İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/358 E. 2025/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/358
- Karar No
- 2025/273
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/358 Esas KARAR NO:2025/273 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/05/2023 KARAR TARİHİ:22/04/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında yemek hizmetine ilişkin hizmet alımına ait sözleşme imzalandığını, söz konusu firmalarda görev yapan ve işlen ayrılan ... idareden dava açarak işe iade ve işçilik alacaklarına ilişkin tazminat talep ettiğini, açılan dava sonucunda ....İş Mahkemesinin .... sayılı kararıyla bir kısım taleplerin ...'ya ödenmesine hükmedildiğini, mahkeme tarafından kararda belirtilen miktarın asıl işveren ve alt işverenden müşterek ve müteselsil sorumlu tutularak ödenmesine karar verilmiş olup tamamı müvekkili kurum tarafından ödendiğini, bu sebeple .... İcra Müdürlüğünün .... numarasıyla açılan icra dosyasına müvekkili idarece cebri icra yoluyla ödeme yapıldığını, müvekkili kurum ile davalılar arasında yapılan ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde söz konusu işçi alacak haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğu belirtildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun rücu hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkili idare tarafından ödenen 53.479,91TL davalı şirketlerden talep edilmiş fakat olumlu cevap alınamadığını, bu nedenle müvekkili idare tarafından ödenen tutarın davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ihalenin müvekkili firmada olmadığı dönemde işten ayrılmadığını ve davacı kurum aleyhine iş davasının da bu tarihten sonra yönlendirdiğini, davacı idareninin kıdem tazminatına ilişkin ödemleri Kanun ve Yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığını, dava dışı işçi 2012 yılında davalı firmadan ayrılmış olup işçinin son çalıştığı yıllarındaki asgari ücret tutarları farklı olduğunu, davalı kurum ile imzalanan sözleşmelerde dava konusu alacağın ne şeklide sorumlulara rücu edileceği konusunda bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinde dava dışı işçinin işe iade ve bir takım işçilik alacaklarına ilişkin tazminat talebinin olduğu belirtilmiş olup alacak kalemleri belirsiz olduğundan belirlenmesinin akabinde verecekleri cevaplara ilişkin haklarının saklı olduğunu, ayrıca işe iade davasının sonucunda ödenebilecek işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre alacağı gibi alacak kalemleri son alt işverenin sorumluluğunda olduğundan söz konusu hususun dikkate alınmasını, müvekkili firmanın son alt işveren olmadığından bahisle sorumlu olmadığı açık olduğundan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işçi alacaklarını ihale maliyetine ekleyemediğinin bilindiğini, ihaleye katılan şirketlerin ihale maliyet fiyatına dahil edemediğini ve davacının sorumlu olduğu alacak kalemlerinin zaten sınırlı kar marjı ile ihale alan şirketlerden tahsili cihetine gidilmesi şirketlerin zarar etmesini beraberinde getireceğini, müvekkili şirketin ihale maliyetine ekleyemediği işçi alacaklarından sorumlu tutulması iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 6552 sayılı yasa kapsamındaki taleplerin sayın mahkemenizce kabul görmemesi halinde; sayın mahkemenizden HMK 312.maddesinin 2.fıkrası gereği davanın açılmasına sebebiyet vermediğimiz ve kendi dönemimiz ile ilgili sınırlı olarak kabul beyanımız çerçevesinde aleyhimize herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesini, mahkemenizin bu hususta ayrıca aksi kanaatte olması halinde HMK 312.maddesinin 1.fıkrasının "kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." hükmü uyarınca karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup yukarıda anılan ve cevap dilekçesi ibraz eden davalılar dışındaki diğer davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı ile davalılar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı şirketler tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin, işe iade istemi ile ilişkin açmış olduğu dava sonrasında davacının ödemiş olduğu miktarın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; Somut olayda davacı ile davalılar arasında ayrı ayrı akdedilmiş olan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davacı şirket nezdinde çalıştırılan dava dışı işçi ...'nın işe iade için açmış olduğu .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen kararın .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından takibe konulması üzerine davacı tarafından ödenen 53.479,91 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya celp edilmiş olan .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Davacısının ..., davalılarının ise ... Genel Müdürlüğü ve ... ... ... Şirketi Olduğu, Davacının, davalıya ait iş yerinde çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu, Yapılan yargılama sonucunda "Davanın KABULÜNE, 1-Davalı tarafından gerçekleştirilen FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacı işçinin davalı ... ... ... İTHALAT İHRACAT TİC. LTD. ŞTİ.'deki İŞİNE İADESİNE, 2-Davacı işçinin kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içerisinde işe başlamak üzere işverene başvurması sonucunda işe başlatılmadığı takdirde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacı işçinin kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının brüt 5 aylık ücreti olan toplam brüt 25.309,80-TL olarak BELİRLENMESİNE, 3-Davacı işçinin süresi içinde işverene başvurması halinde mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içerisinde ödenmesi gereken en çok 4 aya kadar ücret ve sosyal hakları toplamı brüt 20.247,84-TL olduğunun TESPİTİNE, mali haklar yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına, davacının işe başlatılması halinde, varsa, ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna," karar verilmiş olduğu, Karara karşı yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesinin 2021/4910 Esas, 2021/416 Karar Sayılı, 29/12/2021 Tarihli "Somut olayda, dosya arasında bulunan ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin yazısında belirtildiği üzere davacının iş akdinin fesih tarihi olan 31.12.2020 tarihi itibari ile ... ... ... Şirketi unvanlı şirketin, ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden hizmet ihalesi alarak yemek pişirme ve dağıtım hizmetini yürütmüş olduğu, bu itibarla yukarıda anılan yasal hükümler ve içtihatlar doğrultusunda; davacının hizmet alımı kapsamında davalı belediyede çalıştığı ve yapılan işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, davacının çalışmasını bu işe hasrettiği, davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün asıl işveren davalı ... ... ... Şirketinin alt işveren olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin işe iadenin mali sonuçlarından davalıları müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmasının usul ve yasaya uygun olduğu, aksine itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. ... Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden İş Kanununun 2/6. maddesi gereği alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. " şeklindeki gerekçeli ilamı ile tarafların istinaf başvuru talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür. 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Aralarındaki sorumluluğun tayininde ise sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmekte olduğundan yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm evraklar, davalılar ile aralarında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ve .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bu kapsamda ibraz edilmiş olan kök ve ek raporda özetle; Dava dışı işçi ...'ya 20.248,84 TL Boşta geçen süre ücreti ve 25.309,80 TL işe başlatmama tazminatı 37.014,93 TL olmak üzere iki kalem işçilik alacağı .... İş Mahkemesinin 2021/163E, 2021/695K sayılı ilamı uyarınca davacı tarafça ödenmiştir. Dava dışı işçi davalı yükleniciler bünyesinde, yüklenici değişse de çalışmaya devam etmiştir. Asıl İşveren olan ... Genel Müdürlüğü ise baki kalmıştır. Davaya konu olan uyuşmazlık işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine ilişkindir. İlgili işçilik alacakları pek tabiidir ki son alt işveren döneminde doğmuş olan alacaklardır. Bu sebeple son alt işveren hariç diğer alt işverenler işyeri devri hükümlerine göre işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden sorumlu olmayacaktır. Zira devreden işverenler sadece "devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken" borçlardan sorumludur ki dava konusu olacakların bu tipte bir borç olmadığı izahtan varestedir. Dava konusu alacaklardan Davacı ... Genel Müdürlüğü ve davalılardan son alt işveren ... ... ... Şirketi İş Kanunu 2. Maddesi uyarınca "Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." Bu yükümlülük uyarınca dava konusu olacaklar cebri icra yöntemi ile Davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından ödenmiştir. İşçiye ödemiş olduğu alacakları davalı son alt işverene rücu edip edemeyeceği, edecek ise bunun hangi oranda olacağı ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre belirlenecek olup bu yönde bir hüküm mevcut değil ise sorumlulukları yarı yarıya olacaktır. Şayet Davacı ... ile Davalı ... arasında İş Kanunundan kaynaklanan sorumlulukların tamamından Davalı ...'in sorumlu olduğu yönünde bir hüküm mevcut değilse 25.309,80 TL boşta geçen süre ücretinin yarısı olan 12.654,90 TL ve 37.014,93 TL işe başlatmama tazminatının yarısı olan 18.507,46 TL'nin davacı Davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından davalı ... ... ... Şirketi'ne rücu edilebileceğine, Davacı ... ile Davalı ... arasında İş Kanunundan kaynaklanan sorumlulukların tamamından Davalı ...'in sorumlu olduğu yönünde bir hüküm mevcutsa Davalı ...'nin dava dışı işçiye yapmış olduğu ödemenin tamamını Davalı ...'e rücu edebileceğine, Diğer davalıların ilgili işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluğu bulunmadığına Kanaat getirildiği mahkememize bildirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunun hazırlanması esnasında davacı tarafça davalı ... ile arasında akdedilmiş olan sözleşmenin teknik şartnamesi ibraz edilmemiş ise de sonrasında mahkememize ibraz edilen şartname incelendiğinde 5.8.15. Maddesinde "Sosyal Güvenlik Kurumu Mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre içi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup idare bu konularda sorumlu sayılmayacaktır." düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davalı alt işverenin, çalıştırdığı işçinin iş aktinin feshedilmesi nedeniyle doğan ve rücu tazminatına konu işçi alacaklarının tamamından davalı ...'in davacıya karşı sorumlu olduğu, diğer davalıların herhangi bir sorumluluğu olmadığı kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 53.479,91 TL'nin ödeme tarihi olan 02.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... ... ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının diğer davalılara yönelik taleplerinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 3.653,21-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 913,31-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.739,90-TL harcın davalı ... ... ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.118,81-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç ) davetiye, posta gideri: 2.375,50-TL, bilirkişi ücreti: 3.000,00-TL olmak üzere toplam: 6.494,31-TL yargılama giderinin davalı ... ... ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar ... ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.280,00-TL'nin davalı ... ... ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır