İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/743 E. 2024/396 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/743
Karar No
2024/396
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/743 Esas KARAR NO : 2024/396 ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2015 KARAR TARİHİ : 22/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yar GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı kredi borçlusu Müflis ... A.Ş.arasında 14 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefillerinde iş bu sözleşmede müşeterek borçlu ve müteselsil kefalet imzasının bulunduğunu, işbu sözleşmeye istinaden muhtelif teminat mektupları verildiğini, anılan mektupların devre komisyonlarının ödenmedi gibi mektupların iadelerinin de yapılmadığını, akebinde biriken komisyon alacağının tahsili ve mektupların beelinin depo edilmesi için ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 04/06/1998 tarih ve 8.234,45 TL teminat mektubunun komisyon alacağı ve meri mektup bedellerinin depo edilmesi talep edildiğini, bunun üzerine bu kez 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların borca ve tüm fer'ilerine itirazları üzerine takibin durduğu, davalı kefillerin itirazlarının gerçeğe aykırı olduğnu, müvekkili bankanın meri mektuplardan dolayı komisyon tahakkuk ettirme ve bunları davalılardan talep etme hakları bulunduğunu, ...'ın 500,00 TL (sorumlu olduğu miktar 749,56 TL'dir) ve ...'in 221.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmelesinde kefalet imzalarının bulunduğnu, diğer davalıların ise tüm kredi sözleşmelerinde kefalet imzalarının bulunduğunu, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu ileri sürerek itirazın ipatiline, takiben devamına ve %40'dan az olamamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu Genel Kredi Sözleşmelerini imzalamadığını, imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı kredi borçlusu şirkette daha önce yönetici olduğunu, 11/08/1994 tarihinde ortaklaktan ve yöneticilikten ayrıldığını, şirketin 10/07/2001 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, Genel Kredi Sözleşmesinde şahsi kefaleti ve imzasının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar, davaya herhangi bir cevap vermemiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde; "...Dava, teminat mektubu komisyonundan kaynaklı nakdi alacağın tahsili ile teminat mektup bedelinin deposunu teminen başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, dava dışı (Müflis) ... Tic. A.Ş.ile davacı ile devren birleşen ... A.Ş.arasında 11/07/1990 - 11/12/1998 tarih aralığında 14 adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'ın yalnız 11/07/1990 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatının bulunduğu, anılan davalının sonraki tarihli diğer Genel Kredi Sözleşmelerinde kefil sıfatının bulunmadığı, dava dışı ... Tic. A.Ş.lehine 04/06/1998 tarihli teminat mektubu düzenlendiği, teminat mektubunun veriliş tarihinin diğer davalılar ... ve ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 28/05/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden sonraki tarihe denk geldiği, dolayısıyla anılan teminat mektubunun 28/05/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında düzenlendiğinin kabulü gerektiği, davalı ...'in itirazı üzerine yaptırılan imza incelemesi neticesinde kefalet imzasının ...'e ait olduğu hususunun 14/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı kefillerin 28/05/1998 tarihli 221.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında teminat mektubu komisyonlarından sorumlu olduğu, davalı ...'ın kefaletinin yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç kapatıldıktan sonra yeni kefile ihtiyaç duyularak yeniden düzenlenen genel kredi sözleşmeleri bakımından sorumlu tutulamayacağı, takibe dayanak teminat mektubunun dava tarihinden sonra 20/12/2016 tarihinde iade edildiği ve depo talebinin konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, dava dışı asıl borçlu tarafından teminat mektup komisyonlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve ... 17. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin davalı ... ve ...'e 12/08/2011 tarihinde tebliğ edildiği, verilen mehil gözetildiğinde davalıların 14/08/2011 tarihi itibariyle temerrüte düştükleri, davacının takip tarihi itibariyle davalı kefillerden 5.490,33 TL'si asıl alacak olmak üzere 6.038,08 TL talep edebileceği ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 24/2.maddesi kapsamında asıl alacağa %44 oranında temerrüt faizi yürütebileceği anlaşılmakla 24/10/2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... ve ... yönünden nakdi alacağa itirazların kısmen iptaline karar vermek gerekmiş, diğer davalı ...'ın kefalet tarihinden sonra 13 adet yeni Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenmesi ve düzenlenen yeni Genel Kredi Sözleşmelerinde yeni kefillere ihtiyaç duyularak kredi kullandırılması karşısında davalının 04/06/1998 tarihli teminat mektubu komisyonu ve deposundan sorumlu olmayacağı kanaatine varılarak bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava tarihinden sonra teminat mektubunun iade edildiği dikkate alınarak gayri nakdi alacak yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla.." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 21/09/2022 tarih ve 2020/942 Esas - 2022/1235 Karar sayılı ilamında; "...Dava genel kredi ve kefalet sözleşmelerine dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... tarafından; dava ve takip dayanağı sözleşmelerden, 28/05/1998 tarihli 221.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefil olunduğuna dair kefalet sözleşmesi altındaki imzanın kendisi eli ürünü olmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece, davalıya sözleşmenin yapıldığı tarihe yakın, tatbiki medar ıslak imzalı belge asıllarının bulunduğu kurumların bildirilmesi için süre verilmiş, bildirilen kurumlardan, davalının ıslak imzalarını içeren bir kısım belge asılları getirtilmiş, 28/05/1998 tarihli genel kredi sözleşmesi ile aynı tarihli kefalet sözleşmesi aslı dosya arasına alınmış, davalı ...'in mahkeme huzurunda yazı ve imza örnekleri alınmaksızın dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir. Grafolog bilirkişi tarafından tanzim edilen ve hükme esas alınan, 14/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda, ihtilaf konusu sözleşme altındaki imzanın davalı eli ürünü olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davalı ... vekili tarafından, imza incelemesine yönelik rapora yazılı olarak itiraz edilmiş, ayrıca 05/12/2018 tarihli celsede müvekkilinin yazı ve imza örnekleri alınarak yeniden imza incelemesi yapılması talep edilmiş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun yazı ve imza inkarı halinde inceleme usul ve sırasını düzenleyen 211 maddesi; " Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir." düzenlemesini içermektedir. İlk derece mahkemesi tarafından davalı ... isticvap edilerek, yazı ve imza örnekleri alınmaksızın, yalnızca tatbiki medar ıslak imzalı belge asılları esas alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması 6100 Sayılı HMK'nun 211 maddesinde öngörülen usule aykırı olduğundan davalı ...'in buna ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı ...'in istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kabul edilen istinaf sebebi yönünden kaldırılmasına, kaldırma sebebinin mahiyetine göre davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.." denilerek Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir. Dosya, istinaf mahkemesi ilamında belirtilen usul işlemleri tamamlandıktan sonraimza incelemesi yapılması amacıyla Adli Tıp Kurumu Fiziki İnceleme İhtisas Dairesi Emekli Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanı Grafolog bilirkişi ..., Adli Tıp Kurumu Fiziki İnceleme İhtisas Dairesi Emekli Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanı Grafolog bilirkişi ...ve Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 02/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle ve sonuç olarak; "..İnceleme konusu, ... A.Ş. ye ait 28/05/1998 tarihli ''221.000.000.000. ikiyüzyirmibirmilyar TL'' tutarlı Müşterisi ''... A.Ş.'' Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefiller ..., ... ve ... adına atılmış imza ile ...'e ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu kefil imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'İN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI kanaatimizi bildirir rapordur ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın davalı kefillerden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf mahkemesi ilamı çerçevesinde öncelikle eksik tahkikat tamamlanmıştır. Davalı ...'in yerleşim yeri adresi gözetilerek ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalı kefil mahkeme huzurunda 28/05/1998 tarihli ve 221.000 TL limitli genel kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı beyanında ısrar etmiş, bu beyan ve duruşma tutanağını ıslak imza ile imza ettikten sonra mahkememiz ara kararına uygun olarak davalının sağ el, sol el, ayakta ve oturarak bol sayıda imza örnekleri alınmış, hasılı 6100 s. HMK 211. madde hükmü uyarınca usulünce işlemler yerine getirilmiş, huzurda alınan imza örnekleri ve imza incelemesine ilişkin tüm kayıtlar mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce alanında uzman üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmuştur. Bilirkişi kurulu 02/04/2024 raporunda, 28/05/1998 tarihli genel kredi sözleşmesindeki davalı adına atfen atılan kefil imzasının yapılan inceleme sonucunda, davalıya ait olmadığını ve davalının eli ürünü olmadığını belirlemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, bilirkişi kurulu raporunda yapılan incelemenin kapsamlı olduğu, imzanın tablolar halinde ve gramalarla karşılaştırılarak kapsamlı şekilde gösterildiği, tersim ve biçim tarzında detaylı kaligrafik inceleme yapıldığı, imzaların neden farklılık arz ettiği noktasında şekil, harf bütünlüğü, tersim, başlangıç - bitiş figürleri vs..tüm hususların tek tek gösterildiği ve gerekeçlendirildiği, hülasa uzman bilirkişi kurulunun 02/04/2024 tarihli raporunun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Bu çerçevede, davalı ...'in 28/05/1998 tarihli ve 221.000 TL limitli genel kredi sözleşmesindeki adına atfen atılan kefil imzasının davalının eli ürünü olmadığı kabul edilmiş, imza davalı kefile ait olmadığı için genel kredi sözleşmesi kapsamında kefil olarak herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf mahkemesi ilamında yukarıda belirtilen kaldırma sebebi dışında, davanın esası bakımından herhangi bir inceleme yapılmadığından önceki gerekçe mahkememizce aynen benimsenmiştir. Bununla birlikte, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. (Anayasa 141/3) O halde, davanın esası bakımından yeniden gerekçe oluşturulması zorunludur. Dava dışı asıl borçlu (müflis) ...Tic. A.Ş. ile davacı ile devren birleşen ... A.Ş. arasında 11/07/1990, 29/03/1996, 17/09/1996, 11/03/1997, 11/03/1997, 11/03/1997, 28/04/1997, 13/06/1997, bila tarihli, 13/06/1997, 14/07/1997, 28/05/1998, 12/11/1998, 11/12/1998 tarihli toplam 14 adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalılardan ...'ın yalnızca 11/07/1990 tarihli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, bu davalının sonraki tarihli diğer genel kredi sözleşmelerinin hiçbirinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, dava dışı asıl borçlu (müflis) ...A.Ş. lehine 04/06/1998 tarihli teminat mektubu düzenlendiği, özellikle teminat mektubunun veriliş tarihinin diğer davalılar ..., ... (müteveffa) ve ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 28/05/1998 tarihli genel kredi sözleşmesinden sonraki tarih olduğu, dolayısıyla anılan teminat mektubunun 28/05/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında düzenlendiğinin mahkememizce kabul edildiği, bu çerçevede davalılardan ...'ın kefaletinin yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç kapatıldıktan sonra yeni kredilere ve kefile ihtiyaç duyularak sonradan düzenlenen genel kredi sözleşmeleri bakımından bu kefilin sorumlu tutulamayacağı, zira davalı kefil ...'ın kefaletinin bulunmadığı 28/05/1998 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildikten sonra ve bu sözleşme uyarınca düzenlenen teminat mektubu sebebiyle oluşan borcun geçmişe yönelik olarak ve kefili sorumlu tutacak şekilde genişletilemesinin ve borcun geçmişe etkili şekilde sirayet ettirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 24/10/2018 tarihli raporda bu hususta aynı yönde olmak üzere daha kapsamlı açıklamaların yapıldığı ve Yargıtay kararlarından misaller verildiği, açıklanan nedenlerle davalılardan ...'ın da dava konusu borçtan kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davalılar ... ve ... yönünden, davalı kefillerin dava konusu borçtan kefil olarak herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı için davanın reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... (davalı ... mirasçısı) 28/05/1998 tarihli ve 221.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca müteselsil kefil olduklarından dava konusu teminat mektubunun devre komisyon borçlarından kaynaklanan nakdi alacaktan sorumludur. Nitekim, dava dışı asıl borçlu tarafından teminat mektup komisyonlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ... 17. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin davalı ... ve ...'e 12/08/2011 tarihinde tebliğ edildiği, kat ihtarında borcun ödenmesi için verilen mehil gözetildiğinde davalıların 14/08/2011 tarihi itibariyle temerrüte düştükleri, bankacı bilirkişi tarafından sunulan ve mahkememizce hükme esas alınan 24/10/2018 tarihli raporda belirtildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalı kefillerden 5.490,33 TL asıl alacak, 521,67 TL İşlemiş faiz ve 26,08 TL bsmv olmak üzere toplam 6.038,08 TL talep edebileceği, ayrıca taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 24/2. maddesi uyarınca asıl alacak tutarına yıllık %44 oranında temerrüt faizi yürütebileceği anlaşılmakla, hükme esas alınan 24/10/2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... ve ... (davalı müteveffa ... mirasçısı) yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla); davalılar ... ve ... (müteveffa davalı ... mirasçısı) ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları itirazın iptali ile, takibin bu davalılar bakımından 5.490,33 TL Asıl Alacak, 521,67 TL İşlemiş Faiz ve 26,08 TL BSMV olmak üzere toplam 6.038,08 TL üzerinden; asıl alacak tutarına ( 5.490,33 TL ) takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık % 44 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca teminat mektubunun devre komisyon borçlarından kaynaklanan nakdi alacağın likit ve muayyen olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi hükmü uyarınca yasal koşullar oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... 'in reddedilen miktar bakımından kötü niyet tazminatı taleplerinin ise davacının dava konusu icra takibinde kötü niyetli olduğu davalılar tarafından ispat edilemediğinden yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Gayri nakdi alacak bakımından davacının icra takibinde ayrıca teminat mektubunun bedelinin depo edilmesi talebi mevuttur. Ne var ki, dava konusu 04/06/1998 tarihli ve 8.234,45 TL bedelli teminat mektubunun dava açıldıktan sonra davacıya iade edilmesi sebebiyle depo talebi konusuz kalmıştır. Bu nedenle gayri nakdi alacak bakımından mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bilindiği üzere, davanın konusuz kalması halinde 6100 s. HMK 331/1. maddesi uyarınca hâkimi davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunu dikkate alarak yargılama giderlerine hükmeder. Kural bu olmakla birlikte, istinaf mahkemesi ilamından önce mahkememizce verilen ilk hükümde bu hususta bir değerlendirme yapılmamış, taraflar lehine ya da aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Önceki hükme karşı istinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ... vekilinin istinaf dilekçeleri mahkememizce incelenmiş, gayri nakdi alacak bakımından vekalet ücreti noktasında tarafların herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığı tespit edilmiştir. O halde, değinilen hususta artık taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan mahkememizce vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Son olarak, gayri nakdi alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin gayri nakdi alacak için yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla); 1-Davalılar ...ve ... (müteveffa davalı ... mirasçısı) ... 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalılar bakımından 5.490,33 TL Asıl Alacak, 521,67 TL İşlemiş Faiz ve 26,08 TL BSMV olmak üzere toplam 6.038,08 TL üzerinden; asıl alacak tutarına ( 5.490,33 TL ) takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık % 44 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın REDDİNE, 3-Dava konusu 04/06/1998 tarihli ve 8.234,45 TL bedelli teminat mektubunun dava açıldıktan sonra iade edilmesi sebebiyle gayri nakdi alacak bakımından depo talebi konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, nakdi alacak bakımından hükmedilen asıl alacağın ( 6.038,08 TL ) % 40'ı oranındaki 2.415,23 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Gayri nakdi alacak bakımından, alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 6-Davalılar ... ve ... 'in kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 7-Kabul edilen dava değeri (6.038,08 TL) üzerinden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcın davalılar ... ve ... 'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.371,50 TL posta ve tebligat masrafı, 8.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.271,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.901,18 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 6.038,08 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 6.263,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE, 11-Gayri nakdi alacak bakımından önceki hükme karşı istinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ... vekili tarafından vekalet ücreti noktasında herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca gayri nakdi alacak için taraflar lehine ya da aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 12-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların ve davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/743, K. 2024/396, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-743-e-2024-396-k-1ecec898669f