İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/29 E. 2024/929 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/29
Karar No
2024/929
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/29 Esas KARAR NO : 2024/929 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafların, müvekkili ... şirketinden 24.03.2023 tarihinde klima alım ve kurulum hizmeti satın aldığını, buna ilişkin faturanın mahkemeye sunulduğunu, TBK m.90 uyarınca taraflar aksini kararlaştırmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun doğumu anında muaccel olduğunu, davalı tarafın tüm ihtarlarına rağmen 24.03.2023 tarihinde muaccel hale gelen borcunu ödemediğini, davalılara 27.03.2023 tarihinde ... Noterliği ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnamelere rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davalılar hakkında .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, dava konusu borcun, geçerli bir hukuki ilişkiden doğduğunu ve fatura kesilerek likit alacak vasfına haiz duruma geldiğini beyanla alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Faturanın bir alacak davasına konu olması durumunda düzenleyenin, öncelikle faturayı karşı tarafa tebliğ ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının, müvekkillerine karşı alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bu iddiasına müsnet olarak da kestiği faturayı ileri sürdüğünü, sadece kendi kendine fatura keserek alacaklı olduğunu iddia etmenin gerek Yargıtay kararlarında ve doktrinde alacağı ispat bakımından yeterli olmadığını, faturanın karşı tarafa gönderildiğinin ispat edilememesi veya hiç gönderilmemiş olması durumunda bu belgenin ancak düzenleyen açısından bir belge niteliğinde olacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Mahkememizce davalıların tacir kaydının bulunup bulunmadığının sorulması için vergi dairesine ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, müzekkere cevapları celbedilmiştir. Somut olayda, mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde; ... tarafından verilen yazı cevabı ile davalıların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan 25/01/2024 tarihli yazı cevabı ile davalı ...'in potansiyel mükellefiyet kaydının bulunduğunun bildirildiği, 25/01/2024 tarihli ... Vergi Dairesi müzekkere cevabı ile davalı ...'in 20/03/3015- 28/06/2016 (resen terk) tarihleri arasında mükellefiyetinin bulunduğunun bildirildiği, bu hali ile bu davalı açısından davaya konu fatura tarihi itibari ile herhangi bir mükellefiyet kaydının olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflara defter ve belgelerini sunmaları için verilen süre sonrasında davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan 22/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile de, her iki müvekkilinin de tacir olmadığı, dolayısı ile defter ve belge bulunmadığı bildirilmiştir. Dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2016/... E., 2016/... K. Sayılı kararında "Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin sondaj malzemeleri sattığını, davalının 15/08/2011 ve 10/08/2011 tarihli faturalarda belirtilen malzemeleri müvekkilden satın aldığı halde, bedelini ödemediğini ileri sürerek, fatura bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ... Vergi Dairesinin 10/03/2015 tarihli ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 30/04/2015 tarihli cevabî yazılarında davalının mükellefiyet kaydının bulunmadığı ancak davalının ... Vergi Dairesinin potansiyel mükellefi olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bu durumda, davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Dosya arasında mevcut müzekkere cevapları ve emsal mahiyetteki Yargıtay ilamı da dikkate alındığında, huzurdaki davada davalıların tacir olmadığı, huzurdaki davada mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- Görevsizlik kararı kesinleştiğinde (2 hafta içersinde istinaf edilmediğinde yahut istinaf başvurusu reddedildiği takdirde) ve süresinde (kararın istinaf edilmeyerek kesinleşmesinden yahut istinaf ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde) talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK 20.maddesi uyarınca süresi halinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının Görevli yada Yetkili Mahkemeye gönderilmesi taraflar tarafından talep edilmediği taktirde Davanın Açılmamış Sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına , 5-HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/29, K. 2024/929, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-29-e-2024-929-k-2dd15a1407db