İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/674 E. 2024/943 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/674
- Karar No
- 2024/943
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/674 Esas KARAR NO:2024/943 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/11/2024 KARAR TARİHİ:23/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında müvekkili şirketin satımını yaptığı bir kısım ürünlerin satışı hususunda birden fazla kez satış sözleşmesi mahiyetinde satış işlemi gerçekleştirildiğini, ilgili süreçte davalı tarafından verilen siparişe istinaden düzenlenen ... (...) fatura numaralı, 10.226,31-TL tutarlı satış işlemine konu bedelin, davalı tarafından ödendiğine ilişkin banka ödeme dekontunu müvekkili şirkete gönderilmesi akabinde fatura konusu mal davalıya teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketin banka kayıtlarında yapılan incelemede ilgili dekonta konu bedelin ödenmediğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe, davalı tarafından herhangi bir gerekçe sunulmaksızın itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe itiraz edilmesi nedeni ile takip miktarı alacağın %20’sinden az olmamak üzere müvekkili şirkete icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. DELİLLER .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ve dosya kapsamı GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; " Cari hesap alacağı 10.226,31 TL " açıklamalı olarak 10.226,31 TL bedel üzerinden ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından davacı tarafından başlatılan takibe davalının itirazı üzerine ikame olunan itirazın iptali davası olduğu görüldü. Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ancak ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde; davalı ...'ın 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği, Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin, 2021 yılının Temmuz döneminden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmediği, 543 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2023/0cak döneminden geçerli olmak üzere, bildirim verme yükümlülüğü bulunan ancak tüm alış ve/veya satışları belirtilen haddin altında kalan veya elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükelleflerin, ilgili dönem Form Ba ve/veya Form Bs bildirimlerini verme zorunluluğunun kaldırıldığı, davalının faaliyet alanının bilgisayar onarımı olduğu belirtildiğinden bu faaliyetinin serbest meslek olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının ciro tutarlarının tacirlere ilişkin limitlerin altında olduğu, tacir olmadığı, TTK'da ön görülen, tarafların her ikisinin de tacir olması koşulunun davada oluşmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 114/1c 115/2 maddeleri gereği USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır