İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/195 E. 2024/18 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/195
Karar No
2024/18
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/195 Esas KARAR NO : 2024/18 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2019 KARAR TARİHİ : 15/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı şirket arasında 24/07/2017 tarihli “... Otel ... İnşaatı Kaba İnşaat Kalıp, Demir, Beton İşleri Sözleşmesi” imzalandığını, ancak sözleşme davalı iş sahibi tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde tek taraflı olarak 31/01/2018 tarihinde fesh edildiğini belirterek, müvekkili şirketin sözleşmesel alacakları, kar Mahrumiyeti, genel mobilizasyon ve sabit giderleri ile ilgili alacakları, kendisine teslim edilmeyen malzemeler yönünden kira bedeli ile malzeme bedelleri ve borçlu şirket namı hesabına yapılan işlerden kaynaklanan kesin alacağının tespitini ve şimdilik 261.097,90.-TL alacağın tahsilini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacımın müvekkili şirketten alacağı bulunmadığını, beyanlarının afaki olduğunu, davacının gönderdiği faturanın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı için başlatılan icra takibinden kurtulmak için iş bu davayı açtığını, malzemelerin cezai şart nedeniyle teminat altına alındığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacının sözleşmeye uygun davranmayarak müvekkilini zarara soktuğunu, davacının işin süresi bittiği halde ancak işin %40'ını tamamladığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 'e müzekkere yazılarak ... Otel ... inşaatı ile ilgili sözleşme, fatura ve tüm belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir. ... A.ş'ye müzekkere yazılarak ... Otel ... inşaatı ile ilgili sözleşme, futara ve tüm belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir. ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Otel ... inşaatı ile ilgili olarak verilen inşaat ruhsatı, bu ruhsatın verilmesine esas olan tüm inşaat projeleri, inşaatın başlamasını takiben varsa yapılan tüm proje tadilatları, bu inşaat projesine yönelik olarak Belediyenin şirketler nezdinde yapmış olduğu yazışmalar ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2018/ ... D.iş dosyasının gönderilmesi istenilmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2017/... D.iş sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2019/... D.iş sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir. 25/06/2020 tarihinde İnşaat Yüksek Mühendisi, Mimar ve Hukukçudan oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. 05/04/2021 tarihinde İnşaat Yüksek Mühendisi, Mimar, Mali müşavir ve Hukukçudan oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. 09/01/2022 tarihinde 2 Nitelikli Hesaplama Uzmanı, 1 Mali müşavir, 1 İnşaat Mühendisi, 1 Yüksek Mimar, 1 Elektrik Mühendisi ve 1 Makine Mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır. 15/05/2022 tarihinde 2 Nitelikli Hesaplama Uzmanı, 1 Mali müşavir, 1 İnşaat Mühendisi, 1 Yüksek Mimar, 1 Elektrik Mühendisi ve 1 Makine Mühendisinden bilirkişi ek raporu alınmıştır. GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki 24/07/2017 tarihli eser sözleşmesinin feshi sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. TBK md. 470’ye göre eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Malzemenin iş sahibi tarafından temin edilmesi sözleşmenin niteliğini etkilemez. Zira TBK md. 472 uyarınca malzemenin iş sahibi tarafından temin edilmesi kararlaştırılabilir. Yüklenici, sözleşme kapsamında üstlendiği işi mesleki ve teknik kurallara uygun olarak, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. İş sahibinin ise, bedel ödeme borcu bulunmaktadır. Bedel ödeme borcu, eserin teslim edilmesiyle birlikte muaccel hale gelir. Eserin kabulü TBK md. 477’de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre eserin açık veya zımnen kabul edilmesi halinde yüklenici, her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak yüklenicinin kasten gizlediği ve usulüne göre bir gözden geçirme ile tespit edilemeyecek ayıplar yönünden eser kabul edilmiş olsa bile yüklenicinin sorumluluğu devam eder. İş sahibi gözden geçirme ve ihbarda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır. Sonradan ortaya çıkan ayıpları iş sahibi gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır. Aksi takdirde iş sahibi, eseri kabul etmiş sayılır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibinin ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 31/01/2018 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini; bu haksız fesih sebebiyle hak ediş, kâr mahrumiyeti, yapılamayan işler için gider masrafı, kule vinç operatörü ücretinin yarısı, teslim edilmeyen malzeme kirası ve bedeli ile gecikme bedeli olmak üzere toplam 7 kalem alacak talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya tebliği TK md. 35 hükmüne göre yapılmış olup, tebliğ işlemi usulen hatalı olduğundan davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesi süresinde kabul edilerek yargılama yapılmıştır. Davacının talep ettiği alacak kalemlerinin, davacının kendi kayıt ve belgelerine göre belirlenebilir nitelikte olması ile dava dilekçesinde her bir alacak kalemini ayrı ayrı belirterek toplamda 1.215.865,16 TL alacaklı olduğunu iddia etmesi karşısında davanın kısmi dava niteliğinde olduğu kanaatine varılmış ve kısmi dava kurallarına göre yargılama yapılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme gereği işin bitirilmesi gereken tarih 29/12/2017’dir. .... SHM’nin 2017/... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu, 18/12/2017 tarihi itibariyle işin %40 oranında tamamlandığı ve işin bitirilmesi için 4 ay gerektiği, ayrıca eserde beton işleme kalitesinin çok düşük olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, iş bitirme süresinin 15/04/2018 tarihine uzatılması için görüşmeler yapılırken davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğini öne sürmüştür. Davacı taraf, davalının iş durdurma talimatı, proje değişikliği yapması, ödemelerin gecikmesi ve karar alma sürecinin uzaması gibi sebeplerle işin gecikmesinde davalının kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı iş sahibinin fesih ihtarının incelenmesinde, fesih sebeplerinin işin süresinde tamamlanmaması ve davacı yüklenicinin işçilerinin işi bırakması olduğu anlaşılmıştır. İşin vade tarihinden sonra uzamaya ilişkin taraflar arasında bir anlaşma olmasa da, vade tarihinden sonra tarafların tutum ve davranışlarından, özellikle davalı iş sahibinin davacıya gönderdiği 26/01/2018 tarihli ihtarnameden, uzama konusunda tarafların anlaştığı kanaatine varılmıştır. .... SHM’nin tespit dosyası uyarınca vadeden sonra 4 aylık bir uzama süresinin makul olacağı anlaşılmıştır. 4 aydan daha az verilen uzama süresi, işin bitirilmesi için makul bir süre olmadığından yüklenicinin temerrüdü için süre verilmesi şartını sağlamaz. Dolayısıyla mahkememizce sözleşmenin, yüklenicinin borçlu temerrüdüne düşürülmesi sebebiyle sona erdirildiği kabul edilmemiş, bu sebeple borçlu temerrüdüne ilişkin hükümler uygulanmamıştır. TBK md. 473 uyarınca eser sözleşmelerinde yüklenicinin işe başlama ve işi yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu maddeye göre yüklenicinin işi bitiremeyeceğinin anlaşılması halinde iş sahibinin vadeyi beklemeden sözleşmeden dönme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarına göre, davacı yüklenicinin uzama süresi sonunda dahi işi vade tarihine kadar tamamlayamayacağı tespit edilmiştir. Davacının işçilerinin işi bırakması ve bu hususta tutulan tutanaklar, işin yapılması sürecinde ilerleme hızı gözetildiğinde bu tespitlerin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Kalan süre içinde daha fazla işçi çalıştırarak veya farklı teknikler ile işi hızlandırarak vadeye yetiştireceğini ispat yükü yüklenici üzerindedir. Ancak somut olayda davacı yüklenici işi vade tarihine kadar yetiştirebileceğini ispatlayamamıştır. TBK md. 473 uyarınca sözleşmenin sona ermesinin bir şartı da gecikmenin iş sahibine yüklenemeyecek bir sebepten dolayı ortaya çıkmış olmasıdır. Somut olayda taraflar arasında asıl ihtilaflı olan husus da budur. Davalı iş sahibi, davacı yüklenicinin işçilerinin işi bırakması sebebiyle işin geciktiğini öne sürürken, davacı yüklenici iş sahibinin etki alanındaki sebepler ile işin geciktiğini iddia etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde, özellikle .... SHM’nin 2017/... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit ve sözleşmedeki vade tarihinin uzama sürecinde meydana gelen gecikmelerin davacı yüklenici kaynaklı olduğu, işin gecikmesinde iş sahibine yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı kabul edilmiştir. Zira davacı yüklenicinin işçilerinin işi bırakması hususunda davalı iş sahibinden kaynaklanan bir neden bulunmamaktadır. Davacının sunmuş olduğu ihtar ve öne sürdüğü vakalar, bahsi geçen tespit ve uzama süresi öncesine dayanmaktadır. Dolayısıyla davacı yüklenici tespit sonrası yapılan uzama sürecinde işin gecikmesinde kusuru bulunmadığını ispat edememiştir. Açıklanan sebeplerle davalı iş sahibinin TBK md. 473 uyarınca sözleşmeden döndüğü ve taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 31/01/2018 tarihinde sona erdiği mahkememizce kabul edilmiştir. Sözleşmeden dönme ile birlikte taraflar sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verdiklerini geri isteyebilirler. Eser sözleşmelerinde sözleşmeden dönme ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca yüklenici, o ana kadar yaptığı işin ücretini ve malzeme parasını talep edebilir. 28/12/2021 tarihli ve 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporlarına göre, malzeme parası dâhil kesin hesap sonucu yüklenicinin hak edişi 198.940,78 TL’dir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin TBK md. 473 uyarınca iş sahibi tarafından sona erdirildiği ve sözleşmeden dönme hükümleri uyarınca yüklenicinin ancak o ana kadar yaptığı işlerin ücretini ve malzeme bedelini talep edebileceği kanaatiyle, taleple bağlılık ilkesine göre davanın kısmen kabulüyle 70.000,00 TL’nin 31/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 70.000,00 TL’nin 31/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.781,70-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.458,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 322,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.576,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 4.458,90-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 4.503,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafından yapılan; 8.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 794,20-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.044,20-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.424,74-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan; 4.650-TL Bilirkişi ücretinin yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.403,80-TL lik kısmanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 353,89-TL lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 996,11-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/195, K. 2024/18, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-195-e-2024-18-k-d750e660dc01