İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/239 E. 2025/481 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/239
Karar No
2025/481
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/239 Esas KARAR NO:2025/481 DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/04/2023 KARAR TARİHİ:02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından ... ... Şubesi ... seri numaralı, 30.05.2014 keşide tarihli ve 25.000 TL meblağlı çeke dayalı olarak keşideci ve cirantalar aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin işbu çekin cirantası olduğunu, takibin kesinleşmesi üzerine aralarında müvekkili şirketin de bulunduğu borçlular hakkında haciz tatbik edildiğini, akabinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat numaralı dosyası ile 23.02.2023 tarihinde müvekkili şirketin adresinde menkul haczi için gidildiğini, işbu dosyadan ancak bu haciz ile haberdar olan müvekkilinin haciz tehdidi altında icra dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, Müvekkili şirket tarafından yapılan incelemeye göre söz konusu çekin müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketin icra ve mıuhafaza tehdidi altında borçlu olmamasına rağmen ödediği paranın istirdadına karar verilmesi için işbu davanın açıldığını beyanla; müvekkili şirketin, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına yapılan 62.124,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkilimize ödenmesine, haksız ve kötü niyetli takip yapan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istirdat talebine konu edilen tutara ilişkin davacı tarafından müvekkiline veya icra dosyasına ödenen bir tutar olmadığını, davacının istirdat talebinin dayanağını oluşturan .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında dosya borcunun kendisi tarafından ödememiş olduğu, bu sebeple istirdat davası açmasının taraf sıfatı yokluğu ile hukuken mümkün olmadığını, bir hakkı dava etme yetkisinin kural olarak o hakkın sahibine ait olduğunu, müvekkili ...'nın alacağını tahsil amacı ile davacı tarafından cirolanarak verilen ... ... Şubesi'ne ait 30.05.2014 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 25.000,00-TL bedelli çek .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, ödeme emri ve takibe dayanak çek sureti tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde borca ve imzaya itiraz edilmediğini, borcun tahsili amacıyla davacının sahip olduğu taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin haciz işlemlerinin tatbik edildiğini, borcun tahsilini engellemek amacıyla menfi tespit talebi ile dava ikame edilmesinin davacının kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından çeklerde yer alan imzaların şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı iddia edilmiş ise de işbu iddiaların borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile davacı tarafından imzaya itiraz edilmiş ise de akabinde davadan feragat edildiğini, işbu feragat ile davacının, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 12.04.2014 keşide tarihli çekteki imzanın kendi imzası olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilinin, takibe konu çekin iyi niyetli yetkili meşru hamili olduğunu, borçlu olunmadığına dair iddiaların müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını beyanla; öncelikle davacının huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmaması ve dahi hukuki yararının bulunmaması nedenleriyle usule ilişkin itirazları neticesinde davanın usulden reddine, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan sebeplerle davanın esastan reddine, müvekkilini zarara uğratma ve müvekkilinin haklı alacağına halel getirme kastları sabit olan davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasının bir örneğinin gönderildiği görülmüştür. ... ... A.Ş.'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... GIDA PAZARLAMA İNŞ. TUR. İTH. İHR. SAN. TİC. LTD. ŞTİ'in ... nolu hesabına tanımlı ... seri nolu 25.000,00 TL tutarlı çek 30.05.2014 tarihinde ... A.Ş. tarafından elektronik takas ortamında ibraz edilmiş olup, İstanbul Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı 30/05/2014 tarihli ödeme yasağı kararına istinaden çekin arka yüzüne gerekli şerh düşüldüğü, karşılıksız işlemlerine tabi tutulmadığının bildirildiği görülmüştür. Kapatılan .... ATM ... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin birleştiği mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2023 tarihli üst yazısı ekinde UYAP üzerinden gönderildiği görülmüştür. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacı şirketin sicil kaydının gönderildiği, yetkilisinin ... olduğu, ekinde ...'ın imza örneğinin bulunduğu imza beyannamesinin gönderildiği görülmüştür. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 23/05/2023 tarihli üst yazı ile davaya konu çek aslının gönderilmiş olduğu görülmüştür. .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin gönderilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 11/07/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili şirket yetkilisinin imza asıllarının olduğu kurumları bildirmiş olduğu görülmüş olup; .... Noterliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesinin gönderildiği, .... Noterliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesinin gönderildiği, .... Noterliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin gönderildiği, .... Noterliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ...tarih ve ... yevmiye nolu imza sirkülerinin gönderilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 25/01/2024 tarihli ara kararı ile Dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın el ürünü olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi 07/08/2024 tarihli raporunda; "İnceleme konusu çek arka yüzünde "... İNŞAAT TAAH. SAN. TİC. LTD. ŞTİ." kaşe izi üzerine atılı 2. ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" yönünde kanaat bildirdikleri görülmüştür. Mahkememizin 26/02/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince; dosyanın SMMM bilirkişisi ...a tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak davaya konu çekin hangi ticari ilişkiye istinaden tarafların ellerinde bulunduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davaya konu çekin ödeme konusu olup olmadığı, çekteki ciro silsilesine göre inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi 01/06/2025 tarihinde sunmuş olduğu raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacı tarafın açılış kayıtlarını kanunun öngördüğü süreler içinde yaptığı, kapanış kayıtlarını kanunun öngördüğü süreler içinde yapmadığı, defterlerin davacı firma lehine delil olup olmama konusunda nihai kararın sayın mahkemeye ait olacağı, Davaya konu edilen çekin davacı kanuni defter kayıtlarında yer almadığı" yönünde rapor tanzim ettiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, icra takibine konu çekten ötürü menfi tespit ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurulu Fizik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... tarafından ... ... Şubesi ... seri numaralı, 30.05.2014 keşide tarihli ve 25.000 TL bedelli çeke dayalı olarak keşideci ve cirantalar aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, davacı şirketin işbu çekin cirantası olduğu, takibin kesinleşmesi üzerine aralarında davacı şirketin de bulunduğu borçlular hakkında haciz tatbik edildiğini, akabinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat numaralı dosyası ile 23.02.2023 tarihinde davacı şirketin adresinde menkul haczi için gidildiği, işbu dosyadan ancak bu haciz ile haberdar olan davacının haciz tehdidi altında icra dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını beyanla mahkememizdeki işbu dava ile menfi tespit ve istirdat talebinde bulunulmuş olup; mahkememizce davacı şirket yetkilisi ...'a ait imza örnekleri toplanmış ve dosya tüm ekleriyle birlikte Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi gönderilerek imza incelemesi yapılmış olup, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi 07/08/2024 tarihli raporunda; "İnceleme konusu çek arka yüzünde '... İNŞAAT TAAH. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.' kaşe izi üzerine atılı 2. ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" yönünde rapor tanzim edildiği, yine SMMM bilirkişi tarafından davaya konu çekin hangi ticari ilişkiye istinaden tarafların ellerinde bulunduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davaya konu çekin ödeme konusu olup olmadığı, çekteki ciro silsilesine göre yapılan inceleme neticesinde davaya konu edilen çekin davacı kanuni defter kayıtlarında yer almadığı anlaşılmış olup, Bu haliyle Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan rapora göre çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmiş olup, davacı tarafın iddiasının mahkememizce sübut bulduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı ve sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olmakla hüküm kurmaya elverişli nitelikte Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile; Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... ... Şubesine ait ... seri nolu, 30/05/2014 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından takip dosyasına ödeme yapılmış olması sebebiyle 62.124 TL'nin 28/02/2023 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 5. fıkrasında: “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir. Düzenleme uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun istemde bulunması, borçluya karşı icra takibi yapılmış olunması ve takibin haksız ve kötüniyetli olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarihli, 2012/19-778 Esas, 2013/250 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı(borçlu)’nun üzerindedir. Somut dosyada, kötü niyetin varlığını ispat etmekle yükümlü olan davacının bu yönde bir delil sunmaması, dosya kapsamı itibari ile salt davaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmamasının kötü niyet gerekçesi olamayacağı, kötü niyetle icra takibi yapıldığının kanıtlanamadığı ve kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek, davalı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... ... Şubesine ait ... seri nolu, 30/05/2014 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından takip dosyasına ödeme yapılmış olması sebebiyle 62.124 TL'nin 28/02/2023 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.243,69 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.060,93 TL'den mahsup edilerek eksik kalan 3.182,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 6.361,93‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza YARGILAMA GİDERLERİ 179,90 TL BAŞVURMA HARCI 25,60 TL VEKALET HARCI 1.060,93 TL PEŞİN HARÇ 445,50 TL TEBLİGAT ÜCRETİ + 4.650,00 TL ATK RAPOR ÜCRETİ 6.361,93‬ TL TOPLAM

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/239, K. 2025/481, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-239-e-2025-481-k-2ba6869284cd