İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/702 E. 2025/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/702
- Karar No
- 2025/43
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/702 KARAR NO : 2025/43 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 25/10/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile ... 8. İcra Müdürlüğü ... Esas no.lu icra dosyasında alacaklı taraf müvekkili ... ve borçlu taraf ... TİC A.Ş.olduğunu, toplam 2.050.243,15-TL ve 259.383,96 -USD’lik dosya alacağı için 14.11.2022 tarihinde icra takibine başlandığını, takip konusu kira alacakları olduğunu, davalı ...firmasına...arihli ... yev.no. lu ... 37.Noterliği’nin ihtarnamesi keşide edildiğini, gecikmiş kira bedellerninin ödenmesi ve tahliye talepli ihtarnamesi üzerine davalı borçlu firma ödeme yapmamış olduğunu, taraflar arasındaki mülkiyeti müvekkile ait ...adresindeki taşınmazın 01.12.2014 tarihli kira sözleşmesi gereğince kiralanması neticesinde sözleşme gereğince aylık 7.500,00-USD’lik kira bedeli davalı tarafından Haziran 2016 senesinden beri ödenmemekte olduğunu, bu nedenle icra takibinden önce ihtarname çekilip sonuç alınamayınca takip açıldığını, alacağının itiraz edilmeksizin 52.500 USD ve 842.844 TL alacağın (alacağın ferileri ve faiz hariç) kesinleşen takip yönünden davalı borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına karşı haciz işlemleri tatbik edilmesine rağmen borcun tamamının ödenmediğini, alacakların tahsil edilemediğini, davalı şirket tarafından icra dosya borcu ödenmediği, davacı müvekkil alacağını tahsil edemediği için davacı şirket ticari hayatında ve üçüncü kişilerle yaptığı ticari iş ilişkileride mali sıkıntıya düştüğünü, İİK m. 177/2 uyarınca ödemelerin tatil edilmesi de doğrudan doğruya iflas sebebi olduğunu, borçlunun borcu ödeyecek nakit kaynaklardan yoksun olduğunu, davalı şirketin ödemelerini tatil edildiğini, davalıya karşı alacaklıları tarafından yapılan takipler kesinleşmiş ve hacizler yapılmış olmasına rağmen, borçlarını ödeme yönünde hiç bir gayret içinde olmadığını, aksine iştigal mevzuunu gerçekleştirebileceği yegâne fabrikasını boşalttığını, devrederek iktisadi faaliyetini de durduruğunu, bu durumun davalının, vadesi gelen para borçlarını ödeyecek nakit ve diğer ödeme kaynaklarından yoksun olduğunu açıkça ortaya koymakta olduğunu, davalı borçlunun alacaklı üçüncü kişilere büyük miktarda borcunun bulunduğunu, derdest olan, ödeme yapmadığı çok sayıda icra takiplerinin taraflarınca bilinenleri liste halinde dilekçelerine eklendiğini, davalı borçlunun, uzunca bir süredir ekonomik faaliyetini durdurmuş olduğunu, kendisine yöneltilen taleplere ve icra takiplerine rağmen para borçlarını ödememiş olduğunu, borç ödeme kabiliyetini tekrar kazanması imkânsız hale geldiğini, İİK.177/2.mad.gereğince iflasa tabi tacir olan tüzel kişi borçlu ...Tic A.Ş doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın ... 39. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, İİK. 177/2 maddesinde yer alan koşulları oluşmayan, ayrıca MK. 2.maddesine de aykırı, haksız, hukuka aykırı, kötüniyetli davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının İİK m.177/2 madde hükümleri çerçevesinde iflas kararı verilmesi noktasında somut koşul vakıaların davacı lehine ve davalı şirket aleyhine oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan 2014 tarihli kira sözleşmesi ve dayanılan icra hukuk mahkemesi dosyaları karşısında ve davacının davalıdan yaklaşık ispat ölçüleri çerçevesinde muhasebesel olarak alacaklı gözüküp gözükmediği, ne şekilde gözüktüğü, bu noktada davacı lehine yaklaşık olarak ispat durumunun olup olmadığı, davacının dayanmış olduğu deliller, özellikle davalı şirketin ticari defter kayıtları, celbedilen tüm icra dosyalarının içerikleri ve davacının dava dilekçesinde dayandığı deliller ve somutlaştırmış olduğu vakıalar dikkate alındığında davalı şirketin kesinleşmiş takipler nedeniyle temerrüt durumunda olup olmadığı, ödenmeyen banka borçları olup olmadığı, dava tarihi öncesi itibariyle yapılacak araştırmada davalı şirketin işletmesel ve muhasebesel açıdan ekonomik faaliyetini durdurmuş olup olmadığı, somutlaştırılan deliller ve icra takip dosya içerikleri dikkate alındığında, davalının para borçlarını ödeme kabiliyetini kaybedip kaybetmediği, buna göre davalı şirketin davanın açılmış olduğu 25/10/2023 tarihi itibariyle muaccel ve çekişmesiz olan, talep etmesi mümkün olan ve yaklaşık ispat çerçevesinde muhasebesel olarak varlığı anlaşılabilen alacak miktarının ne olduğu, bu miktarların davalı şirket tarafından ödenip ödenmediği, ödenmesinin muhasebesel olarak şartlarının oluşup oluşmadığı, dava tarihi itibariyle ödeme yapılmayan miktar var ise muhasebesel olarak varlığının yaklaşık ispat seviyesinde anlaşılır olup olmadığı, dava tarihi itibariyle muaccel ve çekişmesiz borç miktarı dikkate alındığında davalının dava tarihi itibariyle ödeme yapmadığı iddiasının, yukarıda açıklanan durumda gözetildiğinde geçici nitelikte ve nakit sıkışıklığından doğan bir durum olup olmadığı, buna göre davalı şirketin dava tarihi itibariyle ve halen ticari faaliyetini finansal, işletmesel ve muhasebesel açıdan devam edip etmediği, muhasebesel olarak borcun doğduğu tarih tespit olunabildiği taktirde borcun doğduğu tarih ile bu davanın açıldığı 25/10/2023 tarihleri arasında ödenen toplam borç miktarının ve ödenmeyen çekişmeli olan muaccel borç toplamına oranının ne olduğu, bu çerçevede davalının ödemeleri tatil ettiği iddiası karşısında yapılacak tüm incelemeler gözetildiğinde bu durumun genel bir durum olup ve süreklilik arz edip etmediği hususunun muhasebesel ve finansal açıdan kabul edilebilir olup olmadığı, buna göre davalı borçlunun ödemelerini tatil etmesi nedeni ile iflas şartlarının muhasebesel ve finansal açıdan oluşup oluşmadığı, buna göre dayanılan vakıalar dikkate alındığında muhasebesel, finansal,işletmesel açıdan davalı hakkında iflas kararı verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının dayanmış olduğu vakıalar ile davacının alacaklı olduğu iddiasında bulunduğu, sebebini açıkladığı, bu çerçevede davacının doğrudan doğruya iflas sebebi olarak kanunda ön görülen şekilde davalı borçlunun ödemelerini tatil etmesi nedenine dayandığı, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında ve kural olarak dava ve cevap dilekçesi ile bu aşamada sunulan delillerle bağlılığın ise esas olduğu tartışmasızdır. Dava, İİK m.154 vd. hükümlerine dayalı iflas davasıdır. Davacı vekili Av.... 15/01/2025 tarihli dilekçesinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiş olup vekilin feragat yetkisi mevcuttur. Davalı vekili Av.... 15/01/2025 tarihli tarihli dilekçesinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir. Davadan feragat HMK m.307. ve 311.maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK m.307 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Esasen davacı vekilinin feragat yetkisi olup davanın niteliği gereği ise feragat hukuken sonuç doğurabilecek niteliktedir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin açmış olduğu davasının feragat nedeniyle reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince (ilk duruşmadan sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) alınması gereken 410,25 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 140,40TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı vekilinin beyanı karşısında davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir olunmamasına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerine bırakılmasına, 5-Davalının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerine bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde gider avansının talep halinde iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...