İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/24 E. 2024/763 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/24
- Karar No
- 2024/763
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/24 Esas KARAR NO :2024/763 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:06/01/2022 KARAR TARİHİ:12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlunun mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu borca itirazının yerinde olmadığını, borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Dava: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesindeki iddiasının aksine müvekkiline gönderilen icra takibi müstenidi kaçak - normal vs. kullanıma ilişkin ve kurumun da iddia ettiği 1.306,59-TL' lik elektrik faturasından dolayı alacaklı görünen tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, borcun zamanaşımına uğradığını, kurum tarafından defalarca borcu yoktur belgesi verildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketçe borcun ödendiğini, kurum kayıtlarında da bu durumun görüleceğini, haksız davanın reddi gerektiğini, davacının iddiasının aksine, davacının iddiasının aksine, kurumun düzenlemiş olduğu fatura ve içeriğini tutulan tutanağı kabul etmediklerini, afaki olduğunu, kullanılan miktarı yansıtmamakta olduğunu, müvekkilinin aboneliği olup asla kaçak kullanımı bulunmadığını, başkasının sayacı nedeniyle müvekkilinden para istenmekte olduğunu, müvekkilinin 05.02.2021 tarihli sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme bağlamında normal kullanım yapıldığını, kesinlikle kaçak kullanım bulunmadığını kabul etmediklerin, kaçak faturası ve içeriğine kullanıma itiraz ettiklerini, tesisat numarasının tamamen farklı olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre kurumun tutanak tutarken bu yerle ilgili kaçak elektrik kullanıldığı yerdeki çalışan bütün elektrik aletlerin tespit edilerek tutanağa yazılması ve tutanağa geçirilmesi gerekirken yapılmadığını, fahiş faiz ve oranları talep edildiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, talep edilen işletilen faiz ve faiz oranının fahiş olduğunu, davacı tarafın müvekkili hakkında kötü niyetle icra takibi yaptığı ve haksız dava açtığı için % 20'den az olmamak üzere tazminata ve diğer kanundaki para cezalarına mahkum edilmesi gerektiğini, davacının davasını yasal 1 yıllık sürede açmadığından süre yönünden haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takip tarihi ile dava tarihi arasında çok zaman geçtiğini, süre yönüyle haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yönetmelik gereği elektriği kesmeyen dağıtım şirketinin de müterafik kusuru olacağını, bu kusur nedeniyle ana borç dışında gecikme zammı veya yasal faizden 50 indirim yapılacağında gözetilmesi gerektiğini, İndirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 26/06/2022 tarihli bilirkişi raporu, ... tarafından hazırlanan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporu, ... tarafından hazırlanan 26/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, ... tarafından hazırlanan 31/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, kaçak elektrik kullanım iddiasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 23/06/2021 tarihinde, 1.306,59-TL asıl alacak, 40,42-TL işlemiş faiz ve 7,28-TL faizin KDV'si toplamı olan 1.354,29-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... nolu sözleşme için" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 07/07/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 06/01/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı kurum tarafından H/395716 seri numaralı 23/02/2021 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı neticesinde davalı hakkında toplam 1.306,59-TL bedelli fatura tanzim edildiği, iş bu faturaya dayalı olarak icra takibinin başlatıldığı ve itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmüştür. Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüşse de, 6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde yer alan "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." düzenlemesi gereği, haksız eylem tarihi 23/02/2021 tarihi olduğundan, yapılan icra takip işlemleri sebebiyle zamanaşımı süresi her seferinde kesildiğinden ve dava 06/01/2022 tarihinde açıldığından zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. " hükmü amirdir. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2021/4894 Esas 2021/10580 Karar, 2022/8164 Esas 2023/954 Karar). Bu itibarla ispat yükü kaçak elektrik kullanıldığını iddia eden ... A.Ş.'dedir. Dava konusu kaçak elektrik kullanımına konu mahallin davalı adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazı başkasına kiraya verdiğine dair iddia olmadığı gibi delil de ibraz olunmadığı, kaçak tutanağının kaçak kullanım yapan fail hakkında düzenlenmesi gerekmekteyse de kaçak tahakkukundan han sakinleri veya dükkan sahiplerinin sorumlu olduğu ve davacının bu tahakkuk bedelini dükkan sahipleri ve han sahiplerinden talep edebileceği, öyleyse davalının takipte borçlu sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında taraf delilleri toplandıktan sonra tanzim edilen bilirkişi raporu ile, kaçak elektrik tespit tutanağı tarihi esnasında sayaç kayıtlı olsa da kullanımın sözleşmesiz olduğu, tutanak ve kayıtlardaki sayacın aynı olması nedeniyle davalı vekilinin iddia ettiği gibi farklı bir tesisattan bahsedilemeyeceği, mükerrer talep bulunmadığı, dava konusu 862 kwh lik tüketimin ödendiğine dair belge sunulmadığı, tüketimin varlığının sabit olduğu, sunulan sözleşmelerin tamamının dava konusu dönem (21/0/2020-05/02/2021) sonrasına ait olduğu, bu nedenle 1,5 kat ceza bedelinin ve hesaplanan fatura bedelinin mevzuata uygun olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür. İtirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığının ispat edildiği, bilirkişi raporu ile kaçak elektrik tespit tutanağının ve kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız fiil niteliğindeki kaçak tüketimden kaynaklanan ve yargılama gerektiren alacağı likit alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2023/1788 Esas 2024/344 Karar) anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 1.306,59-TL asıl alacak, 40,42-TL işlemiş faiz ve 7,28-TL faizin KDVsi toplamı olan 1.354,29-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.378,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 1.354,29-TL vekalet ücretini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024 Katip ... Hakim ...