İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/309 E. 2026/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/309
Karar No
2026/69
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/309 Esas KARAR NO :2026/69

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/04/2025 KARAR TARİHİ:04/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap tutulduğunu, müvekkili tarafından davalıya hizmet sağlandığını, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, bu yüzden alacaklarının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin mahkememiz dosyasının 02/05/2025 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 24/09/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 11/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra dairesinin 2024/... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre; ...Ticaret Odası 20.05.2025 tarih, ... sayılı yazısına göre; davalı ...'ın ... ayakkabıcılık unvanı, ... ticaret sicil numarası, 4.000,00.-TL sermayesi ile Her türlü kadın, erkek ve çocuk ayakkabıları, botları, çizmeleri, terlikleri ve benzeri mamulleri üretmek, ürettirmek, alıp satmak, pazarlamak, ithal ve ihraç etmek üzerine, ticari faaliyet kaydının olduğu belirlenen vakıada, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 09.05.2025 tarih, ... sayılı yazısına ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; davalının davacı şirketten, 2023 yılında 19 belge karşılığı KDV hariç 463.503,75.-TL tutarında, 2024 yılında 3 belge karşılığı KDV hariç 55.030,00.-TL tutarında, mal/hizmet faturası aldığı, Takip ve cari hesaba konu olan davacı tarafından 2023 yılında düzenlenen “Suni Deri” içerikli 19 adet KDV dahil toplam 503.932,05.-TL (KDV hariç 463,503,75.-TL) bedelli faturanın e-arşiv faturası olduğu, fatura üzerinde düzenleme tarihi ve saatinin bulunduğu ve davalının e-mail adresine tebliğ edildiği, Yine davacı tarafından 2024 yılında düzenlenen “suni deri” içerikli 3 adet KDV dahil 60.633,00.-TL (KDV hariç 55.030,00.-TL) bedelli faturanın e- ticari fatura olduğu, fatura üzerinde düzenleme tarihi ve saatinin bulunduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği, Bilindiği üzere e- faturaların üzerinde düzenleme tarihi ve saati bulunması halinde aynı zamanda sevk irsaliyesi yerine geçtiği, e- arşiv faturalarının fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından verilen izinle elektronik ortamda tebliğ edilebileceği, vakıada bu durumun gerçekleştiği, yine e- ticari fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde iptal/kabul etmeme hakkının bulunduğu, iptal etme hakkı kullanıldığında bu faturaların; fatura düzenlenen kurum/kişinin ba formuna yansımayacağı gibi faturayı düzenleyen kurum/kişinin de bs formuna yansımayacağı, Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairesinden celp edilen davalıya ait karşılaştırmalı Ba-bs formlarında; davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu cari hesap dahilindeki tüm faturaların itiraza uğramadan davalıya ait ba formunda davacıya ait bs formunda yer aldığı bu sebeplerle; davacının cari hesaba konu ettiği faturaların, davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, Davacı şirkete ait 2023 ve 2024 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirkete ait; 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalıdan 365.002,56.-TL faturaya dayalı cari hesap alacağının olduğu, 24.09.2025 Tarihli Ön İnceleme Duruşma tutanağının 3. Bendinde iki hafta kesin süre içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına karar verildiği, Ön inceleme duruşma tutanağının 29.09.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği halde verilen iki haftalık kesin süre içerisinde, davalının ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, Taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmuş olsa bile dosyaya sunulmadığı, yine borcun ifa edileceği gün açısından, tarafların üzerinde anlaştıkları muayyen bir gün belirlenmediği, TBK 117 maddesi kapsamında davacının davalıya herhangi bir ihtarname de keşide etmediği, bu nedenlerle temerrüt şartlarının oluşmadığı belirlenen vakıada; davacının ödeme emrindeki talebi doğrultusunda belirlediği 21.08.2024 cari hesap kesim tarihi ile 25.12.2024 takip tarihi arasında yine davacı tarafından belirlenen avans faizi oranında hesaplanabilecek avans faizinin 64.687,95.- TL olacağı, Tüm bu nedenlerle; Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 25.12.2024 takip tarihinden itibaren 365.002,56.-TL faturaya dayalı cari hesap alacağı, 64.687,95.-TL işlenmiş avans faizi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar, asıl alacağa uygulanacak avans faizi ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra dairesinin 2024/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 11/11/2025 tarihli raporda ; " Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra dairesinin 2024/... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre; ...Ticaret Odası 20.05.2025 tarih, ... sayılı yazısına göre; davalı ... ... ayakkabıcılık unvanı, 33142-5 ticaret sicil numarası, 4.000,00.-TL sermayesi ile Her türlü kadın, erkek ve çocuk ayakkabıları, botları, çizmeleri, terlikleri ve benzeri mamulleri üretmek, ürettirmek, alıp satmak, pazarlamak, ithal ve ihraç etmek üzerine, ticari faaliyet kaydının olduğu belirlenen vakıada, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 09.05.2025 tarih, 592649 sayılı yazısına ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; davalının davacı şirketten, 2023 yılında 19 belge karşılığı KDV hariç 463.503,75.-TL tutarında, 2024 yılında 3 belge karşılığı KDV hariç 55.030,00.-TL tutarında, mal/hizmet faturası aldığı, Takip ve cari hesaba konu olan davacı tarafından 2023 yılında düzenlenen “Suni Deri” içerikli 19 adet KDV dahil toplam 503.932,05.-TL (KDV hariç 463.503,75.-TL) bedelli faturanın e-arşiv faturası olduğu, fatura üzerinde düzenleme tarihi ve saatinin bulunduğu ve davalının e-mail adresine tebliğ edildiği, Yine davacı tarafından 2024 yılında düzenlenen “suni deri” içerikli 3 adet KDV dahil 60.633,00.-TL (KDV hariç 55.030,00.-TL) bedelli faturanın e- ticari fatura olduğu, fatura üzerinde düzenleme tarihi ve saatinin bulunduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği, Bilindiği üzere e- faturaların üzerinde düzenleme tarihi ve saati bulunması halinde aynı zamanda sevk irsaliyesi yerine geçtiği, e- arşiv faturalarının fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından verilen izinle elektronik ortamda tebliğ edilebileceği, vakıada bu durumun gerçekleştiği, yine e- ticari fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde iptal/kabul etmeme hakkının bulunduğu, iptal etme hakkı kullanıldığında bu faturaların; fatura düzenlenen kurum/kişinin ba formuna yansımayacağı gibi faturayı düzenleyen kurum/kişinin de bs formuna yansımayacağı, Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairesinden celp edilen davalıya ait karşılaştırmalı Ba-bs formlarında; davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu cari hesap dahilindeki tüm faturaların itiraza uğramadan davalıya ait ba formunda davacıya ait bs formunda yer aldığı bu sebeplerle; davacının cari hesaba konu ettiği faturaların, davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, Davacı şirkete ait 2023 ve 2024 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirkete ait; 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalıdan 365.002,56.-TL faturaya dayalı cari hesap alacağının olduğu, 24.09.2025 Tarihli Ön İnceleme Duruşma tutanağının 3. Bendinde iki hafta kesin süre içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına karar verildiği, Ön inceleme duruşma tutanağının 29.09.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği halde verilen iki haftalık kesin süre içerisinde, davalının ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, Taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmuş olsa bile dosyaya sunulmadığı, yine borcun ifa edileceği gün açısından, tarafların üzerinde anlaştıkları muayyen bir gün belirlenmediği, TBK 117 maddesi kapsamında davacının davalıya herhangi bir ihtarname de keşide etmediği, bu nedenlerle temerrüt şartlarının oluşmadığı belirlenen vakıada; davacının ödeme emrindeki talebi doğrultusunda belirlediği 21.08.2024 cari hesap kesim tarihi ile 25.12.2024 takip tarihi arasında yine davacı tarafından belirlenen avans faizi oranında hesaplanabilecek avans faizinin 64.687,95.-TL olacağı, Tüm bu nedenlerle; Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 25.12.2024 takip tarihinden itibaren 365.002,56.-TL faturaya dayalı cari hesap alacağı, 64.687,95.-TL işlenmiş avans faizi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar, asıl alacağa uygulanacak avans faizi ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının icra takibinde asıl alacak olarak bildirdiği tutar miktarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise vergi dairesi formalarında , dosya arasına celbedilen vergi dairesi kayıtları ve bilirkişi raporundan; takip konusu cari hesap dahilindeki tüm faturaların itiraza uğramadan davalıya ait ba formunda davacıya ait bs formunda yer aldığı bu sebeplerle; davacının cari hesaba konu ettiği faturaların, davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiğinin bildirdirildiği, bu hali ile davalının ba formunda takibe konu faturaların kayıtlı olduğu, formların birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/17556 E., 2014/14166 K. Sayılı kararında " davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse delil listesinde açıkça “ticari defter ve kayıtlara” dayandığı görülmekle, adı geçen (BA) formunun da “dayanak belge” kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, bu belgenin merciinden getirtilmesinden sonra, ispat yükünün (vergi dairesine sunduğu form ile savunması arasındaki esaslı çelişki yaratan) davalıya geçtiği gözetilmeden.. " şeklindeki emsal ilamı da dikkate alınarak; davacının kendi defterlerine göre dava miktarınca alacaklı olduğu, davalının defter sunmadığı ancak vergi dairesi formlarında davacının takip konusu yaptığı faturaları bildirdiğinin dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının , tarafına verilen ihtaratlı süreye rağmen bu delillerin aksi yönde bir delil de sunmadığı görülmekle davacının takibe konu edilen asıl alacak yönünden davasını ispatladığı kanaatine varılmış, davacı her ne kadar takip öncesi işlemiş faiz isteminde bulunmuş ise de; takipten önce takibe konu edilen fatura alacaklarının ödenmesi için davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmadığından takip öncesi işlemiş faize yönelik istemin reddi gerekmiş, mahkememizce kabul edilen alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 365.002,56-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktara ilişkin olarak takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair talebinin REDDİNE, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 365.002,56 TL 'nin %20'si oranında olan 73.000,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 24.933,32 TL harçtan peşin alınan 5.189,60 TL harcın ( 4.084,89 TL dava açılırken + 1.104,71 TL tamamlama harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 19.743,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 5.189,60 TL harcın ( 4.084,89 TL dava açılırken + 1.104,71 TL tamamlama harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 58.400,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 680,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.382,90 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7.120,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 692,51 TL'sinin davacıdan, 3.907,49 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/309, K. 2026/69, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-309-e-2026-69-k-d82bf94a9527