İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/733 E. 2025/151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/733
- Karar No
- 2025/151
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/733 Esas KARAR NO : 2025/151 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.’nin maliki bulunduğu ... plakalı aracın müvekkili tarafından 01.04.2022-2023 vadeleri arasında ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın, 05.08.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın kusurlu şekilde sevk ve idare edilmesi neticesinde gerçekleşen çarpışma ile hasarlandığını, anılan kazaya ilişkin olarak düzenlenen 05.08.2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü, meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete kasko sigortalı bulunan ... plakalı aracın oluşan kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar tutarı olan 14.148,55-TL’nin 7.550,01 +5.239,54= 12.789,55 TL lik kısmı 18.10.2022 tarihinde, tediye edildiğini, 7.550,00-TL lik faturanın KDV tutarı olan 1.359,00 TL nin ½ kısmı olan 679,50 TL si 08.11.2022 tarihinde tediye edildiğini, diğer yarısı olan 679,50-TL si ise yasal mevzuat uyarınca tevkifat yapılarak vergi dairesine yatırıldığını, yapılan ödemeler nedeniyle sigortalılarının haklarına halef olunduğunu, ödenen tazminatın rücuen tahsili için davalı sigorta şirketine rücu başvurusunda bulunulduğunu, fakat alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, arabuluculuk başvurusu netice alınamadığını, ödenen tazminatın rücuen tahsili için işbu davanın ikame edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin sigortalısına ödediği 14.148,55-TL’nin, 12.789,55 TL lik kısmına ödeme tarihi olan 18.10.2022 tarihinden itibaren, bakiye 1.359,00-TL lik kısmına ise 08.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi, dava masrafları ve avukatlık ücreti ile birlikte davalı sigorta şirketinden rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, husumet yokluğu nedeniyle esastan reddi gerektiğini, öncelikle iddia edilen kazanın ve meydana geldiği iddia edilen hasarın varlığı, tarafların kusur oranları araştırılması gerektiğini, sigortalının zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu alacak hakkı sigortacının kanuni halefiyeti ile kendiğinden sigortacıya geçtiğini, ancak halefiyetin gerçeklemesi için bazı belirtilen şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerektiğini, hukuken geçerli bir sigorta sözleşmesi var olması gerektiğinin, sigorta sözleşmesi kapsamında bir zarar meydana gelmiş olması gerektiğini, sigorta tazminatı ödenmiş olması gerektiğini, sigortalı, zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu her halde sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, ilgili kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili ... A.Ş. tarafından 29.06.2022 - 29.06.2023 tarihlerini kapsayan Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalandığını, poliçe limiti ise araç başına 50.000 TL olup müvekkilin sorumluluğu bu miktarla sınırlı olduğunu, sigortalı araç yönünden yapılan kusur değerlendirilmesini ve kusur dağılımını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetin olduğunu, sigortalı araç yönünden yapılan kusur değerlendirilmesinin kabulü mümkün olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Kasko poliçesi, ekspertiz raporu, hasar dosyası, onarım faturaları, kaza tespit tutanağı, ruhsat, olay yeri resimleri, aracın hasarlı resimleri, ehliyetname, rücu yazıları, ödeme belgeleri, dekont suretleri, mail yazışmaları, ZMMS poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, kusur ve hasar konusunda uzman İ.T.Ü. Makine Fakültesinde Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 19/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak ; ".. 1-) ... plakalı kamyonetin kimliği meçhul sürücüsünün %100 (yüzde doksan) oranında tamamen asli kusurlu Olduğu, 2-) ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, 3-) Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, Kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, 4-) Kaza tarihinde davacı ... Sigorta A.Ş.’ye kasko sigortalı, ... A.Ş.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihi döneminde özel servis ortamında gerçekleştirilmesi mümkün hasar onarım bedelinin; iskontosuz KDV hariç 13.259,98 TL-KDV dahil 15.646,77 TL, iskontolu KDV hariç 12.236,48 TL-KDV dahil 14.439,04 TL olduğu, somut onarımın kasko sigortacısı davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından yedek parçalarda yaklaşık %15 oranında iskonto oranı sağlanarak KDV dahil 14.148,55 TL bedel ödenerek gerçekleştirildiği ve daha ekonomik, zarar ve ziyandan sorumluluğu bulunanların lehine bir durum olarak belirginleştiği, kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarına göre davacı tarafından talep edilebilir hasar onarım bedelinin KDV dahil 14.148,55 TL olduğu tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır...." şeklinde düzenlenmiştir. Dava, kasko sigortası poliçesi uyarınca sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin TTK 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. ... ili ... ilçesinde 05/08/2022 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı kamyonet arasında trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı kimliği meçhul araç sürücüsünün geri manevra yaptığı sırada arka kısmı ile Sanayi Çarşısı 60 numaralı sokak üzerinde düz istikamette seyreden ... plakalı aracın sağ arka kısım, çamurluk ve tampon kısımlarına çarptığı, akabinde sürücünün olay yerini terk ettiği anlaşılmıştır. ... plakalı araç 01/04/2022 - 01/04/2023 tarihleri arasında davacı ... Sigorta A.Ş.ye kasko sigortalı olup, kaza poliçe süresi içinde gerçekleşmiştir. Dava dışı sigortalının ihbarı üzerine kasko hasar dosyası açılmış, ekspertiz incelemesi yapılmıştır. Davacı sigorta şirketi incelemeler sonucunda 18/10/2022 tarihinde 12.789,55 TL ve 08/11/2022 tarihinde 1.359,00 TL olmak üzere toplam 14.148,55 TL hasar tazminatı ödemiştir. ... plakalı kamyonetin ZMMS poliçesi / trafik sigortası kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş olup, araç başına 50.000 TL teminat limiti bulunmaktadır. Davacı, trafik kazasında ... plakalı kimliği meçhul araç sürücüsünün kusurlu olması sebebiyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin tamamını TTK 1472. maddesi uyarınca ZMMS sigortacısı olan davalıdan rücusunu talep etmektedir. Davalı, sigortalısının kusurlu olmadığını savunmuştur. Meselenin halli, teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden mahkememizce makine mühendisi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İ.T.Ü. Makine Fakültesinde öğretim üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 19/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kazada ZMMS sigortalı ... plakalı kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün geriye doğru manevra yaptığı sırada arka tarafından düz bir istikamette seyir halinde olan kasko sigortalı ... plakalı aracın mesafesini ve konumunu yeterince dikkate almadığı, kimliği meçhul sürücünün çevresini etkin şekilde kontrol etmediği, hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlayamadığı 2918 s. KTK 47/d, 52/b, 57/b, 67/a,b, 84/j, 137/a,b. maddelerini ihlal ettiğinden trafik kazasında %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kasko sigortalı ... plakalı aracın kendi şeridinde ve nizami şekilde ilerlediği, herhangi bir kural ihlali olmadığı ve diğer aracın sadmesine maruz kaldığından kusurunun bulunmadığı, öte yandan ... plakalı araçta trafik kazası sebebiyle orijinal parçalar kullanılarak iskonto yapılmaksızın KDV dahil gerçek zarar bedelinin yapılan tamir ve onarım işlemleri gözetilerek 15.546,77TL olduğu, ancak somut olayda iskonto uygulanarak daha az miktarda 14.148,55 TL onarım bedeli ile hasarın giderildiği ve 14.148,55 TL onarım bedelinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf bir zarar olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkememizce ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan bilirkişi raporuna - rapor içeriğindeki mütalaaya itibar edilmiş, kusur ve hasar bedeli yönünden hükme esas alınmıştır. ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacı kendi sigortalısına 14.148,55 TL ödeme yapmıştır. Vaki ödeme sebebiyle davacının 6102 s. TTK 1472.maddesi uyarınca ödediği hasar bedelini trafik kazasına kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS sigortacısından poliçe limitleri dahilinde talep ve dava edebileceği noktasında duraksama yoktur. Bu çerçevede, davalı ... Sigorta A.Ş.nin poliçe teminat limitleri dahilinde kalan zarardan sigortalısının kusuru oranında yani tümüyle sorumlu olduğu, ayrıca davacının halefiyete dayalı rücu isteminde kendi sigortalısına ödeme yapması ile birlikte davalının ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düştüğü, aracın ticari araç - kamyonet olması sebebiyle davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren avans faizi isteyebileceği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davacının 14.148,55 TL rücu alacağının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 14.148,55 TL'nin, 12.789,55 TL'sine ödeme tarihi olan 18/10/2022 tarihinden itibaren, bakiye 1.359,00 TL'sine ödeme tarihi olan 08/11/2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri (14.148,55 TL) üzerinden alınması gereken 966,48 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 696,63 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 966,48 TL peşin harç, 123,50 TL posta ve tebligat masrafı ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.089,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (14.148,55 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 14.148,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır