye protokolü ile alacağının geç ödenmesi ve ihracat sigortasının devreye girmesi ile olağan dışı tahsilat yapıldığı savunmalarının sözleşme hükümleri karşısında herhangi bir haklılığının bulunmadığı, yani bu savunma sebepleri ile davalının komisyon ücretini ödemekten kaçınmasının sözleşme hükümleri (sözleşme 3.md) karşısında haksız olduğu, esasen sözleşmede davacı aracının satış konu ürünlerin satış bedelinin tam ve zamanında ödenmesine yönelik herhangi bir tahsilat ve garanti yükümlülüğünün de bulunmadığı, dava konusu 7 adet faturanın FOB tutarının 167.158,53 Euro olduğunun çekişmesiz olduğu, davacının sözleşmenin 3. maddesi uyarınca 11.701,10 Euro komisyona hak kazandığı, ancak davacının icra takibinde bu tutardan daha az miktarda olmak üzere 11.563,90 Euro talepte bulunduğundan taleple bağlılık ilkesinin esas olduğu, bu çerçevede davacının komisyon ücretini talep etmekte ve davasında haklı olduğu kabul edilerek / sonucuna varılarak davanın kabulüne, davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına karar verilmiştir. Diğer taraftan; icra inkar tazminatı talebi bakımından, alacak likit ve muayyen olduğundan (komisyon faturaları ve 02/11/2020 tarihli açık mutabakat yazısı) İİK'nın 67/2. maddesindeki yasal koşullar bulunmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden (bkz. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi... E., ... K.). takip tarihindeki kur birimi esas alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacak 11.563,90 Euro 'nun takip tarihindeki ( 1 Euro = 29,3271 TL ) karşılığı olan 339.135,65 TL 'nin %20'si oranındaki 67.827,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (339.135,65 TL) üzerinden alınması gereken 23.166,35 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 4.095,91 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 19.070,44 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.095,91 TL peşin harç, 223,50 TL posta ve tebligat masrafı ve 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.319,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (339.135,65 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 54.261,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/850, K. 2024/768, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-850-e-2024-768-k-ca1b8e774361