İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/822 E. 2025/11 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/822
- Karar No
- 2025/11
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/822 Esas KARAR NO : 2025/11 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2022 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin adına icra takip dosyasında takip gerekçesi olarak sunulan sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sözleşmede müvekkilinin imzası olmadan imza taklit edilmek suretiyle müvekkili hakkında haksız bir takip başlatıldığını, müvekkiline icra takibine ilişkin tebligat ... olarak yapıldığını, müvekkilinin de ... adresi maili ile entegre olmadığından müvekkilinin takipten haberdar olmadığını ve süresinde takibe itiraz edemediğini, müvekkilinin takipten hesabına yatan paranın bloke edilmesi ile haberdar olduğunu, müvekkili hakkında başlatılan kötü niyetli takibin iptali ve haksız takipten dolayı kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkili hakkında ... 9. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyada 121.320,00 TL miktarlı takip başlatıldığını, takipten sonra açılan menfî tespit davalarında ihtiyati tedbir aldırılmak suretiyle takibin durdurulamayacağını, teminat yatırılmak suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya tesliminin engellenebileceğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin icra takibine konu herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti, taleplerinin kabulü ile davalı ... A,Ş ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir sözleşmenin bulunmadığının tespitine, teminat mukabilinde icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, neticeten .. 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklısı davacının ise borçlusu olduğu ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının açtıklarını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borca itirazın icra dosyasına sunulmaması neticesinde dosyanın kesinleştirildiğini, davacının banka hesaplarına 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davacıya ait ... hesabına gönderilmesi neticesinde gerekli tebligat usulünün gerçekletiğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı cezai şart bedelinin davalı müvekkiline ödenmesi konulu ihtarnamenin cevapsız bırakılması ile davacı tarafın huzurdaki davaya konu ''Montaj Hizmet Sözleşmesinin'' varlığını reddetmeyerek kabul etmiş sayılması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereği davacı... bölgesinde bulunan Alages güneş enerji santralindeki güneş enerji panellerinin 8.500 adedinin değiştirilmesi üzerine anlaştıklarını, ancak davacının iş sahasını terk etmesi ve işin büyük bir çoğunluğunu tamamlamadığını, taraflar arasında imzalanan söz konusu sözleşmenin müvekkiline elektronik ortamdan taranmış haliyle gönderildiğini, ıslak imzalı halinin davacı tarafından ...Sosyal Güvenlik Kurumu'na teslim edilerek iş yeri açılışı gerçekleştirildiğini, taraflar arasında imzalanmış bulunan söz konusu ''Montaj Hizmet Sözleşmesi'' 'nin müvekkili tarafından imzalanarak davacıya teslim edildiğini, ancak sözleşmenin resmi kurumlarla paylaşılması neticesinde elektronik ortamdan taranarak gönderilmiş halinin müvekkilinde mevcut olduğunu, sözleşmenin tarama kopyasının whatsapp yazışma programı üzerinden gönderildiğini,... Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmasını ve davacı tarafından bizzat teslim edilen taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin aslının celbini talep ettiklerini, taraflar arasında imza altına alınmış söz konusu ''Montaj Hizmet Sözleşmesi'' davacının resmi kurumlara bildirimde bulunmasına takiben müvekkilinin şirket çalışanlarına elektronik ortamdan imzalı taranmış sureti gönderildiğini, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, %20'den az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatının davalı müvekkilimiz lehine hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 9. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, 22.09.2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi örneği, davacının tacir sıfatının araştırılmasına yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevapları, ... 50. Noterliğinin ... tarihli ihtarname sureti, davacının mukayeseye esas ıslak imzalı belge asılları, mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri, sözleşme aslının temini için yazılan müzekkere cevapları celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarı vakıası kapsamında sahtelik hukuksal nedenine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı Gökhan Bilban'ın tacir sıfatı araştırılmış, ilgili kurumlardan celp edilen yazı cevapları uyarınca davacının gerçek kişi tacir olduğu belirlenmiş, bu çerçevede her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanması sebebiyle 6102 s. TTK 4/1. ve 5. maddesi uyarınca (nispi ticari dava nedeniyle) Asliye Ticaret Mahkemesinin / Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, takip alacaklısının ... A.Ş., takip borçlusunun ... olduğu, takip alacaklısının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart bedeli olarak toplam 121.320,00 TL alacak üzerinden takip borçlusu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde bulunduğu, icra takibinde borcun sebebi olarak 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesine dayanıldığı görülmüştür. İcra takibine temel teşkil eden 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi, takip alacaklısı / davalı tarafça dayanak belge kapsamında icra dosyasına ibraz edilmiş, yapılan incelemede sözleşmenin 5. maddesinde iş kapsamında yerine getirilmeyen edimler için cezai şart düzenlenmiştir. Takip alacaklısı davalı, 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi ve anılan sözleşme hükmü uyarınca takip borçlusu / davacından cezai şart sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davacı, 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, sahte ve taklit bir imza olduğunu, bu nedenle sözleşmedeki imza kendisine ait olmadığı için cezai şarttan doğan herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Davacı, imza inkarı vakıası kapsamında sahtelik hukuksal nedenine dayanmıştır. Uyuşmazlığın temeli; 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinde davacıya atfen atılan imzanın, davacının eli ürünü olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, menfi tespit davalarında, bir sözleşmede bulunan imza inkar edildiğinde, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve alacağın varlığını ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Zira, davacı borçlu tarafından imza inkar edildiğinde, böyle bir akdi ilişkinin varlığını ve bu akdi ilişkiden alacaklı olduğunu iddia eden davalı bu ilişkiyi ispat etmekle yükümlüdür.22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinde imza inkar edilmekle, cezai şart alacağının varlığı noktasında sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükümlülüğü, bu sözleşmeden alacaklı olduğunu iddia eden davalının üzerindedir. Bu itibarla, davalının, sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olduğunu ispatlaması zorunludur. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı taraf, işbu dava öncesinde çekilen ihtarnameye davacı tarafından cevap verilmediğini, bu nedenle davacının sözleşmenin varlığını kabul etmiş olduğunu ileri sürmüş ise de; herhangi bir kimsenin ihtarnameye cevap vermemesinin sözleşme altındaki imzayı kabul ettiği anlamına gelmediği, sükutun ikrardan olmadığı, bu yönde Yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı, dolayısıyla ihtarnameye cevap vermeyen davacının sözleşmedeki imzayı kabul etmiş sayılması gerektiğini yönündeki hukuki temelden yoksun savunmaya itibar edilmemiştir. Davacı tarafından imza inkarında bulunulması nedeniyle imza incelemesi yapılması zorunludur. Uyuşmazlığa konu vakıa, ancak yapılacak bu inceleme ile sonuçlanacaktır. Başka bir anlatımla, imzası inkar edilen 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı imza incelemesi yapılarak belirlenecektir. Davalı tarafından hem icra dosyasında takip talebinde hem de cevap dilekçesi ekinde 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinin taranmış fotokopi örneği ibraz edildiğinden, yerleşik içtihatlar doğrultusunda taranmış fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yaptırılması da mümkün olmadığından 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi aslının dosyaya ibraz edilmesi zorunludur. Davalı vekili cevap dilekçesinde sözleşme aslının kendilerinde bulunmadığını ikrar etmiştir. Yine, cevap dilekçesinin devamında, sözleşmenin taranmış / fotokopi örneğinin whastapp üzerinden gönderildiğini beyan etmiştir. Bu halde, sözleşmenin taraflar arasındaki fiziki olarak ve karşılıklı imza edilmediği, sözleşme asıllarının da taraflarda mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Davalı, sözleşme aslının, davacı tarafından imzalandıktan sonra resmi kurum olan... Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiğini, sözleşme aslının bu resmi kurumdan celbini talep etmiştir. Mahkememizce davalının talebi olumlu karşılanmış, ancak ... Sosyal Güvenlik Kurumu 16/05/2023 tarihli yazısında, 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi ıslak imzalı aslının kuruma ibraz edilmediğini ve kurumda bulunmadığını bildirmiştir. Bunun üzerine davalı, sözleşmenin kendileri tarafından imzalanarak elektronik ortamda davacıya gönderildiğini, davacı tarafından da imzalanarak ... SGK ' ya verildiğini, bu Kuruma yeniden müzekkere yazılarak taranmış / fotokopi sözleşmenin kim tarafından ve hangi tarihte sunulduğunun sorulmasını talep etmiştir. Mahkememizce davalının bu talebi de olumlu karşılanmış, ancak... Sosyal Güvenlik Kurumu 05/03/2024 tarihli yazısında, sözleşmenin ıslak imzalı aslının kişi / kişilerce kuruma ibraz edilmediğini, internet üzerinden sözleşmenin taranmış kopyasının sisteme yüklendiğini, e-sigorta kanalı üzerinden ana firma yahut aracı firma tarafından giriş yapılmasının mümkün olduğu, tescilin 23/09/2022 tarihinde sisteme girilerek yapıldığı belirtilmiştir. Davalı, sözleşme aslının davacı tarafından gizlendiğini ve internet üzerinden sisteme de davacının giriş yaptığını, bu nedenle sisteme kimin giriş yaptığını yeniden sorulmasını talep etmiştir. Mahkememizce davalının bu talebi de olumlu karşılanmış, ancak... Sosyal Güvenlik Kurumu 05/07/2024 tarihli yazısında, e-sigorta kanalı üzerinden tescilin davalı ana firma ... A.Ş. yetkilisinin e-devlet şifresi bilgileri girilerek yapıldığını, sözleşmenin taranmış / fotokopi örneğinin 23/09/2022 tarihinde davalı tarafından sisteme giriş yapılarak yüklendiği belirtilmiştir. O halde, sözleşme aslının davacı tarafından resmi kuruma verildiği yönündeki tüm savunmalar çürümüş, davalının temelde dayandığı bu savunmanın yapılan araştırmalar çerçevesinde doğru olmadığı, sözleşmenin ıslak imzalı aslının kişi / kişilerce resmi kuruma verilmediği, sözleşmenin ıslak imzalı aslının davacıda olmadığı, sisteme davacı tarafından herhangi bir giriş dahi yapılmadığı, bilakis taranmış fotokopi belgenin dahi davalı tarafından sisteme giriş yapılarak yüklendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce sözleşme aslının celbi noktasında tüm özen ve çaba gösterilmiştir. Davalı vekili tarafından bildirilen kurum/ kuruluşlara müzekkereler yazılmış, hatta bu hususla da yetinilmemiş ayrıca davalı tarafa sözleşme aslının dosyaya kazandırılması noktasında elden takip yetkisi imkanı dahi verilmiştir. Ne var ki, yargılamada iki yılı aşkın süre geçmesine ve mahkemece tüm özen gösterilmesine rağmen sözleşme aslı davalı ve /veya vekili tarafından ibraz edilememiştir. Nitekim, yargılamanın her aşamasında, ara kararlar ile, davalı taraf ihtar edilmiştir. Mahkememizin 29/11/2023 tarihli 1. celse (3) numaralı ve 18/12/2024 tarihli 6.celse (1) numaralı ara kararları tutanak içerikleri ile sabittir. 18/12/2024 tarihli 6.celse (1) numaralı ara karar ile; "... 9. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibine temel teşkil eden, 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi altındaki davacıya atfen atılan imzanın davacı tarafından inkar edildiği, Sahtelik / imza inkarına dayalı menfi tespit davasında, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu ileri süren davalının imzanın davacıya ait olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu, başka bir anlatımla sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispat külfetinin davalıya ait olduğu, Mevcut imza inkarı çerçevesinde, imzanın davacıya ait olup olmadığı noktasında inceleme yapılmasının zorunlu olduğu, bu çerçevede öncelikle 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinin ıslak imzalı aslının ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafça dava dosyaya ibraz edilmesi gerektiği, Ne var ki, Mahkememizce gösterilen tüm özen, çaba ve gayrete rağmen davalı vekili tarafından sözleşme aslının dosyaya ibraz edilemediği, Davalı vekili sözleşme aslının davacı tarafından ...SGK İlçe Müdürlüğüne teslim edildiğini ve iş yeri açılışının yapıldığının beyan ederek müzekkere ile bu kurumdan sözleşme aslının talep edildiği, Mahkememizce talebin olumlu karşılanarak kabul edildiği, ancak ... SGK İlçe Müdürlüğünün 16/05/2023 tarihli yazı cevabında 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinin aslının kuruma ibraz edilmediğinin mahkememize bildirildiği, dolayısıyla sonuç alınamadığı, Davalı vekili SGK tarafından taranmış örneği gönderilen sözleşme aslının davacı tarafından Kuruma verildiği ve sisteme işlendiğini, HMK 220.maddesi uyarınca davacının elindeki sözleşme aslını gizlediğini, Kurumdan bu sözleşmenin kim tarafından ve hangi amaçla sunulduğunun tespit edilmesi için müzekkere yazılmasını talep ettiği, Mahkememizce bu talebin de olumlu karşılanarak müzekkere yazıldığı, ... SGK İlçe Müdürlüğü 05/03/2024 tarihli yazı cevabında imza inkarına konu sözleşme aslının kişi / kişiler tarafından fiziki evrak halinde kuruma ibraz edilmediğini, sözleşmenin internet üzerinden belge olarak sisteme yüklendiğini, 05/07/2024 tarihli yazı cevabında e-sigorta kanalı üzerinden tescilin davalı şirket yetkilisinin e-devlet kimlik ve şifre bilgileri üzerinden sisteme giriş yapılarak davalı ana firma tarafından yüklendiğinin belirtildiği, hasılı davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarının da resmi yazı cevabıyla yerinde olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından resmi kuruma fiziki yahut internet ortamında verilmiş sözleşme aslının bulunmadığı, bu suretle 6100 s. HMK 220.maddesine yönelik yasal koşulların da oluşmadığı, Gelinen aşama itibariyle yaklaşık 2 yılı aşkın süredir ve halen, davalının alacak iddiasına dayandırdığı ancak davacı tarafından imzası inkar edilen 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi aslının davalı tarafça dosyaya sunulamadığı ve imza incelemesinin yapılamadığı, Bilindiği üzere, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı, (Yargıtay 11.HD. ... E.... K.), Öte yandan, bir belgedeki imza inkar edildiğinde hem genel ispat kuralları uyarınca hem de belgeye dayanan alacaklı tarafın, sözleşme / belge altındaki imzanın borçluya ait olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu, dolayısıyla somut olay bakımından inkar edilen sözleşmedeki imzanın davacı borçluya ait olduğunun, alacaklı olduğu ileri süren davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, Bu itibarla, davalı vekiline 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinin ASLINI dosyaya ibraz etmek üzere son kez (daha önce Mahkememizin 29/11/2023 tarihli 1.celsesinde (3) numaralı ara karar ile 4 haftalık kesin süre verildiğinden) 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VE İMKAN VERİLMESİNE, ayrıca bu hususta sözleşme aslının sunulmasına yönelik davalı vekiline her türlü kurum ve kuruluş nezdinde araştırma yapmak ile elden takip yetkisi imkanın verilmesine, MAHKEMEMİZCE VERİLEN 2 HAFTALIK KESİN SÜRE İÇİNDE 22/09/2022 TARİHLİ MONTAJ HİZMET SÖZLEŞMESİNİN ASLI BU HUSUSTA DAVALI VEKİLİNE VERİLEN ELDEN TAKİP YETKİSİ VE ARAŞTIRMA İMKANINA RAĞMEN DOSYAYA SUNULMAZ YA DA HİÇBİR BEYAN DİLEKÇESİ SUNULMAZSA; ARTIK MAHKEMEMİZCE İMZA İNCELEMESİNE YAPILMASINA YÖNELİK ARA KARARDAN RÜCU EDİLECEĞİNİN VE ÖZELLİKLE İNKAR EDİLEN 22/09/2022 TARİHLİ MONTAJ HİZMET SÖZLEŞMESİ ALTINDAKİ İMZANIN DAVACIYA AİT OLMADIĞI KABUL EDİLEREK YARGILAMAYA DEVAM OLUNACAĞININ VE KARAR VERİLECEĞİNİN DAVALI VEKİLİNİN YÜZÜNE KARŞI AYRICA VE AÇIKÇA SON KEZ İHTARINA (İHTAR EDİLDİ)," şeklinde açıkça uyarı yapılmıştır. Tüm bu ihtarlara rağmen, sözleşme aslı ibraz edilememiştir. Yargı uygulamasından misallere de bakılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas 2024/4898 Karar sayılı ilamında; "...icra takip dosyası dayanağı olan 29.08.2005 tarihli 50.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi aslının sunulması hususunda gerekli ihtaratları da içerecek şekilde yazı yazıldığı, ancak davalı tarafça sözleşme aslı ibraz edilmediği gibi delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret de gösterilmediği, davalı tarafça icra takip talebine genel kredi sözleşmesinin fotokopisinin eklendiği, ancak yargılama sırasında sözleşme aslının ibraz edilmediği dikkate alındığında, dosya kapsamına göre davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak davacı hakkında icra takibi başlatıldığı kabul edilemeyeceğinden, davacı lehine tazminata hükmedilmemesinim de yerinde olduğu..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. HD. ...Esas ... Karar sayılı ilamında: "...Somut olayda, davalının dayandığı "kapora sözleşmesi(satış)" başlıklı belgedeki imza davacı tarafından inkar edilmiştir. Mahkemece, imza incelemesine esas olmak üzere söz konusu belge aslının dosyaya sunulması davalıdan istenmiş ancak belge aslı dosyaya sunulmamıştır. HMK'nın 209/1. maddesine göre imzası inkar edilen belgenin herhangi bir işleme esas olması ve delil teşkil etmesi mümkün değildir. Bu halde HMK'nın 211. Maddesi uyarınca sahtelik incelemesi yapılması gerekir. Ancak bu usulde imza incelemesi yapılabilmesi için belge aslının dosyaya ibrazı gereklidir. Davalının dayandığı ve davacı tarafından imzası inkar edilen kapora sözleşmesinin aslı verilen süre içerisinde dosyaya sunulmadığından delil kabiliyeti bulunmamaktadır. İmzası inkar edilen bir belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla bu belge davalının iddialarını da ispata elverişli değildir. Ayrıca, sahtelik iddiasının ne şekilde inceleneceği HMK'nın 211. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup, sahtelik iddiasına karşı yemin teklif edilmesi mümkün değildir..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. ...Esas ...Karar sayılı ilamında: "...Uyuşmazlık davalı ve murisini kefil sıfatıyla davaya konu genel kredi sözleşmelerini imzalayıp imzalamadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 211. maddesinde imza inkarı halinde mahkemece yapılacak usuli işlemler düzenlenmiş ve uygulamaya elverişli (tatbike medar) belgeler sayılmıştır. İmzayı inkâr edenin atılış tarihi itibariyle inkar edilen imzası ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzalarının temin edilmesi gerekir.Umumi Kredi Taahhütnamesi Başlıklı 540.000TL bedelli genel kredi sözleşmesinin fotokopisinde (sureti ) davalının müteselsil kefil olarak imzası mevcut ise de Davacı kendisine verilen kesin süreye rağmen genel kredi sözleşmesinin aslını dosyaya sunmamamıştır. Buna göre davacının davalının müteselsil kefil sıfatı ile genel kredi sözleşmesini imzaladığı hususu ispatlanamadığından mahkemece imza incelemesi yapılmaksızın davalı yönünen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur..." şeklinde karar vermiştir. Yapılan açıklamalar karşısında; ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine temel teşkil eden, 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinde atfen atılan imzanın davacı tarafından inkar edildiği, Sahtelik / imza inkarına dayalı menfi tespit davasında, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu ve bu sözleşme sebebiyle cezai şart alacağı bulunduğunu ileri süren davalının imzanın davacıya ait olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu, başka bir anlatımla sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispat külfetinin davalıya ait olduğu, mevcut imza inkarı çerçevesinde imzanın davacıya ait olup olmadığı - davacının eli ürünü olup noktasında imza inceleme yapılmasının zorunlu olduğu, o halde öncelikle 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesinin ıslak imzalı aslının ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafça dava dosyaya ibraz edilmesi gerektiği, ne var ki, yukarıda kapsamlı olarak ifade edildiği üzere Mahkememizce gösterilen tüm özen, çaba ve gayrete rağmen davalı vekili tarafından sözleşme aslının dosyaya ibraz edilemediği, davalı tarafından sözleşme aslının ibraz edilememesi karşısında imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla yukarıda yer verilen emsal ilamlar uyarınca 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi altındaki imzanın davalı tarafından davacıya ait olduğunun ispat edilemediği, bu nedenle davacının imzası bulunmadığından / imzanın davacıya ait olduğu ispat edilemediğinden 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi ve sözleşmede düzenlenen cezai şarttan davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı sonucuna varılmakla, davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafça icra takip talebine sözleşmenin taranmış fotokopisinin eklendiği, ancak yargılama sırasında sözleşme aslının ibraz edilmediği dikkate alındığında, dosya kapsamına göre davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak davacı hakkında icra takibi başlatıldığı kabul edilemeyeceğinden (emsal Yargıtay 11. HD. ... E. ... K.), hasılı davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); Davanın KABULÜ ile, 1-Davacının ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile işbu icra takibine temel teşkil eden 22/09/2022 tarihli Montaj Hizmet Sözleşmesi sebebiyle ayrı ayrı davalı tarafa BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine, 3-Kabul edilen dava değeri (121.320.00 TL) üzerinden alınması gereken 8.287,36 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.071,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 6.215,51 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 2.071,85 TL peşin harç, 359,25 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.431,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (121.320,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve teminatın karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin, davalı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır