İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/744 E. 2025/296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/744
- Karar No
- 2025/296
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/744 Esas KARAR NO : 2025/296 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/09/2015 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 İstanbul 21.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2015 tarih ...Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın tevzi edildiği ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "davalı ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın kısmen kabulüne, 38.643,00 TL tazminatın davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... İdaresine karşı açılan manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı davalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrası ile 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca usulden reddine" karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi'nin 15/09/2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği ve Mahkememizce yargılamaya devam olunduğu anlaşılan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'in oğlu, davacılar ... ve ...'in ise kardeşi olan müteveffa ...'in davalılardan ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı... plakalı otomobil ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü mevkinde seyir halinde iken davalı idarenin sorumluluğundaki köprü ve yolun kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu öldüğünü ileri sürerek 150.000,00 TL manevi tazminat ile belirsiz alacak davası niteliğinde 10.000,00 TL maddi tazminata hükmolunmasını talep etmiş; 13/3/2019 günü sunduğu dilekçe ile davacı ... için talep edilen maddi tazminat tutarını 51.524,38 TL'ye yükseltmiş; 25/12/2019 günü sunduğu dilekçe ile davacı ... için talep edilen maddi tazminatın 38.643,00 TL tutarının davalılar ... Sigorta AŞ ve ...İdaresinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, 12.381,00 TL maddi tazminatın ... İdaresinden tahsiline, davacı ... için 90.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...İdaresince ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı ...idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik itirazında bulunarak kazanın oluşumunda müvekkili kurumun kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Cevap: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kardeş için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanamayacağını, kazanın oluşumuna sürücünün tek taraflı kusurunun neden olduğunu, işletenin öldüğü kazalarda ölenin geride kalanlara karşı sorumluluğu devam etmediğinden ve bu durumda işletene yükümlülük getirilemeyeceğinden bu yükümlülüğü üstlenen sigorta şirketine karşı da talep hakkının devam ettiğinden söz etmenin hukuka ters düşeceğini belirterek ilk davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... tarafından hazırlanan 12/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporu celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminatın tazmini istemine ilişkindir. Haksız Fiile ve Maddi Tazminat İstemine Yönelik; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, 06/07/2014 günü sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyir halindeyken, köprü girişine geldiğinde kullanmış olduğu aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile aracın savrularak tekrar geldiği istikamette bulunan köprünün çıkışında bulunan korkuluklara çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kaza sebebiyle sürücü ...'in vefat ettiği ve annesi ve kardeşleri tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle işbu davanın açıldığı, haksız eyleme ilişkin eylem ve zarar koşullarının bu noktada oluştuğu anlaşılmıştır. Mevcut Delil Durumuna ve Raporlara Yönelik; Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında tanzim edilen 06/07/2014 tarihli kaza tespit tutanağı uyarınca sürücü ...'in hızını kavşağa yaklaşırken azaltmaması sebebiyle kusurlu olduğunun tutanak altına alındığı; ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ...Değişik İş sayılı dosyasında tanzim edilen 25/07/2014 tarihli rapor ile, müteveffa araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle kusurlu olduğu, köprü girişinde bulunması gereken levhanın ilgili İl Özel İdaresi'nden sorulması gerektiği kanaatinin bildirildiği; ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ...sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma sırasında tanzim edilen 15/08/2014 tarihli bilirkişi raporu ile müteveffa araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle kusurlu olduğu, köy yolu yapımından sorumlu olan Özel İdare Müdürlüğünün ise kusurlu bulunmadığının rapor edildiği; ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... Talimat dosyası ile icra edilen keşif neticesinde tanzim edilen 18/12/2017 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ile, araç sürücüsü ...'in yolun fiziki şartlarına göre hız levhası bulunsun ve/veya bulunmasın hızının yüksek olduğu ve dolayısıyla köprüye ve köprüden önce eğimli dönemece hızlı girdiği ve kazaya sebebiyet verdiği nedeni ile tam kusurlu olduğu, yolun köprü üzerinde seçim ve kullanma kriterlerine göre belirtilen hız sınırında oto korkuluk yapılması zorunlu olmadığı, ancak araçların köprüden düşme ihtimaline karşı korkuluk imal edildiği, imal edilen korkuluktaki keskin uç demirlerin 6933 sayılı İş Güvenliği Kanunu'nun ilgili maddesine göre uygun imal edilmediği ve köprü girişinde eski ve/veya yeni olsun hız levhası ve sol şerit yasak uyarı levhası olmasına rağmen viraj ve eğim levhasının olmaması nedeni ile ilgili kurumun kusurlu olduğu, aynı şekilde köprü girişindeki akarsunun açtığı çukurların bakımının zamanında yapılmaması nedeni ile ile ilgili kurumun kısmen kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği; 22/10/2018 tarihli heyet ek raporu ile, araç sürücüsünün hız sınırına uymadığı ve kendi ölümüne sebep olduğu tehlikeli ve dikkatsiz davranışından ötürü %75 kusurlu olduğu, ilgili kurumun viraj ve köprü giriş levhalarını zamanında koymadığı ve köprü girişindeki çukurları zamanında onarmaması nedeni ile %25 kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği; dosya kapsamında çelişki bulunması sebebiyle İTÜ Ulaştırma Birimi Karayolları ve Trafik Öğretim Elemanından alınan 21/05/2024 tarihli rapor ile sürücünün %75, idarenin ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatinin netleştirildiği; Mahkememizce talimat yazılması üzerine tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile 21/05/2024 tarihli raporun örtüşmesi sebebiyle bu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olup çelişkileri giderdiği, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı anlaşılmakla müteveffanın ölümü sebebiyle ilgili il özel idaresinin %25 oranında sorumluluğunun bulunduğu, sigorta şirketinin ise %75 oranında sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiş ve haksız eyleme ilişkin kusur şartının da bulunduğu değerlendirilmiştir. Bununla birlikte kovuşturma dosyası içeriğine, taraf iddia ve savunmalarına ve toplanan delillere göre sürücü ...'in kaza sebebiyle vefat ettiğinin açık olduğu, nüfus kaydına göre sürücünün kaza tarihi olan 06/07/2014 günü vefat ettiği, bu haliyle kaza ile meydana gelen ölüm arasında illiyet bağının dahi bulunduğu anlaşılmıştır. Davalıların Sorumluluklarına Yönelik; Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zarar gören zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, ...Esas ...Karar). Dosyada mübrez zorunlu mali sorumluluk (trafik) poliçesine göre müteveffa tarafından kullanılan aracın 19/08/2013-19/08/2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kişi başı ölüm ve sakatlık için 250.000,00-TL limit ile sigortalı olduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bu itibarla davalı sigorta şirketinin meydana gelen maddi zararlardan %75 kusura göre ve poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kusur raporları ile, viraj ve köprü giriş levhalarını zamanında koymayan ve köprü girişindeki çukurları zamanında onarmayan ilgili kurumun %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu doğrultuda ilgili kurumun tespiti amacıyla Mahkememizce yazılan müzekkereler neticesinde kaza konusu mahaldeki yapım ve onarım işlerinden ... İl Özel İdaresinin sorumlu olduğunun tespit edildiği, nitekim davacı tarafından sunulan 02/04/2025 tarihli dilekçe ile ... Valiliği'nin 6100 sayılı HMK'nın 124.maddesi uyarınca taraf olarak eklenilmesinin talep edildiği, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin... Esas ...Karar sayılı ve 21/03/2022 tarihli kararı gereği il özel idaresine yöneltilen işbu davanın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği, taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı, bu itibarla ... İl Özel İdaresini Valiliğin temsil ettiği hususu dikkate alınarak ... İl Özel İdaresi'nin sorumluluğu bulunduğu ve tazminatın %25 oranında tahsiline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Maddi Tazminat Talebine Yönelik; ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre sürücü ...'in vefatı ile miras 2 pay olarak kabul edildiğinde, 1 payın ...'e, 1 payın ise davacılardan ...'e ait olduğunun tespit edildiği, davacılardan ... ve ...'in ise müteveffanın kardeşleri olduğu görülmüştür. Davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması amacıyla dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edildiği, tanzim edilen 01/02/2019 tarihli rapor ile, müteveffa ...'in sigortalı çalışmasının bulunmadığı, nitekim davacıların da mütevaffanın gelirine ilişkin beyanda bulunmadığı, dönemin asgari ücretleri dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde prograsif rant metoduna ve PMF 1931 tablosuna göre kardeşlerin destek payının bulunmadığı, anne ...'in ise toplam 51.524,38-TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin olabileceği, %75 kusura göre bedelin 38.643,39-TL olacağı, %25 kusura göre bedelin 12.881,10-TL olacağı kanaatinin bildirildiği, 25/12/2019 tarihli dilekçenin bu açıdan değer artırım dilekçesi olduğu, ancak karara karşı davacılar tarafından da istinaf kanun yoluna başvurulması karşısında kaldırma kararı sonrası da aktüerya raporu alındığı, tanzim edilen 12/08/2024 tarihli rapor ile agi eklenerek, dönemin asgari ücretlerine göre TRH 2010 tablosuna ve prograsif rant metoduna göre davacı ...'in toplam destekten yoksun kalma tazminatı talebinin 642.107,79-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, bu kapsamda sunulan 25/11/2024 tarihli dilekçenin ise ıslah dilekçesi olduğu; hal böyle olunca kaldırma kararı sonrası alınan aktüerya raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli ...Esas ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ilamı uyarınca belirlenen ilkelere göre düzenlenmesi sebebiyle hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir. .. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP sisteminden yapılan incelemesinde davalı sigorta şirketi tarafından 68.314,88-TL ödeme yapıldığı belirtilmişse de, kaldırma öncesi ilama dayalı olarak 38.643,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiği, kalan ödemenin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olduğu, bu nedenle mahsubu gereken tutarın 38.643,00-TL'lik tazminat ödemesi olduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası tanzim edilen aktüerya raporu içeriği ve davacıya yargılamanın devamı sırasında 38.643,00-TL'lik ödeme yapıldığı hususu dikkate alındığında; ödeme yapılan bu 38.643,00-TL'lik kısım için konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte değer artırım dilekçesinde 12.881,00-TL'lik kısmı bakımından talepte bulunulduğu gözetildiğinde bu kısmın tahsilinde başvuru kayıt tarihi olan 23/07/2014 tarihinden sekiz iş günü sonrası olup temerrüt tarihi olan 05/08/2014 tarihinden tazminatın tahsili gerektiği kabul edilmiştir. Islah dilekçesi ile %25 kusura göre belirlenen bedel olan 160.526,95-TL üzerinden talepte bulunulduğu, değer artırım dilekçesinden arta kalan miktarın 109.002,95-TL olduğu, öyleyse bu kısım için ıslah tarihi olan 25/11/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Manevi Tazminat Talebine Yönelik; Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar). O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... günlü ve ...sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... tarih ...) Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu vefat etmişse yakınlarının kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, müteveffanın kaza sebebiyle vefat etmiş olması, davacıların anne ve kardeşleri olması, tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün %75 oranında kusurlu olması, haksız fiilin meydana geldiği tarihin 06/07/2014 tarihi olması, olayın oluş şekli bir arada dikkate alındığında, davacı anne lehine toplam 10.000,00-TL, kardeşler lehine ise 5.000,00'er-TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmakla manevi tazminat takdir olunmuştur. Muacceliyet Tarihine ve Tüm Dosya Kapsamına Yönelik; Haksız eylem failinin, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılacağı, önemle belirtmek gerekir ki kaldırma kararında işaret edilmişse de kaldırma kararı sonrası sunulan ıslah dilekçesi ile kaza tarihinden itibaren faiz talebinde de bulunulduğu anlaşılmakla faize hükmedilmesi gerektiği, bu doğrultuda somut olayda, davalı ... İl Özel İdaresi yönünden ihtar veya ihbara gerek olmaksızın tazminat istemi yönünden temerrüddün haksız eylem tarihinde gerçekleştiği, sigorta şirketi yönünden ise başvuru kayıt tarihi olan 23/07/2014 tarihinden sekiz iş günü sonrası olup temerrüt tarihi olan 05/08/2014 tarihinden tazminatın tahsili gerektiği, ıslah edilen miktarlar yönünden ıslah tarihi olan 25/11/2024 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği değerlendirilmiş; yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet kök ve ek raporları, kusur raporları, maluliyet raporları, aktüerya raporları, ceza yargılamasında toplanan deliller, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Toplam 160.526,95-TL maddi tazminatın; a)38.643,00-TL'lik kısmı bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b)12.881,00-TL'lik kısmı bakımından, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi) yönünden temerrüt tarihi olan 05/08/2014 tarihinden, ... İl Özel İdaresi yönünden ise haksız eylem tarihi olan 06/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen; 109.002,95-TL'lik kısmı bakımından ise ıslah tarihi olan 25/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi) ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak -davalı ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi)'nin bakiye poliçe limiti olan 211.357,00-TL ile sınırlı olması kaydıyla- davacı ...' e verilmesine, 2-10.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 06/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'nden alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-5.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 06/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'nden alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-5.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 06/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'nden alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden (141.883,95-TL) alınması gereken 9.692,09-TL harçtan başlangıçta yatırılan 547,20-TL peşin harç, 710,00-TL ıslah harcı ve 2.743,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.905,80-TL harcın mahsubu ile eksik olan 6.786,29-TL harcın davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi), ... 'nden (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi -... Sigorta Anonim Şirketi- 5.420,09-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 547,20-TL peşin harç, 710,00-TL ıslah harcı ve 2.743,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.905,80-TL harcın harcın davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi) ve ... İdaresi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 7.940,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 2.105,54-TL'lik kısmının davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi) ve ... idaresi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... İdaresi taraf olmaktan çıkartıldığından bu tarafça yapılan 1.680,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı .... İdaresi'ne verilmesine, 8-Davacılar yönünden kabul edilen manevi tazminat yönünden davacılar dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin ... İdaresi'nden alınarak davacılara verilmesine, 9-Davalı yönünden reddedilen edilen manevi tazminat yönünden davalı ... İdaresi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... İdaresi'ne verilmesine, 10-Davacılar yönünden kabul edilen maddi tazminat yönünden davacılar dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta Anonim Şirketi) ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalıların ve ihbar olunanın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025 Katip Hakim