İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/496 E. 2025/560 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/496
Karar No
2025/560
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/496 Esas KARAR NO :2025/560 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:08/07/2025 KARAR TARİHİ:17/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.03.2025 tarihinde ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin, müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsikletin ön kısımlarının çarpışması neticesinde iki araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ...'ın geçirdiği trafik kazası sonucu tedavi gördüğünü ve tedavi sonunda sakat kaldığını, müvekkiline vekâleten Karayolları Trafik Kanunu’nun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine göre mesul olduğu tazminat tutarını ödemesi için 18.06.2025 tarihli dilekçele başvuruda bulunulduğunu ve gereği yerine getirilmediğini, davalı sigorta şirketince müracaat tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde taleplerinin karşılanmadığını, açıklanan sebeplerle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK madde 107 gereğince fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL Sürekli İş Gücü kaybı, 50,00 TL Geçici İş Gücü, 50,00 TL Geçici Bakıcı ve 50,00 TL Tedavi Gideri kaybı olmak üzere toplam net 200,00 TL'nin kaza tarihi olan 21.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 19/03/2025 - 19/03/2026 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti kişi başına 2.700.000 TL olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacının müvekkili şirkete yaptığı başvurunun geçerli kabul edilebilmesi için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek:6’da belirtilen gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgileri de müvekkili şirkete göndermiş olması gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, açıklanan sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Deliller; Dosya mevcudu ve cevap dilekçesidir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davalı tarafından trafik sigortalı ... plakalı araç ile ... plaka sayılı motorsikletin karıştığı 21.03.2025 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının yaralanarak geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiası ile belirsiz alacak talebine ilişkin dava olduğu görüldü. Davacı vekilinin 29/08/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde, dava konusu nizanın, sulhen çözüldüğünü, varılan sulh anlaşması gereğince, dosyadaki taleplerinden tamamen feragat ettiklerini, sulh anlaşması kapsamında karşılıklı olarak tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekilinin 02/09/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle ; Davacı taraf ile talep edilen alacak kalemleri bakımından sulh olunduğunu, davacının tüm alacak ve haklarından feragat ettiğini, işbu davaya ilişkin olarak herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine, gerekçeli kararın yazılarak taraflara tebliğini ve buna müteakip artan gider avansının iade edilmesini talep etmiştir. Davadan feragat HMK 307. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davacının, talep ve sonuçlarından kısmen veya tamamen vazgeçtiği bir taraf işlemidir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmış, Feragat bildirimi de HMK’nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle davanın reddine, dava açıldıktan sonra davalı tarafından, dava konusuna ilişkin davacıya yapılan ödeme sonucu davacının davadan feragat ettiği görülmekle arabuluculuk ücretinin davacı tarafından ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 205,13 TL karar ilam harcının, dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye artan 410,27 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine. 3-Tarafların lehine, aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Her bir tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 5-Davacının feragat beyanında arabuluculuk ücretinin davacıya tahmilini talep etmesi ve davalının vekilinin davacının feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesine ilişkin 19/07/2024 tarihli talebi dikkate alınarak, tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 17/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/496, K. 2025/560, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-496-e-2025-560-k-54cd974e71d6