İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/206 E. 2025/497 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/206
Karar No
2025/497
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/206 Esas KARAR NO:2025/497 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ:26/04/2019 KARAR TARİHİ:03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılar dava dışı ... A.Ş.' nin Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, her iki davalının Müdürler Kurulu üyesi sıfatına binaen, ... A.ş.‘ni müşterek imzalarıyla temsil ve ilzam ettiklerini, müvekkillerinin ise söz konusu şirketin toplam %25 hissesine malik hissedar olduklarını, müvekkillerinin dava dışı anılan şirkette, hiçbir yönetim hak ve sorumluluğu olmadığını, dava dışı şirketin ... ... Şubesi nezdindeki banka hesabına 15.1.2014 tarihinde, dava dışı Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı tarafından 12.949.223,47-TL havale edildiğini, müvekkilerin bu hususu öğrendiklerinde anılan paranın akıbetini sorduklarını, ancak, şirket yetkilileri olan davalıların, bu soruları tam anlamıyla hiçbir zaman yanıtlamadığını ve ancak geçiştirdiklerini, müvekkillerin ortağı olduğu ... Anonim Şirketi’ nin zarara uğratılmasının söz konusu olduğunu, bu sebeple ortağı olduğu ... Anonim Şirketi lehine ve dolaylı zarar sebebiyle kendi adına, işbu davayı açmakta hukuki yararının tartışmasız bir şekilde mevcut olduğunu, müvekkillerinin, davalıların söz konusu para ile ilgili şirkete zarar verici işlem ve eylemleri olduğu hakkında şüphe duyduklarını, şüphelendikleri işlemler hakkında şirket genel kurulunda soru sordujlarını ve bilgi alma haklarını kullanmak istediklerini, ancak davalıların şirket işlemleri hakkında bilgi vermediğini, inceleme izni vermekten kaçındıklarını, bilgi alma ve inceleme hakkı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin ... Esas sayılı dosyasında açılan dava ile kullanıldığını, karar sonrası verilen izin gereği yapılan inceleme ile şirkete giren paraların bazı faturalarla gider olarak şirket dışına çıktığının öğrenildiğini ve fakat bu faturalara konu mal ve hizmetlerin gerçekten alınıp alınmadığı, yani faturaların fiktif işlemleri yansıtıp yansıtmadığının öğrenilemediğini, YMM ... tarafından hazırlanan 05.6.2017 tarihli özel bir inceleme raporunun müvekkillerinin şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı hakkındaki şüphesini desteklediğini, ancak şirket harcamalarının fiktif faturalara dayanıp dayanmadığının, bu rapordan da öğrenilemediğini, ayrıca davalıların, şirket hesabına gelen paranın bir kısmını bankadan çekerek şirket kasasında muhafaza ettiklerinin söz konusu Özel Amaçlı Tespit Raporu ile öğrenildiğini, davalı şirket yöneticilerinin şirkete ait bir miktar parayı fiziken şirket kasasında muhafazasının hayatın olağan akışına ve ticari hayatın gereklerine aykırı olduğunu, zira bu yöntemle işbu paranın, gerçekte şirket kasasında değil, şirket yöneticilerinin özel zilyetliğine teslim edildiğini ve şirketin, bu meblağ kadar zarara uğratıldığını, dava dışı ... ticaret limited şirketi’’ nin uğradığı zararın gerçek tutarının, mahkemece atanacak bilirkişilerce müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı şirketin ticari kayıtları ve banka hesabı ile banka hesabından çıkışların yapıldığı dava dışı gerçek ve tüzel kişi veya kişilerin ticari kayıtları ve banka hesapları üstünde yapılacak karşıt incelemeye dayanan bilirkişi incelemesinden sonra belirli hale geleceğini, davalıların, işbu davanın konusunu oluşturan hukuki sorumluluklarını mucip zarar verici işlemlerinden dolayı, ....Asliye Ceza Mahkemesi’nde (... Esas sayılı dava dosyasıyla) açılan kamu davasında da, “güveni kötüye kullanma suçundan” sanık olarak yargılandıklarını, davalıların zarar uğrattıkları olduğu şirket limited şirket olup, müdürlerin kurulunun sorumluluğu, Kanunda, anonim şirket yönetim kurulu üyelerini sorumluluğunu düzenleyen hükümlere atıf yapılmak suretiyle düzenlendiğini, davalılar hukuka aykırı yöntemlerle, kanunun ve esas mukavelenin kendilerine yüklediği özen ve sadakat borcuna, kanuna ve esas mukaveleye aykırı kasıtlı işlem ve eylemleriyle, şirket kasasına giren parayı, kendilerinin ve bağlantılı oldukları üçüncü kişilerin menfaatine hizmet edecek şekilde, şirket dışına çıkararak şirketi zarara uğrattıklarını, müddeabihi yargılama safahatında sonradan belirli hale gelecek olan, belirsiz alacak davası şeklindeki tazminat taleplerinin kabulüne, tespit olunacak zarar miktarının, zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı şahıslardan müteselsilen olarak tahsili ile ... Ticaret Limited Şirketi’ ne ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı şahıslardan müşterek ve müteselsil olarak tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıların usule aykırı bir şekilde, dava dışı şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile harca esas değeri 100.000,00-TI. göstererek “belirsiz alacak” davası açtıklarını, davacıların, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı ilamına istinaden, 01.01.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasındaki dava dışı şirket hesaplarını ve muhasebe kayıtlarını ayrıntılı bir şekilde incelediklerini, bu inceleme sonucunda davacıların, hukuka aykırı ödeme gerçekleştirildiğini iddia ettikleri şirkete yapılan ödemeleri hesaplayabilecek nitelikte olduklarını, belirsiz alacak niteliği taşımayan bir davanın, usul hükümleri atlanarak ve harçtan kaçınmak gayesi ile 100.000.00-TL üzerinden ikame edilmesinin, usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğini, davacıların Emekli Sayıştay Denetçisi'ne sundukları evrak ile işbu davadaki eylemi, zararı ve faili bildiklerinin kesin olduğunu, bu nedenle, davacıların en geç 17.05.2016 tarihinde iddia edilen zararı ve sorumluları bildikleri kesin olup, 17.05.2018 tarihine kadar dava açmaları gerekmekte olduğunu, davacıların, bu hususu bildikleri için Emekli Sayıştay Denetçisi'nin raporunu dile getirmeyerek, başkaca yeni raporlardan bahsederek zamanaşımı süresini yeniden canlandırma gayreti içerisine girdiklerini, rapor ve savcılık şikâyetinde, davacıların ortaya çıktığını iddia ettikleri zarar miktarını bildiklerinin kesin olduğunu, bu nedenle, söz konusu raporun, aynı zamanda harca ilişkin iddialarını da ispat ettiğini, davacıların şirketin 30.09.2016 tarihli genel kuruluna katılarak işbu davada ileri sürdükleri bütün hususları dile getirdiklerini, Savcılık şikâyeti ve bu kapsamda alınan inceleme raporu, davacıların zarar doğurucu olduğunu iddia ettikleri eylem, fail ve zaran bildiğini açıkça ortaya koyduğunu, TTK'nın 560. maddesinde “... tazminat istemek hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” ifadesinin yer aldığını, bu durumda, davacılar açısından 2 yıllık zamanaşımına ilişkin tüm unsurlar gerçekleştiğinden, Savcılık şikâyetinin yapıldığı 17.05.2016 tarihinden itibaren 17.05.2018 tarihine kadar dava açılmasının gerektiğini, davanın bu tarihten sonra ikame edilmesi sebebi ile zamanaşımı itirazlarının olduğunu, 12.949.223,47 TL'nin Bakanlık tarafından 15.01.2014 tarihinde ödendiği, şirket ile kayıtları ile sabit olduğunu, bu ödemeden hemen sonra, daya dışı ... Ticaret Limited Şirketi'nin ... Sözleşmesi imzaladığı ... İnş. ve San. Tic.A.Ş. isimli şirkete, muhasebe kayıtlarına göre ilgili dönem itibari ile borçlu olduğu5.830.493.63-TL bedelin geri ödendiğini, yine 12.949.223,47 TL'den davacılara toplam 879.439,14-TL, bütün ortaklara ise 3,465.770,01-TL kat payı olarak ödendiğini, bu bedellerin dağıtım tarihi, davacıların sorumluluk davası olarak açtığı dönem olarak belirttikleri “01.01.2014 - 31.12.2014” tarihleri içerisinde olduğunu, savcılık makamının bahsi geçen ... işimli şirket yöneticileri için takipsizlik kararı verdiğini, davacıların iddialarına ilişkin olarak, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında karar verilmiş olup, dosya istinaf incelemesinde olduğunu, müvekkili ..., hem Bakanlık'tan paranın geldiği tarihte hem de takas iddiasında bulunulduğu tarihte Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, bu nedenle, müvekkilinin tedbirli bir idareci gibi davrandığının kesin olduğunu, davacıların işbu davada ileri sürdükleri bütün iddialarının genel kurulda da gündeme getirdikleri, bu nedenle, genel kurulda gerçekleşen ibra, esas ve usul bakımından da hukuka uygun olduğundan, müvekkilin iddia edilen zarar ile herhangi bir illiyet rabıtası da bulunmadığını beyan ederek öncelikle usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmesine, usule ilişkin itirazlarının mahkeme tarafından kabul edilmemesi halinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı davasının belirsiz alacak davası olarak açmış ise de işbu davada belirsiz alacak davası açmanın maddi ve hukuki şartlarının bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesinin gerekli olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin yönetici olduğu dönem öncesi ve sonrasıyla ilgili çok sayıda dava ve şikayet başvurusunda bulunduğunu bu sebeple de şirketin kayıtlarının ayrıntılı olarak incelemiş durumda olduğunu, keza tahsil edilen tutarın nereye harcandığını bildiğini, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği hususlar zamanaşımına uğradığını, Müvekkilini halen sözkonusu şirketin yöneticiliğini yapmadığını, daha önce şirketle ilgili açılan diğer dava ve başvurularda, keza şirketin icra edilen genel kurullarında bu hususların tüm detayı ile dile getirildiği halde yıllarca herhangi bir dava ve talep konusu haline getirilmediğini, davacılar hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016-... E.sayılı dosyada verilen ara kararla ortağı oldukları ... A.Ş ve diğer şirketlerden çıkarılma ihtimalinin belirmesi üzerine müvekkili ve diğer yöneticiler hakkında bir dizi sorumluluk davaları açılmaya başlandığını, davacıların herhangi bir belge ve mantıkla bir açıklama yapmadan müvekkilinin yöneticiliği yaptığı ... Limitet Şirketine Bakanlık tarafından gönderilen 12.949.223.47 TL.nin usulsüz şekilde şirket dışına çıkarıldığını beyan ederek işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin yönettiği şirkete sözkonusu bedel 15.01.2014 tarihinde ödendiğini, sözkonusu bedelin şirkete ait bir para olup şirketin faaliyeti ile alakalı konularda harcanabilir ya da şirketin borçları için kullanılabilir olduğunu, nitekim sözkonusu bedelden ilgili dönemde borçlu olduğu ... AŞ.Ye 5.830.493.63 TL. Ödeme yapıldığını, şirkete gönderilen bedelde ortaklara kar payı avansı ödendiğini, bu hususun şirket ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, beyan ederek öncelikle harcın tamamlatılmasına, davanın usuli ve esasa ilişkin itirazları doğrultusunda reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı deliller hep birlikte incelenmiştir. ... ... A.Ş tarafından 01/01/2013- 31/12/2024 tarihlerini kapsar hesap hareketlerinin CD şeklinde dosyamıza gönderildiği, çıktıları alınmak suretiyle mahkememizce dosya arasına kazandırılmıştır. ...Yeminli Mali Müşavirliğe , ... Ticaret Limited Şirketi'ne, İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü'ne (İTO) yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşılmıştır. Davalı/... vekiline dava dışı ... A.Ş ile olan ticari ve hukuki ilişkilerindeki hak edişleri çalışmalar ile ilgili yapılmış raporlamaları maden arama ruhsatına ilişkin tüm belge ve bilgilerin sunulduğu anlaşıldı. 30/01/2020 tarihli celsede dava konusu şirketin Türk Ticaret Kanunun hükümleri gereğince tutmakla yükümlü oldukları ticari defter kayıt ve belgeleri ile banka kayıtları tarafların iddia ve itirazlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, Mali Müşavir ... ile Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından 06/04/2021 tarihli heyet raporunun dosyaya sunulduğu ve taraf vekillerine tebliğ edildiği görülmüştür. .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının mahkememiz dosyası arasına celp edildiği anlaşılmıştır. .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; Müştekinin ..., ..., ... olduğu, sanıkların ise ..., ..., ... olduğu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan (nitelikli dolandırıcılık) açılan kamu davasında iddianamenin kabulü ile kovuşturmaya başlandığı, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkemece "her ne kadar sanıklar ..., ..., ... Hakkında TCK 158/1-h maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerinin sabit olmadığı, eylemin hukuki nitelikte bir ihtilaf mahiyetinde bulunduğu anlaşılmakla sanıkların CMK 223/2-c maddesi uyarınca müsnet suçtan beraatlerine." şeklinde karar verildiği ve dosyanın İstinaf incelemesinde olduğu görülmüştür. Bu mahkemenin dosyasının 26/05/2022 tarihli celse ile sonucunun bekletici mesele yapıldığı ve aralıklı süreçlerde dosyasının akıbeti hakkında mahkememizce müzekkereler yazıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın; davalıların müdürler kurulu üyesi olduğu şirketin banka hesabına Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı tarafından yapılan 12.949.223,47 TL'lik ödemenin belirlenmeyen kısmının hukuka aykırı işlem ve eylemlerle şirketten çıkarılması ve bu surette mevcudunun eksiltilmesinden sorumlu olmaları sebebiyle ... Ticaret Ltd.Şti'nin uğradığı zararın tespiti noktalarında toplandığı görülmüştür. Davacılar vekilince 01/07/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini,taraflar birbirlerinden karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerinden, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 02/07/2025 tarihli dilekçesi ile, davacıların feragat taleplerini kabul ettiklerini, davacılardan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleinin olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin feragat nedeniyle reddi halinde taraflar üzerinde bırakılmasına muvafakatlerinin olduğunu beyan etmiştir. Yine ... 02/07/2025 tarihli dilekçesi ile davacılar ile davalılar arasında uzlaşam/sulh protokolü düzenlendiğini, bu protokolde işbu davadan feragat edileceği ve davalılarda karşı yan vekalet ücreti talep etmeyeceği taraflar ve vekilleri tarafından kabul ve taahhüt edildiğini , davacı tarafın davadan feragati dolaysıyla taraflarından vekil olarak karşı yan vekalet ücreti talep edilmediği beyan edilmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür. HMK'nun 311/1.maddesi "Feragat ve Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacıların davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.707,75.-TL'den mahsubu ile 1.092,35.-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip yatıranlara iadesine, 3-Taraflarca dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflarca talep olunmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/206, K. 2025/497, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-206-e-2025-497-k-b4d1c40a153e